·
Okunma
·
Beğeni
·
2.361
Gösterim
Adı:
İlahi Komedya / Cennet
Baskı tarihi:
9 Nisan 2021
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050380590
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paradiso
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Baskılar:
İlahi Komedya - Cennet
İlahi Komedya - Cennet
Cennet
İlahi Komedya - Cennet
İlahi Komedya / Cennet
İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante'nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir.

Dante'nin şiirsel başyapıtının üçüncü ve son menzili olan Cennet'i sizlere, Komedya'nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré'nin 1867'de çizdiği 18 resimle sunuyoruz
304 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Dante'nin Beatrice ulaşma yolculuğun da cehennem - Araf dan sonraki son varış yeridir cennet. Dante’ye Cennet yolculuğunda Araf’ın tepesinde Vergilius dan rehberliği alan Beatrice eşlik eder.

Cennet;Maddeden uzak sadece duyularla algılan bir yerdir. çünkü saf ışığın doldurduğu zaman kavramının olmadığı bir dünyadır.
Dante cennetin ilk yedi katını geçerken neden önemli şahsiyetleri gördüğünü öğrenir. Son olarak ezeliyein ve ebediyetin tek sahibi olan yüce Tanrı nın katı olan ışığın sonsuz kaynağı arş-ı alaya ulaşır.
304 syf.
·3 günde·6/10 puan
Cennet İlahi Komedya'nın üçüncü ve son bölümüdür. Dante cenneti dokuz kat olarak tasarlamış ve dokuzuncu kata yaratıcı Tanrı'yı yerleştirmiş. Burada ruhları göz alıcı derece kamaşan ışık saçan varlıklar olarak tasvir ediyor. Cehennem ve Araf'ta çeşitli zorluklarla karşılaşan Dante; Cennet'te inanc, umut, sevgi konusunda kendisini ispat etmek zorunda kalıyor. Dante Cennet'e biraz bilimsellik de katarak katları gezegenlere ve gökyüzü olaylarına göre tasarliyor. İlk devindirinciye yani Tanrı' ya yaklaştıkça sözcükleri de belleği de yetersiz kalıyor ve Dante yolculuğuna burada son veriyor.
216 syf.
·5 günde·4/10 puan
Serinin sonu beni üzdü. hikaye olarak değil kitabın kalitesi olarak. daha doğrusu bana hitap etmeyişiyle üzdü. o yüzden başlık ve puan böyle. Yargılamayın hemen, gelin nedenlerini yazayım belki hak verirsiniz. İlk kitap olan en iyisi Cehennem serinin en iyisi. onda yolculuk hikayesini dibine kadar hissediyorduk. Arafta yine vardı o yolculuk hikayesi, burada yolculuğun Y'si yok. Metaforları severim lakin gezegen metaforları zorlama olmuş beğenemedim. Kitabın en büyük sorunu ilk iki kitaptaki gibi tüm dinlere hitap etmemesi. ilk iki kitapta örnekler veriyordu sadece. bizde o örneklerle kendimize çekin düzen veriyorduk. Ama bu kitapta Dante Hristiyanlık ve kendi düşünlerine çok çok fazla yer vermiş. bu da bizim uzak olduğumuz (hem bilgi hem yaşayış olarak) bir tarz. O yüzden kitaptan zevk alamıyoruz. Kitaba bir türlü giremedim. belki yanlış zamanda okudum kafam dağınıktı ama yok denedim giremiyordum kitaba. Bitirmek için bitirdim biraz. İlginçtir ki kitap belkide seride en az dipnot olan eseri ama en çok yoranı da bu. çünkü konulara hiç hakim değilsiniz ve çok fazla metafor var. ben bu yüzden düşük verdim açıkçası. Çünkü ne keyif aldım ne de bana bir şeyler kattı.(zaten diğer kitaplara göre sağlam bir ortalama puan farkı var) Size tavsiyem ilk iki kitaptan sonra seriye devam etmemeniz. Belki kendi dilinde okumadık diye çok fazla keyif alamadık. Çünkü türüne bakınca şiir yazdığını görüyorum ve gülesim geliyor :D böyle şiir mi olur. Tabii çeviriden kaynaklı olabilir. Kısacası Bu kitapta ders alacağımız örneklerden ziyade Hristiyanlık ve Dantenin düşünleri beni çok boğdu. Neyse seriyi bitirik en azından. ilk iki kitabı kesinlikle okumaya çalışın ama 3.sü için aynı cümleyi kuramayacağım :)
216 syf.
·19 günde·6/10 puan
Dante, döneminde yaşanan siyasi olaylar sebebiyle bir çok insanın sürgün edildiği ve mallarına el konulduğu Floransa’da, bu insanlarla aynı kaderi yaşıyor ve desteklediği siyasi çevreden de dışlanarak tek başına kalıyor.
Aynı zamanda Dante, çocukluk aşkı Beatrice’in ölümüyle uzun süre üzüntü ve keder duyuyor, sonunda ona olan aşkını kutsallaştırıyor ve bu ilahi aşkın ışığıyla hem Beatrice’i ölümsüzleştirmek hem de yaşadığı haksızlıkları anlatarak düşmanlarını sonsuz utanç içerisinde bırakmak için bu hayali ahiret yolculuğuna çıkıyor.

