·
Okunma
·
Beğeni
·
1583
Gösterim
Adı:
İnsandan Kaçan
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053609827
Orijinal adı:
Le Misanthrope
Çeviri:
Bedrettin Tuncel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 1666 yılında Palais-Royal’de sahnelenen İnsandan Kaçan isimli oyun, Molière’in toplum ve birey arasındaki ilişkiyi en derinlikli şekilde işlediği oyunudur. Yazar, bu eserinde XIV. Louis dönemi Fransa’sında saray ile kent arasındaki ilişkileri işlerken, sarayın kıymet verdiği yalancı kibarlıkları, dalkavuklukları ve adalet düzenini acımasızca eleştirir. Cesaret, dürüstlük gibi erdemlere sahip, bir “insandan kaçan” olarak Alceste, bazı eleştirmenlerce tiyatro tarihinin en önemli karakterlerden biridir.
96 syf.
·2 günde·7/10
Moliere'in 17.yy'da yazdığı bu tiyatro oyununun orjinal başlığı 'Le Misanthrope'dur. Ülkemizde 'İnsandan Kaçan' başlığıyla kitap olarak basılmış veya tiyatro sahnesine konmuştur. 'Mizantrop' kelimesi sonradan bizim dilimize de girmiştir ve sözlük anlamına bakınca; insanlardan nefret edenler için kullanılan bir kelime olduğu görülüyor ki oyundaki baş karakterimiz 'Alceste' için biçilmiş kaftan niteliğinde bir tabirdir. Fakat Alcaste'in bu durumunun geçerli birçok nedeni vardır, bunları oyunu okurken veya izlerken kestirebilmemiz olanaklı, şöyle söyleyeyim Alcaste'in şu sözleri onun felsefesine ışık tutuyor; ''Kötü insanlardan nefret ediyorum, kötü oldukları için; iyi insanlardan nefret ediyorum, kötü insanlara hoş görünmeye çalıştıkları için...
Oyundaki yığılı eleştirelerden en çok nasibini alanlar dalkavukluk yapan saray eşraflarıdır, bu eleştirilerin temel gayesi ise dönemdeki iyi insan, kültürlü insan, soylu insan tabirlerinin yanlış kullanıldığına vurgu yapmaktır. Dönemin adalet sistemine getirilen eleştiriler de bir hayli cesurdur. Yüzyıllar önce yazılmış bütün bu yermeler aslında, günümüzde ülkemizde yapılması gereken toplumsal eleştirilerdir kanımca, bu benim kişisel fikirim...

Tavsiye ediyorum, iyi okumalar...
96 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap neden bu kadar az puan aldı bilmiyorum ama Moliere’in bence en iyi kitabı budur. Tamam, diğer oyunlarındaki gibi olay örgüsü canlı değil zaten burada metnin akışını sağlayan şiirsel tiradlar. Komedinin gayet de sanatsal olabileceğini gösteren bir eser. 10 puan helal-i hoş olsun
96 syf.
·2 günde·10/10
Bu kadar değerli bir kitap nasıl da bu kadar düşük puan almış anlamış değilim tabanı bu kadar sağlam, insan meseleleri üzerinde yerinde öğütler veren ve geçmiş zaman olmasına karşın hala geçerliliğini koruyan insan ilişkilerine bakış açısın'dan muazzam olan bu kitap mutlaka okunması gerekilen ve bence de Molier'in ayakları yere sağlam basan en değerli kitabı okuyun, okutun
Sevgiler ve Saygılar
96 syf.
·Puan vermedi
İnsanlardan kaçan birini değil, insanlara açık sözlü karakteriyle meydan okuyan, bu yüzden yalnızlaşan bir kahramanı anlatıyor eser, kitap adı yanıltmasın :)
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Moliere'den okuduğum ilk kitap olduğu için tüm kitapları arasında özel bir yere sahip olup olmadığına dair yorum yapamayacağım. Ama kitabın önsözünde belirtildiğine göre bu alanda söz sahibi pek çok insan için öyle niteleniyor.

