İmparatorluğun Hikayesi Menkıbeler, Kıssalar ve Anekdotlarla Osmanlı Padişahları

7,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
280 gösterim
Osman Gazi'den Sultan Vahdettin'e kadar Osmanlı padişahlarının kendilerinin ve çevrelerindekilerin başlarından geçen anekdotlardan oluşan kitap, genç okurlara hitap edecek tarzda hazırlandı. Pek çoğu kulaktan kulağa, kitaptan kitaba aktarılırken yanlışlarla aktarılan menkıbeler, olaylar ana kaynaklara dayanarak tespit edildi.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9786055129316
  • Yayınevi:
    Yitik Hazine Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 8 Alıntı

Metin Özdemir 
 01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Osmanoğulları'nın Altı Asırlık Saltanatının Sırları

*İlim adamlarına hürmet etmeleri
*Salih kimselere güzel muamelede bulunmaları
*Ehl-i Beyt'e yani Sadat ve Eşraf'a hürmet ve saygıda kusur etmemeleri.
*Osmanoğulları'nın, inancı düzgün ve itikatta kurtuluşa götüren yol alan Ehl-i sünnet çizgisinde hareket etmeleri
*Şeriata hürmetle boyun eğmeleri; devlet aamları ile halka şer'i emir ve yasaklardan sakınılmasını emretmeleri
*Temziliğe son derece dikkat etmeleri, şeriatın yasakladığı içki,fısk,fücr vs. kötülüklerden sakınmaları.
*Hadimü'l Haremeyn ünvanı ile Mekke ile Mediye'ye hizmet götürmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için gayretle çalışmaları.
*Kudüs,Mekke ve Medine halkına para ve hediye dağıtmak üzere Surre alayları göndermeleri,
*Geçmiş hükümdarlar tarafından tesis edilen vakıfları aynen korudukları gibi hayrın devamlılığı için yeni vakıflar kurmaları.
*Başta İstanbul olmak üzere diğer şehir ve beldeleri imar etmeleri.
*Müslümanların eski hilafet merkezlerinden olan Şam ve Bağdad'ı da içine alan bölgede hakimiyet kurarak bu durumu asırlarca sürdürmeleri.
Osmanlı sultanları soyluluk, yiğitlik,insaniyet,cömertlik,kararlılık,bilgelik, heybetlilik, ağırbaşlılık,siyaset ve liderlik bilgisi, edep ve terbiyede örnektirler.

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 29)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 29)
Metin Özdemir 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Padişahların hemen hepsi ibadullah denilen Allah'ın kendilerine emaneti kabul ettikleri kullarının işlerinin adalet ve hakkaniyet ölçüleri çerçevesinde yürütülmesine azami dikkat ve özen göstermişlerdir. Yine padişahların pek azı da o andaki hislerine mağlup olarak devlet adamlarına ve bazen de halka gadretmişlerdir.

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 286)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 286)
Metin Özdemir 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Zekat
Sultan 2.Murad zamanında İran'dan Fazlullah adında bir hekim gelir. Padişaha yaklaşarak sonunda vezir olur. Beytullah'a her yıl gönderilen para o yıl da gönderilmektedir. Padişah:
"Fazlullah! O parayı yine Halilürrrahman'a, Kudüs'e, Mekke'ye ve Medine'ye gönder ki, Molla Yegan hacca niyetlenmiş; parayı o alsın, Medine fukarasına versin ki, onlar, hacılar oraya varıncaya kadar beklemektedirler."
Hazinede para bulunamaz. Halil Paşa'dan ödünç alırlar. Padişah:
"Halil! Sakın rüşvet parası verme!" der.
Halil Paşa:
"Devletlü Sultanım! Babamdan miras kalan paradır." der.
Fazlullah görür ki, padişahın zaman zaman helal mala ihtiyacı olur. Bunun üzerine:
"Devletlü sultanım! Padişahlara hazine gerektir.Eğer sultanım buyurursa hazine toplayayım."
Padişah:
"Nasıl toplarsın?" der.
Fazlullah der ki:
"Sultanım! Bu memleketin halkında çok mal vardır. Padişahlara adettir ki, o maldan bir sebeple padişahın hazinesine getirsinler."
Padişah sorar:
"Bu dediğin mal ne gibi yerlerde hasıl olur?"
Fazlullah cevap verir:
"Bu memleketin halkının çoğu zekat vermez. O halde bütün memleketinden bu zekatlarını zorla almak gerektir. Bu sebeple çok mal toplanır."
Padişah, Fazlullah'a şu karşılığı verir.
"Bire hey ebleh(akılsız,ahmak,bön) köftehor ! Bu ne sözdür ki, söylersin? Zekat ve sadaka fukaranındır. Ben zekat yemeğe mi layıkım ki, Müslümanlardan zorla zekat alayım ve yiyeyim? Benim memleketimde üç helal lokma vardır ki elimdedir. Bu üç helal lokma başka memleket hükümdarlarında yoktur. Birisi gümüş madenleri, biri kafirlerden alınan harac, biri de gazalardan alınan ganimet malıdır. Allah'ın yardımını gören askerim bu helal lokma ile yaşar. Bunlara bu zorla alınan lokma ancak haram olur. Askerime haram yedirmeyi kabul edemem."
Sultan, Fazlullah'ı vezirlikten azledip yanından uzaklaştırır."

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 61)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 61)
Metin Özdemir 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Atalar: "Hasmın karınca da olsa küçük görme." öğüdünü verirler. Hastalık da insanın sağlığının düşmanıdır. Yavuz Sultan Selim de sırtındaki rahatsızlığı küçük gördüğünden ihmalinin kendisini öldürdüğünü söylemektedir.

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 117)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 117)
Metin Özdemir 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Alaşehir Yolunda Adalet Emri
Sultan Yıldırım Bayezid gaza niyetiyle Alaşehir'i fethetmek için sefere çıkar. Yolda şu şekilde ilan eder:
"Kimsenin bir çöpü zulüm ile alınmasın.Her kim bu yasağı dinlemezse günahı kendi boynunadır."
Alaşehir tekfuru muharebeyi göze alamaz ve kaleyi Osmanlılara teslim eder.

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 53)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 53)
Metin Özdemir 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Dünya malına tamahkarlık hükümdarların işledikleri en büyük hatalardandır. Başkalarının malına göz dikmek, manen, yüksek bulunan insanı küçültür. Bir hükümdar veya hükümet isterse bir emri ile ortaya çıkan fırsatları değerlendirdim zannı ile başkasının mallarına el koydurabilir. Ancak o zaman da adalet ve masuniyet hukukunu çiğnediği için zalim ve zorba bir hükümdar durumuna düşer. İşte Yavuz Sultan Selim'i dünyanın sayılı liderlerinden biri haline getiren bu tok gözlülüğü ve hakkaniyete riayeti olmalıdır.

İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 112)İmparatorluğun Hikayesi, Mehmet Karaarslan (Sayfa 112)