İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.660
Gösterim
Adı:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Baskı tarihi:
28 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752637061
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı'nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş'ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca'ya çevrilen, Ukraynca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor...

"Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir.

Bugünkü Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur."
335 syf.
İlber Hoca'nın otuzlu yaşlarında yazdığı bir başyapıttır. Tipik bir akademik çalışmadır ama 19. asrın Osmanlı'sını hemen yönüyle anlatan mükemmel bir kaynak eserdir. Dönemi çalışan, araştıran, merak eden herkes için gayet doyurucu bir eser.
335 syf.
Tarih, sosyoloji veya deneme türü kitaplarının vazgeçilmez kavramı şüphesiz ki modernleşme süreçleri ve modernite kavramıdır.

Özellikle Türk Sosyolojisinin önemli tartışma alanı olan modernleşme (değişim veya dönüşüm) tarihçilerin de ilgisine mahzar olmaktadır. İlber Ortaylı’nın 1983 yılında kaleme aldığı “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” modernleşme konusunu giriş bölümü ile birlikte sekiz bölümde ele alıyor.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, 36 yılda 49 baskı yapmış. Bu da demek oluyor ki kitap kendisinden sonrakilere yol gösterici olmuş. İlber Hoca’nın kullandığı akıcı dil ve yetkin anlatım kitabı akademik veya ders kitabı hüviyetinden çıkarıyor. Ayrıca konuları başarı ile tasnif etmesi konunun takibini de kolaylaştırıyor.

Modernleşmenin Osmanlı Devleti için nasıl anlaşıldığını giriş bölümünde anlatan İlber Hoca, 19. yüzyılının neden “en uzun yüzyıl” olduğunu detaylı bir şekilde anlatıyor.

“Alemdar, Sultan Mahmut ve Kavalalı” ismini verdiği birinci bölümde Alemdar Mustafa Paşa ve Kavalalı Mehmet Ali Paşanın başrollerde olduğu olayları ve yaşananlar sonucunda devlet içinde değişimin kaçınılmaz olduğu ve değişim kararının nasıl alındığını aktarıyor.

“Osmanlı Uluslarının Yeniçağı” isimli ikinci bölümde Balkanlardaki milliyetçilik akımına karşı Osmanlı’nın Osmanlıcılık fikrine tutunmasının etkileri ve sonuçları anlatılıyor. “Osmanlı Tarihinde Babıali Asrı”nda ise Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile Osmanlı Devleti’nde eğitim, hukuk, toplum ve askeri alanlarda başlayan reform hareketlerini anlatıyor. Babıali Asrı demesinin nedeni ise; 1839 yılının Osmanlı Devlet Bürokrasisinin egemenliğinin başladığı yıl olması.

“Aydın Mutlakiyet ve Merkeziyetçi Reformlar” başlıklı dördüncü bölümde temelde anlatılan modern yönetimin hafızasını kurumsallaştırdığıdır. Yeni kurulan bürokratik yapı artık kurum ve işleyişiyle bir sistem kurmaya ve çarkları çalıştırmaya başlıyor. Örneğin Tanzimat’ın o gün kurduğu taşra yapısı bugün dahi kısmi değişikliklerle devam etmektedir.

“Laik Hukuk ve Eğitimin Gelişmesi” isimli beşinci bölümde hukuk ve eğitim sistemindeki yenilikler ve “laiklik” kavramını tartışmaya açıyor İlber Ortaylı. Özellikle bir dönem ülkemizde Demokles’in Kılıcı olarak kullanılan kavramın aslında ne olduğu ve neyi anlattığı var olan ezberleri bozacak nitelikte.

Burada bir parantez açmak gerekirse; Ortaylı’ya göre 18-19. yüzyıllarda yaşanan durumun asıl sebebi olarak; İslam dininin bir ideoloji haline getirilmiş olması ve yaşanan felaketlerden bu şekilde kurtulunacağına olan inançtır. Dini kuralların ideoloji halini alması esas kırılmanın nedeni olarak görülebilir şüphesiz.

Bu bölümde eğitim sistemindeki ikili yapı ve sistem üzerinde önemli sorunlara neden olmasından da örnekleriyle birlikte konu ediliyor.

Altıncı bölüme “Reformcuların Çıkmazı” ismini vermesi ise gerçekleştirilmeye çalışılan reformların iktisadi altyapılarının tamamlanmamış olmasındandır. Ki bu altyapı halen daha tamamlanabilmiş değil.

