İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

8,4/10  (43 Oy) · 
172 okunma  · 
37 beğeni  · 
2.368 gösterim
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı'nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş'ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca'ya çevrilen, Ukraynaca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor...

"Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir.

Bugünkü Türkiye'nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur."
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    335
  • ISBN:
    9789752637061
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Macit Mete Oğuz 
08 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 52 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu toprakların gündemini uzun yıllardır işgal eden konu: "Batılılaşma ve Modernleşme... Avrupalı gelişmiş devletlerin tabiriyle "Hasta Adam" Osmanlı'nın modernleşme çabaları; üst üste alınan ağır askeri mağlubiyetler, ekonomik buhran, azalan devlet otoritesi, siyasi fikir ayrılıkları ve ulusal bağımsızlık hareketlerinin en yoğun şekilde yaşandığı 19.Yüzyıla denk gelmiştir. Yeniçeri ayaklanması sonucu tahttan indirilen 3. Selim ile başlayan bu dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun fiilen son bulmasıyla kapanmıştır. Ancak bu topraklardaki modernleşme hareketleri genç Cumhuriyet ile birlikte devam etmiştir. Kitap kısıtlı insan ve maddi kaynaklarla çökmeye yüz tutmuş bir imparatorluğun ömrünü uzatmak için giriştiği modernleşme hareketlerini gayet akıcı bir dille okuyuculara aktarmaktadır. Şüphesiz ki bu dönemde yapılan girişimler Cumhuriyet'e giden yolun önünü açmıştır.

ramazan k. 
13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Osmanlı Türk modernleşmesinin temellerine bir yolculuk olarak okunabilecek, ilk yayın tarihi 1983 olan bir eser. Ben İletişim baskısını okumuştum. Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı arasında bir kopuştan daha çok bir devamlılık araştırması olarak okunabilecek bir eser. Ki bu yaklaşım son dönem büyük Osmanlı tarihçileri arasında oldukça populer bir görüş. Siyasi bir bakış açısından uzak, bilimsel bir çıkış noktasından yazan yaşı da kemale ermiş çok sayıda tarihçi var bu tezi yazan.
Tabi bir de şunu not düşmek lazım çok satan (yazarın da bazı kitapları bu şekilde gibi bir izlenim var bende) popüler tarih kitaplarından biri olarak görmemek lazım bu eseri.

Fatih 
15 Ağu 22:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Son dönem Osmanlı siyasi hayatını,devlet yönetimini anlatan bir başyapıt. 19. Yüzyıl devletin en uzun yüzyılıydı, çünkü devlet artık çökmekte bu çöküşte çok büyük bir olaydı. Devletin en kötü zamanında çok önemli devlet adamları ve tarihi olaylar açığa çıkmaktaydı. Oldukça kapsamlı ve içerikli anlatılan bu tarihi süreç Türk Siyasal Hayatının dönüm noktası, geleceği şekillendirecek olaylar dizisinin başlangıcıydı. Bu dönemi hakkıyla bilmeyen Türk Siyasal Hayatına hakim olamayacak ve her şeyden önemlisi demokrasi, devlet hayatı,siyasi hayat ve hukuk bakımından çok zengin olan bu dönemi bilememek gafletine de düşecektir.

Joseph 
25 Oca 11:08 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitap yakın tarih okumayı sevenler için tavsiye edilebilecek bir eser. Kısaca bir İlber Ortaylı klasiği diyebiliriz. Ayrıca cumhuriyetin temellerinin nasıl atıldığını, bugünün kurumlarının nasıl kurulduğunu ve cumhuriyetin bir anda değil, evrilerek oluştuğunu gösteren başarılı bir eser.

Halit KÜÇÜK 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tarih öğrenmek istiyorum diyen herkesin okuması ve yararlanması gereken bir kişi İlber hoca. Osmanlı'nın son dönemini bilinenin aksine anlatıyor. Osmanlı'nın büsbütün çabasız olmadığını görüyoruz kitapta.

Sıtkı Öztürk 
25 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı'nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş'ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca'ya çevrilen, Ukraynaca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor...

hüseyin tuğrul yağmur 
07 Oca 16:34 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

gerçektende uzun bir yüzyıl.... devlet-i aliyenin son asrını çok güzel anlatmış. her tarihçinin okuması gereken bir kitap. osmanlının ortaçağdan çıkıp modernleşmesini çok güzel anlatmış.

Ömer erdem 
14 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1961 günde · Beğendi · 8/10 puan

19. Yuzyil osmanlisini ilber hoca farkiyal anlatan. Sade ve herkesin okumasi gereken islahat tanzimat donemleri icin guzel bir kaynak.

Kitaptan 7 Alıntı

Batılılaşmak, yani Batı gibi olmak, Batı'yı benimsemek... Bu kavram Türkiye'nin hayatında 18. yüzyıldan beri rahatsız eden, görünmeyip hissedilen bir Demokles Kılıcı gibi var. II. Meşrutiyet'ten beri adıyla sanıyla tartışılıyor.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 20 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 20 - Timaş Yayınları)

İyon Adaları'nda Rönesans kültürünün hiç de küçümsenmeyecek merkezleri, eski Yunanca-Latince ve yaşayan Batı dillerinde eğitim veren kurumlar vardı. Yunanlılar Avrupa dünyasına gidip gelen, yerleşip yaşayan bir gruptu. Fenerli Rum aristokrasisi Bati kültürüne açıktı, Osmanlıca eğitimini de en iyisinden alırdı.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 27 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 27 - Timaş Yayınları)

Osmanlı batılılaşması, Batı'yı hayranlıkla değil, zorunluluk nedeniyle tercih etmiştir.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 28 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 28 - Timaş Yayınları)

Osmanlı İmparatorluğu'ndaki reform girişimlerinin bir tek nedeni vardır: Hristiyan Avrupa'ya, özellikle Rusya'ya karşı durabilmek için orduyu modernleştirmek...

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 49 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 49 - Timaş Yayınları)

Babıâli'nin reformcu bürokratları Tanzimat dönemine ulusalcılıktan hoşlanmayan bir tutum içine girdiler, bu doğaldı. Ama üstlerindeki yükleri ağırlaştıran bir eksiklikleri vardı, Osmanlı uluslarının yeniçağını yeterince ve doğru anlayamamışlardı.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 99 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 99 - Timaş Yayınları)

19. yüzyıl başında artık ülkenin tarımsal zenginliği iç pazara değil, büyük ölçüde dış pazara akıyordu ve bu ticareti yapanlar da yerli tüccarlar değil, yabancılardı.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 121 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 121 - Timaş Yayınları)

Tanzimat dönemi bizde tarihçilik ve toplumsal düşünce alanında devirden devire siyasal atmosfere göre değişik yorumlara konu olmuştur. 1930'larda Cumhuriyetçi tarihçilik, Tanzimat dönemini Cumhuriyet döneminin yarı başarılı ön deneyimi olarak görmüştür. 1960'ların siyasal ve toplumsal sorunları içinde Tanzimat devrine bakan aydınlar ise Tanzimat reformlarının yapısını ve Tanzimatçıların dünya görüşünü Türkiye'nin ekonomik çıkmazının ve bağımlılığının tarihi sorumlusu olarak göstermişlerdir.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 35 - Timaş Yayınları)İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı (Sayfa 35 - Timaş Yayınları)