Dante’ye bu yolculukta başlangıçta şair Vergilius, sonrasında ise Beatrice eşlik ediyor. Dante yolculuğuna cehennemle başlangıç yapıyor. Cehennemde herkes işlediği suça göre çeşitli cezalarla suçlarının bedelini sonsuza kadar ödüyor. Hatta Dante bazı kişilerin işlediği suçları öyle büyük görüyor ki bu kişiler daha ölmeden, ruhları acılar içinde cezalarını çekiyor.
Daha sonra araf yolculuğu başlıyor. Burası günah işlemiş olmalarına rağmen ölmeden önce tövbe etmiş kişilerden oluşuyor. Bu kişiler, işledikleri günahlara göre bedellerini ödedikten sonra cennete ulaşıyor. Dante yeryüzü cennetinden itibaren yolculuğuna Beatrice ile birlikte devam ediyor.
Dante cennet yolculuğunda Beatrice ile beraber gökte yükselerek cennetlik ruhları görüyor. Dante cenneti tasvirlemiyor ve cennette yükseldiğini ruhların aydınlığının artmasından anlıyor. Ortaçağ döneminde, Avrupa’da vizyonların yani cennet tasvirlerinin güzel bahçeler ile tasvirine rağmen, Dante doğu kültürü hakkında edindiği bilgilerle cennet tasvirini Doğu tarzında yapıyor.

Dante eseriyle din-yönetici-halk ilişkisinin değişmezliğini ve ideal ilişki biçimini gözler önüne seriyor. Dante’ye göre insanlar akıl ve erdem sahibi yöneticiler tarafından adil bir şekilde yönetilirse dünyada mutluluğa ulaşabilir. Ahirette mutluluk için insana akıl ve mantıktan daha fazlası lazımdır. Bunun için de insanlar dünyada din adamlarının öğretilerine kulak vermelidir. Akıl ve mantığa, inancını da eklemelidir. (Tabi ki her devirde yönetici ve din adamlarına güvenilmemesi gerekliyken, Dante de kendi döneminde bu sıkıntıları yaşamışken, ideal din adamı ve yöneticinin gerçek olamayacağını nasıl kestiremiyor?)

İlahi komedya aynı zamanda o devirde olan inanışları da öğrenmemizi sağlıyor. (Örneğin ortaçağda ruhun kanda dolaştığına inanılıyormuş.) Bu inanışlar devam etseydi hayatımızda ne gibi farklılıklar olurdu diye düşünmek de insana ilginç geliyor.

Son olarak kitaplar biraz mitoloji bilgisi istiyor ve dikkatle, sindirerek okunması gerekiyor.
216 syf.
·Beğendi·8/10 puan
İlahi Komedya'nın 3. bölümü Cennet'tir. Araftaki tırmanıştan sonra Cennet'e ulaşılır. Cennet bölümü; ise 10 kattan oluşur. 10. katında Tanrı vardır ve İlahi bir kavuşma söz konusudur. Bu bağlamda Tasavvufi yaklaşımlara benzediğini söyleyebilirim. Bu tırmanma sürecini, tasavvufta "yokluk kapısı" olarak bakarsak 10. katta 'yok olmak', 'Allah ile bütün olmak', 'İlahi ruha kavuşmak'tır. Tasavvufta Ruh(her bir kişinin ruhu) İlahi Ruh'tan (Allah'ın her birimize kendi ruhundan üflediği Ruh) ayrı kaldıkça acı çeker. Cennet'in bu 10. katında ruhlar bütünleşir ve acı diner.
216 syf.
Epey uzun bir zaman diliminde okuduğum İlahi Komedya nihayet Cennet ile birlikte son buldu .

Çok hevesle ,isteyerek ve çokça merakla okumaya başladığım İlahi Komedya beni epey yordu .

Alegorik bir anlatıma sahip olması, soyut tasvirleri , İtalyan tarihi, Hristiyanlık, mitoloji vs. diye uzayan bir listeyle geldiği için belki de anlaşılmayı zorlaştırıyor.

Cennet, Dante'nin Beatrice'in rehberliğinde Arşıâlâya yükselişini, nihayetinde de Tanri'yı temaşa ederek uhrevî mutluluğa erişmesiyle son buluyor.

