·
Okunma
·
Beğeni
·
1.273
Gösterim
Adı:
İnsanın Bir Dakikası
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707915
Kitabın türü:
Çeviri:
Saliha Nilüfer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası, olmayan üç kitap hakkındaki eleştirilerden oluşan bir eser. Eleştirilen kitaplardan ilki, bir dakika içinde yeryüzünde kaç şimşek çaktığı, kaç ton su fışkırdığı, kaç kişinin seviştiği, kaç kişinin doğal nedenlerle öldüğü gibi niceliksel bilgiler veriyor. "Tersine Evrim" adını taşıyan ikinci kitap klasik Lem metinlerine en çok benzeyeni; büyük usta "yirmibirinci yüzyılın askerî tarihine ilişkin" gizli bir kitap ele geçirdiğini öne sürüyor ve söz konusu kitabı eleştirirken bizlere mikro ve nano-robotlardan oluşan orduların kimyasal ve genetik silahlarla çarpıştığı bir savaş senaryosu çiziyor. Yenilmez (The Invincible), Cyberiad, Fiyasko ve Dünya Barışı (Peace on Earth) adlı kitaplarındaki temaları anımsatan bu senaryoya ilişkin spekülasyonlarıyla Lem, son dönem eserlerinde rastladığımız tavrını sürdürüyor ve sık sık kurgu dışına çıkarak olası bir gelecekteki silahlanma yarışına ilişkin görüşlerini bir deneme havasında anlatıyor. Üçüncü kitap olan "Dünya: Bir Afet Bölgesi"nin eleştirisi tümüyle deneme tarzında; varoluşumuzun gizini istatistiksel verilerle açımlama yolunda bir girişim. Bugün yetmişdokuz yaşında olan bilim-kurgu yazarı, düşünür Stanislaw Lem'in 1986 tarihli bu yapıtı onun deneme tarzına yönelişinin ilk örneklerinden biri. Üstadın meraklı kafasıyla geleceğin denizlerinde dolaşmak isteyenler bu kitabı ellerinden bırakmayacaklar.
(Tanıtım Bülteninden)
123 syf.
·2 günde
Yazarın okuduğum ilk kitabı, içinde genellikle evrim ve raslantılardan bahsettiğinden habersiz rastgele seçmiştim vardır bunda da bir hikmet deyip sıkılsam da inatla okumaya devam ettim. Kesinlikle sıkacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Benimki tamamen psikolojik, hastalık hastası gibi. Neyse incelememe geçeyim. :))

Kitap güya bilim kurgu ama ben öyle bir şeye sadece bir kere denk geldim onuda zaten alıntı olarak paylaşmıştım. Şöyleki kitap üç bölümden oluşuyor. Sonra bunlar birbirine evriliyor.:)))

*insanlığın bir dakikası
*tersine evrim
*Dünya: Bir afet bölgesi

İnsanlığın bir dakikasında alıntılara biraz kendi yorumu katarak anlatıcam şimdiden söyleyeyimde sonradan vay şöyle olmuş böyle olmuş konuşmayayım diye. Neyse olaydan koptu yine. Hemen geçiyorum.

Şimdi siz odanızda bir elinizde kitabınızdan bir sayfa okurken diğer elinizdeki kahveden bir yudum aldığınızda "dünyada binlerce insan o bir dakikada türlü işkenceler maruz kalıyor, zararsız meşrubat yerine zehir içerek yaşamına son veriyor, şoförler, doktorlar, anneler ya da hemşireler vb. İnsanlar kendi hatalarıyla ölüme smile atıyorlar, kazayla ya da kasten kaç yeni doğan bebek daha ilk nefesini almadan ölümün buz gibi sessizliğine kavuşuyor, ya da aynı zamanda kaç kişi kendini asıyor. Sonra kanserler, kalp krizleri, ilaçlar, dörtyüz önemli hastalıktan kaynaklanan ölümler, araba kazalarında ölenler, devrilen ağaçların, yıkılan duvarların, düşen tuğlaların altında kalanlar, tren altlarında ezilenler..." Evet bunları hepsi o bir dakikada oluyor ha güzel şeyler olmuyor mu elbette oluyor ama yazarımız bu açıdan bakmış. Ayrıca bu bölüm aslında hiç olmayan bir kitabın eleştirisi olarak yazılmış. ={

İkinci bölümüde bilim kurgu gibi deneme gibi olmuş :)) arada, ileride yani 21. yüzyılın sonlarına doğru bir öngörü yapmış bunuda askeri alanda savaşta kullanılan ve kullanılacak olan yapay zekalar hakkında o yıllarda mevcud olan ve daha da geliştirilcek silahların kullanılmaması taraftarı olduğunu belirterek güzel bir deneme olarak kaleme almış. Deneme diyorum çünkü olaydan kopuk bir şekilde daha çok kendi fikirlerinden bahsediyor.

