Kitap
İnsan Ne ile Yaşar

İnsan Ne ile Yaşar

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.5
25,5bin Kişi
101bin
Okunma
24,8bin
Beğeni
863bin
Gösterim
72 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 2 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Etkileşim Yayınevi · Eylül 2015 · Karton kapak · 9786051627977
Orijinal adı
Чем люди живы
Diğer baskılar
Anladım ki Tanrı, insanların birbirlerinden ayrı yaşamasını istemez. Bu yüzden neye muhtaç olduklarını onlara ifşa etmez. İnsanların bir olmalarını ve bütünlük içinde yaşamalarını diler. Bu yüzden her birine, bütünün muhtaç olduğu şeyi gösterir. Anladım ki insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim içinde sevgi taşıyorsa, Tanrı'nın içinde yaşar ve Tanrı da onun içinde yaşar, çünkü Tanrı sevgidir.
6 mağazanın 338 ürününün ortalama fiyatı: ₺8,84
8.5
10 üzerinden
25,5bin Puan · 3115 İnceleme
Oğuz Aktürk
İnsan Neyle Yaşar?'ı inceledi.
96 syf.
·
1 günde
·
4/10 puan
İnsan Bu Kitapla Yaşayamaz!
YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: youtu.be/bsTzvrg-Pi4 Tolstoy'un bu kitabından çok daha sağlam kitapları varken neden bu kitap bu kadar abartılıyor? Bu kitabı okurken kendimi patileri arasında kuru ekmek tutan köpek yani Ekmek Reis gibi hissettim. İtiraflarım kitabında en derinlerinden kopup gelen itiraflarını, Savaş ve Barış kitabında devletler arasındaki siyasi savaşlar gibi insanların da içlerinde devam eden savaşları ve barışları, Anna Karenina kitabında doğru bir aile mutluluğunu, fiziksel çalışmayı ve toprağı işlemeyi öğütleyen bir Rus halkçılığını anlatan Tolstoy, geliyor bu kitabında kötülüğe karşı koymamayı, sefaleti, fakirliğin insana katacağı manevi değerleri ve ponçik bir sevgi anlayışını falan savunuyor. Yoo dostum yoo, dünyanın en iyi yazarı da yazmış olsa bunları hiçbir zaman savunamam. Sefalet övücülüğün toksikliğini nerede görsem bana direkt olarak bir tiksinti gelir, Wolfgang Borchert'in "İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır." sözlerini hatırlarım. Tolstoy Bey'in yaşantısını bilmeyenler için diyorum bunu çünkü kendisi girdiği kaplıcaların suyunu bile içecek kadar zengin bir yazardı. Sonrasında fakir Rusların halinden anlamak için bile isteye fakir kıyafetleri giyip dışarı çıkmış ve bu yaşantısından dolayı böyle kitaplar yazmış olsa da saraylarda zenginlik içinde yaşadıktan sonra halkına sefil olmayı, aza tamah etmeyi öğütleyen insanları hiçbir şekilde anlamıyorum. Sırlar Dünyası fon müziğiyle birlikte okumanızı tavsiye ettiğim bu kitabın 38. sayfasında aynen şu cümleler yazıyor: "Sana küfrederlerse, susacaksın (...) Biri sana tokat atarsa öteki yanağını çevireceksin; hak ettiğini düşünüyorsa bir daha vursun" BRUH. Yani Tolstoy'a göre ben bu incelemeyi okuyanlardan birinin evine V2 balistik füzesinden atıp evini yok etsem o kişi susacak ve hatta bana "Yaa Oğuzcum bizim diğer evi de füzeler misin acabaa, onu unuttun" diyecek? Böyle bir dünya yok arkadaşlar. Kitabın 85. sayfasında "Yarım asır mutluluğu aradık, zenginken hiçbir şey bulamadık; şimdi hiçbir şeyimiz yok, başkasının yanında yaşıyoruz ama öyle bir mutluluk bulduk ki daha iyisini istemiyoruz" Yok ya? Yani ben şimdi bütün malvarlığımı dağıttıktan sonra