İnsan Cinselliğinin Evrimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
7982
Gösterim
Adı:
İnsan Cinselliğinin Evrimi
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052998069
Orijinal adı:
The Evolution of Human Sexuality
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus
Baskılar:
Seks Neden Keyiflidir?
İnsan Cinselliğinin Evrimi
İnsan cinselliği bize normal görünse de diğer hayvanların standartlarına göre oldukça tuhaftır. Jared Diamond, tuhaf cinsel hayatımızın, insan statüsüne erişimimizde beyinlerimizin büyüklüğü kadar önemli olduğunu iddia ediyor. İnsan cinselliğine ilişkin tartışılan konular arasında, dişilerin menopozu, erkeklerin insan toplumlarındaki rolü, gizlice seks yapmamız, üreme amacından ziyade zevk için seks yapmamız ve kadın memesinin emzirmeden çok daha önce büyümesi yer alıyor. Bu konular bize açıklama gerektirmeyecek denli doğal gelebilir ancak düşünüldüğünde içlerinde açıklaması çok zor sorular gizlidir.

“İnsan Cinselliğinin Evrimi, bu konuda okuduğum en iyi kitap. Cinsellik mirasımıza yönelik bu keşif yolculuğu, sevgililerin neden öyle davrandıklarını merak eden kişilere keyifli bir okuma fırsatı veriyor.”
159 syf.
Önsözden: "Bu kitabı okuduğunuzda, cinsel ilişkiden zevk almanızı sağlayacak yeni pozisyonlar öğrenmeyeceksiniz. Kitap, âdet sancılarından ya da menopozun yarattığı sıkıntılardan kurtulmanızı da sağlamayacak. Eşinizin başka bir ilişkisi olduğunu öğrenmenin, ikinizden olmuş çocuğunuzu ya da çocuk yüzünden sizi ihmal etmesinin yarattığı acıyı gidermeyecek. Ama bu kitap, bedeninizin neden böyle olduğunu ve sevgilinizin neden bu şekilde davrandığını anlamanıza yardım edebilir. Ayrıca, kimi yıkıcı cinsel davranışlara neden yöneldiğinizi anlarsanız, belki bu anlayış içgüdülerinizden uzaklaşmanıza ve davranışlarınızı daha entelektüel şekilde ele almanıza yardımcı olabilir."

Kitabın içeriğini araştırmadan okuyanlar elbette ki tatmin olmayacaklardır çünkü seksten "nasıl" keyif aldığımızı/alacağımızı değil "neden" keyif için seks yaptığımızı bilimsel açıdan ele alıyor. Bunu yaparken de bize yakın akrabalarımızdan, yerli kabilelerin davranışlarından örnekler sunuyor.

Daha önce hiç rastlamadığım bilgiler ve bakış açıları var. Örneğin: erkeklerin de fizyolojik olarak süt salgılamalarının imkansız olmaması, bize çok doğal gibi görünen menopozun aslında yıkıcı görüntüde olmasına rağmen neslin devamına ne şekilde katkı yaptığı ve erkeklerin bundan neden muaf olduğu, üreme ve çocuk bakmada erkeğin kısıtlı rolü.

