İlkbahar Şafağı Ejderhaları (Ejderha Mızrağı Destanı 3. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.159
Gösterim
Adı:
İlkbahar Şafağı Ejderhaları
Alt başlık:
Ejderha Mızrağı Destanı 3. Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
387
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759427528
Kitabın türü:
Çeviri:
Çiğdem Erkal İpek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Aa, baksana Berem. Burada bir patika var... Ne garip. Bunca zamandır bu ormanlarda avlanırız böyle bir patika hiç görmemiştik."

"Bunun garip bir tarafı yok. Yangınla çalılar çırpılar yanmış hepsi bu. Büyük bir ihtimalle hayvanların açtığı bir patikadır sadece."

"Haydi, patikayı izleyelim. Eğer hayvanların açtığı bir yolsa belki bir geyik buluruz. Bütün gün avlandığımız belli bile değil. Eve eli boş dönmekten nefret ediyorum."
(Kitabın İçinden)
387 syf.
·12 günde·9/10
2. Kitaba nazaran çok daha heyecanlı, çok daha beğendiğim bir kitap oldu Ilkbahar Şafağı Ejderhaları. Hatta diğer kitaplarını da almama vesile oldu. Laurana'nın aşkı yüzünden tuzağa düşüşünü ve yaşadığı olaylarla inanılmaz bir şekilde olgunlaştığını buna karşılık Tanis'inde sonunda kalbinde bir seçim yapabildiğini okuyoruz. Çok sevilen bir dostumuzu maalesef kaybediyoruz. Tasslehoff,Tika ve Caramon'un birlikte mücadele verdiği,gizemli arkadaşımızın bizimkilerin başına açtığı işlerin ve son olarak da çoğu kişinin en sevdiği karakter olan -benim değil- Raistlin'in nelere kavuştuğunu okuyoruz. Fantastiğe giriş açısından önemli serilerden Ejderha Mızrağı..
387 syf.
·6 günde·10/10
İlk kitap ve ikinci kitap güzeldi, hareketliydi ama bazen durgunlaşıp aksiyondan çok uzak oluyordu ancak bu kitap.. Gerçekten çok güzel bir kitaptı, okurken diğer kitaplarda ki gibi sıkılmadım, açıkçası ilk iki kitap okurken bazen sıkıyordu ve bir oturuşta uzun uzun okuyamıyordum, bu kitapta bu sorun çok olmadı. Özellikle son 50 sayfayı nasıl okuduğumu bilmiyorum, olaylar müthiş bir ivme kazandı ve heyecan doruktaydı.

İlk kitaplarda başlayan olayların bir çoğu bu kitapta açıklığa kavuştu. Bir çok gizem aydınlandı, bir çok sorun çözüldü. Çok fazla olay vardı ve bu okurken çok keyif verdi. Aksiyonu bol bir kitaptı ve gizemde güzel bir ölçüde olunca gerçekten çok güzel bir kitap olmuş. Seriye uygun ve çok iyi bir final kitabı olmuş.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...erhalar-ejderha.html
387 syf.
·46 günde·Beğendi·9/10
Serinin son vuruşu ve en etkili vuruşuydu diyebiliriz. Ana serinin üç kitabı da gerçekten haz alınabilecek ve entrikanın bitmediği kitaplar ama şöyle bir durum var ki bazen tempo düşebiliyordu. Son kitap hariç; İlkbahar Şafağı Ejderhaları kitabında tempo hiç düşmüyor ve her sayfayı daha da hızlı çevirmeye başlıyoruz. Genel olarak bu kitaba karakterlerin son halini, gelişiminin evriminin son halini anlatıyor diyebiliriz. Laurana’nın geldiği son hal, Raistlin’in yeni hali gibi karakterler duruş ve yapı olarak yeni hallere geliyorlar ve karakteristik gelişimlerini tamamlıyorlar. Kış Gecesin de yaşadığımız savaşlar ve olaylar, kaybettiğimiz dostlarımız bizi yasa boğarken aynı hisleri bu kitapta da yaşayıp, dostlarımızdan birisini kaybediyoruz. Kitapta o an nasıl geldi nasıl geçti hiç anlamadım o kadar hızlı ve etkileyici oldu ki o kısım, üzülmek ve üzülmemek arasında arafta kaldım. Çünkü o olayın ardından sonra Tanis’in yaptığı hareketler şok etkisindeydi.
Yazının devamı için : https://ozanlarinoykuleri.com/...erhalari-incelemesi/
387 syf.
·Puan vermedi
"Evet İstar Kralrahibi iyi bir adamdı. Bu sizi şaşırttı mı? Şaşırtmamalı çünkü ikiniz de öylesi bir iyiliğin neler yapabileceğini gördünüz. İyiliğin kadim simgesini elflerde gördünüz! Hoşgörüsüzlük, esnemezlik ve ben haklı olduğuma göre bana inanmayanlar haksızdır görüşüne sebep olur."

