Adı:
İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Baskı tarihi:
Şubat 2007
Sayfa sayısı:
117
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944281102
Çeviri:
Serhan Nuriyev
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Küçük kızkardeş: "Ne fark eder ki?" diye cevap verdi. "İşimiz kaba ve bayağı bir iş olabilir ama güvenilir bir iş. Hiç kimseye boyun eğmiyoruz. Ama şehirde sizin etrafınız insanı günaha teşvik edici şeylerle çevrilmiş. Bugün her şey yolunda olabilir, ama yarın şeytanın kocanı kumarla, kadınla, şarapla baştan çıkarmayacağı ne malum? O zaman her şey mahvolur. Böyle şeyler görülmemiş mi sanki?" Evin reisi Pahom, fırının üzerine uzanmış kardıların konuşmalarını dinliyordu. "Gerçekten de öyle" diye düşündü. "Biz köylüler çocukluğumuzdan ölümümüze kadar toprakla uğraştığımız için aklımıza böyle sersemce şeyler gelmez. Bizim tek sıkıntımız, yeterli toprağımızın olmayışıdır. Eğer istediğim kadar toprağım olsaydı, şeytandan bile korkmazdım."
(Tanıtım Yazısından)
 
En sevdiğim yazarlardan birisi olan Tolstoy’un yazdığı bu hikayede hep daha fazla ve daha verimli toprak sahibi olmak isteyen Pahom’un yaşadıkları anlatılmaktadır.
İstek ve arzularımızı hırslarımıza kurban etmememiz gerektiğini bizlere anlatan hikaye, aslında elimizde olanla yetinmeyi ve iktisatlı olmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Hikaye hepimizin yaşamın koşuşturmacasına daldığı bir ortamda, bizi bu psikolojik iklimden kopararak yaşamın anlam ve amacına ait düşünmeye sevk ediyor. Yaşamın amacının ne olduğunu bir kez daha düşünmemize sebep oluyor. Hayatta yaşamımızın devamını sağlayan araçlar bazen amaç olabileceğini gösteriyor. Hikaye, gerçek yaşam amacımızı, hayatın güzelliklerini, hırslarımıza kurban etmememiz gerektiğini bizlere hatırlatıyor.
Hikaye şu şekilde özetlenebilir:
Pahom sürekli daha fazla kazanmaya ve zengin olmaya çalışan bir çiftçidir. Bir gün daha verimli topraklara sahip olmak için “Başkır”ların yaşadığı topraklara gider. Adeta insanın bütün bir ömrünü ifade eden bir günlük bir yarışa çıkar.
Başkırların reisi, Pahom'a, gözünün gördüğü her yeri bir şartla alabileceğini söyler. Şartı şudur: Pahom bir noktadan almak istediği toprağı küçük çukurlar kazarak işaretleyecektir ancak, akşama kadar istediği genişlikte araziyi kazarak başladığı noktaya gelmek zorundadır. Yarış sabah güneşin doğuşuyla başlar ve batışıyla da biter.
Pahom güneşin doğuşuyla hoşuna giden merayı büyük bir hızla işaretlemeye başlar. Yolun yarısı geçmiştir ki güzel bir mera daha görür. “Burayı da arazimin içine katarsam iyi olur, verimli bir alan” der. Sağa doğru koşu alanını daha da fazla genişletir. Güneşin batmasına az kalmıştır. Ayakları yara içindedir, çok yorulmuştur ama ne olursa olsun başladığı yere güneş batmadan yetişmelidir. Hırs gözünü bürümüştür. Hızını arttırır, var gücüyle koşar. Alkışlar içinde güneş batmadan başladığı yere yetişir. O yorgunlukla yığılır kalır. Uşağı seslenir ama cevap alamaz. Ağzından kan gelmiş ve ölmüştür efendi Pahom. Yarışın başladığı ve bittiği noktaya, hemen olduğu yere gömülür uşağı tarafından. Ve burada ibret verici o son sözü söyler bize Tolstoy: “Onun İhtiyaç Duyduğu Üç Arşın Kadar Bir Topraktı…”
Açgözlülüğün, doyumsuzluğun sonu felaketlere gebedir! Poham'ın gözünü duyuran ise, iki metrelik toprak oldu...
Tokgözlü insanlar olmak, çevremizde daha çok görmek ümidiyle...
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.902 Oy)9.173 beğeni30.086 okunma922 alıntı146.084 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.092 Oy)13.899 beğeni36.014 okunma3.753 alıntı153.017 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.911 Oy)19.829 beğeni45.399 okunma3.494 alıntı191.887 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.710 Oy)8.171 beğeni22.234 okunma4.395 alıntı136.341 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.702 Oy)9.651 beğeni27.099 okunma1.995 alıntı125.460 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.748 Oy)8.361 beğeni23.899 okunma947 alıntı95.214 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.213 Oy)9.202 beğeni27.476 okunma2.920 alıntı121.088 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.896 Oy)6.004 beğeni20.547 okunma913 alıntı106.727 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.879 Oy)9.418 beğeni26.496 okunma1.791 alıntı135.209 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.526 Oy)3.655 beğeni11.089 okunma6.064 alıntı101.255 gösterim
Kitap hepimizin yaşamın koşuşturmacasına daldığı bir ortamda, bizi bu psikolojik iklimden kopararak yaşamın anlam ve amacına ait düşünmeye sevk ediyor. Yaşamın amacının ne olduğunu bir kez daha düşünmemize sebep oluyor.
Tolstoy'un her hikayesinin özünde derin anlamlar yatmaktadır.Oldukça daha fazlası da olsun diyen aç gözlünün sonu işte budur dedirten bir hikaye.
İnsanın aç gözlülüğünün sınırı yok maalesef...Öyle ki bu açgözlülük sizin sonunuzu getirebilir...Tolstoy bunu yine en güzel şekilde anlatmış.
Etkileyici bir hikâye...

