İlk Öğretmen Öğretmen Duyşen

8,8/10  (97 Oy) · 
221 okunma  · 
82 beğeni  · 
1.205 gösterim
"Ağlama Altınay." dedi. "Birlikte diktiğimiz kavakları ben büyüteceğim. Büyük bir kadın olup da döndüğün zaman ne kadar güzel olduklarını göreceksin."
(...)
Kavaklarım benim. Körpecik fidan olduğunuz o yıllardan bu yana ne kadar çok şey değişti. Sizi diken, büyüten insanın bütün istekleri gerçekleşti. Ama siz neden böyle üzgün hışırdıyorsunuz? Kışın yaklaştığına, yapraklarınızın döküleceğine mi üzülüyorsunuz? Yoksa sizi böyle üzen halkımızın büyük acısı mı? Evet, kış geceleri soğuklar donduracak, fırtınalar dağlarda, vadilerde uğuldayacak. Ama sonra bahar gelecek...

İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas'tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu.

O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap daha önce Öğretmen Duyşen ismiyle Da Yayıncılıktan çıkmıştır.
Nora Kitap'ta İlk Öğretmenim adıyla kitabı basmaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    1962
  • Sayfa Sayısı:
    62
  • ISBN:
    9786054138432
  • Çeviri:
    Ülkü Tamer
  • Yayınevi:
    da Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Uğur D. 
 12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kadar kısa bir kitabın insanın içine bu kadar büyük bir şekilde işleyebilmesi de Aytmatoy'un başarısı işte. Lenin zamanı pek de ileri görüşlü olmayan bir köye gelen genç, azimli ve ileri görüşlü bir öğretmenin köyde Altınay ile yaşadıklarını okuduğumuz, okurken hem duygulanıp hüzünlendiğimiz hem de maalesef hala günümüz Türkiye'sinden de kesitler, resimler gördüğümüz kesinlikle okunması gereken bir kitap. Az sayıda, ufak boyuttaki sayfalarında aslında ne kadar da büyük şeylerin olduğuna şaşıracaksınız.

Cüneyt Arkın'ın Öğretmen Kemal filmi ile bariz olarak bellidir ki bu güzel kitaptan fazlası ile esinlenmiştir, içinde birçok benzerlikler vardır hatta bazı yerlerde Lenin ismi yerine Mustafa Kemal Atatürk ismi kullanıldığı da bellidir. Kitap ne kadar cehalete karşı büyük bir savaşım gösterse de Cüneyt Arkın'ın filmi cunta zamanları çekilmiş olsa da cehalete karşı, hurafelere karşı, dogmatik bir dine karşı çok güzel savaşım göstermiştir. Filmde de kitapta da bol bol bir düşünme, bir uyanma mevcuttur. Bu güzel kitabı okuduktan sonra Cüneyt Arkın'ın Öğretmen Kemal filmini de izlemenizi tavsiye ederim.

Ülkü Uçgun 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İlk okudugum resimsiz kitaptı 8 yaşındayken ve bu kitaptan sonra okumayi cok sevmiştim.Yıllar sonra bulup hemen okudum çok keyif aldım ve mutlu oldum...

kitapları seven 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öğretmen Duyşen'i E kitap olarak indirdiğim cemile kitabında okudum. ilk önce sandım ki kitap iki hikaye anlatmaktadır diye,çünkü olaylar aynı köy'de gerçekleşiyor. sonra sağ olsun arkadaşlarımdan biri bana mesaj atıp paylaştığınız alıntıları Cengiz Aytmatov'in ''ilk öğretmen'' kitaba ait olmalıdır dedi. bende tabi ki de hemen harekete geçmiş oldum, alıntıları düzelttim ve bu sabah tekrar kitabi gözden geçirdim.
Kitaba gelirsek tabi ki de cemileden çok öğretmen Duşyeni beğendim.Duygu dolu, daha hüzünlü ve trajik bir öyküsü. Bazen insana hissettiklerini anlatmak zor gelir hatta belkide imkansız, tıpkı şuanda benim olduğu gibi. kitap okurken duygularıma hakim olamadım. hakikaten anlatım, olay, dil kısaca kitabın herşeyi mükemmel.
tavsiye ediyorum hemde şiddetlen.

