İnsanı Yeniden Düşünmek (Modern Düşüncede Temel Tartışmalar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
116
Gösterim
Adı:
İnsanı Yeniden Düşünmek
Alt başlık:
Modern Düşüncede Temel Tartışmalar
Baskı tarihi:
2 Mart 2019
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056900716
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlem Yayınları
İnsanın mahiyetine ilişkin tasavvurlar, tarih boyunca insani eylemlerin etik. politik ve metafizik yönelimlerini tayin etmiştir. Dolayısıyla ahlaki tercihlerden toplumsal örgütlenmelere, devlet düzenlerinden eğitim sistemlerine kadar ortaya çıkan birçok yapının, insanın ne olduğu sorusuna verilen cevabın doğrudan ya da dolaylı bir tezahürü olduğu söylenebilir. Bu sebeple insanın ne olduğu sorusu, her türden alem tasavvuru için merkezi bir mahiyet arz eder. Modernite. insanın mahiyetine dair klasik tasavvurları radikal bir şekilde dönüştürerek insanlık tarihindeki en önemli kırılmalardan birini ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple modern döneme ilişkin doğru kavrayışa ulaşmanın bir yolu. insan tasavvurunun bu dönemde geçirdiği dönüşümleri tespit ve analiz etmekten geçer.
Bu kitapta ağırlıklı olarak insanın mahiyetine dair, modern Batı düşüncesindeki tartışmalar ele alınmakta; çeşitli ilmi disiplinlerin oluşumunda ve dönüşümünde bu alanlardaki farklı insan tanımlarının etkisi değerlendirilmektedir. Ayrıca kitap, modernlikle birlikte ortaya çıkan dönüşümlerin islam dünyasındaki insan tasavvurlarını nasıl etkilediği sorusuna cevap sağlayacak şekilde, çağdaş İslam düşüncesinde yer alan çeşitli tartışmalara da yer vermektedir. Bu sayede okuyucular, köklü bir biçimde değişen evren ve insan tasavvurunun eş düzeyli ve eş zamanlı etkilerini takip etme imkanı bulacaklardır.
384 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Her makalesi ufkumu genişletti. Şaban Ali Düzgün'ün makalesi için bile alınır bu kitap. Değerli bir derleme olmuş. "insanın Geleceği, Transhümanizm bağlamında bir inceleme" başlıklı makale de mutlaka okunmalı. Emeklerine sağlık.
“Batı Avrupa’da Kopernik’le başlayan kozmolojik devrim, insanı, evrenin merkezi/efendisi konumundan indirip herhangi bir galakside yaşayan sıradan bir varlığa dönüştürmüş, Darwin’le başlayan biyolojik devrim, insanı, dünyanın efendisi konumundan indirip olağan bir canlıya çevirmiş, Freud aklın arkasındaki akıl dışının krallığına işaret ederek insanın kendisinin bile efendisi olamayacağını iddia etmiş, çağdaş sinirbilim alanındaki gelişmeler, insanın varlığının diğer doğa olaylarının karmaşık bir uzanımı olduğunu ima etmiştir. Modernleşme süreci ve Aydınlanma sonrası bilimde meydana gelen büyük atılımlar, insanın ayrıcalığı, biricikliği ve üstünlüğü fikirlerini sarsmıştır.”

Esra Kartal Soysal
Arzularla arzu nesnelerinin eşzamanlı üretildiği bu dünyada, herkes olanca farklılıklarıyla birlikte, kendi renklerine boyanmış aynı arzu nesnelerine koşmaktadır bir telaş içinde. Büyük kapitalistler yani postmodern Mevlanalar, "ne olursanız olun gelin' diyen hümanist tüccarlarıdır tüketim kültürünün. Müslümana yeşil, komüniste kızıl, hip hopcuya siyah renge boyanmış aynı arzu nesnesi servis edilmektedir. Herkesin aynı şeyleri arzuladığı ve gerçekte kimsenin olmadığı kitle içinde ise farklılıklar, yitip gitmiş, kişi, kendisi olma imkânını büsbütün kaybetmiştir.

Artık insan, insan kokusunu bastıran kokular icat etme derdi içinde, parfümüyle başkalarından farklılaşmak durumundadır. Varlığın sesini duyup hakikatine açılmamızın yegâne imkânı olan iç sıkıntısının adı dahi bir anda depresyon ve stres adıyla yaftalanmış ve varlığa açılan son kapı da kapanmıştır yüzümüze. Ve insan varlığın anlamını unuttuğu gibi unuttuğunu da unutmuştur, hızla akıp giden ve her şeye geç bırakan zaman içinde. Dile düşen her şeyin anlam yitimine uğraması, yok etmenin, çağımıza özgü formu olan çoğaltma yoluyla gerçekleşmektedir.

