İmad Muğniye (Kırk İki İstihbarat Örgütünün Yirmi Beş Sene Aradığı Bir Hizbullah Komutanının Sırları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
İmad Muğniye
Alt başlık:
Kırk İki İstihbarat Örgütünün Yirmi Beş Sene Aradığı Bir Hizbullah Komutanının Sırları
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
135
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058704633
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Feta Yayıncılık
Bugün Hizbullah hareketi ile özdeşleşmiş sembol bir şahsiyet olduğu herkes tarafından kabul edilen İmad Muğniye’nin ismi, şehadetine dek çok az kimse tarafından işitilmişti. İmad Muğniye’nin tüm askerî eylemliliğinde bilfiil ve birinci olarak rol oynadığı Hizbullah, adını ilk olarak Amerikalı ve Batılı işgalcileri Lübnan’dan apar topar kaçmak zorunda bırakan 1983 yılındaki eylemleriyle duyurmuştu. Bu operasyonlardan birinin neticesinde, Lübnan İç Savaşı’na İsrail ve Falanjistler lehinde müdahil olmak için bu ülkede bulunan 241 Amerikalı ve 58 Fransız askeri ortadan kaldırılmış, söz konusu olay kayıtlara ABD’nin Vietnam Savaşı’ndan sonra aldığı en büyük darbe olarak geçmişti. Şaşırtıcı olan ise tüm bu bahsi geçen hadiselerin ardında, tek bir kişinin muazzam oranda ağırlığının oluşudur ki, o şahıs henüz 15 yaşındayken mücadeleye atılan ve 20 yaşlarının başlarında yukarıdaki eylemleri gerçekleştirip söz konusu zaferleri komuta eden İmad Muğniye’den başkası değildir. İmad Muğniye’nin 20 yılı aşkın bir süre 40’dan fazla ülke istihbaratı tarafından takip edilen birisi olması ve bu durumun gerektirdiği gizlide yaşama durumu, hayatı hakkında fazla bilgiye sahip olmamızı güçleştirmektedir. Elinizdeki kitap ise ağırlıklı olarak, İran’da yayınlanan Şahid-i Yaran isimli derginin İmad Muğniye özel sayısındaki ve bazı internet sitelerinde çıkan Farsça makale ve röportajların çevirisinden oluşmaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Hacı Rıdvan (İmad Muğniye) şehid olduğunda kendisine ait bir evi bile yoktu. Şehidin telefon görüşmelerinden sorumlu olan birimin başkanı, para toplayıp kendisine bir ev satın alınmasının peşindeydi son dönemlerinde. Kendisinin ve ailesinin harcamalarında çok titiz olmasına rağmen diğer mücahidlerin ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğinde çok cömert davranıyordu.
Kolektif
Sayfa 111 - Feta
İmad Muğniye'nin hangi tarihten itibaren uluslararası casusluk teşkilatlarının takibene takıldığından haberiniz var mı?
1983 yılında gerçekleştirilen iki büyük istişhadî eylem sonucunda Beyrut'taki Amerikan deniz piyadelerinin ve Fransız paraşütçülerinin karargâhlarının havaya uçurulmasının sonrasında olmalı bu. CIA bu operasyonun sonrasında İmad Muğniye'nin adını iki eylemin de sorumlusu olarak arananlar listesine eklemişti. Amerika'nın bu girişiminden sonra İsrail ve Batılı istihbarat teşkilatları Muğniye'nin kimliğinin ve nerede olduğunun keşfi için yoğun çabalar başlattılar. Fakat Hacı İmad Muğniye 25 yıl boyunca gözlerden gizli kalmayı ve CIA ve Mossad'ı atlatmayı başarabilmiştir.
