İnsan ve Değerleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.061
Gösterim
Adı:
İnsan ve Değerleri
Baskı tarihi:
Aralık 2003
Sayfa sayısı:
115
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757748199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye Felsefe Kurumu
Aynı insanların, aynı eylemlerin, aynı olayların, aynı durumların farklı şekillerde değerlendirilmesi insan dünyasının bir olgusudur.

Bu olgu kimi düşünürleri "değerlerin göreli olduğunu" ileri sürmeye ve bundan eylemle ilgili sonuçlar çıkarmaya götürmüştür. Kimi filozoflar da bu sava karşı "değişmez, evrensel değerler olduğunu" temellendirmeye çalışmıştır.

Değişik ve değişken dünya görüşlerinin ve normların varlığı, ayrıca da aynı konularda değişik ve değişken normların çokluğu olgusu, yüzyılımızda çoğulculuğun bir ideal haline getirilmesine yol açmış; bu çoğulculuk da, yüzyılımızın ikinci yarısında kimi düşünürleri bütün görüşlerin ve normların "eşdeğer" olduğunu ileri sürmeye götürmüştür.

Bu kitap bu iki yönlü olguyu bir açıklama girişimi, aynı zamanda da değerlendirme fenomenine ve değerlere görelilik-mutlakçılık seçenekleri dışında bir ışık tutma çabasıdır; bunların ne olduğuna ışık tutma çabası.
İnsan ve değerlerinin silikleştiği, göreceliliğin erdemleri ezmeye başladığı bir zamanda, gidişin tersine ve tüm insanlara karşı, insan ve değerlerini gösterebilen cesurca ve "bilgi"yi esas alan bir yaklaşım. Hem meraklısına hem de felsefe dünyasına değerli bir katkı...
Anlayana kadar defalarca okumak zorunda hissettiğim ve gelecekte de yine defalarca okuyacağım bir eser olarak kitaplığımda yerini aldı. Yoğun felsefi birikim gerektiren ince bir kitap.
( Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin Hukuk Felsefesi ve İnsan Hakları derslerinde adından sıkça bahsedilir. Yaptığı adalet kavramı incelemesi sonucu elde ettiği tanım, kabul ettiğimiz, somut ve ikna edici bir tanımdır.)
İoanna Kuçuradi'nin, bu kitapta incelediği, kitabın adı olduğu üzere İnsan ve Değerleri'nin nasıl ele alındığı, ele alınışındaki problemleri ve düşünürün bu problemlere karşı konumunun ve sorumluluğunun ne olduğu meselesidir. Değer atfetme/Değer biçme/Değerlendirme ayrımlarından sonra Doğru Değerlendirmenin Güçlüğünü, hemen ardından geçmişteki filozofların iyi kavramına yönelik yaklaşımlarını ortaya serer ve onlarla hesaplaşır ve son olarak da ''Tarihsel Oluş İçinde İnsan Realitesini Değerlendirme Problemi''* başlığı altında değer felsefesinin günümüzdeki uğraşısının ne olması gerektiğine değinir.
Bu kitabı okumadan önce kendinize şu soruları sorun.
1) İyi, doğru, güzel kavramları birbirine paralel kavramlar mıdır?
2) İyi, bir değer midir?
3) Yanlış yorumların varlığı, doğru yorumların olamayacağına delalet midir; yoksa; birçok yorumun varlığı yapılan her yorumun doğru olduğunu mu gösterir?
4) Hakikat, varolanla mı ilgilidir yoksa varolanın bilgisiyle mi ilgilidir?
---Bu soruları ve çok daha fazlasını kendine sormuş ve bir cevap aramış İoanna Kuçuradi. Ve oldukça ikna edici şeyler söylemiş.