Mehmet Y. 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kırgızistan'ın bir dağ köyünde küçük ve zeki bir kız çocuğunun hayatını değiştiren ilk öğretmeni Duyşen'in hikayesi var bu kitapta. Eser, yıllar sonra köyüne bir etkinlik için dönen Altınay'ın ilk öğretmeni Duyşen'i görmesi ve geri dönüşlerle hikayeyi anlatmasından oluşuyor. Öğretmen Duyşen, pek çok eksiğine rağmen o dağ köyüne gelir ve bir okul açar. Altınay ise ailesi tarafından okula gönderilmek istenmeyen ve sonrasında da küçük yaşta evlendirilmek istenen bir kız çocuğudur. Duyşen'in fedakarlıkları Altınay'ın hayatını değiştirecektir.

Aytmatov'un uzun yazarlık hayatında sosyalizme övgüde bulunduğu tek cümlesi de bu hikayesindedir.

salih 
 03 Ağu 19:25 · Kitabı okudu · 1 günde

Cengiz Aytmatov'un henüz Aytmatov olamadığı dönemde (1965) kaleme aldığı ilk eserlerinden birisi. Kitap 1970'te İlk Öğretmen ismiyle Türkçe yayınlanmış. Daha sonra Da Yayınları tarafından Öğretmen Duyşen ismiyle yayınlanmış. Mehmet Özgül çeviri haklarını Elips Kitaptan Nora Kitaba geçmesiyle kitap bu yıl İlk Öğretmenim ismiyle Nora Kitap tarafından tekrar basıldı bende buradan okudum.

Aytmatov'un ilk eserlerinden olması nedeniyle bazı okur tarafından "leninist" olarak eleştirilmesi normal. Belki de Aytmatov'un çoğu eserini Türkçe'ye çeviren Ötüken Yayınları bu nedenle bu kitabın Türkçe çevirisini yayınlamadı. Ama tabi biz burda siyasi mesajlara değil, kitabın ana fikri olan fedakar bir öğretmen ve azimli bir gencin öyküsüne bakacağız. Aytmatov'un geleneğini anlamak değilse bile gelişim sürecini kavrayabilmek için.

Öncelikle kitabın bir Kırgız köyünde geçen gerçek bir hayat hikayesinin Aytmatov'a yaşayanı tarafından anlatılmasıyla yazıldığını söyleyerek başlayalım. 72 sayfa kadar kısa olan bu kitapta kocaman bir hikaye ve hayat var idealist bir öğretmen olan Düyşen ve öğrencisi Altınay'ın hayatı. Bir öğretmen bile olmayan Düyşen askerde okuma yazma öğrendikten sonra köyüne dönüp okul kurmak ister, tabi zorluklarla karşılaşır, köylü çocuklarını okula göndermek istemez ama hepsini aşar ve okulunu kurar en başarılı öğrencisi ise Altınay'dır. Anne babası olmayan Altınay amcasının yanında yaşar azimli, umutlu bir kızdır. Altınay'ın okuma mücadelesi, yaşlı bir adamla evlendirilmek istemesi ve öğretmeninin onun için yaptığı fedakarlıkları görüyoruz. Kitapta bir yarım kalmışlık var Altınay'ın ağzından anlatılmış mesela Düyşenin'de olaylardan sonra neler hissettiğini okumak isterdim. Sonu yine yarım bırakılmış tekrar görüşebilecekler mi nasıl olacak insan merak ediyor. Aytmatov Sultanmurat kitabında da yapmıştı bunu hep yapıyor belli ki bizim hayalgücümüze bırakıyor, belkide sonunu bizim getirmemizi istiyor iyi yada kötü bitirmek size kalmış diyor, olsun senin canın sağolsun Aytmatov'um.