Kolektif
Sayfa 65 - Feta
Hazreti Rukeyye'nin kabri ile Kefersuse bölgesi arasındaki mesafe fazla değildir. Bu gece Hacı Rıdvan'ın (İmad Muğniye) Filistinli komutanlarla önemli bir görüşmesi var. Komutanların çoğu kendilerine ev sahipliği yapan şahsiyetin İmad Muğniye olduğunu bilmiyorlar. Bu celse, İmad'ın 33 Gün Savaşı'nın ardından Filistinli ve Iraklı komutanlarla bir araya gelerek işgalciler karşısında tek bir direniş cephesi kurma amacıyla düzenli olarak yürüttüğü bir seri toplantının devamında gerçekleşiyor. Saat on buçukta toplantı sonlanıyor. Muğniye tek başına apartmandan çıkıyor, parka ulaşmak için kısa bir mesafeyi yürümek zorunda. Arabasına ulaşıyor, direksiyonu eline aldığında arkasındaki arabadan şüpheleniyor birden, ama artık çok geç... Korkunç bir patlama civardaki herkesi sokaklara döküyor. İmad'ın başı ve yüzü salim kalıyor, ölümcül yarası belindedir. Muğniye bir ömür boyu "gölge adam" olarak yaşadığından onu kimse tanımıyor.
Mahalle halkı alev alev yanan otomobille karşılaşıyorlar. Merkez noktaları hemen yakınlarda olan Suriye güvenlik güçleri de birkaç dakika içerisinde olay mahalline geliyorlar. Ambulansın yaptığı tek şey tanımadıkları bu şahsın naaşını nakletmek oluyor.
Hizbullah'ın televizyon kanalı El-Menar'da günlük yayın akışı kesilerek Kuran-ı Kerim okunmaya başlanıyor. Ardından Hizbullah'ın bildirisi yayınlanıyor ekranlarda ve önceki akşam Şam'da gerçekleştirilen terörist saldırı ilk kez ifşa ediliyor.
Hadisenin gerçekleştiği gece Beşar Esad'ın Nasrallah'ı aradığı ve kendisine "Biz bu bombalama hadisenin hedefini açıklamayacağız, siz de İmad Muğniye'nin şehadetine işaret etmeyin ki, bu macera böylece sonlansın ve Hizbullah'ın haysiyetine zarar gelmesin." dediği belirtiliyor. Nasrallah ise bu teklifi "Biz hareket mensuplarımızın şehadetlerini her kim olursa olsunlar ve nerede şehid düşerlerse düşsünler iftiharla ilan ederiz!" diye cevaplamış.
Kolektif
Sayfa 17 - Feta
Emel Hareketi Şehid Muğniye'yi tatmin etmiyordu; zira bu hareketi daha çok Lübnan'ın iç ihtiyaçları ortaya çıkarmıştı. Hacı Rıdvan'ın (İmad Muğniye) temel amacı ise İsrail ile mücadele etmekti, iç savaşlarda yer almak değil. Muğniye burada Yasir Arafat ile sıkı fıkı oldu, Fetih'in üst düzey yetkililerinin korunması ile görevlendirildiği için Arafat'a en yakın olan halkaya dâhil olması tabii idi. Arafat ile aralarında sıkı dostluk Filistinli liderin ölümüne dek sürmüştür. Muğniye'nin Arafat'a bakışının biz İranlılardan farklı olduğu belki de ilk kez burada açıklanmıyor. Kendileri bizim görüşümüzü kabul etmiyor, yanlış değerlendirdiğimizi söylüyordu ve bunda da ısrarcı idi.
Şehit Muğniye Arafat'a çok yakındı, ikili sürekli olarak bir araya gelir ve aralarında görüşürlerdi. Bu konu özellikle İkinci İntifada döneminde belirgindi ve bu yakın ilişkiden dolayı Hacı Rıdvan özerk yönetim birimlerine yardım da ediyordu. Oslo Anlaşması'ndan sonra Seyyid Hasan Nasrallah yaptığı bir konuşmada Arafat'ın hain olduğunu söylemiş, Arafat da Muğniye'ye gönderdiği mesajda "Başkalarının bana hain demesinden rahatsız olmuyorum, her kim olurlarsa olsunlar. Ama sizin (Hizbullah) bana bu lafı demeniz çok ağrıma gidiyor" diye şikâyetini bildirmişti.