Genellikle adalet, insan ilişkilerindeki yozlaşma, idari makamlarda liyakat eksikliği gibi konuların eleştirildiği söylenmiş kitap hakkında. Alceste ise tüm bunların farkında olup tüm bunlardan uzak olan ve tiksinen bir insan.
Yine de farklı bir açıdan bakmak istiyorum Alceste'nin konumuna da. O da bir erdem abidesi olarak değil eleştirilen bir karakter olarak ele alınabilir gibi geliyor bana.
Jaques Ranciere, Cahil Hoca isimli kitabında Sokrates'ı kendisini üstün gördüğü için mahkemeye karşı koymamakla suçlar. Ona göre mahkeme karşısında onların anladığı dilden konuşmak yalakalık etmiş olmak manasına gelmez, mahkemenin dilini öğrenmiş olup onu uygun bir şekilde kullanmaktan başka bir şey değildir. Mahkeme ve halkı kendisini anlayamayacaklarını düşünerek aşağı gören Sokrates havalı ve cesur bir davranışta bulunmaktan ziyade egosunun kurbanı olmuştur.
Bu bakış açı tartışmaya açıktır elbette ama buradan bakacak olursak Alceste de karşısındakilerle konuşmaya bile tenezzül etmeyen bir insandır. Karşıdakinin birkaç cümlesini duyduktan sonra 'Sizin gibiler...' gibi cümlelerle yaftalamada bulunup diyaloğu bitirmektedir. Hakkındaki mahkeme kararına karşı çıkmak yerine 'Zaten tüm insanlar...' etiketini yapıştırıp kendisinin herkesten ayrılığını bir milyonuncu kez vurgulamaktadır. Bana kalırsa ortada kokuşmuş olan koca bir sistem ve bunu fark edip dahil olmayı reddeden Alceste'den daha fazlası vardır bu tiyatroda. Alceste de diğerleri kadar yanlış giden bir şeyleri sembolize eden bir karakterdir.
81 syf.
·2 günde
Şu birkaç gündür tiyatro eserleriyle haşır neşir oluyorum. Geçtiğimiz hafta William Shakespeare ile açtığım perdeyi Moliere ile kapatmam gerekiyor gibi duruyor çünkü bir süre işlerim ile ilgili kitapları okumalıyım.

Moliere'nin bu eserini daha önce hiç duymamıştım veya duymuşsam bile dikkatimi çekmemişti. 03.06.2018'de yaşadığım şehirden, Fenerbahçe'nin Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısı için İstanbul'a gittiğimde, 'Haydi İş Bankası Yayınları'nın şubesine uğrayayım.' dedim. Satış şubesine gittiğimde aklımda Shakespeare'in Soneler kitabını almak vardı. Fakat ben ne yaptım, Moliere'nin Le Misanthrope eserini aldım. İyi ki de almışım. Eser bana kalırsa Schopenhauer'ın felsefesinin tiyatro hali gibi. -Moliere'nin yaşadığı zamanda henüz Schopenhauer'ın doğmadığını belirtmeme gerek yoktur umarım- Moliere bu eserinde insanların ikiyüzlülüğünü, yalakalığını, dedikoduculuğunu, yüze gülüp arkadan konuşmasını müthiş bir üslupla eleştiriyor. -tıpkı Arthur Schopenhauer'ın felsefesinde yaptığı gibi-

Moliere'nin tiyatro eserinde, insanların ikiyüzlülüğünden bıkmış olan Alceste'yle çevresindeki Philinte, Celimene, Eliante, Acaste, Oronte gibi kişiler arasında geçen olaylar anlatılmaktadır. Tiyatro ve tiyatro özelinde Moliere ile alakalı herkese önerebilirim. Ayrıca XVII. yüzyıl insanı ile günümüz insanı arasında bulunan birtakım benzerlikleri de görmek isteyen tüm okurlara muhakkak tavsiye ediyorum.
Konuşmasanız da ne söylediğinizi duyuyorum.
Molière
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Dünya üzerinde sapa bir yer arıyorum,
Şerefli insanın özgürlüğünün bulunduğu bir yer.
Molière
Sayfa 81 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Sıkıntılarınız var diye, bana mı çatacaksınız?
Molière
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsandan Kaçan
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053609827
Orijinal adı:
Le Misanthrope
Çeviri:
Bedrettin Tuncel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 1666 yılında Palais-Royal’de sahnelenen İnsandan Kaçan isimli oyun, Molière’in toplum ve birey arasındaki ilişkiyi en derinlikli şekilde işlediği oyunudur. Yazar, bu eserinde XIV. Louis dönemi Fransa’sında saray ile kent arasındaki ilişkileri işlerken, sarayın kıymet verdiği yalancı kibarlıkları, dalkavuklukları ve adalet düzenini acımasızca eleştirir. Cesaret, dürüstlük gibi erdemlere sahip, bir “insandan kaçan” olarak Alceste, bazı eleştirmenlerce tiyatro tarihinin en önemli karakterlerden biridir.

Kitabı okuyanlar 90 okur

  • Buzullar Eriyor
  • Seher Pektopal
  • Melek Can
  • Berkay
  • Elif
  • Margaritaa
  • Kadir Kılıç
  • Hikki
  • Hayata Uyanmak
  • Buse

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (7)
9
%25.7 (9)
8
%22.9 (8)
7
%17.1 (6)
6
%2.9 (1)
5
%2.9 (1)
4
%2.9 (1)
3
%2.9 (1)
2
%2.9 (1)
1
%0