Kitabın son sayfalarındaki bu alıntının mantıksızlığına ve kendi içindeki çelişkisine nereden başlasam bilemiyorum. Yazar ablamız bunu yazarken bu cümleye nasıl inanmış acaba? Kardeşim eğer o dediğin şeyler varsa bu zaten iyilik değildir. Birinin iyi gibi görünüp kötü şeyler yapmasını nasıl "iyilik" olgusunun kötü olabileceğine bağlanabildiğini anlamıyorum. Hayır bu o kadar mantıksız ki yazacaklarımın, bunun mantıksızlığını açıklayabilecek kapasitede olduğunu düşünmüyorum. Seriyi buraya kadar okuyup bu cümleyi görünce 3 kitap da bu garip temel üzerinde oluşturulmuş gibi geliyor. "Bütün bu acılar sadece bunun için miydi?" diye hayıflanıyorsunuz Laurana'nın dediği gibi. Ama 375.sayfayı es geçerseniz güzel okunabilir bir kitap. Şimdi sakinleştiğime göre biraz da 375.sayfanın dışındaki şeylerden bahsedeyim. Neden bilmem yazarın, karakterlerin bazı belirgin özelliklerini alıp bunları alakasız yerlerde benzetme yoluyla kullanması çok hoşuma gitti. Bir örnek: "Keder, suçluluk, umutsuzluk ve öfke Tanis'in içinde ihtiyar büyücünün ateş toplarından biri gibi patladı." Ateş topları genel olarak mizahi bir unsur olarak geçiyor kitapta ama birinin mizahla alakası olmayan acısını betimlemek için kullanılmış. Bilmem belki de ben çapraşık şeylerden hoşlanıyorumdur.
Kitabın kapağından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Kapağa büyük bir kepçe spoiler dökmüşler. Buna rağmen esrarengiz bir şekilde bu spoileri farkeden kimseyi görmedim ben dahil. Okuduktan sonra kapağı bir süre süzünce gördüm. Sanırım insanlar kitap okuma heyecanından kapakları pek incelemiyorlar. Ancak kitap bitip melankolik bir moda girince hüzünlü hüzünlü kitaba baktığında kapağı fark edebiliyorsun.
Ah unutmadan hayatımın en ilginç deneyimlerinden birini yaşadım bu kitapta. Bir kitap karakteri canlanarak mideme yumruk indirdi. Ben akson ve dendritlerimde bunu hissettim. Hiç beklemediğim bir şey yaptı. Yani yapmıştı... Bu ikinci okuyuşum ve çoğu yeri atladım. Bu yazıyı yazma sebebim de yukarıdaki felsefeye tepkisiz kalmamak istememdi. (İlk okuduğumda bu siteden haberim yoktu. Eğer olmuş olsaydı çok daha uzun bir inceleme yazardım.) bu sebeple pek de bir inceleme sayılmaz bu. Seri hakkında yazdığım daha kapsamlı bir inceleme için Güz Alacakaranlığın Ejderhaları kitabına bakabilirsiniz.
Bir de son sayfada Raistlin'in şiiri var ki incelememi gayet güzel bir şekilde bitirdikten sonra bile kendinden bahsettiriyor. Adam kardeşine bir şiir yazmış; hem hakaret ediyor hem seviyor. Tam teşekküllü bir demagoji örneği. Şiirinde, umursamadığını iddia ettiği tüm karakterlerden de bir şekilde bahsetmesi de gözlerimi yaşarttı.
387 syf.
·Beğendi·6/10
Bu seri gerçekten çok güzel. 3 kitabı okumam bir hafta sürdü o kadar akıcı ki nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Fantastik sevenlerin mutlaka okuması lazım.
