İnançların Gökkuşağı (Dinsel Çoğulculuk Üzerine Eleştirel Diyaloglar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
İnançların Gökkuşağı
Alt başlık:
Dinsel Çoğulculuk Üzerine Eleştirel Diyaloglar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261238
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
John Hick, uzunca bir zamandır Hristiyanlığın büyük dünya dinlerinden biri olduğu şeklindeki farkında oluşun geleneksel Hristiyan doktrinlerini yeniden düşünmeyi gerektirdiğini iddia etmektedir. Hick'in bizzat kendisi büyük dünya inançlarını, Tanrı olarak adlandırdığımız Nihaî Gerçekliği yaşamda kavrama, tecrübe etme ve O'na yanıt vermede oldukça farklı ve eşit derecede geçerli yollar olarak görmektedir. Güneşin ışığının muhteşem bir renk tayfı içinde yeryüzü atmosferine ulaşması olarak gökkuşağı, İlâhî Işığın beşerî dinî kültürlerimizin içine işlemesini ifade eden bir mecazdır.

Bu fikir/anlayış pek çok mahalde hoş karşılanmış, ancak bazı mahallerde de ciddi eleştiri konusu olmuştur. Elinizdeki bu eserde Hick, söz konusu eleştirilere cevap vermeye çalışmaktadır. Bunu da büyük oranda filozofu temsil eden Phil ve teoloğu temsil eden Grace ile diyalog içinde yapmaktadır.

Kitapta Hick ilk önce teolojik münakaşa üzerine bir giriş yapmakta ve daha sonra da kendi çoğulcu hipotezlerini ana hatlarıyla izah etmektedir. Sonraki bölümlerde ise dinsel çoğulculuğa yöneltilen felsefî ve teolojik eleştirileri filozof ve teologla tartışmaktadır. Bu bağlamda tartışma konusu edilen konuların başında Gerçekliğin beşerî idrak sistemlerinin ötesinde yer alması, inkarnasyon ve biriciklik, kurtuluş, misyon ve diyalog gelmektedir. Son bölümde ise Hick, kendini diğer dinler arasında bir din olarak gören bir Hristiyanlık portresini okuyucuya sunmaktadır.