Oldukça ufuk açıcı bir kitap ve dili de akıcı. Kısa sürede okutuyor kendini bir roman gibi.
159 syf.
''Tüfek, Mikrop ve Çelik'' kitabının da yazarı Jared Diamond cinsel evrimin üzerine kalem aldığı çok çarpıcı bir kitaptı. Çiftleşme sistemlerinin gelişiminden, yavru bakımına; eş seçiminden, emzirmenin gelişimine; kızışma (yumurtlama-ovülasyon- belirtilerinin görünülebilirliğinden, eşlerdeki cinsel uyarım belirteçlerinin gelişimine kadar her taşın altına ışık tutan harika bir kitap.
Dişi ve erkek bireyler yaruları için -ki canlıların yaşamalarında ortak bir amaç soylarının devamını sağlamaktır- farklı oranlarda yatırımlar yaparlar. Yumurtlayıp doğumun getireceği risk ve enerji harcamasından yırtmak, kuluçka ve yavru bakımı her iki ebeveynin ortak görev üstlenmesi kanatlılarda yaygın bir durumdur. Fakat doğum yapan memelilerin büyük kısmında erkek bireyler sadece çiftleşme aşamasında bir babalık görevi sergiler ve ardından dişiyi terkeder ve bütün sorumluluğu ona yıkar. Yumurta hücresi, sperm hücrelerinden çok daha büyük olup, yumurtanın ana rahmine tutunana kadar gerek duyacağı besin içeriğine sahipken spermin sadece genetik materyali taşımakla yükümlü olması da yatırımın ne denli farklı olduğunu gözler önüne serer. Yatırımı büyük olan sürdürülebilirliğinden de en çok korkan ve bunun için enerji harcamaya devam eden dişiler olur.
Şempanzeler yakın yıllarda keşfedilen taş devri teknolojisiyle yaşayan ilkel kabilelerde olduğu gibi dişileri farklı erkeklerle çiftleşir ve sürüde babaları belli olmayan çocuklara bütün bir erkeklerin emekleri doğrultusunda kommün şekilde bakılır. Goriller (3+) dişi bireyden oluşan haremlere sahip erkekler halinde yaşarlar. yavru bakımını dişiler yaparken erkek goril hareminin güvenliğinden ve yavruların kendi kanından olacağı garantisini korumakla mükelleftir. Homo sapiens ise topluluktan topluluğa fark gösteren, harem sistemi, tekeşli aile sistemi, ve şempanzelerde ve ilkel kabilelerde görülen çoklu eşlerle çiftleşme sistemleri geliştirilmiştir. Hala daha tekeşli yaşayan modern insanlarda dahi soylarını daha fazla yaymak adına çeşitli kuralları çiğneyerek yasal eşleri dışında başka dişileri de dölleme peşine düşmektedir. Soyları 9 milyon yıl önce ayrılan insansımaymunlar ile homosapiens'in ortak kayıp halkası muhtemelen çok dişili harem sahibi erkeklerin sisteminden gelmiş olma ihtimali yüksektir ki kommün üreme ile tekeşli sistem bunun içinden evrilebilmiş olabilsin.
Rodent erkeklerin büyük kısmında memeucu ve süt salgı bezleri oluşumu görülmezken, gelişmiş memeli türlerinin erkeklerinde memeucu ve süt salgı bezleri gelişimi görülür ve nadiren de olsa suni veya doğal (fizyolojik ya da patolojik) hormonel veya sinirsel uyarımla erkeklerin süt salgılayabilir olması çok ilginçtir.
Dişi bireylerin hemen hemen her türde erkeklerden çok daha fazla enerji harcayarak üretilen yeni nesillerde daha büyük payla yatırımda bulunurlar. Bu da ebeveynlikteki iş ortaklığında genel olarak dişilerin daha çok görev üstlenmesiyle sonuçlanır. Erkek bireyler oluşacak yavruların kendinden olmasından emil olmak adına dişinin olduğu bölgeyi koruyarak olası gönüllü/gönülsüz çiftleşmelerin önüne geçer ve kendi kanından olacak yavruları bakar ve/veya korur. Babanın ebeveynlik sağladığı şempanzelerde kızgınlık belirtisi görünür olup rastgele çiftleşme görülür, görillerde kızgınlık belirtileri yarı kapalı belirsizdir ve çiftleşme zevk için yapılmaz sadece amaç üremektir. Şebeklerde kızgınlık fiziksel olarak karşı cinsin gözlerinin içine sokularak çiftleşmeye davet edilir ve döllenmek dışındaki uygunsuz zamanlarda asla çiftleşme teşebbüsleri olmaz hatta erkek şebekler yıllarca perhizde kalır. İnsanlarda ise kadınlar ovülasyon vaktini fiziksel olarak göstermez. (Menstrüel kanamadan 14 gün önce yumurtlama görülür. Yani kanamadan önce gerçekleşen ve hiç ibare göstermeyen bir döllenmeye ideal zaman erkekten gizlenir ve zaten dişi bunun farkında bile değildir.) Bu da erkeğin eğer baba olacaksa kendi yavrusuna babalık yapacağından emin olmak adına döllenmenin uygun olduğu zamanlar olsun olmasın, dişinin de bu vakitleri belli edemeyeceğinden cinsel ilişkiye girerler.
Bonobolar, şempanzeler ve insanlar seksi üreme dışında farklı amaçlarda da kullanabilirler. Esasen hemen her hayvan çiftleşirken zevk alır fakat bu seks iletişim amaçlı kullanlar sadece primatlardan insansımaymunlardan bir gruptur.
