İmkansızın Şarkısı

7,1/10  (78 Oy) · 
168 okunma  · 
44 beğeni  · 
2.009 gösterim
Bir yolculuk sırasında Beatles’ın “Norwegian Wood” adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo’da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. “İmkânsızın Şarkısı” yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı HARUKİ Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami’yi dünyaya tanıtan roman “İmkânsızın Şarkısı”.
1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen “İmkânsızın Şarkısı”nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor. Türk okurlar da Murakami’yle tanışmaktan büyük mutluluk duyacaklar.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2008
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    978-975-991-701-2
  • Orijinal Adı:
    Noruvei No Mori
  • Çeviri:
    Nihal Onol
  • Yayınevi:
    Dogan Kitap
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Genç yetişkinlik hayata atılım noktasında kişinin en büyük ve riskli ilerlemenin sağlandığı dönem. Yaklaşık olarak 18-30 yaş arasına tekabül eder. Ayrıca intihar oranlarının en fazla olduğu dönemdir. Bu dönemin sağlıklı geçmesi için öncelikle kişide kimliğin olması gerekir. Kitabın ana karakteri Vatanabe'de kimliği oluşmamış kayıp kişidir, 18 yaşında ve yaşadığı travmalar neticesinde rotası iyice kaymış vaziyette oluşu tercihlerine yansımıştır. Buna en güzel örnek Vatanabe'nin varoluş sancısını tetikleyen yalnızlık tabanında arkadaş seçimi. Arkadaşları da kendisi gibi hayata olan bakış açısı kopuk, anlamsız dizgeler halde antisosyal eğilimlerin ağırlık kazandığı tutumları vardır. Dikkatimi çeken bir noktada Vatanabe'nin Klik arkadaşlık ilişkileri. Çiftlere sonradan katılmış, 3. arkadaş pozisyonuna gelmiş, kara gün dostu imajıyla grubun dinamiklerini yeniden değiştirmiştir. 2 li ilişkiler yazarın da dile getirdiği üzere Dünyadan kopukluk asosyallik belirtisi. Vatanabe birbirini tüketen çifte üye olarak kurtarıcı role gelmiş gibidir. 3. gözden yorumlamak çiftlerden birinin veya toptan intiharla sonuçlanacak şekilde gerçeği görmelerine vesile olmuş.

Diğer dikkatimi çeken nokta ise Japon kültüründe yetişmiş yazarın cinsellik ağırlıkta kitap yazması. Daha doğrusu ben 20. yy Japonyasını çok despot katı kurallara sahip kültüre haiz insanları var sanırdım. Alakası yokmuş meğerse...
Kitapta ağırlıkta olan cinsel arzu salt sevgiden doğma değildir. Yalnızlıktan doğan huzursuzluk cinsel arzuya yansımış olup normal insanlar arasında iletişim kurma aracına dönüşmüş. Ayrıca hayatın sıkıcılığı ağırlığında süregelen tema da herhangi cinsel arzuyu tetikleyebilir. Kitaptaki karakterlere bakacak olursam cinsellik sevgiden doğmaz, yukarda bahsettiğim açıklama dahilinde ihtiyaç haline dönüşmüş. Çünkü cinsel sevgi iki kişilik yalnızlık demektir. İnsan tek kişiyle doyurucu bütünleyici kaynaşma içerisinde olduğunda başka kişilere cinsel amaçlı yönelmezler. Kısacası sevgi kilit nokta.

Doğan Yalçın 
24 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. Bu kitapla büyük üne kavuşmuş. Erotizmin katkısı büyük olmuştur bu kitapla kanımca. Ben ilk defa bu kadar erotik bir kitap okudum. Belki de üniversiteli gençlerin ana karakter olmaları sebebiyle bu kadar derin işlemiş konuyu, bilemiyorum. Yazarın dillini sevdim. Konu itibarıyla çok bir alımlılığı yok. Pek konusunu anlatmak istemem ama şöyle kısaca; üniversiteli gençlerin etrafında gidip gelen bir konuya sahip deyip kapatmak güzel olacak sanırım.
İçinde bazı kitaplara ve şarkılara yer vermesi güzel olmuş. Tanımadığım şarkılar,sanatçılar ve yazarlarla tanışmak güzel oldu.