Üçüncü bölüm içinse size bu belgeseli öneriyorum:
https://youtu.be/EyAYnfC8FB8
İyi seyirler ve keyifli okumalar. :))
123 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Oldukça güzel bir bilim kurgu romanı. Yazar bir dakika içerisinde dünyada yaşayan 5 milyar insanın yaptıklarına dair istatistik bilgiler vererek başlıyor kitaba. Ölümler, cinsel ilişkiler, kazalar, doğumlar gibi olaylardan itibaren detaylı bilgiler veriyor. Kitabın fikrinin nasıl oluştuğunu ve ne şekilde geliştiğini anlatıyor. Reklamlarla ilgili olarak çok çarpıcı tespitleri de var. İkinci bölümde de dünyanın ne şekilde oluştuğunu, aslında şu anda yaşamamızın tamamen bir dizi felaketin birleşimi olduğunu mantıklı bir şekilde ifade ediyor. Son derece güzel bir kitap. Bu yazarın diğer kitaplarını da en kısa sürede okuyacağım.
148 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Stanislaw Lem pek göz önünde olmayan, değeri bilinmeyen yazarlardan bana göre. Bilimkurgu, mizah ve eleştiriyi ustaca harmanlayarak okuyucuyu bağlar kendine.

Bu kitaba gelirsek; öncelikle kitap bittiğinde hissettiğim duygu insanlığın kötülüklerinin ne denli çok olduğundan kaynaklanan endişe oldu. Şuan bu satırları 1 dakika da kaç insan öldü veya öldürüldü, kaç insan doğdu hepsi istatiksel olarak verileri mevcut. enim bu kitaba eleştirim ise tamam bu matematiksel sayılar bizde mevcut ve onunla dünya üzerinde kötülüğün iyiliğe hakimiyetini görüyoruz ama bu durumu tersine çevirmek için gereken yöntem nedir mesela ? 3.bölümde yer alan galaksi anlatımları ilgi çekiciydi. Dünyadaki yaşamın bir dizi felaketler sonucu ortaya çıkması insana bir ders tabi.

Yaşamımızda olumsuz durumların varlığı azımsanamaz ve bu kitaptan çıkarılacak ders bana göre bu felaket dönemleri bittiğinde yeni yaşamlara, yeni mutlu edici durumlara evrileceğinin bilincinde olmak.

Son olarak Stanislaw Lem gibi yazarları okuyup okutmak gerekir.
148 syf.
·3 günde·9/10 puan
Açık ara bu sene okuduklarım arasında beni en fazla etkileyendi. İlk başta neler olup bittiğini anlamıyorsunuz, ardından bu bilinmezliğin sürmesi hoşunuza gidiyor sonra daaaaaaan diye gerçeklik duvarına çarpıyor ve içinizde yankılanan ‘eyvah ki ne eyvah’ sesini susturamıyorsunuz.

Bir yazarın kendi sınırlarını test etmesi olarak da ele alınabilecek eser. Şöyle ki, eğer şimdi bir kere daha okuyacak olursam (ki kesinlikle tekrar okuyacağım ama şimdi değil, zamanı geldiğinde) bambaşka ve önceden göremediğim açıları yakalayacağıma hiç şüphem kalmamış durumda. Bunu yapabilen yazar sayısı...(en azından benim rastladığım) pek fazla değil.

Tek eleştirim, başı ve sonu arasındaki köprülerin çok ama çok zayıf olması. Bu boşlukların arası öyle bir doldurulmuş ki, kimbilir belki siz okuyunca sorun olmadığını da söyleyebilirsiniz.

Bu kitap, gelecek hakkında. Acı, çıplak, kırılgan ve sonu...

Şimdi sıra sizde. Fakat şuna emin olabilirsiniz, tanıdığınız, bildiğiniz en “futuristin” bile girmeye cesaret edemediği derecede tutarlı öngörülerle dolu, aklınızı gıdıklayan senaryolardan bahsediyorum. Ve tabii ki, gıdıklandığınız ama pek gülmediğiniz senaryolardan bahsediyorum.
148 syf.
·1 günde·7/10 puan
İnsanın Bir Dakikası - Stanislaw Lem

Lem’in hayat hikayesini anlatıp sizleri sıkmayacağım. Daha önce farklı yayınevlerinde çıkmış ve yine hakettiği değeri görememişti.

Alfa bu konuda biraz daha iyi ve sağlam adımlarla yazarın külliyatına ayrı bir seri çıkardı ve uzun zamandır ben ve benim gibi bekleyenlerini çok sevindirip 8 kitabı çok kısa bir sürede yayınladı devamını da aynı hızla çıkaracak gibi görünüyor.