Uygun döllenme vaktinden emin olamayan insanlar ise her daim sekse hazır olup vakit kollamadan döllenmeye uygun olmaya zamanlarda bile çiftleşirler.
İnsanlar gibi kara balinalar da sürü halinde yaşayıp dişileri menopoz yaşadığı nadir türlerdir. Geçkin yaşlarda gerçekleşen gebeliklerden ortaya çıkacak yavruların sağlık bozuklukları ve kadının artan ölüm riski nedeniyle nesli büyük riske gireceğinden kar-risk analizi devreye girer ve kanının devamı olan torunlarına vakit ayırıp tecrübesiyle daha sağlıklı bir nesilin devamını sağlamaya adar kendilerini. Yalnızca uzun yıllar yaşayabilen türlerde menopozlu kısır bireyler görülebilir. Kısa ömürlü olan ve hızla üreme kapasitesinde olan rodentler,kedigiller,canidaelerde menopoz görülmezken. Kara balinalar, katil balinalar, filler ve insansımaymunlarda monopoz tıpkı Homo sapiens dişi bireylerinde olduğu gibi açığa çıkar.
Kadındaki orantılı yağ depolanması, emzirme döneminde gerekecek olan büyük enerjinin karşılanabilirliğinin göstergelerinden birisidir ve büyük göğüsler erkekler tarafından bu sebeple sağlıklı soyun devamını sağlamak adına cinsel partnerlik seçiminde dikkat edilir. Fazla yağlanma ise sağlıksız bir kadın bireyin erken öleceğine ve yavruların bakım göremeyip neslin risk altına göreceğinden genellikle tercih edilmek istemez. Elbette bunlar toplumlar arasında farklı estetik görüşlerle varyasyona uğrayabilir.
Erkeklerdeki kas yapısının gelişkin olması ailesini daha iyi koruyup bakabileceğinin göstergesi olarak kabul edilip eş olabilmekte parametre olarak içgüdüsel bir yolla kullanılır. Kıl yapısı net olmayan bir belirteç olarak da görülebilir.
Erkeklik aslında Y kromozomunun 8. hafta sonrasında uyarımla doğasında olan dişiliğin ortaya çıkmasını baskılar ve erkek üreme sistemi ve karakterizasyonu aktive olur. (Embriyonel yaşamdaki erkek bireyde Y kromozmu uyarımıyla başlayan gonad (testis) inşası ve ilk testesteronlar ile Müller kanalının baskılanıp Wolf kanalının gelişimini sağlar.) XX kromozom çiftine sahip kadınlarda ise 4. haftadan gonad (yumurtalık) yapımı başlar. Yani Y kromozomunun varlığı dişi olan doğamızı erkekliğe çevirir.) Erkeklik memelilerde patolojik bir şekilde ortaya çıkmış ve sonradan gelişmiştir.
Tenefüs ettiğimiz her nefesi kadınlara borçlu olan biz erkekler bu borcu ödeyemesek bile onlara insan olmanın gereğiyle davranıp teşekkürlerimizi sunmalıyız.
Oğuz Beyiniz
159 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Kitabın adı, her ne kadar seksin neden keyifli olduğunu açıklayacak gibi dursa da içeriğinin tatmin edici bir cevap verdiği söylenemez. Yazarın kitapla ilgili kendi cümlesi şöyle: "Bu kitap, insan cinselliğinin şu andaki haline nasıl geldiğine ilişkin, spekülasyona dayanan bir anlatıdır." Kitap boyunca pek çok hayvan türünün çiftleşme yöntem ve tarzları anlatılarak, insanda bunun neden farklı olduğunun cevabı aranıyor. Pek çok türde cinsellik, sadece soyun devamı için yapılan bir eylemken, neden insan ve birkaç hayvan türünde bu durum zevk almak yönünde evrilmiştir? Yazarın buna, bence tatmin edici olmayan cevabı, insan türünün dişisinde doğurganlık dönemini belli eden işaretlerin hem dişi hem de erkek tarafından bilinememesi, bu yüzden de gebeliğe sebep olabilecek bir birleşmenin sürekli olarak denenebilmesi. Günümüz bilgi düzeyi bize, kadınların ne zaman doğurgan olduklarını gösterir ürünler bile sunuyor ama bunların olmadığı dönemde, ne kadının ne de erkeğin bu dönemi tam olarak tespit edemediği ifade ediliyor. Kitapta bana en ilginç gelen bölüm, insan erkeğinin de yavrusunu emzirebileceğiyle ilgili satırları oldu. Bununla birlikte, son sayfalara doğru, bir konunun otomasyonla üretimin mucidi Henry Ford'la ilgili bir olayla örneklenmesi ilginçti. Kitabın dili anlaşılabilir düzeyde. Eğer evrimle ilgili cümleleri okumak sizi kızdırmıyorsa pek çok şey öğrenebilirsiniz. Çünkü kitap baştan sona, evrim teorisine dayalı bir anlatım gösteriyor.
159 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Jared Diamond'ın, sanırım ismi sebebiyle Tüfek, Mikrop ve Çelik kadar ilgi görmeyen kitabı. Sitede de oldukça az okunmuş. Dışarıda okurken ya da kitaplığınıza koyduğunuzda başka insanlarda belirebilecek farklı düşünceler insanları uzak tutuyor sanırım. Üzücü. Neyse.