Şüphe yok ki Hick'in yaklaşımının kendilerine yararı olan tüm inanç mensupları onun bu ilave açıklamalarını hoşnutlukla karşılayacaktır. Yine şüphe yok ki söz konusu açıklamaları kendileri için kuvvetli bir meydan okuma olarak görenler de onları sadece Hick'in değil kendi görüşlerini de yeniden düşünme konusunda bir fırsat olarak mütalâa edeceklerdir.
224 syf.
·9 günde
Kitapta hick önce teolojik münakaşa üzerine bir giriş yapıp kendi düşüncelerini izah ediyor.sonraki kısımlar da dinsel Çoğulculuk ile ilgili felsefik ve teolojik eleştirileri filozof ve teologla tartışmaktadır. Tartışma konusu olan ve konuların başında gerçekliğin beşeri idrak sistemlerinin ötesinde olduğunu vurgular. Son bölümde ise hick , kendini diğer dinler arasında bir kurtuluş dini olarak gören Hristiyanlığı anlatıyor. John hick bu eserinde büyük dünya çokluğunu reddetme yerine cevaplandırmaya çalışmıştır. Herhangi bir büyük dünya inancının eşsiz ahlaki üstünlüğünün olmadığını ve tanrı katında gerçek üstün bir din olabilir fakat beşeri açımızdan bunu bilmenin mümkün olmadığını belirtiyor. İlahi yargının ölçütü ruhun meyvelerini yaşamımızda gösterip göstermemekle ilgili olduğunu öne sürmektedir. Her din farklı şekillerde ben merkezliği aşırı aşkın varlık olan Tanrıya odaklamamıza çağırır. Örnek olarak şunu belirtmiştir. İslami terminaloji de Tanrıya mutlak teslim olmalıyız. Yahudilikte ise tanrının tevratına uygun olarak neşe ve sorumlulukla yaşamalıyız. Hindu terminalojisinde ise ilahi bilinç bizim ,bilinç ve irademiz olmalıdır. Bu da şunu ifade eder ; benliğimiz hususî benlik olmaktan çıkmalıdır. İnsan tüm tabiatını bilincini ve karakterini ilahi varlığa teslim ederek iradesinden vazgeçip egosunu öldürmelidir .dinler ona göre felsefi ve teolojik sistem olmayıp aksine kurtuluş yollarıdır. Kurtuluş konusunda dışlayıcı olanlar ; kurtuluşun Hristiyanlığa mahsus olup , kilise dışında bir kurtuluş yoktur der.protestan kökten dinci camialar; İncili kabul etmeyen insanların, tanrının cezalandıacağını ileri sürer .ve John hick bu ifadeyi eleştirmektedir. Bu yüzden Hristiyan dışlayıcılığının yaşama şansı olan bir seçenek olmadığını ortaya çıkarıyor . Kapsayıcılığında; her büyük dünya dininin içinde ve dışındaki, dünya genelinde vuku bulduğunu onaylar. Ancak bunu yine isa - mesihin işi olduğu konusunda ısrar etmiştir. Daha çok Mesih ( göksel ) olarak inanılmıştır. Yani nasıralı isa değil, muhteşemliği içinde ölümden dirilen göksel Mesih olarak bilinen mesihtir. Tek bir din doğru olabilir varsayımını şöyle sorgulamıştır hick, Wittgenstein'in felsefi sorgulamalar adlı eserinde kullandığı meşhur psikolog, Jastrow"un Muğlak ördek - tavşan Resmini göz önünde tutarak. Ördeklerin bilindik olduğu yerlerde ve tavşanların o toplumdakiler resme ördek der ve öyle görür .bilindik olmadığı; buna karşın tavşanların bilindik olup , Ördeklerin hiç bilinmediği başka bir kültürün olduğunu varsayarsak böylece ördeğe aşina olan kültürlerdeki insanlar belirsiz bir figür gördükleri zaman , doğal olarak onun bir ördek figürü olduğunu rapor ederler .wingsten onların her ikisininde gerçekte olan şeyin eşit derecede doğru olarak görülebileceği olduğunu ileri sürer .John hick gerçekliği söyle tanımladı !! Eğer idrakimizden büyükse beşeri söylemlerle onu tanımlamamalıyız. Ama boşluk anlamınada gelmemelilidir .John hick son olarak anselmin dediği gibi " o bizim kavrayabileceğimizden yücedir ".dinsel Çoğulculuk üzerine eleştirel diyaloglar yapan yazar , burada insanların kusurlu ve hatalı iken her dinin kendi ilahlarını hakiki olarak gördüğünü savunmaktadır.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnançların Gökkuşağı
Alt başlık:
Dinsel Çoğulculuk Üzerine Eleştirel Diyaloglar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261238
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
John Hick, uzunca bir zamandır Hristiyanlığın büyük dünya dinlerinden biri olduğu şeklindeki farkında oluşun geleneksel Hristiyan doktrinlerini yeniden düşünmeyi gerektirdiğini iddia etmektedir. Hick'in bizzat kendisi büyük dünya inançlarını, Tanrı olarak adlandırdığımız Nihaî Gerçekliği yaşamda kavrama, tecrübe etme ve O'na yanıt vermede oldukça farklı ve eşit derecede geçerli yollar olarak görmektedir. Güneşin ışığının muhteşem bir renk tayfı içinde yeryüzü atmosferine ulaşması olarak gökkuşağı, İlâhî Işığın beşerî dinî kültürlerimizin içine işlemesini ifade eden bir mecazdır.

Bu fikir/anlayış pek çok mahalde hoş karşılanmış, ancak bazı mahallerde de ciddi eleştiri konusu olmuştur. Elinizdeki bu eserde Hick, söz konusu eleştirilere cevap vermeye çalışmaktadır. Bunu da büyük oranda filozofu temsil eden Phil ve teoloğu temsil eden Grace ile diyalog içinde yapmaktadır.

Kitapta Hick ilk önce teolojik münakaşa üzerine bir giriş yapmakta ve daha sonra da kendi çoğulcu hipotezlerini ana hatlarıyla izah etmektedir. Sonraki bölümlerde ise dinsel çoğulculuğa yöneltilen felsefî ve teolojik eleştirileri filozof ve teologla tartışmaktadır. Bu bağlamda tartışma konusu edilen konuların başında Gerçekliğin beşerî idrak sistemlerinin ötesinde yer alması, inkarnasyon ve biriciklik, kurtuluş, misyon ve diyalog gelmektedir. Son bölümde ise Hick, kendini diğer dinler arasında bir din olarak gören bir Hristiyanlık portresini okuyucuya sunmaktadır.

Şüphe yok ki Hick'in yaklaşımının kendilerine yararı olan tüm inanç mensupları onun bu ilave açıklamalarını hoşnutlukla karşılayacaktır. Yine şüphe yok ki söz konusu açıklamaları kendileri için kuvvetli bir meydan okuma olarak görenler de onları sadece Hick'in değil kendi görüşlerini de yeniden düşünme konusunda bir fırsat olarak mütalâa edeceklerdir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • İpek Elçiçek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0