387 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Serinin üçüncü ve son kitabı. Ne ara başladım? Ne ara bitti? Dragonlance yani Krynn evrenine ait çok önemli kişileri, yerleri ve detayları bu kitapta öğreniyoruz. Son derece gizemli, gerilimli sahneler ve düşmeyen bir tempo. Ve yine finalinde ağzınızı açık bırakan bir sahne. Tüyler diken diken.
Karanlık istila edebilirdi ama umudu hiçbir zaman yok edemezdi. Bir tek mum -veya daha fazlası- alevlenip sönebilirdi ama eski mumlardan yenileri yanacaktı.
İşte böyle tutuşurdu umudun alevi hep, gelen güne kadar karanlığı aydınlatarak.
“..Orman Efendisi’nin bize ne dediğini hatırlıyor musun? Yaşamdaki görevlerini yerine getirenler için üzülmeyiz. Biz kendi amacımızı yerine getirdik dostum. Kaç yaşama dokunduğumuzu kim bilebilir? Bu ümidin büyük bir zafer getirip getirmeyeceğini kim bilebilir? Görünüşe göre bizim için savaş bitti. Öyle olsun. Kılıçlarımızı bırakıyoruz ama sadece diğerleri bizim yerimize alıp kullansınlar diye.”
Karanlık istila edebilirdi ama umudu hiçbir zaman yok edemezdi. Bir tek mum veya daha fazlası alevlenip sönebilirdi ama eski mumlardan yenileri yanacaktı.
"Laurana" dedi Tanis zorlukla nefes alarak hafifçe, "anlamanı beklemiyorum... Ben bile anlamıyorum. Beni affetmeni de istemiyorum... ben bile kendimi affedemiyorum. Sana seni sevdiğimi hep sevmiş olduğumu söyleyebilirim. Ama bu doğru olmaz çünkü sevgi ancak kendisini seven birinin verebileceği bir şey ve şu anda ben kendi yansımama bile katlanamıyorum.
"Evet. Bu, sadece bir tesadüf de olabilir ama tesadüfleri yeterince takip edersen bunların kaderle bir bağları olduğunu görürsün."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İlkbahar Şafağı Ejderhaları
Alt başlık:
Ejderha Mızrağı Destanı 3. Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
387
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759427528
Kitabın türü:
Çeviri:
Çiğdem Erkal İpek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Aa, baksana Berem. Burada bir patika var... Ne garip. Bunca zamandır bu ormanlarda avlanırız böyle bir patika hiç görmemiştik."

"Bunun garip bir tarafı yok. Yangınla çalılar çırpılar yanmış hepsi bu. Büyük bir ihtimalle hayvanların açtığı bir patikadır sadece."

"Haydi, patikayı izleyelim. Eğer hayvanların açtığı bir yolsa belki bir geyik buluruz. Bütün gün avlandığımız belli bile değil. Eve eli boş dönmekten nefret ediyorum."
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 153 okur

  • özge
  • Dilan
  • Serhan Tırpan
  • Fatih Kayiş
  • özgür
  • Doğan DUMAN
  • Yunus emre
  • Rabia
  • Esrikefendi
  • Şeytan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.3
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%31.7
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%26.5
Erkek
%73.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (14)
9
%26.5 (13)
8
%16.3 (8)
7
%20.4 (10)
6
%8.2 (4)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0