·
Okunma
·
Beğeni
·
2.017
Gösterim
Adı:
İnatçı Keraban
Baskı tarihi:
Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257065160
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Halk Kitabevi
Jules Verne, 1828’de Fransa’da doğdu. Ailesi denizciydi. Denize olan ilgisi sebebiyle küçük yaşlarında evden kaçıp tayfalık yapmak istemesi Jules Verne’nin hatıraları arasındadır. 1847’de Hukuk öğrenimi için Paris’e gitti. Edebiyata olan merakı, hukuk eğitimini yarıda bırakmasına sebep oldu. Jules Verne, 1905’te hayata gözlerini yumdu. Olağanüstü hayal gücü ve yazım yeteneği sebebiyle ölümsüz yazarlar arasına girmiştir. Jules Verne, yaşamından geriye onlarca eser bırakmıştır. “Balonla Beş Hafta, Buzlar Sfenksi, Denizler Altında 20.000 Fersah, Dünyanın Merkezine Seyahat, Güzel Sarı Turna, İnatçı Keraban, Kaptan Grant’in Çocukları, Karpatların Şatosu, Macellanya, Seksen Günde Devrialem” en ünlü eserleri arasında yer alır.
528 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
1828 – 1905 yılları arasında yaşayan ünlü yazar Jules Gabriel Verne’in ilginç ve bizde üzerinde pek bilinmeyen bir romanıdır "İnatçı Keraban".

Jules Verne’i, çocuklar için serüvenler anlatan bir romancı yahut salt bir bilimkurgu yazarı olarak göstermek yanlış. Halbuki kitabın bizi ilgilendiren, bizim için önemini artıran bir tarafı var: Konusu Osmanlı coğrafyasında geçen, kahramanlarının büyük bir kısmı Osmanlı halkından seçilen bir roman bu. “İmparatorluğun en uzun yüzyılı”nda, 1800’lerin sonlarında yaşanıyor romanda anlatılanlar. İstanbul’da başlayan olaylar, geniş ve ilgi çekici bir Karadeniz turu yapıldıktan sonra, yine İstanbul’da sona eriyor.

Romanda, 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı toplumuyla ilgili başka veriler de yer almaktadır. Giyim kuşam, ramazan gelenekleri, mimari, evlenme ritüelleri, adalet sistemi, denizcilik, aşiret algısı, kullanılan para birimleri, kadın-erkek ilişkileri, yeme-içme olanakları ve âdabı, posta teşkilatı, köle ticareti gibi konuların yanı sıra çeşitli topluluklara ait folklorik ve sosyolojik belirlemeler de romanda ağırlıklı bir yer tutmaktadır.

Sürükleyici bir Jules Verne romanı olmasının yanı sıra, neredeyse yüz elli yıl öncesine ait zengin bilgi ve yorumlarla bezeli bir kitap İnatçı Keraban. Edebiyatçılar ve kitap kurtları için “Osmanlıya dair önemli bir hikâyat” olduğu da muhakkak.
312 syf.
·70 günde·7/10 puan
Tam yetmiş gündür kitap elimde sürünüyormuş, bunu site sayesinde fark ettim. Kitap sıkıcı mıydı da ben bu kadar uzattım bu okumayı, hayır. Ama şu bir gerçek ki çok fazla olayların akışına kaptıramadım kendimi.

Kitabın konusu hemen hemen her yorumda belirtilmiş, o yüzden bu kısmı olabildiğince kısa kesmek istiyorum. Boğaz’ı geçmek isteyen Keraban Ağa vergi vermesi gerektiğini duyunca isyan eder ve kendisini ziyarete gelmiş Hollandalı arkadaşı Van Mitten’i de alarak Karadeniz’i turlayıp evine o şekilde gitmeye karar verir. Kendisine çok daha fazla bir masraf çıkaracak olsa da bu yolculuk Keraban Ağa oldukça inatçıdır. Evet, kitabın konusu kısaca bu.