Kitabın ismi yüzünden ilk başta oluşan yargıyla, içeriğinin hiçbir alakası yok öncelikle. Diamond da önsözde belirtmiş bunu zaten. Seks tüyolarından ziyade, erkek ve kadının cinsel evrimine, bu evrimin ilişkilerine nasıl yansıdığı ve memeliler çoğunlukta olmak üzere diğer hayvanların çiftleşmesi ve cinsel yaşamını inceleyip benzer yönlerimize, farklılıklarımıza ışık tutuyor.

Bilimsel kitaplara ve bilimsel jargona hakim olmayan okurların dâhi anlayabileceği sade bir dili, akıcı ve eğlenceli bir anlatımı var. Zaten kısa bir kitap.En kısa zamanda okunması artar umarım.
159 syf.
·6/10
Kitabın adı sizi yanıltmasın yazarı fizyoloji ve evrimsel biyoloji dallarında uzmandır. Evrim ilginizi çeken bir konu ise okumalısınız derim. Okuduğunuzda eksik kalan kısımların tamamalandığını fark edeceksiniz.
159 syf.
·4 günde·6/10
Yabancıların bir deyimi vardı "don't judge a book by its coverage" ( Bir kitabı kapağına göre yargılama). galiba sözün en iyi oturacağı kitaplardan biri olabilir . Kitap bir kitaptan daha çok bir belgeselin kitaba uyarlanmış hali gibi. İnsanların ile hayvanların cinsel hayatını karşılaştıran aynı zamanda benzer özelliklerini okura sunan bir kitap.
159 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
SEKS NEDEN KEYİFLİDİR? (Kendime Notlar)

