İnsan Postuna Bürünmüş Köpek

7,7/10  (15 Oy) · 
41 okunma  · 
14 beğeni  · 
699 gösterim
'Beyaz Zenciler'in yazarı Ingvar Ambjörnsen'den çarpıcı bir roman daha sunuyoruz sizlere... "Köpek efendi istemezdi, efendi köpeğin dünyasını yıkmasaydı eğer" diyerek zorunluluğa dönüşmüş sadakatin ikiyüzlülüğüne dikkat çeken Ambjörnsen, bu kez "köpeksi" bir insanı anlatıyor. Ahlaki değer ölçülerinin iyice silikleştiği, ölüm ve boşluğun hüküm sürdüğü kentlerde "ilk" peşinde koşan ve yalnızlığa gömülmüş birini betimliyor yazar. O, ne tek başına ne de başkalarıyla "sevgi" adına bir şey üretebilmiştir. İnsanları kullanarak, aşağılayarak, kişiliklerini parçalayarak onlardaki "sahicilik" kalıntılarından beslenmektedir...Yüreğinde gardiyan vardır...Kadınları avlar, dünyalarını talan eder, ıssızlaştırır..."İnsan Postuna Bürünmüş Köpek", kalplerinde bomba taşıyan, içindeki duvarların dışına çıkamayan, başka insanların da kendisine ulaşmasına izin vermeyen insanlardaki "kötücüllüğün" romanıdır...
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789755390628
  • Orijinal Adı:
    Sarons Ham
  • Çeviri:
    Banu Gürsaler Syvertsen
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuco Herrera 
 06 Tem 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

PİLAVIN ALTINI BİLEREK TUTTURANLAR...

İnsan ne için yaşar? basit : sevmek ,sevilmek ,değer görmek ve bunu hissetmek için ..aksini iddaa edecek olanın alnına çokoprens basarım!! hepimiz sevgiye öyle ya da böyle açız ..kendi içimizde bunu kendimize hastalıklı bir derecede , şizofrencesine kabul ettiremesekte onsuz olamayız .. onsuz yaşayamayız.. ne kadar hard core yaşarsak yaşayalım hayatı , bizler de cabbar ustanın torna tezgahından çıkan,özünü inkara yönelemeyecek birer 5 e 10 olmaya mahkumuz bu bağlamda.. şöyle bir durup düşünürseniz ki duygusal bakımdan BANA uzak olanlar , kalbi pamuk helvayla kaplı cenap da dahil hemen ışık hızıyla bu fikrime onay vereceklerdir; insan bünyesi sevgiye ,hoşgörüye, en basitinden kendisine yönelen ilgiye aç..tersi zaten delikanlı türkücü furyası alişana ,hadi hadi meleğim diyen özcan denize ters ...ÇOK SEVDİĞİNİZ BİR İNSANDAN , ONSUZ OLAMAM , AYRILIRSAM ÖLÜRÜM DEDİĞİNİZ KİŞİLERDEN AYRILDIĞINIZI DÜŞÜNÜN.. bu nasıl birşeydir biliyor musunuz?? henüz ilkokula yeni giden ,güneş tutulmasından haberi olmayan , isli camla güneşe bakmayı akıl edemeyen ilkokul çocuğuna güneşe bakma demek gibidir.. sizi yokedeceğini bilmenize rağmen bakarsınız.. gözlerinize ve size bu bakıştan sonra miras kalanlar bembeyaz bir halay ekibidir.. size zarar verdiğini bile bile , üzüldüğünüzü , acıdan yokolacağınızı bile bile ayrıldığınız , hayatınızda yollarınızı ayırdığınız o insana bakmaya devam edersiniz.. kör olmak , eşi benzeri olmayan acılara kucak açmak pahasına .. unutmak ise , henüz kavrulmuş pilavın üstüne sıcak su ekleyip kısık ateşte pişirilmeye benzer.. sabırdır.. sebattır.. et suyunu katmadan önceki bilinçli son andır.. kimimiz bunu atlatırız .. kimimizde dibini tutturuz pilavın .. ( HAYVAN GİBİ PİLAV YAPARIM BU ARADA DÜNYA HARİTASINI SER ÖNÜME MEMLEKET GÖSTER YEMEK İSTE EHEUEHEUEH =) ) hatta bazısı pilavın altını bilerek tutturur da.. tıpkı bu kitapta yeralan kahramanımız gibi..


İşte hikayemiz , daha doğrusu bu kitap içinde yaşananlar , pilavı magmaya gömen, TAKINTIYI ÖVEN , tüm bunlara rağmen farkında olmaksızın ve bilmeksizin dizini döven bir obsesif aşığın karşısına çıkan insanlarda eski (ex) aşkını bulma, bulamasada ZORLAYARAK yaratma çabası üzerine kuruluyor ilk bakışta.. ilk bakışta diyorum çünkü kitabı okudukça bu hastalıklı kişinin romandaki tek KÖTÜ karakter olmadığını anlıyorsunuz..kitap içinde bir moskova devlet sirki düşünün ki tüm kadrosu GERÇEK KÖTÜLERDEN oluşsun... pek tabii bu kadroya bir baş lazım ... o da romanımızın kahramanı Saron. tabi tüm bunları söyledikten sonra kitapta bir çete falan hayal etmeyin. kitap içerisinde yeralan karakterlerin hepsi kendi alanında birer kötü..olaylar da yoğun uyuşturucu kullanımı ile yozlaşmış bu hastalıklı insanlar üzerinden gelişiyor..son olarak ,neşe ile ramazan bayramında kristal bardak takımlarını çıkarıp misafir ağırlayan bünyeler, KUDUZ BİR KÖPEĞİN İÇİNDEKİ OLMAYASICA İNSANLIĞA , insanlığın içinde gizli bir yerlerde kalan açığa çıkmaması gereken KUDUZLUĞA bu kitapla merhaba diyeceksiniz...

not : ilk kez yeraltı edebiyatı okuyacaklar ..

YOKOLURSUN...UZAK DUR!

son not : bu kritiği yazmama sebep olan Gorgasm , çok büyüksün...

https://www.youtube.com/watch?v=VsA9Z_PcrmE