Jules Verne’in Karadeniz’e bir seyahat yaptığı bilinmesine rağmen İstanbul’a uğrayıp uğramadığı belirsizmiş. Fakat İstanbul’da bulunmadığı daha yaygın bir görüş olarak kabul ediliyormuş. Dolayısıyla başlarda, insan bir yeri görmeden sadece kulaktan dolma bilgilerle ne kadar anlatabilir ki diye düşünsem de Jules Verne’in ‘’Ay’a Seyahat’’ adlı eserini hatırlayıp sustum. Kitap gerçekten de güzel bir başlangıç yaptı. Tophane Meydanı’nı anlatan sayfa 8’den bir alıntı yapmak istiyorum: ‘’Bu meydan her zaman bir resim kadar güzeldir. İlk anda dikkati çeken kıyafetlerin renk karmaşası olmadığında bile, Sultan Mahmut Camii’yle, onun fidan gibi minareleriyle, Çin mimari tarzındaki küçük çatısından şu anda mahrum bulunan Arap stili güzel çeşmesiyle, bin çeşit şerbet ve şekerlemenin satıldığı dükkanlarıyla, güzel koku ve tespih satıcılarının tezgahlarıyla tezat oluşturan kabak, İzmir kavunu, Üsküdar üzümü sergileriyle, kayıkçılarının ellerindeki çifte küreklerin Altın Boynuz’un ve Boğaz’ın mavi sularını dövmekten çok okşadığı, çiğ renklere boyanmış yüzlerce kayığın yanaştığı iskelesiyle bu meydan bir resim kadar güzeldir ve sanki göz zevki için yapılmıştır.’’ Bu tasvirler beni daha ilk sayfalardan kitabın içine almayı başardı. Sanki tablo gibi resmedilmişti mekanlar, sanki Jules Verne kendisi görmüş gibi. Ama sonrasında olaylar bana hayli durgun geldi. Bir yol hikayesi ‘’İnatçı Keraban’’, ama kitabın ortalarında bana bir coğrafya ders kitabı izlenimi de verdi. Başlarda bir şeyler öğreniyorum diye düşünsem de sonraları bu durum beni hayli sıktı. Her bölümün başında gezilen yerler ile ilgili uzun uzun düz bilgiler verilmiş, bir iki şeyi merak edip bakayım dedim, ama mekanların da isimleri değişmiş. Yani orda yazan hemen her şeyi anında internette bulamayabiliyorsunuz. O yüzden de bu bilgiler bayağı havada kalabiliyor.

Bir de karakterlerin fazla karikatürize olmaları olayı var. Bu beni rahatsız etmedi, ama göze de çarpıyor. Ayrıca Türk karakterlerin isimleri de hayli ilginç; Keraban, Nizib, Amasya… Bir Ahmet var herhalde normal, bir de bir yerlerde Selim geçiyordu.

Sözün kısası araya başka etkenler de girdi ve ben kendimi kitaba kaptırıp yeterince keyif alamadım. İkinci cildi daha iyi bir şekilde okuyup yorum yapmayı düşünüyorum. O yüzden büyük ihtimalle daha net yorumum, okuduktan sonra kitabın ikinci cildinin sayfasında olacaktır. Herkese keyifli okumalar…
528 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Jules Verne kitaplarıyla büyümüş biri olarak bu kitabı daha önce hiç duymadığıma şaşırdım.

Hikayenin büyük kısmının II.Mahmut dönemi Osmanlı topraklarında geçtiğini öğrenince de hemen okumak istedim. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi inatçı bir karakterimiz var, hâli vakti yerinde bir tütün tüccarı olan Keraban. Keraban'ın Hollanda'da ticaret yaptığı dostu Van Mitten bir gün habersiz İstanbul'a gelir. Keraban Ağa, dostunu görünce çok mutlu olur ve onu hemen evine yemeğe davet eder. Fakat bu davet büyük bir serüvenin başlangıcı olur. .

Güzel bir Jules Verne macerasıydı. Böyle büyük bir yazarın bizim hakkımızdaki izlenimlerini okumak keyifliydi.
528 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Seviyorum bu yazarı okumayı. Çok seviyorum. Dünyasının zenginliği beni mest ediyor.okumak lazım her kitabını. Çok güzeldi. İyi okumalar. Var olun.
528 syf.
·2 günde
İçinde umduğumdan fazlasını bulduğum bir J. Verne romanı oldu.

Hikayenin temposu inişli çıkışlı seyriyle devam ederken eski Osmanlı ve günümüz Türkiye topraklarında bahsedilen ve resmedilen yerlerde daha önce bilmediğim pek çok şey öğrendim. Özellikle karadeniz kıyılarındaki eski yunan kültürünün etkisiyle şekillenmiş pek çok kentin, aynı zamanda mitlerin doğduğu ve oluştuğu anlatılagelen mekanlar olması beni epey şaşırttı.