arkadaşlarımın yanında yaşamak için onları darlasam ve bu resimdeki gibi bir köpek olsam çok daha mutlu olacağım yani? pbs.twimg.com/media/D2scHivWsAEtJ... Bırakalım bu işleri Tolstoy. İnsanlar Tolstoy ismini gördüğünde "Vay arkadaş, adam koskoca Tolstoy, o ne yazsa beğenirim!" mantığında düşündükleri için genelde romantik bir okur gibi davranıp sevdikleri yazarlara toz kondurmamayı tercih edebiliyorlar. Fakat ben yazarlara toz kondurmayı çok severim. Evet, Tolstoy muhteşem bir yazardır fakat her kitabının da kusursuz olması gerekmez. Parası olmayan insanın içinde salt sevgi, saygı, çiçek, böcek barındırarak yaşamına muhteşem kaliteli bir şekilde devam edebileceğini hangi yazar söylerse söylesin bir okur olarak benim eleştirilerimi de hak etmiş demektir. Kitaba bu kadar şey deyip 4 puan vermemin sebebi, Tolstoy'un içindeki Tanrı'yı bulduktan sonraki ilk eserlerinden birinin "İnsan Neyle Yaşar?" kitabı olması. Tanrı düşüncesinin insanların hayatını ne denli etkileyebileceğini bu kitaptaki öykülerde görebiliyoruz. Fakat bu konuda da yine küçük bir eleştirim olacak... Tamamen münzevi, bir lokma bir hırka hayatın seçimini yaparak bu dünyayı daha müthiş bir yer haline getirebileceğimize kesinlikle inanmıyorum, bunu da bir Müslüman olarak söylüyorum. Münzevi takılmayı tercih edip içimizdeki Tanrı sevgisiyle bir ömür kimseye faydası olmadan yaşamayı istemek neresinden bakılırsa bakılsın büyük bir bencillik gibi geliyor bana. Esas olan o Tanrı ve insanlık sevgisini alıp icatlar üretebilmek, insanlığa yararlı şeyler bırakabilmek ve kendimizden bir şeyler verebilmektir, Tolstoy'un dediği gibi sefaletle olacak işler değildir bunlar. Salgın için aşı bulan Uğur Şahin ve Özlem Türeci bu kitabı okuyup sadece sevgiyle yaşamayı tercih etseydi şu an dünya hala virüsle uğraşıyor olurdu... Ayrıca şunu da söylemem gerekir ki, Tolstoy'un bu kitabı bana tam bir malum parti vibe'ı verdi. “Bir tarafta açlık ve yoksulluk bir tarafta şatafat varsa burada bir sorun var demektir” alıntısını ve kimin söylediğini hatırladım. Yani kendileri saraylar ve şatafat içerisinde yaşayıp da israfın dibine vururken halkına aza kanaat etmesi gerektiğini söyleyen insanları hatırladım. Aç karınlarıyla gezen halkına şov yapacağım diye elde kalmış soğan ve patatesleri dağıtıp matah bir şey yaptığını sanan insanları hatırladım. İş yapamadıkları için borç ve vergi batağına düşmüş esnafların haykırışlarını, ödeyemediği borçlarından dolayı intihar eden insanları umursamamalarını ve nedense onların Tolstoy'un dedikleriyle yaşayamadıklarını hatırladım. Hatta bu kitabı okurken 7 Şubat 2021 tarihli Takvim gazetesinin kapağında yazan "Alışverişe tek başına ve tok karnına çıkın, çocuklar olmasın. Sebze, meyve, süt, et alın, abur cuburdan kaçının. Pahalı ürün göz hizasındadır, yukarıya ve aşağıya bakın" gibi neandertal seviyesinde düşük zekalı tavsiyeler içeren o manşeti hatırladım. O yüzden siz siz olun, hiçbir zaman için sefaleti ve kötü hayat koşullarında oluşan bencil bir Tanrı sevgisini insanlara harika bir şeymiş gibi anlatmayın... İnsan, parayla yaşar. Hepsi bu! "İnsan neyle yaşar?" sorusunun cevabı her insan için değişir fakat en azından benim Tolstoy'un bu kitabıyla yaşamayacağım kesin.