Bilginin enformasyon formuna bürünmesi, büyük varoluşsal bedeller ödenmesi gereken hakikatleri, kitlelerce çabucak tüketilmesi mümkün bir tüketim nesnesi hâline getirmiştir. Etki dozajı son derece kuvvetli olmakla birlikte yalnızca anlık duygulara yol açan hikmetli sözler, söz konusu hikmete vücut veren varoluşsal düzlemlerden koparılıp çoğaltılarak, gerçeklikten büsbütün kopuk simülasyon dünyasında, etkileme-etkilenme diyalektiği içerisindeki kitlelerin tüketimine bırakılmıştır.
Nihilizmin, adeta bir varlık ve değer çoğalması olarak tecrübe edildiği çağımızda, televizyon ve sinemanın devrim niteligindeki zuhuruyla birlikte, simülasyon dünyasına maruz kalan belleklerin, etkileme-etkilenme diyalektiğinin bir parçası hâline gelmek suretiyle, varlık ve değerlerini bir yandan parçalayıp diğer yandan da çoğaltmaya başladıkları söylenebilir. İnsan, soğutulmak suretiyle içine çekildiği simülasyon dünyasında, eşzamanlı olarak herkes olabildiği gibi aynı zamanda hiç kimsedir de. Her değere eşit mesafede konumlanmış varlığıyla insan, kitle içerisinde anonim bir kendilik hâlini almış ve gri alana çekilivermiştir tüm varlığıyla.

Varoluşsal hiçbir bedel ödemeden elde ettiği hazları, acıları, aşkları, hüzünleri ve daha envai türden duyguları vardır simülasyon içinde insanın. Birbirinden bütünüyle farklı duyguları fasılasız bir biçimde yaşayabilmenin imkânı ise yalnızca gerekli maddi karşılığın ödenmesinden geçmektedir. Tam da istediği her şeye sahip olduğunu, her şeyi anlayıp hakikati elde ettiğini düşündüğü an, yitirivermiştir varlık ve değerlerini insan. Ziyadesiyle etkili görüntü ve duyguya öylesine maruz kalmıştır ki insan; duygularını ve varlığına yabancılaştıgı yerde, nihayetinde varlık ve değerlerine olan inancını da yitirivermiştir.
“(…) makinelerimiz rahatsız edici derecede canlılık sergilerken, kendimiz ürkütücü derecede atalet içindeyiz.

Haraway

İnsanı Yeniden Düşünmek, Kolektif
"Hayatında sadece dinleyenler, söyleyecek sözü olmayanlar yahut sözü olup da içten hesaplarla gizleyenler, kendisine ilahi irade tarafından biçilen, tarihin aktörü olma rolünü terk edip, seyircilikle seyircilikle yetinen ve bende rolünde hayat sürenler, kaçırdıkları bu fırsatın acısını (hasret) çekeceklerdir."

Şaban Ali Düzgün
"Karşılaştığımız sıkıntılatın ardından ayakta kalma iradesini ve gücünü gösterebildiğimiz ölçüde değerliyizdir."

Şaban Ali Düzgün

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanı Yeniden Düşünmek
Alt başlık:
Modern Düşüncede Temel Tartışmalar
Baskı tarihi:
2 Mart 2019
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056900716
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlem Yayınları
İnsanın mahiyetine ilişkin tasavvurlar, tarih boyunca insani eylemlerin etik. politik ve metafizik yönelimlerini tayin etmiştir. Dolayısıyla ahlaki tercihlerden toplumsal örgütlenmelere, devlet düzenlerinden eğitim sistemlerine kadar ortaya çıkan birçok yapının, insanın ne olduğu sorusuna verilen cevabın doğrudan ya da dolaylı bir tezahürü olduğu söylenebilir. Bu sebeple insanın ne olduğu sorusu, her türden alem tasavvuru için merkezi bir mahiyet arz eder. Modernite. insanın mahiyetine dair klasik tasavvurları radikal bir şekilde dönüştürerek insanlık tarihindeki en önemli kırılmalardan birini ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple modern döneme ilişkin doğru kavrayışa ulaşmanın bir yolu. insan tasavvurunun bu dönemde geçirdiği dönüşümleri tespit ve analiz etmekten geçer.
Bu kitapta ağırlıklı olarak insanın mahiyetine dair, modern Batı düşüncesindeki tartışmalar ele alınmakta; çeşitli ilmi disiplinlerin oluşumunda ve dönüşümünde bu alanlardaki farklı insan tanımlarının etkisi değerlendirilmektedir. Ayrıca kitap, modernlikle birlikte ortaya çıkan dönüşümlerin islam dünyasındaki insan tasavvurlarını nasıl etkilediği sorusuna cevap sağlayacak şekilde, çağdaş İslam düşüncesinde yer alan çeşitli tartışmalara da yer vermektedir. Bu sayede okuyucular, köklü bir biçimde değişen evren ve insan tasavvurunun eş düzeyli ve eş zamanlı etkilerini takip etme imkanı bulacaklardır.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Mevlüt Kayabaşı
  • H. Havva Ergün
  • mesut toker
  • Muhammed Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0