Erkek ve dişi, çıkarları birbirleriyle çatışan ancak yavru üretmek için bir şekilde bir araya gelmesi gereken iki varlıktır. Anne ve babanın daha çok yavru üretmek için kullandığı stratejiler birbirinden farklıdır. Erkeğin genetik çıkarına uygun bir davranış dişiye ters, aynı şekilde dişinin genetik çıkarına uygun bir davranış ise erkeğin çıkarlarına son derece ters olabilir. İnsanlığın çektiği ıstırapların temel nedenlerinden biri de bu acı gerçektir.
Yavrunun hayatta kalması için bir ebeveynin bakımı mutlaka gerekli olduğunda, anne ile babanın ortak yavruyu terk eden ilk taraf olma ve başka yavrular üretme işine devam etme konusunda bir çatışmaya girdiği bellidir.
Embriyonu terk etme yarışında, iki eşin de birbirlerinin blöfünü görmeleri durumunda embriyon ölür ve her iki ebeveyn de oyunu kaybetmiş olur. Bu istenmeyen bir durumdur. Peki ama hangi ebeveyn geri çekilip yavruya bakmayı kabul edecektir? İşte bu, hangi ebeveynin döllenmiş embriyona daha çok yatırım yaptığına, hangi ebeveynin döllenmiş embriyona bakmaya devam etmesinin yok edeceği alternatif olasılıklara ve hangi ebeveynin yavrunun kendi çocuğu olduğundan daha çok emin olmasına bağlıdır.
İç döllenmede annenin yumurtaya yaptığı yatırım çok daha fazladır. Bu da annenin blöf yapmasını zorlaştırır. Memelilerde anne, hem gebelik döneminde hem de gebelik sonrası emzirme döneminde yavru sütten kesilene kadar toplamda yıllar süren bir bağlılığa girmek durumunda kalır. Ayrıca bu dönemde başka bir erkekle çiftleşmesi genetik açıdan ona bir yarar sağlamaz çünkü bu dönemde başka bebek üretemez. Yani, kendisini doğan çocuğun bakımına adaması durumunda kaybedeceği çok şeyi yoktur. Ancak, spermlerini bir dişiye boşaltmış olan erkek hemen ardından başka bir dişiyi de dölleme olanağına sahiptir. Erkeğin ilk eşin yanında kalarak kaçıracağı alternatif olasılıklar çok daha fazladır.
Diğer bir etken ise ebeveynlikten emin olmaktır. Bir çocuğun yaşaması için yıllarınızı feda edecekseniz onun sizin çocuğunuz olduğundan emin olmak istersiniz. Her anne, mantıken çocuğun kendi çocuğu olduğundan zaten emindir. Erkekler, ise yavrunun kendi çocuğu olduğundan hiçbir zaman emin olamazlar. Kendisinin etrafta olmadığı bir ara başka bir erkeğin gelip dişiyi döllemediğinin garantisi yoktur. Bütün memeli hayvanların erkekleri bu belirsizliğe karşı çözümü, çiftleşmeden sonra istifayı verip, yavrunun bakımını mümkün olduğunca anneye bırakmakta bulmuştur.
Sonuç olarak çiftleşmeden sonra erkeğin, anne ve yavruya yardım edip etmeyeceği veya ne kadar yardım edeceği üç şeye bağlıdır:
- Zorunlu ebeveyn yatırımındaki anne ile baba arasındaki farklar
- Çocuk bakımı ile uğraşarak kaçırılan alternatif fırsatlar
- Çocuğun kendi çocuğu olduğundan emin olup olmama durumu

ERKEKLERDE SÜT SALGILAMANIN GELİŞMEMESİ

Erkekler, süt salgılama potansiyeline fiziksel olarak sahiptirler. Onlarda da meme ve süt dokusu vardır. Belirli durumlarda süt veren erkekler de görülmüştür. Erkeğin sütü de dişinin ki kadar besleyicidir. Peki, neden erkekler bebek emzirerek hem annenin yükünü azaltıp hem de yavruya daha çok besin sağlamış olmuyorlar?
Evrimsel cinsiyetler savaşının sonucunda, tüm memeli türlerin %90’ında yavruların bakımını anne sağlamaktadır. Dolayısıyla erkekler yavrunun yanında bile değildir ki emzirmekten bahsedilebilsin. Geri kalan %10’luk azınlık için böyle bir soru sorulabilir. Bu azınlık içinde aslanlar, kurtlar, gibonlar ve insanlar var. Peki, bu türlerin erkekleri neden emzirmiyor? Birincisi erkek emzirmek yerine başka işler yaparak daha faydalı olabiliyor. Devriye gezerek bölgesini ve anne ve yavruyu koruyor, avlanıp eve yiyecek getiriyor vs. İkincisi de daha önce de söylendiği gibi erkek yavrunun kendi çocuğu olduğundan %100 emin olamaz. Bu nedenle yavruyu yetiştirmekte dişi kadar istekli olmaz.