Çok dilli çok kültürlü bu kozmopolit rotada jeoloji, tarih, arkeoloji, mitoloji... gibi pek çok bilim dalında bilgiler ve anekdotlar, yolculuk sırasında okuyucuya araştırma dürtüsünü kaşıyacak şekilde aktarılıyor. Bu açıdan sadece bir romandan ziyade oturduğunuz yerden gerçekleştireceğiniz eşsiz bir tur rehberi bu kitap.

Türklerin kadim geleneği vergi türeticiliğinin şekil verdiği bu öyküde ilginçtir favori bir karakterim olmadı. Bence hepsi şahsına münhasır ve bir o kadar eğlenceli yer yer "inatçı"tiplemelerdi.

Fakat şunu da belirtmeden geçmeyeyim. Hikayede şişirilmiş yerlerde yok değildi ama öyküye aşinalığım artıkça da o kısımları art arda geçmek işten bile değildi.

İllüstrasyon ekiyle mevcut olan bir baskıdan okunması daha etkili olur diye düşünüyorum. Çünkü Leon Benett tarafından roman için çizilen tasvirler pekiyi ve ayrıntılı.
312 syf.
Jules Verne bu sefer Osmanlı Türkiye'sinde. Istanbul'da Avrupa'dan Anadolu'ya geçişte kayıklara zam yapılmasına kızan Kareban ya da Kahraman Ağa'nın bu inat uğruna bütün bir Karadeniz kıyısını dolaşıp uzun bir yolculuğa çıkışını anlatan, bizim açımızdan da çok ilgi çekici bir serüven var. Özellikle bir handa hırsızın bulunması çok enteresandı. Severek okuyacaksınız bence.
159 syf.
·7/10 puan
Bu kitabı Sunay AKIN’ın Ramazan Gecesi söyleşilerinden olan mahya ışıklarından duyduğum zaman okuma isteğim oluşmuştu. Eski baskısını aldım bir sahaftan. Eski basım olduğu için hatası biraz fazla! Ama jules verne gibi bir yazarın İstanbul konulu kitabını okumamakta bir hata olurdu diye düşünüyorum ve herkese tavsiye ediyorum. Kitap Hollandalı tütün taciri bir adamla yardımcısının bir Ramazan günü İstanbula gelmeleri ile başlıyor. Önce kimsenin bişey yememesinden ötürü şaşırıyor ve birlikte iş yaptığı kahraman ağaya gidip karınlarını doyurmak ve işin aslını öğrenmek istiyorlar. Bu sırada boğazdan kayıkla geçmeye 10 para vergi geliyor. İnatçı kahraman ağa bu parayı vermemek için karadeniz rusya hattı ile yukardan dolaşıp üsküdara kadar geliyor. Ama tekrar karşıya geçmesi gerekiyor. Bu seferde imdada bir cambaz yetişiyor. Yani kitap çoçuk edebiyatı için gayet güzel
312 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Bilim kurgunun yaratıcısı olarak kabul edilen Jules Verne'nin çocukken okuduğum kitaplarını hayal meyal hatırlıyorum.

Yakın zamanda ise Doktor Ox'un Deneyi'n, okudum ve çok hoşuma gitti , ardından şimdi hatırlayamadığım bir kitabını daha aldım ancak sukutu hayale uğradım.

Bu defa Barbaros meydanın aşağıya doğru inerken sahaflara benzer bir yerdeki kitapların arasında Jules Verne ismini görünce arka kapağında ne yazıyor diye şöyle bir baktım.

Aynen şöyle başlıyor; bir ramazan günü bir Hollandalı uşağı ile birlikte İstanbula gelir.
Burada dostu tütün tüccarı Keraban ağa ile buluşur, onun Üsküdar'daki konağında yemeğe gideceklerdir.
Tam da o gün boğazda karşıya geçiş için yeni vergi konulur. Keraban ağa bu vergiyi ödememek için bizi uzun bir Karadeniz yolculuğuna çıkarır.

Siz olsanız bu kitabı almaz mısınız ?

Kitapta 1870 yıllarında Osmanlı imparatorluğu ve Karadenizin kuzeyindeki ülkeler hakkında onlarca güzel ve ilginç bilgi ile karşılaşıyorsunuz.

Büyük bir ihtimalle Julverne yaptığı bir yolculukta edindiği bilgileri bizlerle paylaşmış.

Kitapta, Coğrafi, kültürel, gastronomi, siyasi, magazin ne isterseniz var . Basit bir kurgu ama gününüzü şenlendiriyor.

Örnek :
Kalmuklar ; kısa boylu ama gürbüz canlı, beceriki ve atiktiler; un , su ve at eti parçalarıyla pişirilmiş bir bulamaç yerlerdi , sarhoşluğa dayanıklı , hırsızlıkta ustaydılar , okuma ve yazmadan haberleri yoktu , fazlasıyla batıl inançlı ve iflah olmaz derecede kumarbazdılar.