---------------------------------------spoiler---------------------------------------
Kuçuradi'nin bu sorulara verdiği cevapların çok küçük parçalarına bir göz atalım.
1) İyi (dolayısıyla kötü) ahlak felsefesinin ilgi alanına girer; Güzel (dolayısıyla çirkin) estetiğin ilgi alanına girer; Doğru (dolayısıyla yanlış) epistemolojinin ilgi alanına girer. İlk iki kavram -İyi ve Güzel- değer biçmeyle alakalıdır. Doğru kavramı ise, değerlendirmeyle ilgilidir: Doğru-Yanlış varolan şeyler hakkındaki bilgimizin niteliğiyle ilgilidir.
2) Net bir şekilde bu soruya ''Hayır.'' cevabını verdiğini söyleyebiliriz. Ancak gerekçelerini anlamak, Kuçuradi'nin eserini bütünüyle okumayı gerektiriyor diye düşünüyorum. O yüzden burada herhangi bir alıntı yapmadım.
3) ''...yanlış yorumların varlığı, doğru yorumlama imkanını ortadan kaldırmadığı gibi; doğru yorumlamanın perspektifliliği -ilgili varlık alanının özelliğinden gelen perspektifliliği- yorumların ihtimali bilgi olduğunu veya bir olayla ilgili yapılan bütün yorumların aynı şekilde doğru olduğunu /olabileceğini göstermez. Sadece bu alanda doğru bir bilgiyi ortaya koymanın ve bu bilginin sunulabilmesinin güçlüğünü gösterir.Bu genel olarak değerlendirmenin güçlüğüdür.''
4) Hakikat, varolanla ilgili ortaya konan her türlü 'doğru bilgidir'. Dolayısıyla hakikat, varlığın değil; bilginin bir niteliğidir.

*Son başlıkla ilgili olarak şu alıntıyı yapmamın incelemede faydası olacağını düşünüyorum:
''Acaip bir kaderi vardır düşünürlerin düşüncelerinin: gördükleri, yakaladıkları ve dile getirdikleri şey, içinde yaşadıkları çağın insanı ve sorunlarıdır. Oysa bu söylediklerinin etkisi, çağa rengini veren bir anlayış olarak çok sonraları görülür. Böylece bu düşüncelerin belirlediği an, onunla ilgili yakaladıkları an değildir. Bu acaiplik tarihsel akışta önceden hesap edilemeyen sayısız etkenlerin etkisine yer bırakmakta ve tarihsel varlık alanının oluşu kişilerin elinden kaçmaktadır.''
---------------------------------------spoiler--------------------------------------- 10.10.17/ 16:30
Toplumda, yüksek bilinç dalgası oluşturabilmek için, genel kabul görmüş, değerler dizisine ihtiyaç vardır.
Değer ise, kişiden kişiye, toplumdan topluma farklı tanım ve anlamlar ifade etmektedir.
Değer; soyut, göreceli ve subjektiftir.
Bu bağlamda; insan, değerleri ve değer problemini felsefi bir bakışla tanımlamaya çalışan bir kitap.
Bir hocamın tavsiyesi üzerine okumaya başladım. Ama dili çok ağır olduğu için yeterince faydalandığımı düşünmüyorum. Genel olarak, bir insanın değeri nedir; değerleri nelerdir; değer biçme, değer atfetme; değerlendirme ve değerleme gibi terimler üzerinden gitmektedir. Farklı filozofların konuyla ilgili görüşleri üzerinden bu konular tartışılmaktadır.
Ve insanlar her şeyi yapmayanlardan,herşeyi yapamayacak olanlardan bile herşeyi bekleyerek yaşıyorlar.Çünkü kişinin herşeyin yapılamayacağını ve neyin adına yapılamayacağını görmesi;koşullar ne olursa olsun herşeyi yapmakta kendinde hak görmemesi;yapmaması gereken bir şeyi kaçınılmazlıktan dolayı yapmak zorunda kalırsa bunun meşru olmadığını bilmesi için,insan realitesinin iyi niyetli bir değerlendirilmesi yeterli değildir.Kişi ancak insan problemleri üzerinde kafa yormuşsa dolayısıyla görme ve yaşantı olanaklarını genişletmişse bu türlü şeylerin düğümlendiği noktayı görebilir,gösterebilir ve yaşamıyla bunların böyle olduğunu onaylayabilir.
İoanna Kuçuradi
Sayfa 103 - Türkiye Felsefe Kurumu
"İnsanları tedirgin eden, olan biten değil, olan bitenle ilgili inandıkları."