Halil Güzel 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci kitabı.. (diğeri sahilde kafka) İki kitapta da ortak işlediği konuları da görmeniz mümkün. Olayların diziliş örgüsü çok iyi bu yüzden sürükleyici diyebilirim.. Ancak iki kitapta da sonlara doğru alakasız şeylerden bahsedip okuyucunun merakla beklediği açıklamalara üstün körü değinmekle yetiniyor.. Kitap bitince kafanızda bir sürü soru işareti, karanlık nokta kalıyor.. Kitap sonunu aceleye getiriyor gibi bir his uyandırdı. Yine de okuduğum için pişman olmadım. Bu da artı yönlerinin eksi yönlerinden fazla olduğunu gösteriyor.

melda reçan 
30 Nis 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

oldukça romantik bir yazar, imkansızın şarkısı da ilk okuduğum kitabı diye midir bilmem, en sevdiğimdir. o duygu yürüyor,soluk alıyor, yürek gibi vuruyor ve beni harekete geçiriyor demişti. hiç unutmuyorum.

Sevilay Günce 
23 Oca 21:17 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. Bu kitapla büyük üne kavuştuğu söyleniyor. Erotizmin katkısı büyük olmuştur bunda bana göre. ilk defa bu kadar erotik bir kitap okudum. Belki de üniversiteli gençlerin yaşantısını ele alması belki karakterin üniversite dönemini anlatması sebebiyle bu kadar çok erotizm vardı içinde.. Konusu çok şahane değil söylemem gerekirse , bir tavsiye üzerine okumuştum zaten ve açıkçası beni cezbetmedi. Sadece yazarın dilini beğendim günlük tarzında bir yapıt okumak isteyenler için tavsiye edebilirim. Ayrıca kitap içerisindeki en güzel şey kaliteli şarkıların isimlerine değiniyor olması.

Muharrem Armağan 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitapla kütüphane raflarında rastgele tanıştık.Yazarın japon oluşu ve japon kültürü hakkında bilgi sahibi olmak istememden dolayı imkansızın şarkısını aldım ve hemen okumaya başladım üniversite yıllarında.Aşkı en sade dille anlatmış yazar kitap durgun bir biçimde gitsede kesinlikle kötü diyemem tıpkı ya hızlı gidip daha çok şey görmek yada yavaş giderek gördüğün şeyleri daha iyi algılamak ikisinde de farklı şeyler kazanırsınız ama illa ki kazanırsınız bu kitapta ne kadar durgun ve sade gitsede özellikle aşk konusunda okudugunuz bir çok kitaptan daha fazla yer eder aklınızda.

Duygu yılmaz 
15 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ünlü yazarın ilk okuduğum kitabı. İnsan her gün yediklerinin haricinde farklı bir yiyecek denediğinde nasıl değişik bir tat alıyorsa o hissi yarattı bende. Hem acı hem tatlı , hem hüzünlü hem umutlu.. Bunun dışında günlük hayatta karşılaştığımız ufak tefek ayrıntıların bizi nasıl birden geçmişe götürebildiğini çok güzel işlemiş. Anlatım, arka kapakta da yazdığı gibi Gönülçelen'i anımsatiyor.

Şeyma 
12 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Büyük bir hevesle okuduğum ilk Haruki Murakami kitabiydi fakat hayal kırıklığına uğradım. Kitap elle tutulur bir konuyu kapsamıyor. Artı tamamen saçma sapan ilişkiler ve bu ilişkilerde yer alan cinsel temaslardan her fırsatta bahsediliyor. Bitirdikten sonra vakit kaybı dedim ne yazık ki. Tavsiye etmiyorum.

