Bu kitap, yeni teknolojilerin etrafında varolan teknokratik, ilerlemeci, akılcı idealizmin eleştirisi sayılabilir. Yazar, yeni tekno-kültürün, teknolojik yeniliklere olan takıntılı ilgisine karşı. Kitapta, imajların ve imaj teknolojilerinin dünyayı bilme, yaşama, hissetme ve cevap verme biçimlerimizle ne kadar yakından ilgili olduğunu ortaya çıkardığını görebiliyoruz.
İmaj, dünya ile ilişkilerimizde aracılık yapan iletişim teknolojileriyle ilgilenen bir kitaptır.
Medyadaki imajların incelendiği bu kitapta, imajların bizi dünya olaylarıyla nasıl bir ilişkiye soktuğu irdeleniyor.
Teknolojiyle ilgili vizyonlar şimdi geleceği sömürgeleştirmekte; gelecekbilim çağında yaşadığımız söyleniyor. Kapitalist imgelemin temel başarılarından biri geleceğin sömürgeleştirilmesidir bu olanakların sömürgeleştirilmesi demektir.(s.14-15)
İmajlar, bizi baştan çıkarabileceği bir kuşku uyandırabilir.
Bizi dünyadaki ve içimizdeki korku uyandıran şeylerden uzaklaştıran, kopartan araçlar teknoloji eliyle sağlanır. Teknolojik düzene inanıyoruz çünkü teknolojik düzen deneyimleri nötrleştirmemize yarıyor.
Yeni teknolojiler alternatif bir kültür, hatta belki yeni bir çağ yaratmak için fırsat olarak kabul ediliyor.