Epiktetos, Egkheiridion
İoanna Kuçuradi
Sayfa 1 - Türkiye Felsefe Kurumu, 2013
...kendi kendisiyle hesaplaşarak yaşıyan kişi sürekli çıkmazda bulabilir kendini: doğru değerlendirmenin hangisi olduğuna karar verip inanabilmek için... her şeyi göze alır.
İoanna Kuçuradi
Sayfa 6 - Türkiye Felsefe Kurumu
Kişi değerlerini ve ilişkilerdeki değerleri yaşanan hayata dayanarak anlatmak; bu değerleri değerleyen kişinin kendini kurarken, elden geldiği kadar çok olanaklara dikkatini çekmek; bu değerleri değerlendirmedeki problemleri belirterek, morallerin ve bunlara dayanan etik görüşlerinin tek tek durumları doğru değerlendirmede kişiyi neden yüzüstü bıraktığını göstermek; değerler adına bilmeden veya bile bile yapılan değersizliklerin nedenlerine işaret etmek; böylece de, kendi kendisiyle hesaplaşan kişiyi bu hesaplaşmada ve yaşarken daha dikkatli olması için uyarmak; etiğin yapabileceği bu kadardır.
İoanna Kuçuradi
Sayfa 108 - Türkiye Felsefe Kurumu
Bir kişiyi tanımamızda bize tek bir ipucu veren şey onun yapıp ettikleri, onun içiçe yürüyen değerleme ve değerlendirmeleri, fiilen yaptıklarıdır.
İoanna Kuçuradi
Sayfa 63 - Türkiye Felsefe Kurumu
Oysa doğru değerlendirme belli hazır ölçülere göre değer biçme ya da değer atfetme olmadığı gibi, bir şeyin değeri ona biçilen veya atfedilen değerle ilgili değildir.
''...'önemli olan, şeylerin köklerine ulaşmak değildir artık; önemli olan, mademki dünya olduğu gibidir, bu dünyanın içinde nasıl davranacağımızı bilmektir.'...''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsan ve Değerleri
Baskı tarihi:
Aralık 2003
Sayfa sayısı:
115
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757748199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye Felsefe Kurumu
Aynı insanların, aynı eylemlerin, aynı olayların, aynı durumların farklı şekillerde değerlendirilmesi insan dünyasının bir olgusudur.

Bu olgu kimi düşünürleri "değerlerin göreli olduğunu" ileri sürmeye ve bundan eylemle ilgili sonuçlar çıkarmaya götürmüştür. Kimi filozoflar da bu sava karşı "değişmez, evrensel değerler olduğunu" temellendirmeye çalışmıştır.

Değişik ve değişken dünya görüşlerinin ve normların varlığı, ayrıca da aynı konularda değişik ve değişken normların çokluğu olgusu, yüzyılımızda çoğulculuğun bir ideal haline getirilmesine yol açmış; bu çoğulculuk da, yüzyılımızın ikinci yarısında kimi düşünürleri bütün görüşlerin ve normların "eşdeğer" olduğunu ileri sürmeye götürmüştür.

Bu kitap bu iki yönlü olguyu bir açıklama girişimi, aynı zamanda da değerlendirme fenomenine ve değerlere görelilik-mutlakçılık seçenekleri dışında bir ışık tutma çabasıdır; bunların ne olduğuna ışık tutma çabası.

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Ramazan Aydın
  • Dilek
  • Soledad
  • Nokta-i Süveyda
  • Rabia Erke
  • Arın Konca
  • Baran Terzi
  • Özlem
  • Ahsen Kurtuluş
  • Minerva'nın Baykuşu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%14.3 (1)
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0