İmam Rıza

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
İmam Rıza
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
782
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İCMAL YAYINCILIK
Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, selat ü selam âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’e ve O’nun pak ve temiz Ehl-i Beyt’ine olsun…
O Ehl-i Beyt ki, Yüce Allah’ın, “Allah ancak siz Ehl-i Beyt’ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister” hitâbına mazhar olmuş, mübarek bir topluluktur.
Bu eser, pak Ehl-i Beyt’in tertemiz evlatlarından 8. İmam, Ali b. Musa er-Rıza’nın mücadele, azim ve takva dolu hayatının bir özetidir. İmam Rıza, babası Mûsa Kâzım’ın Bağdat zindanında şehit edilmesinin ardından imamet vazifesini üstlenmiş ve yirmi yıl bu görevini devam ettirmiştir.
İmam Rıza’nın hayatındaki en önemli olay, Abbasi halifesi Memun’un kendi veliahdı olmayı İmam’a kabul ettirdiği veliahtlık meselesidir. Eserimizde ayrıntılı olarak göreceğiniz gibi, İmam Rıza bu davranışıyla, ümmeti fitne ve katliamdan korumayı, İslam‘ın tahrif edilmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bu maksadında büyük ölçüde muvaffak olmuştur. Bunun ötesinde, İmam Rıza, veliahtlık tayininin iktidarla neticelenmesi gibi bir niyet ve beklenti içinde hiçbir zaman olmamıştır. Nitekim, veliahtlık ilanına sevinen hizmetçilerinden birine şunları söylemiştir: “Bu işe pek
sevinme, çünkü devamı yoktur.” (Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 312).

Esasen, Ehl-i Beyt İmamlarının tamamının hayatına baktığımızda şu temel prensipler istikametinde hareket ettiklerini görüyoruz:
1. Ümmetin ikaz ve irşad görevini yerine getirmek.
2. Ümmeti fitne ve katliamlardan korumak.
3. İslam’ın tahrif edilmesine engel olmak.
4. Ehl-i Beyt’in hayat tarzını yaygınlaştırmak.

İmam Rıza da, kendi yaşadığı dönemin şartlarında bu vazifeleri en iyi şekilde yerine getirmiş, ahlakı ve yaşantısıyla ümmete mükemmel bir örnek teşkil etmiştir. Öyle ki, onun döneminde onun gibi bir insan görülmüş değildir. Tarihçi Heysem! onun ahlakı hakkında şunları söyler: “… Çağının en çok ibadet edeni, en âlimi ve en cömertiydi.” (es-Savaiku’l-Muhrika, s. 307).
Bu, yalnız imam Rıza’nın değil, Ehl-i Beyt İmamlarının ortak özelliğidir. Her biri yaşadığı dönemin ilim, ahlak takva ve yaşayış bakımından doruk noktasındaki şahsiyetleri olmuşlardır Bu vasıf aynı zamanda imametin bir gereğidir de… Her imam yaşadığı dönemin zirve şahsiyetidir ve böyle olmalıdır. Bu hakikati İmam Rıza şöyle ifade eder: “… İmam, zamanının tek adamıdır. Hiç kimse onun düzeyine erişemez. Hiçbir âlim olunla boy ölçüşemez. Onun alternatifi veya benzeri de olmaz.”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmam Rıza
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
782
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İCMAL YAYINCILIK
Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, selat ü selam âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’e ve O’nun pak ve temiz Ehl-i Beyt’ine olsun…
O Ehl-i Beyt ki, Yüce Allah’ın, “Allah ancak siz Ehl-i Beyt’ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister” hitâbına mazhar olmuş, mübarek bir topluluktur.
Bu eser, pak Ehl-i Beyt’in tertemiz evlatlarından 8. İmam, Ali b. Musa er-Rıza’nın mücadele, azim ve takva dolu hayatının bir özetidir. İmam Rıza, babası Mûsa Kâzım’ın Bağdat zindanında şehit edilmesinin ardından imamet vazifesini üstlenmiş ve yirmi yıl bu görevini devam ettirmiştir.
İmam Rıza’nın hayatındaki en önemli olay, Abbasi halifesi Memun’un kendi veliahdı olmayı İmam’a kabul ettirdiği veliahtlık meselesidir. Eserimizde ayrıntılı olarak göreceğiniz gibi, İmam Rıza bu davranışıyla, ümmeti fitne ve katliamdan korumayı, İslam‘ın tahrif edilmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bu maksadında büyük ölçüde muvaffak olmuştur. Bunun ötesinde, İmam Rıza, veliahtlık tayininin iktidarla neticelenmesi gibi bir niyet ve beklenti içinde hiçbir zaman olmamıştır. Nitekim, veliahtlık ilanına sevinen hizmetçilerinden birine şunları söylemiştir: “Bu işe pek
sevinme, çünkü devamı yoktur.” (Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 312).

Esasen, Ehl-i Beyt İmamlarının tamamının hayatına baktığımızda şu temel prensipler istikametinde hareket ettiklerini görüyoruz:
1. Ümmetin ikaz ve irşad görevini yerine getirmek.
2. Ümmeti fitne ve katliamlardan korumak.
3. İslam’ın tahrif edilmesine engel olmak.
4. Ehl-i Beyt’in hayat tarzını yaygınlaştırmak.

İmam Rıza da, kendi yaşadığı dönemin şartlarında bu vazifeleri en iyi şekilde yerine getirmiş, ahlakı ve yaşantısıyla ümmete mükemmel bir örnek teşkil etmiştir. Öyle ki, onun döneminde onun gibi bir insan görülmüş değildir. Tarihçi Heysem! onun ahlakı hakkında şunları söyler: “… Çağının en çok ibadet edeni, en âlimi ve en cömertiydi.” (es-Savaiku’l-Muhrika, s. 307).
Bu, yalnız imam Rıza’nın değil, Ehl-i Beyt İmamlarının ortak özelliğidir. Her biri yaşadığı dönemin ilim, ahlak takva ve yaşayış bakımından doruk noktasındaki şahsiyetleri olmuşlardır Bu vasıf aynı zamanda imametin bir gereğidir de… Her imam yaşadığı dönemin zirve şahsiyetidir ve böyle olmalıdır. Bu hakikati İmam Rıza şöyle ifade eder: “… İmam, zamanının tek adamıdır. Hiç kimse onun düzeyine erişemez. Hiçbir âlim olunla boy ölçüşemez. Onun alternatifi veya benzeri de olmaz.”

Kitap istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.