Kolektif
Sayfa 77 - Feta
İsrail'in Sina'dan geri çekilişi bile Mısır'ın askeri zaferi sonucunda değil, Camp David anlaşmasının çerçevesinde gerçekleşmişti. Üstelik bu anlaşma Mısır halkının İsrail ile olan meselesini halledebilmiş değildir. Bugün Mısır halkı "Sina Çölü'nü geri aldık ama karşılığında Mısır'ı verdik!" demektedir. Bugün Mısır'a hâkim olanlar İsraillilerdir. Demek ki Sina'yı geri alışları bile görünüştedir.
Camp David anlaşmasına göre Mısır ordusunun Sina'da asker bulundurmaya hakkı yoktur, bu bölgeye sadece Mısır polisi girebilmektedir.
Kolektif
Sayfa 87 - Feta
Hacı İmad'ın Hizbullah'ın askerî aygıtının başında olmasının bereketiyle 93, 96 ve 2000 yıllarında Siyonistler karşısında elde ettiği büyük başarılara imza attı. Burada örnek olarak Hacı İmad'ın 33 Gün Savaşı'ndaki önderliğine işaret ediyorum, elbette askerî konuların ayrıntılarına girmek değil amacım. Demek istediğim bu savaşın; kapsamının büyüklüğüne, Amerika'nın desteği, Arapların sükûtu ve Siyonistlerin silahlarına ve içerdeki korkuya rağmen Hacı İmad'ın zekâsı ve kudreti sayesinde düşmanın yenilgisi ile sonuçlandığı. Lübnan Müslümanlarını, Mısır ve Suriye'nin topraklarını ele geçirerek tüm bu ülkeleri ağlatan İsrailli düşmanın anası, tek bir kişinin, Hacı İmad'ın karşısında ağladı!
Kolektif
Sayfa 108 - Feta
İmad Muğniye Filistinli ve Lübnanlı kadın ve çocukların ah ve gözyaşlarının intikamını İsrail ve Amerika'dan almaya ahdetmiş biriydi.
Kolektif
Sayfa 125 - Feta

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmad Muğniye
Alt başlık:
Kırk İki İstihbarat Örgütünün Yirmi Beş Sene Aradığı Bir Hizbullah Komutanının Sırları
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
135
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058704633
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Feta Yayıncılık
Bugün Hizbullah hareketi ile özdeşleşmiş sembol bir şahsiyet olduğu herkes tarafından kabul edilen İmad Muğniye’nin ismi, şehadetine dek çok az kimse tarafından işitilmişti. İmad Muğniye’nin tüm askerî eylemliliğinde bilfiil ve birinci olarak rol oynadığı Hizbullah, adını ilk olarak Amerikalı ve Batılı işgalcileri Lübnan’dan apar topar kaçmak zorunda bırakan 1983 yılındaki eylemleriyle duyurmuştu. Bu operasyonlardan birinin neticesinde, Lübnan İç Savaşı’na İsrail ve Falanjistler lehinde müdahil olmak için bu ülkede bulunan 241 Amerikalı ve 58 Fransız askeri ortadan kaldırılmış, söz konusu olay kayıtlara ABD’nin Vietnam Savaşı’ndan sonra aldığı en büyük darbe olarak geçmişti. Şaşırtıcı olan ise tüm bu bahsi geçen hadiselerin ardında, tek bir kişinin muazzam oranda ağırlığının oluşudur ki, o şahıs henüz 15 yaşındayken mücadeleye atılan ve 20 yaşlarının başlarında yukarıdaki eylemleri gerçekleştirip söz konusu zaferleri komuta eden İmad Muğniye’den başkası değildir. İmad Muğniye’nin 20 yılı aşkın bir süre 40’dan fazla ülke istihbaratı tarafından takip edilen birisi olması ve bu durumun gerektirdiği gizlide yaşama durumu, hayatı hakkında fazla bilgiye sahip olmamızı güçleştirmektedir. Elinizdeki kitap ise ağırlıklı olarak, İran’da yayınlanan Şahid-i Yaran isimli derginin İmad Muğniye özel sayısındaki ve bazı internet sitelerinde çıkan Farsça makale ve röportajların çevirisinden oluşmaktadır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Jrs Borjgali

Kitap istatistikleri