İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.015
Gösterim
Adı:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Baskı tarihi:
1 Nisan 2005
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707456
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
335 syf.
İlber Hoca'nın otuzlu yaşlarında yazdığı bir başyapıttır. Tipik bir akademik çalışmadır ama 19. asrın Osmanlı'sını hemen yönüyle anlatan mükemmel bir kaynak eserdir. Dönemi çalışan, araştıran, merak eden herkes için gayet doyurucu bir eser.
335 syf.
·8/10
Osmanlı Türk modernleşmesinin temellerine bir yolculuk olarak okunabilecek, ilk yayın tarihi 1983 olan bir eser. Ben İletişim baskısını okumuştum. Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı arasında bir kopuştan daha çok bir devamlılık araştırması olarak okunabilecek bir eser. Ki bu yaklaşım son dönem büyük Osmanlı tarihçileri arasında oldukça populer bir görüş. Siyasi bir bakış açısından uzak, bilimsel bir çıkış noktasından yazan yaşı da kemale ermiş çok sayıda tarihçi var bu tezi yazan.
Tabi bir de şunu not düşmek lazım çok satan (yazarın da bazı kitapları bu şekilde gibi bir izlenim var bende) popüler tarih kitaplarından biri olarak görmemek lazım bu eseri.
335 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Siyasal sistemimizin monarşiden anayasal düzene uzanan yolculuğunu anlayabilmek için İlber Hoca'nın bu eseri mutlaka okunmalıdır. Osmanlı'dan Cumhuriyete özellikle idari yapı alanında kalan miras ve etkiler ile devletin merkezi teşkilatının gelişim aşamaları çok vurucu bir biçimde ortaya konulmuş. Cumhuriyet-Osmanlı ilişkisini anlamak için mutlaka okunması gereken bir kaynak eser.
335 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Avrupa'daki küresel gelişmelerin (sanayi devrimi, Fransız ihtilali vb..) Devlet-i Aliye'ye yansımasını, bu süreçteki çözüm arayışlarını, demokratikleşme sürecini (tanzmat, ıslahat, meşrutiyet..) anlatan iyi bir kitap. Tarih meraklısı okurlar için güzel bir kaynak...
335 syf.
·52 günde·Beğendi·9/10
Bu toprakların gündemini uzun yıllardır işgal eden konu: "Batılılaşma ve Modernleşme... Avrupalı gelişmiş devletlerin tabiriyle "Hasta Adam" Osmanlı'nın modernleşme çabaları; üst üste alınan ağır askeri mağlubiyetler, ekonomik buhran, azalan devlet otoritesi, siyasi fikir ayrılıkları ve ulusal bağımsızlık hareketlerinin en yoğun şekilde yaşandığı 19.Yüzyıla denk gelmiştir. Yeniçeri ayaklanması sonucu tahttan indirilen 3. Selim ile başlayan bu dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun fiilen son bulmasıyla kapanmıştır. Ancak bu topraklardaki modernleşme hareketleri genç Cumhuriyet ile birlikte devam etmiştir. Kitap kısıtlı insan ve maddi kaynaklarla çökmeye yüz tutmuş bir imparatorluğun ömrünü uzatmak için giriştiği modernleşme hareketlerini gayet akıcı bir dille okuyuculara aktarmaktadır. Şüphesiz ki bu dönemde yapılan girişimler Cumhuriyet'e giden yolun önünü açmıştır.
335 syf.
·8/10
Kitap yakın tarih okumayı sevenler için tavsiye edilebilecek bir eser. Kısaca bir İlber Ortaylı klasiği diyebiliriz. Ayrıca cumhuriyetin temellerinin nasıl atıldığını, bugünün kurumlarının nasıl kurulduğunu ve cumhuriyetin bir anda değil, evrilerek oluştuğunu gösteren başarılı bir eser.
335 syf.
·Beğendi·9/10
Tarih öğrenmek istiyorum diyen herkesin okuması ve yararlanması gereken bir kişi İlber hoca. Osmanlı'nın son dönemini bilinenin aksine anlatıyor. Osmanlı'nın büsbütün çabasız olmadığını görüyoruz kitapta.