KEYİF AMAÇLI SEKSİN EVRİMİ

İnsan tekeşliliği, diğer insansı maymunlardan ve kuş türlerinden farklıdır. Bu türler harem veya tek eşli olarak ayrı gruplar halinde herkesin ayrı bölgesi olacak şekilde yaşıyor ve erkeğin başka gruplardan bir dişi ile karşılaşma olasılığı düşük. İnsan ise diğer insan çiftleriyle bir arada yaşıyor. Dolayısıyla insan erkeği sürekli olarak dölleyebileceği başka dişilerle karşılaşıyor.
Annenin, zina nedeniyle babanın evi terk etmesine çözüm bulması gerekiyor. Çünkü yavru bakıma ve korunmaya muhtaç.
İlginç bir şekilde memeli türlerinde istisnai bir durum olarak, insan dişisi üreme dönemini gösteren işaretler vermiyor ve dişinin kendisi de bilmiyor. Diğer hayvan türlerinde dişiler yavru üretebilecekleri dönemlerde dışarıya çeşitli vücut işaretleri veya kokular yayarak etraftaki erkeklere işaret verirler. Ancak insan da böyle işaretler görülmez. Bu nedenle insan erkeği sık sık dişiyle çiftleşir. Bunun neden böyle geliştiğini açıklayan iki popüler teori var. “Baba evde” teorisi ve “Birçok baba” teorisi. Birinci teoriye göre bu durumun nedeni dişinin erkeği eve bağlamak istemesi. Kadın ne zaman yavru üretebileceği dönemde olduğunu bilmediği için erkek de bunu anlamadığı için sık sık çiftleşmek durumunda kalıyorlar. İkinci teoriye göre, doğada bebek katli çok yaygın, erkekler yeni dişiler ele geçirdiklerinde kendilerinden olmayan yavruları öldürüyorlar. Ancak gizli üreme dönemi sayesinde, erkekler yavrunun kendisinden olup olmadığından tam olarak emin olamıyor. Bu nedenle de yavruyu öldürmüyorlar. Bu da dişinin daha çok yavrusunun hayatta kalması anlamına geliyor.
Şempanzelerde rastgele çiftleşme modeli yaygın, gorillerde ise bir erkeğin birçok dişiye sahip olduğu harem modeli yaygın. İnsan türünde ise tekeşlilik ve kimi zaman da harem modeli uygulanmış. Dolayısıyla ortak ata büyük ihtimalle harem modelinde bir cinsel hayata sahipti. Buradan gorillere aynen geçti. Şempanzeler ve biz değiştirdik.
Şempanzelerde herkesin görebildiği yumurtlama dönemi mevcut, gorillerde üstü kapalı yumurtlama, insan da ise gizli yumurtlama mevcut. Orta atada da muhtemelen üstü kapalı yumurtlama dönemi vardı. Yani ortak ata dişisi yumurtlama döneminde belli belirsiz işaretler veriyordu.
O halde, anlaşılan o ki, gizli yumurtlama dönemi harem veya rastgele çiftleşen türlerde, annenin yavruyu koruması amacıyla gelişiyor. Ardından gizli yumurtlama dönemi yaygınlaşınca o türler tek eşliliğe geçiyor.

ERKEKLER NE İŞE YARAR?

Avcı-toplayıcılarda kadınlar evde çocuk bakıp, yakın çevreden meyve, tahıl, küçük hayvanlar vs toplarken erkekler büyük avlar yakalamak için ava çıkarlar. Araştırmalara göre kadınlar kalori olarak eve ortalamada daha çok besin getirmekte ve getirdikleri besinler stabil bir şekilde düzenli olarak gelmektedir. Erkekler ise çoğu zaman eve eli boş dönüp, arada bir büyük bir hayvan avı ile eve dönmektedirler. Erkeklerin bu avı sadece aileye değil, kabiledeki diğer fertlere de dağıttıkları görülmüş. Bu durumda şu soru sorulabilir: Neden erkekler av işini bırakıp, dişiler gibi meyve, tahıl vs toplamıyor? Bu şekilde aileye daha fazla ve düzenli olarak yiyecek geleceği ortada.
Çünkü erkekler eve ekmek getirmek gibi kutsal bir amaçla ava gidiyormuş gibi görünse de aslında kendileri için ava gitmektedirler. Arada eli boş dönse de büyük bir av yakalayan erkeğin kabilede statüsü artar.Hem erkekler hem dişiler gözünde iyi bir reklam yapmış olur. Bu da ister resmi ister zina olarak daha fazla dişi ile çiftleşmesini sağlar. Kabiledeki kadınların iyi avcı olan erkeklerle çiftleşmek istediklerini gösteren araştırmalar mevcut.

DİŞİLERDE MENOPOZUN EVRİMİ

Evrimin amacı türlerin olabildiğince çok sayıda üreyerek genlerini aktarması olduğunu biliyoruz. O halde nasıl olur da insan türünün tüm dişileri belirli bir dönemde üreme yeteneklerini tamamen kaybederler? Cevap: Alternatif fırsatlar ve maliyet
Kadınlarda çocuk bakımı çok uzun zaman alır. Kadınlarda doğumda ölüm riski de diğer hayvanlardan daha yüksektir. Ayrıca kadınlar yaşlandıkça doğuracakları çocuğun hastalıklı, engelli doğma ihtimali yükselir.
Kadınlar menopoza girerek, birkaç fazladan çocuk doğurmaktan vazgeçerek, doğmuş çocuklarına ve torunlarına daha çok ilgi göstererek onların yaşama şansını artırırlar.