Yemekte kızarmış hindi, "gaçapuri " denen mısır unuyla ve manda peyniri dilimleriyle yapılan milli yemek ,eski sütten yapılan bir tür krep olan " Blini " vardı.

Kitap iki ciltmiş ancak ben sadece bir tanesini okuyabildim, umarım diğerini de bulabilirim .
Keraban en son Kafkaslardan ,Lazistan'a doğru yol alıyordu…
312 syf.
·15 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok güzel tavsiye ediyorum İnatci keraban 1.cildi tek basına satın alırsanız hikaye yarım kalır İki cildi birden satın alın. Ben 2.serisi bulamadım:)
528 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Olağanüstü yolculuklar bu sefer Osmanlı coğrafyasında devam ediyor. İnatçılığıyla nam salmış tütün tüccarı Kereban ağanın boğazı geçmek için koyulan vergiyi vermemek için çıktığı yolculuğun hikayesi.

İstanbul tasvirleri muhtemelen Jules Verne’nin kısa süre kaldığı dönemde edindiği izlenimler, Karadeniz boyunca yapılan yolcukta Jules Verne sık sık Anabasis’in Onbinlerin Dönüşü anlatısına göndermeler yapıyor.

Soğuk Hollandalı, modernlik karşıtı inatçı Türk vb. İstanbul’da oruç tutan ama İstanbul dışında oruç tutmayı unutan Müslümanlar gibi noktalara takılmazsanız okuması eğlenceli bir kitap.
528 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Gezdiği coğrafyayı anlamaya ve gözünüzde canlandırmaya çalışarak okuduğunuzda daha da güzel bir kitap haline geliyor. İçimden aynı güzergahı kat etmek geldi. Gerçi Batum'dan İstanbul'a kadar olan kısmını geçmişte kat ettim ama diğer güzergah da çok güzel olacaktır.
Jules Verne deyince neredeyse hiç akla gelmeyen bir kitap ama bence özellikle Türklerin ve Karadeniz kıyısında yaşayanların ilgisini daha fazla çekebilecek, coğrafyayı da sevdirebilecek bir gezgin hikayesi olarak değerlendirilebilecek bir kitap. Hoşunuza gidecektir...
Şu aptalca sızlanmalarınla kulaklarımı yormasan olmazmı yoksa senin kulaklarını öyle bir uzatacağım ki eşeklerde eşekçilerde kıskanacak
Ayasofya Sultan Ahmed Süleymaniye camileri Bir minareden diğerine karanlık gökyüzünde kuranın emirleri gökkubeden düşmüş yıldızlar gibi parlıyordu
Tophane meydanı fidan gibi minareleriyle arap sitili güzel çeşmesiyle bin çeşit şerbet ve şekerlemenin satıldığı dükkânlarıyla her zaman bir resim kadar güzeldir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnatçı Keraban
Baskı tarihi:
Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257065160
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Halk Kitabevi
Jules Verne, 1828’de Fransa’da doğdu. Ailesi denizciydi. Denize olan ilgisi sebebiyle küçük yaşlarında evden kaçıp tayfalık yapmak istemesi Jules Verne’nin hatıraları arasındadır. 1847’de Hukuk öğrenimi için Paris’e gitti. Edebiyata olan merakı, hukuk eğitimini yarıda bırakmasına sebep oldu. Jules Verne, 1905’te hayata gözlerini yumdu. Olağanüstü hayal gücü ve yazım yeteneği sebebiyle ölümsüz yazarlar arasına girmiştir. Jules Verne, yaşamından geriye onlarca eser bırakmıştır. “Balonla Beş Hafta, Buzlar Sfenksi, Denizler Altında 20.000 Fersah, Dünyanın Merkezine Seyahat, Güzel Sarı Turna, İnatçı Keraban, Kaptan Grant’in Çocukları, Karpatların Şatosu, Macellanya, Seksen Günde Devrialem” en ünlü eserleri arasında yer alır.

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • Gabriel
  • Kadir soylu
  • Alattin Yalçın
  • Ferhat Erdoğan
  • Beril Lina
  • Serdar Karataş
  • Ahmet OĞUZ
  • Mustafa YILMAZ
  • Mellamo ADD
  • Zeynep korkmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.8 (3)
9
%0
8
%0
7
%3.2 (2)
6
%1.6 (1)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0