Bu kitabın herkese hitap ettiğini düşünmüyorum. Özellikle Fransızca olarak okumayı düşünenlerin neredeyse anadil seviyesinde bir dil bilgisine sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü metin klasik bir mantık yapısını takip etmiyor; belirgin bir mantık zinciri yok ve cümleler çoğu zaman parçalı. Bana göre bu durum tamamen bilinçli, yazarın özellikle kurduğu bir kaos.
Türkçe çevirisini okurken bile zaman zaman anlamakta zorlandım. Açıkçası çoğu yerde “tam olarak ne anlatıyor?” diye düşündüğüm oldu. Ama buna rağmen bazı cümleler gerçekten çok güçlü geliyor. Tam olarak açıklayamıyorsun ama bir şekilde etkiliyor.
Benim için bu kitap, anlamaktan çok hissetmekle ilgiliydi. Herkese önermem ama farklı bir şey denemek isteyenler için kesinlikle ilginç bir deneyim.
"Sevgili bu, ne acı çeken, ne de çektiren. Sevgili." [s.32]
Bakın, yorum kısmındaki fotoğrafta gördüğünüz kişiler birbirinin amca oğlu değiller! Onlar, şeytani bir tutkuyla birbirine aşık
Can Alkor, özenli dili ve mükemmeliyetçi tutumuyla Illuminations'u Türkçeye çevirdi Arthur Rimbaud (1854-1891): On altı yaşında başlayan şairlik hayatı sadece beş yıl sürdü. Ancak bu süre içinde yüzlerce yıllık geleneksel şiir dilini, yapısını, söylemini ve imge düzenini kökten değiştirdi. Ona göre şair duyuların düzenini bilinçle sonsuzca bozan ve bu yolla başkaları için bilinmez olanları gören bir kâhindi. Cehennemde Bir Mevsim ve Illuminations ile dünya edebiyatında şiirin zirvesine yerleşen Rimbaud 1875'den sonra şiir yazmadı. Güzel okumalar dilerim.
İnsanı en iyi anlayabilmenin sanat eseri olan şiirlerin benimsenmesiyle sağlanabileceğini savunan şairin şiirlerinde bu izlere rastlamak mümkün.
Büyücü Kadın, zayıf burjuvaya üstünlük sergileyen kral ama her durumda ezilen kadınlar şiirlerinde her açıdan toplumun izlerini taşıdığını belli etmeye çalışmış şair. Fakat çeviriden kaynaklı mı pek anlayamasamda anlamak için çok çaba sarf ettiğim bir kitap.
"On iki yaşımda beni kapadıkları bir tavanarasında dünyayı tanıdım; ka?amda canlandırdım insanlık güldürüsünü. Tarihi belledim bir şarap mahzeninde. Bir kuzey kentinin gece şenliklerinde eski ressamların bütün kadınlarıyla karşılaştım.
Bana eski çağ bilimlerini öğrettiler bir izbe ara sokağında Paris’in. Baştan başa doğunun kuşattığı eşsiz bir konutta koskoca yapıtımı tamamladım; yüce yalnızlığımı geçirdim orada. Mayaladım kanımı. Ödevim bağışlandı. Artık bunu düşünmemeli bile. Ötedünyalığım ben gerçekten; göreceğim bir iş yok burada."
Ama yine de her şair gibi onunda yaşamından izler taşıyan şiirlerinde ölüme duyduğu arzuyu göz ardı edemiyorum. Eserini tamamladıktan sonra artık görevinin bittiğini dile getirmiş şair.
Ötedünyalığız neticesinde. Hayallerimizden birini bile tamamlasak yeterli. Tabi bu herkes için geçerli olmadığı gibi benim içinde geçerli değil. Hayallerimin bir tanesinin değil çoğunun gerçekleşmesi lazım ölümü dileyebilmek için.
IlluminationsArthur Rimbaud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014662 okunma
Ben de isterdim 100. İncelemem güzel bir kitaba denk gelsin... :)
Bu adamı Zweig’in “dürüst aptal efsanesi Verlaine”yi okuduktan sonra sevemiyorum. Rimbaud’un okuduğum ilk kitabı oldu, açıkçası Verlaine’in bu adamı çok abarttığını düşünüyorum 10 yaşındayken Rimbaud Verlaine ye şiirlerini yolluyor kendini acındırıyor ve Verlaine bu kişiyi bu çocuğu çok seviyor şiirlerini de, herhalde ona aşık olması şiirlerini cazip kıldı. Ben anlamsız ve uyumsuz buldum. Belki de Verlaine’in hayatını berbat ettiği için bu adama kızgınım.. Kısacık anlamsız bir kitap benim için...