BEDEN İŞARETLERİNİN EVRİMİ

Canlıların çoğu cinsel veya cinsel olmayan beden işaretlerine sahiptir. Bir kere, erkekler ve dişiler birbirlerinden farklı görünürler. Ayrıca gençler ve yaşlılar da öyle. Bu işaretlerin çoğu hayvanların bazı şeyleri karşısındaki hayvanı gördüğü anda anlamasını sağlar. Örneğin iki erkek geyik karşı karşıya geldiğinde boynuzlarını karşılaştırırlar. Ve duruma göre hiç dövüşmeden birisi çekilir. Ancak cinsel seçilim nedeniyle olan işaretler bazen aşırı bir hale gelerek hayvanın hayatta kalmasını zorlaştırabilir. Örneğin tavus kuşlarının devasa kuyrukları gibi. Dişiler hep daha büyük ve canlı kuyruklu erkekleri tercih ettiği için, erkek tavus kuşlarının kuyrukları komik derecede büyük hale geldi. Böyle bir durumda büyüme, hayvanın türünün yok olmasına neden olacak hale gelene kadar devam edip orada durur. Peki insanlarda da böyle bir işaret var mı? Akla ilk gelen şey erkeklerin penisi. Gerçekten insan erkeğinin penisi, şempanze ve gorillerinkinden çok daha büyüktür. Halbuki mesela orangutan veya goril erkekleri insan erkeğinden çok daha iridir. Yine de onların 3-4 santimlik penislerine karşılık bizim 11-12 santim uzunluğunda penislerimiz vardır. Uzun penisin daha uzun çiftleşmeye neden olduğu öne sürülmüşse de bu doğru değildir. Orangutanların seks süresi bizden daha uzundur. Belli ki insan erkeğinin penisi dişilerin tercihiyle gereksiz yere büyümektedir.
159 syf.
·Puan vermedi
Cok guzel bir kitap herkesin okumasini tavsiye ederim pisman olmassiniz okudugum en guzel kitaplardan 5 sincisi okumuyan pisman olur bence herkezin okumasini tavsiye ederim pisman olmassiniz
159 syf.
·7/10
DİKKAT!
BU BİR KAMA SUTRA KİTABI DEĞİLDİR
DİKKAT!
Şimdiden uyarayım da beklentileri ona göre ayarlayın.
Sonuç olarak seks neden keyiflidir?
Bu soruya soru ile cevap vermek isterim:
Yemek yemek neden keyiflidir?
159 syf.
·9 günde·5/10
Jared Dimond'u tanıyanlar için tam da beklendiği gibi bir kitap. Seksin evrim biyolojisi ve antropolojik olarak gelişimini anlatan yarı bilimsel bir kitap. Pek çok hayvan türü içinde sadece neden insanın yumurtlama döngüsü haricinde seks yapma ihtiyacı duymuş olabileceği, neden dişinin yumurtlama döngüsünü belirgin işaretlerle (diğer türlerin aksine) açık etmediği, insanımsı maymundan evrilirken hangi koşulların bu yönde evrilmemizi sağladığı, neden tek eşlilik yönünde evrildiğimiz, maddi getirisi daha az olmasına rağmen erkeğin genelde neden toplayıcı yerine avcı olmayı seçtiği ve günümüz koşullarında bu seçimin neye karşılık geldiği... vb gibi konulara Jared Dimond'un kendi araştırma ve öngörüleri ile getirdiği açılımlardan oluşuyor kitap. İnsan evrimine ilgi duyanlar için, en iyi bildiğimizi sandığımız ama en az bilgi sahibi olduğumuz bir konuda değişik bir bilgi eklentisi.
159 syf.
·31 günde·Beğendi·8/10
Kitabin ismine aldanıp okuduğum ama sorunun cevabını bulamadigim daha doğrusu sorunun cevabini anlatmadigi,kuşların,böceklerin,hayvanların cinsel evrimini anlattığı bunu insanlarla karsilastirdigi bir bilim kitabi.yani diyorki sadece zevk almak için insanlar birlikte olur ama hayvanlar sadece doğurmak soyunu idame ettirmek için.Burada darwinden etkilenerek maymun soyundan gelip evrildigimizi söylemektedir.Bazı yerlerine katilmasamda çok şey ogrendigimi söyleyebilirim.
159 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Evrimle ilgili konuların ağırlık verildiği bu kitapta doğal yaşam alanlarında primatlardan ,kuşlardan başlayarak insana kadar cinsellikte ne gibi değişimler olduğunu yazar bize sade bir dil ile göstermiş.