“Tanzimat Adamı ve Tanzimat Toplumu” ismini verdiği son bölümde ise İlber Hoca, Tanzimat aydınını Tercüme Odası’nın yetiştirdiği bir tip olarak tanımlamaktadır. Bu tanım aslında bir çok karanlık noktayı aydınlatmaya yetiyor.

Modernleşmenin veya değişim isteğinin tabandan gelmediği Türk Modernleşmesinin sürekli yukarıdan dikte edildiği ve bunun problematik olarak kabulü bilinen bir gerçek, fakat tarihi süreci içinde de değiştirilemeyen sürekli bu şekilde gerçekleştirilen bir gerçek.

Sonuç bölümünde İlber Ortaylı, modern zamanların artık tarihi yaşamayıp, tarih yapma noktasına gelmiş toplumlardan oluştuğu sonucunu anlatıyor. Bununla beraber İlber Ortaylı, yine de Meşrutiyet rejiminin Avrupa’nın reçetesi olmadığını büyük ölçüde Osmanlı kafasının bir eseri olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Tanzimat Devri Tarihi kapanmış bir bilinç değildir, dramatik gelişmelerle halen yaşayan bir tarihtir.”

Modernleşme Tarihi genel olarak Batılılaşma Tarihi olarak okunuyor halbuki bu bakış açısı kısmen doğru olsa da eksiktir. Günümüzde Batı gelişmiş ülkelerden oluştuğu için modernleşme eşittir Batılılaşma sonucu doğmaktadır.

Kitap, bu bakış açısıyla birlikte takip edildiğinde Osmanlı modernleşme çabalarını ve süreçlerini o kadar anlaşılır ve net şekilde aktarıyor ki okuyucunun kafasında otomatik olarak kapsamlı analizlere kapılar açılıyor. Osmanlı’daki modernleşme çabalarının en doğru şekilde anlaşılması bugünün Türkiye’sinin hem siyasal hem de toplumsal, hem bireysel hem de kurumsal olarak güçlü ve zayıf taraflarının anlaşılmasına da yardımcı olacaktır.
335 syf.
19.yüzyıl'da Osmanlı Imparatorluğu'nda modernleşme sürecini,siyasi,toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan bir eserdir.

''Osmalı modernleşmesi otokratik bir modernleşmedir;iç ve dış gelişmeler,hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi,imparatorluk genç Cumhuriyet'e parlamento,siyasal parti kadroları,basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı.
Bugünkü Türkiye'nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi,son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür.
19.yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli,sancılı,yorucu,uzun bir asrıdır;geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur.''