Burdaki incelememde Rimbaud’dan çok söz ettim; #32759455
Sevgiler...
IlluminationsArthur Rimbaud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014662 okunma
Fransızcadan çevirisi yapılan Rimbaud'un hayatında yazdığı iki ederinden biri Illuminations.
Kendine özgü tarzda yazdığı şiirleri ile şiir dünyasına önemli açılar kazdırmıştır. Fakat bunu devam ettirmemiştir.
Hayattan ve insanın en önemli hallerinden esinlenmiştir.
IlluminationsArthur Rimbaud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014662 okunma
Günaydın millet #arthurrimbaud ‘un okuduğum ilk kitabı #ıllumınatıons Kitapla ilgili ne desem ,nasıl ifade etsem bilemedim 🤷️ Okuyanlar beni anlayacaktır Rimbaud 5 yıl süren şairlik hayatı boyunca geleneksel şiir dilini,yapısını,söylemini ve imge düzenini kökten değiştirmiş.Dünya edebiyatında şiirin zirvesine yerleşmiş önemli bir isim.Edebi değeri yüksek,kısa ve bir o kadar yorucuyduÜzülerek söylüyorum ki bu kitaptaki duygular bana geçmedi En iyisi sizlerde okuyun diyerek bir kaç alıntı ile incelememi bitiriyorum #kitaptanalıntılar “İnsan yakıp yıkmayla esriyebilir mi hiç, gençleşebilir mi kan dökerek!” “Şimdiki düzeniyle dünya batsın.” #Çok güçlü olduğumuz an, – gerileyen kim? Çok neşelenince, – kim artık gülünç olan? Çok hayınlaştığımız zaman, – bizi neyleyecekler?
Takıp takıştırın, gülüp oynayın. Sevgiyi kapı dışarı etmek gelmez elimden.” #hasanaliyücelklasiklerdizisi #işkültüryayınları #hayallervekitaplar #şiir #okudumbitti
IlluminationsArthur Rimbaud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014662 okunma
Okuduğum ilk Rimbaud eseri. Onu tanıyan hemen hemen herkesin duyduğu, ayıpladığı, yargıladığı birisi Rimbaud. Çünkü bir insanın cinsel yönelimi tüm dünyanın çözmesi ve eleştirmesi gereken ortak bir sorun (!) Çünkü insanları başardıklarıyla, ortaya koydukları iyi şeylerle değil, görmek istediğimiz taraflarıyla yargılıyoruz. Eşcinsel bir birey tüm dünyayı olumlu yönde etkileyecek bir başarıya imza atmış bile olsa cinsel yönelimi dolayısıyla yargılanmak zorundaymış gibi yanlış bir düşünce var. Rimbaud şiirlerini eşcinsel olduğunu bilmeden okuduğunuzda beğenip, eşcinsel bir birey olduğunu öğrendiğimizde beğenmekten vaz mı geçeceğiz? Nereden bakılırsa bakılsın bir insana yapılmaması gereken mantıksız ve gereksiz bir eleştiri...
Şiirlerinde ise sürekli bir değişim var. Betimlemeler ve olayların ona hangi şekil ve boyuttan göründüğü hemen hemen her şiirinde farklı bir şekilde kendini gösteriyor. Çok haşır neşir olamasam da şiirlerinin farklı bir çekiciliği var.
İyi ki tanışmışız Rimbaud...
IlluminationsArthur Rimbaud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014662 okunma
Gerçekten nasıl inceleyeceğimi bilemiyorum. Yazıların bazıları gerçekten güzeldi fakat bazılarını cidden anlamadım. Belki de odaklanamadım ama bana göre bir kitap değildi açıkçası.
Tek okuyuşta anlaşılamayan kitaplara her zaman daha ilgili yaklaşmışımdır. Çünkü zihnimde başka odaların kapısını açma ihtiyacı hissettirmeleri beni çoğu yönden tatmin ediyor.