Ancak burada iki büyük sorun karşımıza çıkıyor. Birincisi yazarın kitapları anadili olan Lehçe’den değil ingilizceden çevriliyor. Lehçe’den kaliteli çeviri yapabilecek kişi sayısı çok az bunu kabul edebilirim ancak böyle bir yazarın külliyatında keşke anadilden çeviri görseydik. İkinci sorun ise yine çeviri ile alakalı, yayınevi biraz daha kolaya kaçıp eski çevirileri üstünden ufak editörlüklerle yayınlıyor. Ve sanırım benim bu kitabın çoğu yerinde cümlelere takılmamın sebebi de buydu.

Her şeyden öte kitabın ismi “İnsanın Bir Dakikası” değil “Bir İnsan Dakikası” olmalıydı zira ilk öykü/deneme aslında insanların " bir dakikada yaptığı şeyleri" anlatan bir kitap yazma üzerine kurulu. “İnsanın bir dakikası” daha vurucu kabul ediyorum ancak yazarın yazdığı başlığın ve öykünün karşılığı bu değildi.

İnsanın bir dakikası kitabın üstündekinde açıklama “Roman” olmasına rağmen aslında yazarın denemelerini içeriyor. Genel olarak bazı cümlelere çok takılmış olsam da okunmasını engelleyecek kadar büyük yapı hataları görmedim. Ancak özellikle anlam konusunda hatalar mevcut. Örneğin bir bölümde “Lord” olan tanrı kelimesini “Gökteki Babamız” şeklinde çevirmiş çevirmen, aynı şekilde bir yerde İncil’den alıntı yapılmış bir ayetin yazar “yarısını” koymuş ancak çevirmen bu yarım olmasın diye ayetin kalan kısmını da tamamlamış.

Evet, çeviri konusunda kesinlikle beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Alfa’nın özellikle bu kitabın bir sonraki baskılarında editörlüğüne biraz daha dikkat etmesini umuyorum.

Bu konular dışında kitabın öykülerini ve kendisini sevdim. Yıllar önce okumuş çok da hatırlamıyordum, Bunca zaman sonra tekrar okuyabilmek güzel. Alfa’ya yine bunun için bile ne kadar teşekkür etsem az.
148 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Zor bir kitap, hayır şöyle desem daha doğru olur; içinde dünyaları barındıran zor bir kitap. Stanislaw Lem bize olmayan üç kitabın eleştirisini yazmış ki sadece bu bile dehasını anlamanıza yeterli. Hiç yazılmamış ve hiç basılmamış bu üç kitap, “İnsanın Bir Dakikası”, “Tersine Evrim” ve “Dünya: Bir Afet Bölgesi”. Hepsini severek okudum ama en çok üçüncü hikayeyi sevdim diyebilirim. Rastlantılar üzerine kurulmuş ve kendi kendini yok etmekte olan bir insanlık... Bu gezegeni asla hak etmiyoruz.
123 syf.
·82 günde·Puan vermedi
Aferin Stanislaw Lem, olmayan bir kitabın eleştirilerini cevaplamak da sana yakışırdı zaten. İşin komik tarafı tanıtımları okumadan kitaba daldığım için olacak, gerçekten ortada "İnsanın Bir Dakikası" adında bir kitap var ve yazar önsözde savunma yapıyor ve izleyen sayfalarda da o kitabı okuyacağımı zannettim. Savunma bir türlü bitmeyip kitabın üçte biri bitince eh nihayet şüphelendim ve kitabı araştırdım artık. Saf mıyım neyim? Kafam neredeydi ki!

Sürpriz, sürpriz, sürpriz ve ben şok oldum. Hikayenin kendisi olmayan bir kitabın eleştirilerine cevap vermekmiş. Çoookkkk yaratıcı. Yanlış anlamamın utancından ikinci bölüme başlamadan kitaba ara verdim. Kitabı bitirmek de zaman aldı.

Hiç yazılmamış ve hiç basılmamış üç kitap,
“İnsanın Bir Dakikası”,
“Tersine Evrim” ve
“Dünya: Bir Afet Bölgesi”.
hakkında o kadar etkileyici bir savunma var ki üzerinde durmadan ya da endişelenmeden okumak mümkün olmadı.