İnsan Neyle Yaşar?
8.5/10
· 101,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
20
427
Büşra Koç Çiçekli
İnsan Neyle Yaşar?'ı inceledi.
96 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitap hakkındaki bazı incelemeleri okudum. Biraz haksızlık yapılmış buldum ve bazı incelemeleri de aşırı abartılı gördüm. Bu sebeple kitabı genel olarak incelemek yerine içinde bulunan altı hikayeyi ayrı ayrı incelemeye karar verdim. •İnsan Neyle Yaşar? Kitaba ismini veren bu öyküde bir meleğin cezalandırılması anlatılıyor. Tanrı onu üç soru ile dünyaya gönderiyor. Bu soruların cevaplarını bulması gerekiyor. ''İnsanda ne var? İnsana ne verilmedi? İnsan neyle yaşar? Yardımlaşmaktan,iyilikten, sevgiden ve bence çok önemli olan duyarsız olmamaktan bahsediliyor. Fakir bir ayakkabı tamircisinin işleri çok kötü olmasına rağmen muhtaç birini( ceza kesilmiş ve dünyaya gönderilen meleği) giydirmeye çalışması, karnını doyurması, kalacak yer vermesi hatta ona mesleği öğretmesi anlatılıyor. Tabi verilmek istenen mesaja baktığımızda bizi yaşamla bağlı kılan şeyin sevgi olduğu üzerinde duruluyor. •Kıvılcımı Söndürmeyen Ateşi Zapt Edemez Bu öyküde verilmek istenen mesaj ; eğer bir şeyler kötüye gidiyorsa, ilişkiler bozulmuşsa buna dur demelisin, eğer dur demeye gücün yoksa ileride işler daha kötü olduğunda müdahale etmek çok daha zor olacaktır. •Mum Kitapta hiç sevemediğim hikaye işte bu. Toprak ağasının köylülere çok fazla iş vermesi onları sürekli cezalandırması, hatta ölümlerine bile sebeb olması. Köylüler bu adamı öldürmek istiyorlar. Ama içlerinde biri sabırlı olmaları gerektiğini öğütlüyor. Bir yüzüne tokat atarsa diğer yüzünü çevirmesi gerektiğinden, kötülüğe karşı direnmemeleri gerektiğinden bahsediyor. Ama asıl verilmek istenen mesaj insan öldürmenin, ki bu kötü biri bile olsa çok büyük günah olduğu. ''İnsan öldürmek kolay ama kan ruhuna da sıçrar. Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin için de büyüyor musibeti boyun eğersen gün gelir musibet de sana boyun eğer.'' Burada öldürmenin, kötülüğe kötülükle cevap vermenin bedbaht sonundan haber verilmek istenirken zulme boyun eğme, kötülüğe göz yumma göz ardı edilmiş. •Kızlar Büyüklerden Akıllıymış İki küçük kız oyun oynarlarken kavga etmeye başlar. Sonra anneleri sonra da babaları kavgaya dahil olur. Büyükler dövüşmeye devam ederken küçük kızlar olanları unutup oyun oynamaya devam eder. Çocuklardan öğreneceğimiz çok şey var. Keşke dünyayı çocuklar yönetse. •İnsana Çok Toprak Gerekir Mi? Bir köylünün toprak açlığını anlatan çok güzel bir öyküydü. En son toprak almak istediği yerde, Başkurtlarla bir anlaşma yapar. Güneşin doğuşundan batışına kadar ne kadar yürüyerek toprak çevirir, başladığı noktaya geri dönerse çevirdiği topraklar onun olurdu. Köylü kocaman bir arazi çeviriyor çevirmesine ama öykünün en sonunda yazdığı gibi üç arşınlık toprak parçası ona yetiyor. •İlyas Burada verilmek istenen mesaj dünya malıyla uğraşırken ne sevdiklerimize ne de kendimize zaman ayırabiliyoruz. Dünya malın çoksa uykun az, zamanın kısıtlı, huzurun noksan oluyor. Mal varlığı elinden giden İlyas' ın halinden eskiye göre çok çok daha memnun olması anlatılıyor. Genel olarak hikayelerde hep fakir halk ve yolsulluk içindeki halkın değerleri ele alınmış. Fakir ama mutlu, sevgi dolu, barışçıl, güven içinde, maddiyatın olmadığı, maneviyatın tavan yaptığı bir toplum çizilmiş. Yazdıklarımı bir araya getirdiğimde okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Bol kitaplı çok okumalı günler dilerim.j
İnsan Neyle Yaşar?
