İnkılap ve Kadro

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
İnkılap ve Kadro
Baskı tarihi:
Ekim 1990
Sayfa sayısı:
266
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401847
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Mesela 2000`inci yılda; Türk Milli Kurtuluş Hareketi`nin fikir yapısını ve mahiyetini değerlendirmek isteyecek araştırıcılar, herhalde, derin görüş ayrılıkları içinde kalacaklardır. O kadar ki bu araştırıcılar, Türkiye bir inkılap hareketi yaşadı mı, yoksa olup bitenler, gelip geçenler, mücahit bir önderin müdaheleleri ile, onun mizacına ve günün icaplarına göre gelişen olağan işler midir? diye, kararsızlık içinde bocalayabileceklerdir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu gün toplum, ekonomik yasantinin akimini degil; ekonomik yasantinin icten gelen, icgudulu (insiyaki) akisi, toplumun yapisini ve mukadderatini tayin etmektedir.
(...)"Kapitalist ilişkiler; Asya, Afrika, Güney Amerika gibi bu Kapitalizme köle ve pazar olan ülkelerde şu kanuniyetler içinde yürüdü: Tâbi ülke, bütün emeğinin hâsılasını, yarattığı hemen bütün kıymetleri, bütünü ile Metbûuna, yani yabancı Efendisine kaptırıyordu. Bu alınteri hâsılasından vergiler şeklinde Devlet hazinesine akacak kıymetlerin çoğu da, devletin borçları, faizleri ve kurulan yeni saraylarla, bu sarayla etrafında çöreklenen bir avuç saray uşaklarının refahı, sefahati için akıp gidiyordu. Tâbi ülkede, sermaye birikmesi olmayacaktı. Yalnız bu yabancı ülkelerle vatan toprakları arasında ve başlıca olarak limanlarda yeni ve her ülkede de azınlıklardan olan bir aracı grubu (Komprador) türüyordu. Meselâ bizde Tanzimat'tan önce şöyle böyle günü gün ederken, Tanzimat'tan sonra birden sivrilen, zenginleşen Rum, Musevi veya Suriye- Lübnanlı zenginler, asıl millet aleyhine bütün iktisadî kaynakları sömürüyorlardı. Ama onların bu yağmaları, hiçbir zaman sanayi sahasına akmayacaktı. Millî sermayenin vücut bulmadığı yarı Feodal bir Asya nizamı altında idare edilenlerin, iktisaden esir oldukları bir memlekette ise, Batı mânâsıyla Sınıflardan ve Sermaye hareketlerinden elbette ki bahsedilemez. Çünkü bu unsurlar, bu tâbi çevrede, elbette ki filizlenemez. Bu gibi ülkelerde yalnız, içten dıştan sömürülen bir halka, vatan toprağına ancak kazançları ile bağlı, yani vatansızlar vardır. Aracılar (kompradorlar, Lövantenler, yani tatlısu Frenkleri dediğimiz Batı menşeli aracılar vardır. Milletten kopmuş bir sarayla onu çevreleyen saray uşakları vardır. İktisaden köleleştirilmiş bir ülkede, hiçbir reform bahis konusu olamaz. Bu sebeple bizde Tanzimat bile, Asya tipi birtakım oyunlarla günü gün etmekten başka bir şey yapamadı. Ülkenin zaten şekilden ibaret kalmış olan ve yabancı devletler arasındaki rekabetler sayesinde devam eden hasta varlığını, her ne pahasına olursa olsun devam ettirebilmek çabasından başka neticeler vermedi. Ve memleket bir İkinci Abdülhamit bataklığı içinde çürüdü, gitti.

Tanzimat gibi, Din Reformundan, İdare Reformundan bahsetmek imkânsızdır. Çünkü, köklü reformlar için, iktisaden köle olmayan ve siyaseten felce uğramamış bir memleket nizamı şarttır. Yani bu ülkenin her şeyden evvel, İç ve Dış Efendilerine karşı isyanı lâzımdır. O hava içinde bu isyan, nasıl mümkün olabilirdi?"
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 94 - Remzi Kitabevi, 4. basım, 1990
"Bugünkü Türkiye, Atatürkün benimsedigi "imtiyazsiz, sinifsiz, kaynasmis bir millet ulkusu ve cabasi yerine, oligarşik bir kapitalizm nizami icinde kalkinmak yoluna yonelmistir. Bunun icin de, ulke ustunde dis haklar ve dis kontroller tesisine malolsa da bu oligarsik nizamin kurulmasi ve orgutlenmesi yoluna gidilmistir."
Milli Kurtulus Hareketi; hem somurgeligi hem sömürgeciliği reddeden, hem millet içinde sınıflar tabiiyetini, hem milletler arasinda iktisadi tabiiyet hallerini tanimayan bir nizam olmak zorundaydi.
"Yarın, bu kalıntılar çöplüğünde filizlenmek, canlanmak imkânını bulacak ölü mazi, yalnız milletin ruhunu ve bünyesini değil, bizzat inkılâbın hatırasını da, kısa zamanda sarsar, çürütür, Hatta gerek inkılâbı, gerek onun kahramanlarını ve icracılarını unutulması gereken bir kara hatıra gibi ilan edebilir."
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 260 - Remzi Kitabevi, 4. basım, 1990
Dış ticaretin dünya ülkelerinin yalniz birkaçının paralari ile yurutulmesi onemle isaret edilmeye değer bir konudur.
Bu suretle, simdi dunyada itibarli bir degisim bir araci ve deger olcusu olma vasfini kazanan az sayida ulke paralarinin, dunya olçüsünde bir hegomonya ve siyasi baski vasitasi ile kullanabilirler.
"Simdi dünyaya kanat geren Super Emperyalizm, görünüşte tamamen bagımsiz bir çok ülkeleri, iktisaden borçlandirma yolu ile vesayet altina almaktadir. Sonra, askeri iktisadi yardim şeklinde kontrole veya fiilen askeri üstlerle donatarak hem siyasi, hem iktisadi hem de askeri kontrole kadar varan çeşitli hakimiyet şekilleri yaratmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnkılap ve Kadro
Baskı tarihi:
Ekim 1990
Sayfa sayısı:
266
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401847
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Mesela 2000`inci yılda; Türk Milli Kurtuluş Hareketi`nin fikir yapısını ve mahiyetini değerlendirmek isteyecek araştırıcılar, herhalde, derin görüş ayrılıkları içinde kalacaklardır. O kadar ki bu araştırıcılar, Türkiye bir inkılap hareketi yaşadı mı, yoksa olup bitenler, gelip geçenler, mücahit bir önderin müdaheleleri ile, onun mizacına ve günün icaplarına göre gelişen olağan işler midir? diye, kararsızlık içinde bocalayabileceklerdir.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • MUSTAFA A.
  • Veysel Aral
  • Haydudu
  • Ahmet Soykenc
  • mahmut ferhat alptekin
  • Davut Sakallı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%0
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%25 (1)