Tokat mahiyetindeki kitaplardan birisi.
123 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10 puan
Ustad Lem döktürmüşte döktürmüş. Ben bilim okumayı severim diyenler için, anlatmakla kalmıyor yorumluyor, anlamlandırıyor Lem. Büyük keyif, büyük ayracılık bu şahsiyeti okumak...
123 syf.
·5 günde
Kitap genel olarak bizlere dünyadaki tüm insanların, bir dakikalık süre içinde aynı anda ne yaptıklarından söz etmektedir.Her geçen saniye yeryüzünde neler olduğunu bilmenin doğrusu hiçbir yolu yoktur. Bu olgu, insanoğlunun bilincinin mikroskopik kapasitesini göz önüne serer. Bilinçliliğimiz...
Kitap içerik olarak gerçekçi, bir o kadar da “fantastik”tir. Kitapta nefesini kesecek şeylere ve şaşıracağınız bir çok istatistiki bilgiye tanık olacaksın.
Sizde genel olarak meraklıysanız okumanızı tavsiye ederim..
Gelgelelim, dünya, çözmekle bitmeyecek bir gizdir. Düşünün ki her bir atom, her bir “ilksel tanecik” dahi dipsiz bir kuyuya benzer. İşte herkesi “gerçekliğe ilişkin son hakikat” hakkında şüpheye düşüren şey, bilgimizin bu hayret verici dipsizliğidir.
Kutsal kitapta denir ki, başlangıçta Söz vardı ve Söz de Tanrı'nındı.
Bunu kendi dünyevî kullanımımıza çevirirsek, şöyle diyebiliriz: Başlangıçta bilgisayar vardı, o bu kitabı ortaya koydu ve sonuçta vardığı nokta yine bir bilgisayar oldu.
Tek tek olaylarla ilgilendiğimiz zaman (ki bunlar tam da Sherlock Holmes'un uğraştığı şeylerdir), piponun iyice ısırılmış ağızlığı tiryakinin güçlü çene kemiğine, ya da bir sürü piponun içinde bu bir tanesine karşı özel bir düşkünlüğü olduğuna delalet edebilir, ya da pekâlâ asabı bir tikin göstergesi de olabilir, hatta belki pipo ona ait bile değildir de bulup cebine atmış, sonra da öldürülüvermişttir - eh, bu durumda pipo da pek esaslı bir hedef saptırıcı işlevi görür.
Gelecekte arkeologlar çağımızda ne tür bir grafik sanat üretildiğini inceleyecek olsalar, hiçbir şey bulamayacaklar.
Her gün oluşan çöp yığınlarınızla sanat çalışmalarımızı ayırt edemeyecekler, çünkü ikisinin arasında genellikle hiç bir nesnel fark yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanın Bir Dakikası
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707915
Kitabın türü:
Çeviri:
Saliha Nilüfer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası, olmayan üç kitap hakkındaki eleştirilerden oluşan bir eser. Eleştirilen kitaplardan ilki, bir dakika içinde yeryüzünde kaç şimşek çaktığı, kaç ton su fışkırdığı, kaç kişinin seviştiği, kaç kişinin doğal nedenlerle öldüğü gibi niceliksel bilgiler veriyor. "Tersine Evrim" adını taşıyan ikinci kitap klasik Lem metinlerine en çok benzeyeni; büyük usta "yirmibirinci yüzyılın askerî tarihine ilişkin" gizli bir kitap ele geçirdiğini öne sürüyor ve söz konusu kitabı eleştirirken bizlere mikro ve nano-robotlardan oluşan orduların kimyasal ve genetik silahlarla çarpıştığı bir savaş senaryosu çiziyor. Yenilmez (The Invincible), Cyberiad, Fiyasko ve Dünya Barışı (Peace on Earth) adlı kitaplarındaki temaları anımsatan bu senaryoya ilişkin spekülasyonlarıyla Lem, son dönem eserlerinde rastladığımız tavrını sürdürüyor ve sık sık kurgu dışına çıkarak olası bir gelecekteki silahlanma yarışına ilişkin görüşlerini bir deneme havasında anlatıyor. Üçüncü kitap olan "Dünya: Bir Afet Bölgesi"nin eleştirisi tümüyle deneme tarzında; varoluşumuzun gizini istatistiksel verilerle açımlama yolunda bir girişim. Bugün yetmişdokuz yaşında olan bilim-kurgu yazarı, düşünür Stanislaw Lem'in 1986 tarihli bu yapıtı onun deneme tarzına yönelişinin ilk örneklerinden biri. Üstadın meraklı kafasıyla geleceğin denizlerinde dolaşmak isteyenler bu kitabı ellerinden bırakmayacaklar.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • yığın
  • Deep Note
  • e
  • ︋︋m҉y҉ l҉i҉f҉e҉e҉
  • Büşra Örnek
  • Aykut
  • YILMAZ TAŞKIN
  • Seyit
  • ğ
  • panote

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.1 (4)
9
%6.1 (2)
8
%15.2 (5)
7
%15.2 (5)
6
%6.1 (2)
5
%0
4
%3 (1)
3
%3 (1)
2
%0
1
%0