Aslında çoğumuzun hayatında belli ölçüde bir Öğretmen Düyşen vardır. Bende ilkokulu köy okulunda okuyan biri olarak kitap boyunca ilkokul günlerim, benim için fedakarlıklar yapan öğretmenim geldi aklıma. Laf olsun diye söylemiyorum gerçekten bende bugün belli bir yere geldiysem ilkokul öğretmenimin bunda çok katkısı vardır ayrıntıyı yazmıcam. Ayrıca kitapta bir kavak ağacı olayı vardır Öğretmen Duşen iki fidan alıp Altınayla bu fidanları okulun bahçesine diker "Bu iki fidanı senin için getirdim. Hadi birlikte dikelim onları Bu fidanlar boy attıkça sende büyüyüp serpileceksin, sonunda iyi bir insan olacaksın." diyerek. Bir benzerini ilkokulda bizde yapmıştık öğretmenimiz bizi 4'erli gruplara ayırıp okulun bahçesine Çam ağacı diktirmişti on kadar. "Ben birgün burdan gidicem ama siz bu köydesiniz bu ağaçlara iyi bakın herkes ektiği ağaçtan sorumlu" demişti. Geçen bayram köye gittiğimde okuluma gittim 3-4 ağaç hala duruyor ve büyümüş kocaman olmuş bir taneside benim diktiğim ağaçtı, hissettiklerimi anlatamam.

Bu vesileyle bilhassa köyde öğretmenlik yapanlar olmak üzere hakkını vererek öğretmenlik yapan, bir kişinin bile olsa hayatına dokunan değiştiren bütün öğretmenlere teşekkür ediyorum iyi ki varsınız.

Bekir İstanbul 
25 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitabı öğretmenler gününde okumam güzel bir tevafuk oldu...

Çok azimli, çalışkan bir öğretmen ile bir öğrencisinin kısa ama etkili hikayesi, zorluklarla mücadelesi anlatılıyor. Bir öğretmenin canı pahasına yaptığı fedakarlıklar ve bir kızın hayatını nasıl etkilediği çok çarpıcı bir şekilde ifade ediliyor.

Cengiz Aytmatov'un bu okuduğum ikinci kitabı ve bunu da çok beğendim. Bozkır, doğa tasvirleri çok tatlı. İnsanın ruhunu, duygularını incelemesi çok etkileyici. Cengiz Aytmatov okumaya kesinlikle devam edeceğim...

Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sıkı bir Aytmatov hayranıyım ben, nasıl bir etkisi var bende anlatamam. Adeta, hikayeleri bizzat gözlerimle izler gibi okuyorum, o yörede yaşıyorum. Bunun sebebi kurak Anadolu toprağında yetişmemden çok onun muhteşem yazarlığından sanırım. İlk öğretmense, bir öğretmen olan bana mesleğimin kutsallığını dolu dolu hatırlatan, şahane bir eğitim kitabı. Öğretmen olmadan önce her üniversite öğrencisi mutlaka okumalı ve umudunu türlü nedenlerle kaybeden her öğretmen.

Yasemin Bektaş 
28 Ara 2016 · 8/10 puan

Eğitimin, öğretmenin ve öğrenmenin ne muazzam ve doğru bir yol olduğu vurgulanmış, ''kadına ve kız çocuklarına bakış'' bir kez daha gözden geçirilmiş. Kısacık, yalın ve bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz güzel bir Aytmatov hikayesi. Tavsiye ederim.

Handan sarıcaoğlu 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Finaller araya girince kitap okumaya malesef ara verdiğim zamanlarda tekrar biyerden başlamalıyım diyerek aldım elime bu kitabı. . Bu kucucuk kitap aslında büyük şeyler anlatiyor bize. İlk öğretmen sevdası bendede var böyle bir sevda. İlk ogretmenm hala aklimdadir.çok beğendiğim tekrar tekrar okuyabilecegim bir kitap. Sizde okuyun okutun. ..

Sevda 
 07 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

Spoiler İçerebilir!

İlk Öğretmen'in konusu Duyşen'in öğrenciler için yaptıkları, ilk öğretmen olması, azimli ve kararlı oluşu anlatılır. İlk Öğretmende Duyşen'in yaptıkları Altınay tarafından mektupta anlatılmıştır.