Farklı bir bilinçle, farklı bir rota, aynı olguları bambaşka bir pencere açarak izlemiş ve bunları düzensizliğin oluşturduğu tarifi zor bir ahenk ile yazmış bir yazar gördüm. Kesinlikle farklı bir kalem ve karakteristik bir hitap şekli var. Kağıda konuşma tarzı, okunmaya başladığı an farkını belli ediyor. Gerek pahalı bir burjuvazi evini, gerekse kimsenin adını bilmediği bir şehrin dağındaki gecekonduyu metinlerine meze edebilen bir kişiliği var. Parisi hiç görmeyen birinin rüyasına Parisi sokabilecek kadar güçlü betimlemeler, diri söylemler içeriyor bazı sayfalar.
Bazısı düzyazı, bazısı dizeler, bazıları da kendini şiir zanneden anlatılar. Gayet dingin ve akışkan bir dil.
Okurda yarattığı özgürlük hissini sevdim. Diğer eserlerine de göz atacağım bir yazar olacak. Denemelerinden gayet iyi elektrik aldım. Düzyazı şiirleri tarihine gayet uygun, romantik detaylar ile süslenmiş bazı metinleri damakta tadı bırakan türden.
Sevdim, okuyacağım ..
20 Ekim 1854'te Fransa'nın kuzeyinde Ardenler bölgesinde Charleville kasabasında, Bourbon Sokağı 73 numaralı evde doğar. Subay olan babası Frédéric, annesi Vitalie'yi genç yaşta terk eder. Vitalie Cuif(Rimbaud)'un Roche kenti yakınlarında çiftlik sahibi olan varlıklı bir aileden geliyordu. İlk doğan çocuklarına babanın adı olan Frédéric ismi konulur. Ailenin ikinci çocuğu Arthur, üçüncü çocuğu annesiyle aynı adı paylaşan Vitalie, dördüncü çocuğu Rimbaud'un hayatında önemli rolleri olan Isabelle'dir.
Annenin genç yaşta eşinden ayrılmasının baskısıyla yaşayan Rimbaud 8 yaşında laik bir eğitim sistemi olan Rossat Okulu'na verilir. Daha sonra Sous Les Alleés sokağına taşınırlar ve Sofu olan annesi tarafından dini eğitimde verilen Charleville Koleji'ne verilir. Din dersleri ve Latincesi oldukça iyi olan Rimbaud'a okulda "küçük pis yobaz" adı takılır. Öğretmeni Ariste Lheriter'in destekleri üzerine yazdığı şiire daha çok özenir. O sıralarda Çağdaş Parnasse dergisini okur, Théophile Gauiter, Théodore de Banville, Léon Dierx vePaul Verlaine gibi şairlerin şiirleriyle tanışır. Charleville'de düzenlenen geleneksel edebiyat yarışmasında birinci olur.
Öksüzlerin Yılbaşı Armağanları (Les Etrennes des Orphelins) adlı şiirini Revue Pour Tous dergisine gönderir ve bilinen ilk yazılı şiiri budur. George Izambard ile tanışıp, fikirlerinden etkilenir.Ofelya, Demirci, İzlenim, Güneş ve Ten gibi şiirleri bu döneme rastlar. Bu sırada çıkan Paris Komünü ayaklanması ve Prusya-Fransa savaşı siyasi çizgisinide belirlemiş olur. Paris'te çıkan La Charge gazetesinde Üç öpücük şiiri yayınlanır. Henüz 16 yaşındayken evden kaçıp Paris'e gider. Bundan sonra evden savaş ortamında 2 kere daha kaçmasına rağmen, perişan hallerde geri döner. Bu sırada Paris'in meşhur kafelerinde şiirler yazıp, çağın sanatı, siyaseti hakkında tartışmalara katılır ve absint içip, afyon yutmaya başlar. En son evden kaçışında, mektup ve şiirle dostluğunu pekiştirdiği dostu Verlaine'nin evine sığınır. Bundan sonraki dönemde yazdığı şiirler olgunluk dönemine ulaşır. 1873'te ilk şiir kitabıCehennemde Bir Mevsim (Une Saison En Enfer) yayımlanır. Verlaine'nin eşiyle arasının açılması ve Rimbaud ile eşcinsel ilişkilerinin başlamasıyla; Fransa'da dışlanan ikili Almanyave Belçika seyahatlerine başlarlar. Verlaine, Rimbaud'u Brüksel'de bir tabanca kurşunu ile yaralamasının ardından, eşcinsel ilişkileri yüzünden başları belaya girer. Verlaine kürek mahkumu olarak hapse atılır, Rimbaud ise serbesttir. 1875'te son kez görüşmelerinden sonra bir daha asla görüşmezler. Bu tarihten sonra da şiir yazmayı bırakır.