8.5/10
· 101,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
52
Sena Gümüş
İnsan Neyle Yaşar?'ı inceledi.
96 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Her hikaye bir ders niteliğinde paranın, malın, mülkün boş olduğunu..sevginin ve iyiliğin her zaman kazandırdığı, o kadar güzel bir şekilde anlatılmış ki resmen hayata bakış açım değişti. Bir parça toprak uğruna canından olan hırsın aç gözlüğün sonu işte üç arşınlık toprak parçası mezar. Tolstoy her kitabında olduğu gibi yine yüreğime dokundu. Çok ama çok güzel anlam yoğunluğu olan konulara değinmiş. Tolstoy okuyupta pişman olduğumu hiç hatırlamıyorum. İnsan neyle Yaşar? Sevgiyle iyilikle ve insan kalarak.
İnsan Neyle Yaşar?
8.5/10
· 101,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
63
Elif Kimya S.
İnsan Neyle Yaşar?'ı inceledi.
112 syf.
Bu yaz tatilinde çok eskiden okuduğum kitapları tekrar okudum. İnsan Neyle Yaşar da bunlar arasında. Rus yazarlarından dünya edebiyatına en kıymetli klasikleri kazandıran Tolstoy' un en popüler kitaplarından biri. İnsan niçin yaşar diye sorsak hemen hemen herkesin cevabı birbirine yakındır. İnsan ailesi, anne-babası, eşi, çocukları için yaşar. Daha iyi bir gelecek, daha parlak bir kariyer için yaşar. Hayatta uğruna mücadele verdiği değerleri için savaşıp mağlup olmamak için yaşar. Kimi Allah' a ibadet edip, cennetine mazhar olmak için yaşar. Kimi de onuru, gururu, belki de vatanını korumak için yaşar. " Yaşamak dediğimiz nedir? Sana göre, bana göre? "Göresi" var bu işin." Göresi varsa peki, insan neyle yaşar? Bu soruyu yıllar önce, 19. yy' da pek tanıdık bir isim, kalem erbabı sormuştu. Bugün, 21. yy' da bide biz soralım kendimize. İnsan Neyle Yaşar? İnsan hep daha fazlasıyla, doymak bilmeyen bir nefisle yaşar. Bir evi olsun ister, evi olunca çok daha gösterişlisini, lüksünü ister. Para ister, sahip olunca daha da fazlasını ister. Hani 50 kuruşunu kaybeden bir çocuk vardı, yolda ağlıyordu. Çocuğun ağladığını gören amca " Neyin var evlat, neden ağlıyorsun?" diye sormuş, çocukta "50 kuruşum vardı, kayboldu" demişti. Adam çıkarıp vermişti de çocuk bu defa daha çok ağlamaya başlamıştı. " Şimdi niye ağlıyorsun? " diye sorunca, " 50 kuruşumu kaybetmemiş olsam, bununla birlikte 100 kuruşum olacaktı." diye cevap vermişti. İnsan budur işte, doymak bilmez, azla yetinmez, hep daha fazlasını ister. Bu soruyu tanıdığım birçok insana sordum. Neyle yaşacaklar, tabiki parayla. Bu devirde paran olmadan tuvalete bile gidemiyorsun, adam yerine konmuyorsun, paran olmadan hiçsin cevabını aldım. Sonuç olarak insan parayla, mal mülke yaşar, kanaatine vardım. Ama Tolstoy hayır arkadaş para sevdiklerin olmadıktan sonra seni mutlu etmez, insan asıl sevgiyle yaşar diyor. Sevgi diyor, iyi gelelim birbirimize diyor. Evet, para ile, servet ile yaşar insan sanırız ama asıl olan, insanı yaşatan sevgidir, iyiliktir Tolstoy' a göre. Bu kitapla ahlaki değerleri, sevgiyi, yaşama amacını, erdemi