Okurken Pahom'un yaptıkları her ne kadar olumsuz görünse de kitabın sonunda kendi tatminsizliğimizin, hırsımızın, açgözlülüğümüzün farkına varıyoruz (fikrimce).

Sabah kendinde dünya kadar toprağa sahip olacak gücü ve cesareti bulan insanın unuttuğu çok önemli bir gerçek var: akşam olduğunda sahibi olduğu o toprağın üzerinde nefes alabilecek mi acaba?
Bu hikayede hep daha fazla ve daha verimli toprak sahibi olmak isteyen Pahom'un yaşadıkları anlatılmaktadır.

Pahom sürekli daha fazla kazanmaya ve zengin olmaya çalışan bir çiftçidir. Bir gün daha verimli topraklara sahip olmak için. Başakların yaşadığı topraklara gider. Adeta insanın bütün bir ömrünü ifade eden bir günlük bir yarışa çıkar.

Başkaların reisi, Pahom'a, gözünün gördüğü her yeri bir şartla alabileceğini söyler. Şartı şudur: Pahom bir noktadan almak istediği toprağı küçük çukurlar kazarak işaretleyecektir ancak, akşama kadar istediği genişlikte araziyi kazarak başladığı noktaya gelmek zorundadır. Yarış sabah güneşin doğuşuyla başlar ve batışıyla da biter.
Bugün her şey yolunda olabilir, ama yarın şeytanın kocanı kumarla, kadınla, şarapla baştan çıkarmayacağı ne malum?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Baskı tarihi:
Şubat 2007
Sayfa sayısı:
117
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944281102
Çeviri:
Serhan Nuriyev
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Küçük kızkardeş: "Ne fark eder ki?" diye cevap verdi. "İşimiz kaba ve bayağı bir iş olabilir ama güvenilir bir iş. Hiç kimseye boyun eğmiyoruz. Ama şehirde sizin etrafınız insanı günaha teşvik edici şeylerle çevrilmiş. Bugün her şey yolunda olabilir, ama yarın şeytanın kocanı kumarla, kadınla, şarapla baştan çıkarmayacağı ne malum? O zaman her şey mahvolur. Böyle şeyler görülmemiş mi sanki?" Evin reisi Pahom, fırının üzerine uzanmış kardıların konuşmalarını dinliyordu. "Gerçekten de öyle" diye düşündü. "Biz köylüler çocukluğumuzdan ölümümüze kadar toprakla uğraştığımız için aklımıza böyle sersemce şeyler gelmez. Bizim tek sıkıntımız, yeterli toprağımızın olmayışıdır. Eğer istediğim kadar toprağım olsaydı, şeytandan bile korkmazdım."
(Tanıtım Yazısından)
 

Kitabı okuyanlar 156 okur

  • Alper Çakır
  • Kitap Bahçesi
  • Ramazan
  • Graces
  • Samyeli
  • Drkitapsever
  • Elif durdu
  • Zeliha KRAL
  • karmer
  • Tuncay Senyoruk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%23.1
25-34 Yaş
%28.8
35-44 Yaş
%28.8
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.4
Erkek
%42.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (13)
9
%30.8 (12)
8
%15.4 (6)
7
%15.4 (6)
6
%0
5
%2.6 (1)
4
%2.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0