...Benim en sevdiğim örneklerden birisi, karısının "acınacak derecede küçük" göğüslerinden yakınan şovenist bir erkeğin, kendi göğüslerinin büyümeye başladığını görerek şok geçirmesiydi. Sonunda, kocasını tatmin edecek göğüs boyutuna ulaşmak isteyen kadının göğüslerini östrojen kremi sürdüğü ve kremin adama da bulaştığı anlaşılmıştı.
Cenin mutasyon sonucu değişmesi sonucunda enzim kusurlu olabilir ya da hiç salgılanmayabilir. Dolayısıyla enzim kusuru, erbezlerin yanı sıra kimi dişi yapılara sahip birisi olarak tanımlanan yalancı erdişinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Enzim kusuru olan yalancı erdişi erkekte, kusurlu enzimden önceki metabolizma işlemlerinde etkisini gösteren enzimlere bağlı erkek yapıları normal gelişir. Ancak kusurlu enzime veya ardıl biyokimyasal işlemlere bağlı erkek yapıları oluşmaz ve bunların yerini ya dişi eşdeğerleri alır ya da hiçbir şey almaz. Sözgelimi bir tür yalancı erdişi normal bir kadın gibi görünür. Hatta bu "kadın", erkeklerin dişi güzelliği idaeline ortalama gerçek kadından daha iyi uyar; çünkü kadının göğüsleri iyi gelişmiştir, bacakları da uzun ve zariftir. Güzel mankenlerin yetişkinliklerinde genetik testlerden geçene dek aslında tek bir mutant gene sahip erkekler olduklarını fark etmedikleri vakalar görülmüştür.
İnsanlarda olduğu gibi kuşlarda da uyumlu bir ilişki oluşturmuş deneyimli çiftler, yavru yetiştirmekte yeni evli çiftlere göre daha başarılıdırlar.
Tre-ba halkında çokerkeklik uygulamasının nedeni, toprak mülkiyeti sistemidir: Kardeşler küçük topraklarını bölmemek için aynı kadınla evlenirler.
Evlat edinecek anne adaylarına, biyolojik annenin beklenen doğum tarihinin bir ay öncesinden itibaren, birkaç saatte bir, emme eylemini taklit edecek bir göğüs pompası kullanmaya başlamaları öneriliyor.
Zaman bütçesi incelemeleri, birbirine sadık çalışan eşler arasında bile, çalışan Amerikan kadınlarının (iş artı çocuklar artı ev işleri olarak tanımlanan) sorumluluklarına kocalarına oranla ortalama iki kat zaman harcadıkları gösteriyor, ama kadınlar aynı iş için ortalama olarak daha az ücret alıyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsan Cinselliğinin Evrimi
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052998069
Orijinal adı:
The Evolution of Human Sexuality
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus
Baskılar:
Seks Neden Keyiflidir?
İnsan Cinselliğinin Evrimi
İnsan cinselliği bize normal görünse de diğer hayvanların standartlarına göre oldukça tuhaftır. Jared Diamond, tuhaf cinsel hayatımızın, insan statüsüne erişimimizde beyinlerimizin büyüklüğü kadar önemli olduğunu iddia ediyor. İnsan cinselliğine ilişkin tartışılan konular arasında, dişilerin menopozu, erkeklerin insan toplumlarındaki rolü, gizlice seks yapmamız, üreme amacından ziyade zevk için seks yapmamız ve kadın memesinin emzirmeden çok daha önce büyümesi yer alıyor. Bu konular bize açıklama gerektirmeyecek denli doğal gelebilir ancak düşünüldüğünde içlerinde açıklaması çok zor sorular gizlidir.

“İnsan Cinselliğinin Evrimi, bu konuda okuduğum en iyi kitap. Cinsellik mirasımıza yönelik bu keşif yolculuğu, sevgililerin neden öyle davrandıklarını merak eden kişilere keyifli bir okuma fırsatı veriyor.”

Kitabı okuyanlar 116 okur

  • istenc
  • Alper Kanık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0