sorgulatıyor, dersler veriyor bize de yazar. Ona göre; insan ahlakla, sevgi, dürüstlük gibi erdemlerle yaşar. İnsan severek, sevilerek, sevgi umarak yaşar hep. Annesinin kendisini sevmediğini düşünen çocuk annesinin sevgisi, aşık olan biri maşuğunun aşkı için ağlar, bu sevgiyi kaybetmemek için yaşar. Ve Tolstoy' a göre sevgi sadece insana karşı değil bütün varlığa ve varlığı var edene de olmalı. İnsan hep bir umutla yaşar. Bir iş bulma umudu olur bu bazen, bazen birini sevme, sevilme onunla mutlu olabilme umudu olur ya. Sevgiyle, umutla, huzurla, anne-baba,eş, ahbapla yaşıyor insan. İnsan bir hal çaresi, yolu bulunur diyerek yaşar. Sıkma canını, hallederiz ya diyerek, değer verdiği insanın yanında olarak, birlikte yokluğun çaresini arayıp şükrederek, kanaatle yaşar. Hayallerine ulaşmak için çıktığı engebeli, zor yolda, takati kesilince yol üstünde içtiği bir su ve bir nefes molayla yaşar. Bakışlarla yaşar insan. Kucağına aldığı bebeğe merhametle bakarken, otobüste yerini verdiği yaşlı amcanın yüzündeki mutlulukla mutlu olurken, eski bir dost yüzünü özlemle seyrederken, bir baba, korkmasına rağmen dürüstlüğü bırakmayan, yalan söylemeyen, doğrudan vazgeçmeyen çocuğuna gururla bakarken yaşar. Ansızın çekip gitmelerle de yaşıyor insan. Şaşkınlıkları, bakakalışları, tutunamayışlarıyla da yaşıyor. Reddedişleri ya da kabul ettikleriyle yaşıyor. Dünü, bugünü, yarını, bilineni ve bilinmeziyle yaşıyor insan. Kimi sevgiyle yaşıyor, kimi hırs, tutku ve nefretle. Bazen korku bazen ümitle yaşıyor insan... Kısacası insan paradan önce duygularıyla, seçimleriyle, inancı, ahlakı, bakış açısı ve yüreğiyle yaşıyor. Tolstoy da bu kitapta insanın neyle yaşadığını, okunması çok kolay, yalın, ders verici, sorgulatan 6 hikayeyle soruyor, cevaplıyor. Tolstoy' u duymayan, bilmeyen bir okur yoktur sanırım. Klasikler içinde en farklı olan, bakış açınızı değiştirebilen en özel yazarlardan. Tolstoy insan hakkında yazar, insan hakkındaki hemen hemen her konuya değinir. Bunu yaparken de çok özel bir bakışla, çok hümanist, insancıl bir bakış açısıyla yaklaşır konuya. Benim çok beğendiğim ve hiç sıkılmadan defalarca okuduğum bir kitap. İnsan Neyle Yaşar bundan 2 asır önce yazılmış olduğu halde hikâyelerin özündeki duygular insanoğlunun varoluşundan beri süregelen duygular ve bu yüzden aradan asırlar, binlerce yıl geçse bile evrenselliğini koruyabilecek, her çağa, her okura hitap edecek, payidar kalacak bir eser. Son olarak kitabı İş Bankası Yayınları ' ndan tavsiye ederim yine. Şimdi her klasikle ilgili incelemesinde İş Bankası' nın reklamını yapıyor diyeceksiniz. :) Ama gerçekten klasikleri en iyi çeviren ve neredeyse tam metin veren tek yayınevi İş Bankası Yayınları. Çünkü diğer yayınlar 3, 4 ya da 5 öyküyü verirken, bu yayın 6 öyküyü de yayımlamış. Sadece bir gününüzü ayırarak okuyabilirsiniz...
İnsan Neyle Yaşar?
8.5/10
· 101,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
62
648