19.asrın Osmanlı'sını hemen her yönüyle anlatan güzel bir eser.
Dönemi merak eden,çalışan,araştıran herkes için doyurucu bir kaynaktır.
335 syf.
·8/10
Osmanlı Türk modernleşmesinin temellerine bir yolculuk olarak okunabilecek, ilk yayın tarihi 1983 olan bir eser. Ben İletişim baskısını okumuştum. Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı arasında bir kopuştan daha çok bir devamlılık araştırması olarak okunabilecek bir eser. Ki bu yaklaşım son dönem büyük Osmanlı tarihçileri arasında oldukça populer bir görüş. Siyasi bir bakış açısından uzak, bilimsel bir çıkış noktasından yazan yaşı da kemale ermiş çok sayıda tarihçi var bu tezi yazan.
Tabi bir de şunu not düşmek lazım çok satan (yazarın da bazı kitapları bu şekilde gibi bir izlenim var bende) popüler tarih kitaplarından biri olarak görmemek lazım bu eseri.
335 syf.
·10/10
Osmanlı Devleti'nin son yüzyılındaki modernleşme çabalarını ve bu süreçte yaşamış olduğu sorunlarını kapsamlı bir şekilde analiz eden değerli bir kaynak.
335 syf.
·29 günde·Beğendi·10/10
İlber Hocamın yazdığı en iyi kitap. Bu kitapla beraber aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin 1800'lü yıllarda atılmaya başlandığı Avrupa'ya gönderilen öğrencilerin dönüp ülkede bir şeyler değiştirdiğini fikirlerin o dönemlerden itibaren ortaya çıktığını görürüz. Mustafa Kemal ve arkadaşları ise bu fikirleri harmanlayıp Türk milletine göre uyarladığını ve ülkeyi kurtardığını görürüz. Mustafa Kemal'i bir düşünceye sığdıramadığımızı görürüz. İlber Ortaylının görüşleri çok isabetli olduğunu okuyanlar bilir okuyacaklar da öğrenecektir.
335 syf.
19.yy Osmanlı devleti için en çekişmeli ve savaşlarla dolu bir dönemi ilber ortaylı dili ile okumak, Osmanlı devletinin en zor zamanlarının anlatıldığı bir kitap. kesinlikle herkes okumalı.
335 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Avrupa'daki küresel gelişmelerin (sanayi devrimi, Fransız ihtilali vb..) Devlet-i Aliye'ye yansımasını, bu süreçteki çözüm arayışlarını, demokratikleşme sürecini (tanzmat, ıslahat, meşrutiyet..) anlatan iyi bir kitap. Tarih meraklısı okurlar için güzel bir kaynak...
335 syf.
·52 günde·Beğendi·9/10
Bu toprakların gündemini uzun yıllardır işgal eden konu: "Batılılaşma ve Modernleşme... Avrupalı gelişmiş devletlerin tabiriyle "Hasta Adam" Osmanlı'nın modernleşme çabaları; üst üste alınan ağır askeri mağlubiyetler, ekonomik buhran, azalan devlet otoritesi, siyasi fikir ayrılıkları ve ulusal bağımsızlık hareketlerinin en yoğun şekilde yaşandığı 19.Yüzyıla denk gelmiştir. Yeniçeri ayaklanması sonucu tahttan indirilen 3. Selim ile başlayan bu dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun fiilen son bulmasıyla kapanmıştır. Ancak bu topraklardaki modernleşme hareketleri genç Cumhuriyet ile birlikte devam etmiştir. Kitap kısıtlı insan ve maddi kaynaklarla çökmeye yüz tutmuş bir imparatorluğun ömrünü uzatmak için giriştiği modernleşme hareketlerini gayet akıcı bir dille okuyuculara aktarmaktadır. Şüphesiz ki bu dönemde yapılan girişimler Cumhuriyet'e giden yolun önünü açmıştır.
335 syf.
·8/10
Kitap yakın tarih okumayı sevenler için tavsiye edilebilecek bir eser. Kısaca bir İlber Ortaylı klasiği diyebiliriz. Ayrıca cumhuriyetin temellerinin nasıl atıldığını, bugünün kurumlarının nasıl kurulduğunu ve cumhuriyetin bir anda değil, evrilerek oluştuğunu gösteren başarılı bir eser.
335 syf.
·Beğendi·9/10
Tarih öğrenmek istiyorum diyen herkesin okuması ve yararlanması gereken bir kişi İlber hoca. Osmanlı'nın son dönemini bilinenin aksine anlatıyor. Osmanlı'nın büsbütün çabasız olmadığını görüyoruz kitapta.
335 syf.
·Beğendi·8/10
Son dönem Osmanlı siyasi hayatını,devlet yönetimini anlatan bir başyapıt. 19. Yüzyıl devletin en uzun yüzyılıydı, çünkü devlet artık çökmekte bu çöküşte çok büyük bir olaydı. Devletin en kötü zamanında çok önemli devlet adamları ve tarihi olaylar açığa çıkmaktaydı. Oldukça kapsamlı ve içerikli anlatılan bu tarihi süreç Türk Siyasal Hayatının dönüm noktası, geleceği şekillendirecek olaylar dizisinin başlangıcıydı. Bu dönemi hakkıyla bilmeyen Türk Siyasal Hayatına hakim olamayacak ve her şeyden önemlisi demokrasi, devlet hayatı,siyasi hayat ve hukuk bakımından çok zengin olan bu dönemi bilememek gafletine de düşecektir.
Balkanlar o zaman Osmanlı ülkeleriydi ve İstanbul'a örneğin, Orta Anadolu'dan daha yakındı.
19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli,en sancılı,yorucu,uzun bir asrıdır;
Geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Baskı tarihi:
28 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752637061
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı'nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş'ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca'ya çevrilen, Ukraynca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor...

"Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir.

Bugünkü Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur."

Kitabı okuyanlar 549 okur

  • Zeynep Soykan
  • Yiğit Akgül
  • Esra Kılıç
  • Lâedrî
  • Selim Bülent Bingöl
  • Neslilili
  • Elifnurclk
  • Musa Özdemir
  • Ali
  • Ozi cevik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.1 (6)
9
%2 (3)
8
%0.7 (1)
7
%1.4 (2)
6
%0.7 (1)
5
%0.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları