İm Bilse Er Ölmes (Nazım Hikmet ile Don Quijote'nin Arzu Serüvenleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
244
Gösterim
Adı:
İm Bilse Er Ölmes
Alt başlık:
Nazım Hikmet ile Don Quijote'nin Arzu Serüvenleri
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Ölümsüz gençliğin şövalyesi ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına, bir Temmuz sabahı fethine çıktı güzelin, doğrunun, haklının: önünde, şirret, aptal devleriyle dünya, altında mahzun, fakat kahraman Rosinant’ı.

Nâzım Hikmet

Nâzım Hikmet, köşeye sıkışmış hissettiği anlarda kimlere, hangi kahramanlara öykünüyordu, sığınıyordu? En önemlisi, adına şiir yazdığı Mahzun Yüzlü Don Quijote, bu kahramanlardan biri miydi? “Bunları onun düşünüp duyumsadığı kadar bilmek mümkün değil ama bunun yapıtları yardımıyla düşünülmesinde sayısız yarar umanlardanım ben de,” diyen Mahmut Temizyürek’in bu bakışı bizi kitap boyunca pek çok çağrışıma itiyor.

Nâzım Hikmet’in yaşamı çetin bir tren yolculuğuysa eğer –hem de en çetini, Sibirya Ekspresi belki– her istasyon, şairin yeldeğirmenlerine karşı mücadele verdiği bir uğraktır. Mahmut Temizyürek de aynı kompartımanda yola koyuluyor. Uzun güzergâh boyunca Dostoyevski’yi, Kaşgarlı Mahmud’u, Girard’ı, Vico’yu, Foucault’yu ve daha nicelerini yoldaş seçiyor kendine. Yolculuk sırasında dostluklar kuruyor, münakaşalara giriyor. Bunu yaparken, bir çağrışım zinciri boyunca ilerleyip Türkçe’nin ve edebiyatın sınırlarına dek gidiyor; bizi de yanında götürüyor.

İm Bilse Er Ölmes: Nâzım Hikmet ile Don Quijote’nin Arzu Serüvenleri yalnızca iki iyiliksever yolcunun kıyaslanmasını değil, edebiyat ve dil konusuna bir bakışı da içeriyor. Kaşgarlı Mahmud’un enfes yapıtından yola çıkarak, Nâzım’ın dile yaptığı katkıları görünür kılıyor.

O, büyük insanlığa karşı bir görevi olduğu için var olduğunu düşünüyordu başından beri, buna inanıyordu. Bilinçli bir duyguyla ömrünü yatırdığı, akreple balık arasında yaşayıp gördüğü toplumsal rüya ve somut gerçekliğin ne kadar uyuşabildiğini her konakta bir daha düşünmüş olmalı.
Mahmut Temizyürek

(Tanıtım)
Maalesef üzülerek söylüyorum ki kitabı 63.sayfada bırakmak zorunda kaldım çünkü asla ilerlemiyor.

Kitapları yarıda bırakmayı hiç sevmiyorum ama uzun süredir ilerlemiyor kitap. :(
Sizin en son yarıda bıraktığınız kitap hangisiydi? Bir kitap hoşunuza gitmese bile azimle bitirmeye mi çalışırsınız yoksa eeh yetere be' mi dersiniz?
"...
Bilirim
Hele bir düşmeyegör hasretin halisine,
Hele bir tam okka dörtyüz dirhemse yürek,
Yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok,
Yeldeğirmenleriyle dövüşülecek.
..."


Nazım Hikmet

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İm Bilse Er Ölmes
Alt başlık:
Nazım Hikmet ile Don Quijote'nin Arzu Serüvenleri
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Ölümsüz gençliğin şövalyesi ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına, bir Temmuz sabahı fethine çıktı güzelin, doğrunun, haklının: önünde, şirret, aptal devleriyle dünya, altında mahzun, fakat kahraman Rosinant’ı.

Nâzım Hikmet

Nâzım Hikmet, köşeye sıkışmış hissettiği anlarda kimlere, hangi kahramanlara öykünüyordu, sığınıyordu? En önemlisi, adına şiir yazdığı Mahzun Yüzlü Don Quijote, bu kahramanlardan biri miydi? “Bunları onun düşünüp duyumsadığı kadar bilmek mümkün değil ama bunun yapıtları yardımıyla düşünülmesinde sayısız yarar umanlardanım ben de,” diyen Mahmut Temizyürek’in bu bakışı bizi kitap boyunca pek çok çağrışıma itiyor.

Nâzım Hikmet’in yaşamı çetin bir tren yolculuğuysa eğer –hem de en çetini, Sibirya Ekspresi belki– her istasyon, şairin yeldeğirmenlerine karşı mücadele verdiği bir uğraktır. Mahmut Temizyürek de aynı kompartımanda yola koyuluyor. Uzun güzergâh boyunca Dostoyevski’yi, Kaşgarlı Mahmud’u, Girard’ı, Vico’yu, Foucault’yu ve daha nicelerini yoldaş seçiyor kendine. Yolculuk sırasında dostluklar kuruyor, münakaşalara giriyor. Bunu yaparken, bir çağrışım zinciri boyunca ilerleyip Türkçe’nin ve edebiyatın sınırlarına dek gidiyor; bizi de yanında götürüyor.

İm Bilse Er Ölmes: Nâzım Hikmet ile Don Quijote’nin Arzu Serüvenleri yalnızca iki iyiliksever yolcunun kıyaslanmasını değil, edebiyat ve dil konusuna bir bakışı da içeriyor. Kaşgarlı Mahmud’un enfes yapıtından yola çıkarak, Nâzım’ın dile yaptığı katkıları görünür kılıyor.

O, büyük insanlığa karşı bir görevi olduğu için var olduğunu düşünüyordu başından beri, buna inanıyordu. Bilinçli bir duyguyla ömrünü yatırdığı, akreple balık arasında yaşayıp gördüğü toplumsal rüya ve somut gerçekliğin ne kadar uyuşabildiğini her konakta bir daha düşünmüş olmalı.
Mahmut Temizyürek

(Tanıtım)

Kitap istatistikleri