Eserde öğretmenlik mesleğinin sorumluluk gerektirici, kutsal bir meslek olduğunu, öğrenciyle her konuda ilgilenilmesi gerektiğini dersi anlatırım çıkarım mantığıyla değil insanları topluma kazandırmaya çalışan bir öğretmeni vurgulamıştır. Öğretmenlik mesleği de bunu gerektiren mesleklerden biridir.

Mekan olarak Kurkurcu köyü, Moskova vs. geçmektedir.

Dil olarak ise sade anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Betimlemeye yer verilmiştir. Kurkurcu köyünü betimlemiştir.
" Uzanır, uçsuz bucaksız bir Kazak ovası. Karadağlar'la çevrelenmiştir; batıya giden demiryolunun koyu çizgisi, ovayı ikiye böler.

Kızların çocuk yaşta okula gönderilmek yerine evlendirilmek istenmeleri, kuma olarak gitmek zorunda kalmaları bu ülkemizde olan bir olay bu eserde de gözler önüne serilmiştir. Öğretmenlik mesleğinin kutsallığını da vurguluyor. İbret alınarak okunması gereken bir kitap tavsiye ederim.

3 /

Kitaptan 66 Alıntı

Uğur D. 
 09 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Mutsuz kadınlar mezarlarınızdan kalkın! İnsanlıktan çıkmış olmaktan, bir gölge gibi yaşamaktan kurtulun! İnsanca yaşamaktan alıkonulan kadınlar kenetlenin! Eski zamanların karanlıkları önümüzde titresin. Bunları ben bu durumu son olarak yaşayan kadın olarak söylüyorum sizlere.

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 48 - Elips Kitap)İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 48 - Elips Kitap)
kitapları seven 
 30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Şaşıyorum: yüreğimde ne kadar acı, ne kadar hüzün birikmiş.
Hayatımın eski sayfalarına baktıkça anlıyorum bunu.

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatovİlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov
kitapları seven 
 30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hoşça kal, öğretmenim; hoşça kal ilkokulum, çocukluğum; ilk sevgim, hoşça kal...

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatovİlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov
kitapları seven 
 30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanın sevinçli mi üzüntülü mü
olduğu arkasından bile belli olur bazen.

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatovİlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov
kitapları seven 
 30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yapılacak bir işimiz var, Altınay, dedi. Bu fidanları senin için getirdim. simdi onları
birlikte dikeceğiz. Onlar büyüyüp güçlendikçe sen de büyüyüp güçlenecek, dünyanın en iyi kadını olacaksın. Temiz bir yüreğin, sağlam bir kafan var. Bilgin olacaksın sen; evet adım gibi biliyorum, bilgin olacaksın. Bu fidanlar da senin gibi genç, senin gibi ince. Onları kendi ellerimizle dikelim, Altınay. Okumak sana mutluluk getirsin, benim sevgili yıldızım...
Fidanlar benim boyumdaydı; mavimsi gövdeleri vardı. Onları tam dikmiştik ki, incecik yapraklara dokunarak, hayat vererek bir rüzgar esti dağlardan. Yapraklar titredi, kavaklar salındı. Gerileyerek, sevinçle:
Bak, ne güzel! dedi Duysen. su ilerideki kaynaktan bir de su yolu açarız buraya. Göreceksin, kocaman olacaklar! Bu tepede iki karides gibi, yan yana duracaklar. iyi insanlar, onları uzaktan gördükçe sevinecek. Hayat da daha değişik olacak o zaman, Altınay.
Önümüzde güzel günler var...

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatovİlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov
salih 
03 Ağu 18:50 · Kitabı okudu · İnceledi

Götür, su! Aktıkça, bugünlerin kirlerini, pisliklerini götür! Beni de kendin gibi tertemiz yap!

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 62 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 62 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
03 Ağu 18:51 · Kitabı okudu · İnceledi

Ölüye gösterilen saygıyla geçtim aralarından.

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 70 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov (Sayfa 70 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
kitapları seven 
 30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl oluyor da böyle konuşabiliyorsun? diye bağırdı. Yetim kaldıysa suç onda mı?
Yoksa, yetimlerin okuma yazma öğrenmesini yasaklayan bir yasa mı var?

İlk Öğretmen, Cengiz Aytmatovİlk Öğretmen, Cengiz Aytmatov