Cehennem'de, Araf'ta nasıl ki katlar vardı, Cennet'te de kat kat gökler vardır. Her Gök katında (Birinci Gök: Ay Gök'ü; İkinci Gök: Merkür Gök'ü, Üçüncü Gök: Venüs Gök'ü...) cennetlikler oturur.
Cennet'teki ruhlar, duydukları uhrevî mutluluğun derecesine göre bu göklere yerleştirilmiştir.
Dante, yine burdaki ruhlardan bilgiler alır,aklındaki soru işaretlerini giderir.

Cennet, adeta Hristiyanlığı anlatmaya ayrılmış gibi geldi bana. Çok fazla dini bilgiler vardı.

Bir diğer dikkat çekici nokta, Beatrice'in güzelliği son kata doğru çıktıkça her katta daha da artmasıdır.


Bazen Danten tasvir gücünün zayıf kalacağı için tasvirden kaçındığını ifade eder.

"...Hafızam böylesine aşırılık karşısında aciz kaldığı gibi, böyle bir görünüş karşısında yenilen lisanımız da o andan sonra gördüğüm şeyleri artık tasvir edemez oldu."(s.209)

Cennet öyle bir yerdir ki gözle algılamak zordur.

Cennete doğru olsun hayat yolculuğumuz...(◠‿◕)