335 syf.
·Beğendi·8/10
Son dönem Osmanlı siyasi hayatını,devlet yönetimini anlatan bir başyapıt. 19. Yüzyıl devletin en uzun yüzyılıydı, çünkü devlet artık çökmekte bu çöküşte çok büyük bir olaydı. Devletin en kötü zamanında çok önemli devlet adamları ve tarihi olaylar açığa çıkmaktaydı. Oldukça kapsamlı ve içerikli anlatılan bu tarihi süreç Türk Siyasal Hayatının dönüm noktası, geleceği şekillendirecek olaylar dizisinin başlangıcıydı. Bu dönemi hakkıyla bilmeyen Türk Siyasal Hayatına hakim olamayacak ve her şeyden önemlisi demokrasi, devlet hayatı,siyasi hayat ve hukuk bakımından çok zengin olan bu dönemi bilememek gafletine de düşecektir.
335 syf.
İlber Ortaylı’nın 1983 yılında yayınlamış olduğu “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” adlı eseri 18. Yüzyılda başlamış olup 19. Yüzyıl boyunca devam eden Osmanlı modernleşmesinin tezahürünü ele almaktadır. Eser 19. Yüzyıl Osmanlı tarihi açısından İmparatorluğun bakiyesinde bulunan milletler için de özgün bir nitelik taşımaktadır. Hiç şüphesiz yaşanılan yüzyılın getirisi olarak, dünya üzerindeki imparatorluklar gibi Osmanlı İmparatorluğu’nda da ulusçu hareketlerin yaygınlaşıp kopmaların başladığı bir dönemdir. Eser giriş, sonuç ve yedi bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler farklı başlıklar altında Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. Yüzyılının değişik alanları hakkında bilgi vermektedir.
kitabı değerlendirecek olursam, eser 19. Yüzyıl Osmanlı tarihi için genel bir giriş niteliğindedir. İlber Ortaylı, Türkiye'de çok değinilen bir alanı farklı bir metotla sunmuş ve onu oldukça ilgi çekici kılmıştır. Dili akıcı ve anlaşılır bir üslupladır. Genellikle konu hakkında bilgi vererek tarafsız bir bakış açısıyla olayları aktarmaya çalışmıştır. Osmanlı toplumunun sosyolojik bir perspektifini çizmeye çalışan yazar bunu başarılı bir şekilde eserine yansıtmıştır. 19. Yüzyıl Osmanlı tarihi açısından özgün bir eserdir ve ele alınan döneme karşı duyulan bir ihtiyaca cevap vermiştir. Yazarın incelediği dönem aralığı Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi ve sosyal yapısının sorunlu evrelerinden biri olmasına rağmen, yazarın başarılı bir eser ortaya koyduğunu söylemek gerekir.
335 syf.
·Puan vermedi
Okuması alt yapısı olmayanlar için biraz yorucu olabilecek fakat gerçekten 19.yy dönemi Osmanlı siyasi, sosyal, kültürel her alanda modernleşme çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir kaynak.
335 syf.
·7/10
Osmanlı İmparatorluğundeki; Senedi İttifak'ın imzalandığı 1808 ile Kanuni Esasi'nin imzalandığı 1876 tarihleri arasındaki gelişmeler anlatılıyor kitapta. Bu dönem Osmanlı'nın Batılılaşma çabalarının tarihidir aslında ve bu yönüyle Türkiye Cumhuriyetine geçişin temellerinin atıldığı dönemdir.
Kitap bir kaynak kitap olarak okuyucuya bazı bölümlerde ayrıntılı gelebilir. Bununla birlikte anlatımı açıklığı olayları gözünüzde canlandırabilmenizi sağlıyor.
Yazarın ılımlı bir bakış açısına sahip olması bence kitabın değerini artırıyor. İspatının mümkün olmadığı olaylar üzerinden tartışmaların yaşandığı bir dönemin kutuplaştırıcı bir üslupla anlatılması yerine birleştirici bir dilin kullanılması isabetli olmuş.