Kitaba başlamadan önce beklentim baya yüksekti çünkü konuyu çok sevmiş ve genel olarak iyi yorumlar duymuştum kitap hakkında. Yazar gerçekten çok derin bir konu seçmiş; ölüm, bunun ardından gelen travma, yaşama devam etme çabası... Ama yazar aşırı- abartmıyorum cidden aşırı- cinsel öğelerle, olaylarla bu konuyu tamamen harcamış bence. Evet kitapta tokat etkisi yaratacak cümleler yok muydu; vardı. Insanı durup düşündürten diyaloglar da keza aynı şekilde. Ama bu konuyu karakterin hissettikleri aracılığıyla okuyucuya daha fazla geçirmesini isterdim. Sonuçta ölüm insanlığın ezelden beri sorguladığı, düşündüğü bir şey. Birçok okur da zaten cinselliğin bu kadar fazla olmasından rahatsız olmuş gözlemlediğim kadarıyla. Ayrıca Vatanabe' den - ana karakter- den nefret ettim. Özellikle son bölümlerde- diğer okurların ne düşündüğünü merak ediyorum bunu konuşmayı çok isterim- tutarsız davranışları beni çileden çıkardı. Aslında kitaptaki nerdeyse bütün karakterlerde böyle lakayıt tavırlar vardı ya da ben ısınamadım, bilmiyorum. Dediğim gibi yazarın böyle bir konuda cinselliği bu kadar ön planda tutmasından hoslanmadım, gerek yoktu bence. Herkese iyi okumalar :)

cansel kıraç 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

#kitapyorum

Haruki Murakami'nin Uyku kitabından sonra okuduğum 2. kitabı oldu. Yazara olan hayranlığım bu kitap ile birlikte biraz daha arttı. Kitap basit şekil de kelimelerle kurulmuş cümleler ile birlikte o kadar akıcı şekil de gidiyor ki kitabın nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Adeta bir film seyreder gibi oluyorsunuz kitabı okurken. Hikaye gerçekten çok etkileyici ve karakterler de bir o kadar etkileyici. Kitap kahramanımızın bir yolculuk esnasın da geçmişini hatırlaması ile başlıyor. Kitap da okuduğunuz her diyalog da günlük yaşamımız da bize çok yakın olan sürekli olarak düşündüğümüz şeyler fakat yazar bunu öyle bir işlemiş ki adeta bunları ilk defa görüyor duyuyor gibi oluyorsunuz. Ölüm acısı,aşk,arkadaşlık,seks,müzik,kitaplarla örülmüş sıradışı bir roman. Bu kitabı kesinlikle okunması gerekenler arasın da görüyorum. Okurken filmi olduğundan haberim yoktu keşke filmi de olsa diyordum ki bitince baktım ki filmi de varmış. Bakalım filmi nasıl.

2 /

Kitaptan 49 Alıntı

Sana bir öğüt verebilir miyim?
-Elbette
Kaderinden yakınma. Bunu aptallar yapar.
-Unutmayacağım bunu.

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami

''Birisine yazabilmek iyi bir şey. Gerçekten de düşündüğünü birine söyleme isteği duymak, masanın başına geçmek, kalemi eline alıp böyle yazabilmek, olağanüstü.''

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami

''Yüzlerimiz birbirinden ancak otuz santim uzaktaydı,ama bana öyle geldi ki aramızda sanki ışık yılları bulunuyordu.''

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami

''Sanki bedenim ikiye ayrılmış da birbiriyle kovalamaca oynuyor. İkisinin arasında kocaman bir sütun yükselmiş ve onlarda birbirlerini yakalamak için sürekli dönüyorlar o sütunun çevresinde. Her zaman bir başka parçam var, söylenmesi gereken sözleri bilen, ama onu bir türlü ele geçiremiyorum...

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami
ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

– Hep böyle mi gezersin, tek başına?
– Evet.
– Yalnızlığı sever misin? diye sordu bana, çenesini ellerine dayamış.
Yalnız gezmeyi seviyorsun, yalnız yemeği ve derslerde, herkesten
uzak, yalnız oturmayı, öyle mi?
– Yalnızlığı kimse sevmez, bilirsin. Ne var ki ben, arkadaş edinmek
için çaba harcamam.Çünkü ne olursa olsun, hayal kırıklığı gelir
arkasından...

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami
arden 
29 Nis 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat zaten yeterince kısa.

İmkansızın Şarkısı, Haruki Murakamiİmkansızın Şarkısı, Haruki Murakami
5 /