Kitaplara sarılarak evde kalın...
216 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
İtalyan ozan ve siyasetçi Dante Alighieri’nin modern İtalyancanın temelini oluşturduğu düşünülen ve dünya edebiyatının en büyük eserlerinden kabul edilen, 3 bölümden oluşan İlahi Komedyasının son bölümü olan Cennet; Dante’ye genç yaşında kaybettiği biricik aşkı Beatrice’in eşlik ettiği bu düşsel seyahati direkt kendi ağzından aktardığı katolik hristiyan inancına dayanan ve cennete erişmiş ruhların ve cennet yaşamının anlatıldığı ahiret betimlemesidir. Şairin ilk aşkına ithafen ve onu yücelten bir epik şiir olan eser; ayrıca Dante’nin inançlarını, siyasi bakış açısını ve dönemin ahlak ve dini değerlerini, sosyal durumunu, siyasi olaylarını aktarması adına da önemli bir yer tutar.
216 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cennet gerçek aşkın, çok sevdiği uğrunda ölmeyi göze alacak kadar ve bu geziyi göze alacak kadar cok sevdigi Beatrice'in aslında amacına hİzmit ettiği ve kendisine İlahi aşkı bulmak için bir aracı olduğu gerçeğini gördüğü yerdir. Cennet kadim aşkın doğduğu ve yaraticisiyla bütünleştiği ilahi boyuttur.
Dante o dönemde şiirsel bir dille kendi merkezine yolculuğu o dönemin ortacağ zihniyetiyle uyum gösteren bir biçimde yazmıştır. Edebi olarak güçlü bir eserdir ancak dini motifleri dönemsel olmak kaydıyla katı bir hristiyan üslubuna sahiptir.
Diğer iki kitaba oranla çok da kendimi kaptıramadigim bir kitap oldu. Serinin sonuncu kitabi genelde daha çarpıcı olur ama özellikle cehennemin gerçekçiliğinden sonra,biliyorum cennet de hepsi gibi hayali oluşturulmuş, çok da sevemedim.
216 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Eminim ki herkes Cennete gitmek ister, ama kimse ölmek istemez. Belki de en büyük sorunumuz budur. Her şeyi olsun isterken her şeyi kaybetmek. Madem ki Tanrı, kendini insanlarda hayvanlardan, hayvanlarda da bitkilerden daha fazla gösteriyor; o halde tüm bu nefsani arzuların sorumluluğunu ona yükleyebilir miyiz? Elbette hayır. Bu sınırı aşmak olurdu. Hayır, biz sınırı aşanlardan değil sadece sorgulamayı sevenlerdeniz. Sorgulamak da zorundayız. Kainatta yaradılmış her şey Tanrı’dan gelir. Ve eğer Tanrı iyiyse -ki öyle kabul ediyoruz- o zaman yaradılanların iyiye, doğruya susamış olmaları gerekmez mi? Peki ama bunca cehennemlik günah neden işleniyor? Bu da bizi tek bir kader olamayacağı sorunsalına götürüyor. Eğer tek bir kader varsa bu insanların cehenneme gideceği zaten yaradılmazken belliydi ve sorumlusu Tanrı demek zorundayız. Eğer tek bir kader yoksa ve birden fazla kader var ise yalnızca Allah’ın bildiği bu kaderlerden herhangi birisini, yaptığımız seçimlerle kendimiz belirliyoruzdur. Bunun da sorumluluğu tamamen bize ait oluyor. Evet bazen gitmemiz gereken yoldan gitmek zorunda bırakılmış olabiliriz. Yalancı zevklere uyarak dünyaya meyletmiş, Cenneti ıskalamış olabiliriz. Ama bütün günahlarımızdan sıyrılabilirsek Tanrıya benzeyebilir ve Cennetde onunla buluşabiliriz. Varoluşçu felsefi akımlara göre insanın önceden belirlenmiş bir doğası yoktur. İnsan var olduktan sonra kendi doğasını kendisi belirler. Hobbes’a göreyse insan doğuştan kötücül tasarlanmıştır. Hangisi haklı bilmiyorum. Ama insanın insan olduğu sürece cennetde bir yeri olacağına inanıyorum. Eğer özgür iradeye sahip varlıklarsak o zaman bu kötülüğü Tanrıya mal edemeyiz. Bize Tanrı tarafından bahşedilen özgür irademizi yanlış yorumluyoruz. Kötülüklerin kaynağı aslında gene özgür irademiz. Dünyadaki kötülükleri ortadan kaldırırsak o kötülükleri yok eden iyilikleri de ortadan kaldırmış oluruz. Peki bir de başka bir pencereden bakalım. Cennetde hizmet etmektense Cehennemde hüküm sürmeyi tercih eder miydiniz? Eğer böyle bir seçim yaparsanız Şeytan’ın yapabildikleri karşısında önce şüphe eder sonraysa korkuyla saygı duyarsınız. Ancak zamanla anlarsınız ki aslında hiçbir şey kazanmamak uğruna her şeyi kaybetmişsiniz.
“İnsanoğlunun içinde canlanan her türlü hissi besledim. Onun ne istediğini önemsedim, onu hiçbir zaman yargılamadım. Neden? Çünkü onu hiçbir zaman reddetmedim, kusurlarına rağmen. Ben insanoğlunun fanıyım!” -Şeytan
Evet, o böyle çalışıyor. Gerçek mutluluktan dikkati dağıtmanın tek gerçek yolu materyalizmdir. Dante’nin de İlahi Komedyası’nda bize anlatmak istediği aslında budur. Deizm, paganlık, şehvet, oburluk, aç gözlülük, savurganlık ve cimrilik, hilekarlık, hainlik, kibir, hırs ve daha niceleri… Genelde de baksanız özelde de baksanız daima materyalizme çıkıyorsunuz. Siz hiç cenneti elde etmek için aç gözlülük yapan birini gördünüz mü? Ya da cennetde bir villa satın almak için hilekarlık yapan birini? Değil mi… Umarım bir gün biri çıkıp da “Ey insanoğlu” dediğinde üzerine alınacak biri bulunur…
216 syf.
·1 günde·10/10 puan
Ağır ağır dedim hep dert yandım ama bu kitapta şunu fark ettim ki okudukça hızlanıyor. Yani alışıyorsunuz artık, hatta cümleleri dipnotlarla açıklamışlar demiştim ya ona bile fazla gerek kalmıyor (tabi kişi isimleri hariç). Ben bu üçlemeden en çok cehennemi sevdim, orası daha aksiyonluydu Araf ve Cennet'te bazı katlar çok uzun anlatılmış. Bunlar dışında beni en çok zorlayan klasikler arasında Böyle Buyurdu Zerdüşt'ten sonra ikinciliğe yerleşti Tam bir deha örneği, ölmeden önce kesinlikle okumanız gereken kitaplar arasına koymalısınız
Sözlerim kurşun olsun ayağına,
Gözlerinde görmediğin evete ya da hayıra,
Yorgun biri gibi yavaş yürütsün seni:
Çünkü hiç düşünmeden bir şeyi
Onaylayan ya da yadsıyan kişi,
En budalasıdır budalaların;
Çünkü acele verilen karar,
Çoğu kez hatalı yöne kayar
Ve bu karara duyulan sevgi aklı bağlar.
Bana gösterdiğin sevgiyi görüyorum. Ama ne zaman konuşmam ne zaman susmam gerektiğini söylemesi gereken, susmakta.
"Açıkla, içini yakan isteği."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İlahi Komedya / Cennet
Baskı tarihi:
9 Nisan 2021
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050380590
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paradiso
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Baskılar:
İlahi Komedya - Cennet
İlahi Komedya - Cennet
Cennet
İlahi Komedya - Cennet
İlahi Komedya / Cennet
İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante'nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir.

Dante'nin şiirsel başyapıtının üçüncü ve son menzili olan Cennet'i sizlere, Komedya'nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré'nin 1867'de çizdiği 18 resimle sunuyoruz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0