335 syf.
·44 günde·Beğendi·9/10
Mükemmel bir kitap. Osmanlı modernleşmesini, Osmanlı devletini, hatta Cumhuriyetimizin temellerini ve bugünü anlamak açısından çok aydınlatıcı. Yaklaşık otuz yıl önce okumuş olmayı ve şimdiki okumamın ikinci-üçüncü okuma olmasını isterdim. Bu bazı şeyleri daha erken anlamamı sağlardı, diye düşünüyorum. Kitabı yazdığında henüz 36 yaşında olan İlber Ortaylı’nın muhakeme yeteneğine ve yazarlığına hayran kaldım. 57 alıntı ile en fazla alıntı yaptığım kitap oldu. Okumanızı kuvvetle tavsiye ederim.
Balkanlar o zaman Osmanlı ülkeleriydi ve İstanbul'a örneğin, Orta Anadolu'dan daha yakındı.
İmparatorluk tarihi bir ortak yazgıdır. Bu ortak yazgı, ortak tarih yazımı ile çözülüp anlaşılır. Bunun için, Ortadoğu ve Balkan milletlerinin birbirlerinin tarih yazımına ilgi duyması gerekir.
...15. yüzyılda İstanbul'a Yunan heykelleri getiriliyor, G. Bellini gibi ressamlar faaliyet gösteriyordu. 16. yüzyılda ise Osmanlı toplumunda İslam dini bir ideoloji ve Şark medeniyetinin dünya görüşü olarak yerini aldı.
Modernleşme olgusu, Osmanlı dünyasında hâkim dinin tartışılmasını, ona atfedilen kurum ve kuralların sarsılmasını, değişikliğe uğramasını birlikte getirdi.
Tanzimat hareketi her şeye rağmen Türkiye idaresini modernleştirmek, bir başka deyişle merkezileştirmek yolunda önemli ilerlemeler sağladı. Tanzimat devri görkemle açılıp rezaletle kapanan bir tarihî olaylar bütünü değildir. Hüzünlü ve buhranlı bir atmosferde başladı ve öyle devam etti. Türkiye halen bu gelişmenin sancılarını çekiyor, yalnız Türkiye değil, imparatorluktan kopan her ulusun hayatında bu dönemin kalıntılarına rastlanıyor.
Osmanlı hanedanının erkek üyeleri de hayatlarından emin olmadan yaşarlardı. Sözde ak bahtlılar olan Osmanlı ailesinin şehzadeleri, tahta çıkamazlarsa kara bahtlılar olurlardı. Saltanatta gözü olmayanlar bile, kendi adlarına ayaklanıp ortalığı karıştıracak muhalif kitlenin varlığından dolayı padişah olan kardeşleri tarafından katledilebilirdi.
İlber Ortaylı
Sayfa 102 - İletişim Yayınları
Kamuoyu çeşitli gruplarda oluşur, onu denetlemek için toplumun çeşitli gruplarına hitap etmek gerekir. Kamuoyunun oluşumu sadece haberleşme araçlarının geliştiği modern topluma özgü bir süreç değildir. Geleneksel toplumda da kamuoyunun oluştuğu odaklar vardır. Kahvehaneler, hamamlar, tekkeler gibi... IV. Murat'ın kahvehane ve meyhaneleri kapatması, tütün ve içki düşmanlığından değil, devlet sohbeti denen ve buralarda bolca yapılan siyasal dedikoduyu önlemek içindi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Baskı tarihi:
1 Nisan 2005
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707456
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

Kitabı okuyanlar 427 okur

  • Sinan sürmeli
  • Hakan Uslu
  • Pınar KARATAŞ
  • Serkan Ergün
  • Hacegan
  • Begüm Şengöz Gürbulak
  • SAİT CAN BARIN
  • Okur ve Gezer
  • Gülin A.
  • Melih

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (1)
9
%0.9 (1)
8
%1.7 (2)
7
%0.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0