İnsanın Dört Zindanı

8,9/10  (134 Oy) · 
464 okunma  · 
140 beğeni  · 
5.316 gösterim
Bu dört zindan hangisidir? Belirleyicilik/zorlayıcılık ne demektir? Bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrı'ya doğru gitmek için verdiği savaştır. Benim seçici özgür irademi kendi içinde baskı altında tutan, sınırlayan ve kayıt altına alan ve benim yerime seçim yapan bu dört illet zindan, şunlardan oluşmaktadır:
1. Tabiatın belirleyiciliği, 
2. Tarihin belirleyiciliği, 
3. Toplumun belirleyiciliği, 
4. Kendi belirleyiciliği.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    77
  • ISBN:
    9786055482596
  • Orijinal Adı:
    Çehar Zindan-ı İnsan: Die Vier Gefanengnisse
  • Çeviri:
    Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
  • Yayınevi:
    Fecr Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sylphrena 
 30 Oca 18:18 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Şeriati’nin hitabet tarzı gerçekten hoşuma gitti. Dili çok nazik ve anlattığı konuyu detaylarıyla açıklıyor. Aklınızda soru işareti bırakmıyor. Kitap akıp gidiyor zaten.

İnsanın Dört Zindanı, Abadan Petrol Fakültesi Konferansı ve Sosyal Hizmetler Yüksekokulu Konferansı olmak üzere, konuşmaların derlenip yazıya döküldüğü iki bölümden oluşuyor.

“İnsan nedir?”
Şeriati ilk olarak bu sorunun cevabını düşündürüyor size. İnsanın ne olduğunu ve ne olması gerektiğini bulmazsak, eğitim öğretimi, ahlâkı, kültürü, toplumsal kuralları düzenleme çabalarının boşuna olduğunu söylüyor.
İnsan tanımına Kuran’dan yola çıkarak başlıyor ve felsefi görüşleri de dahil ederek, aynı zamanda hiçbir görüşü reddetmeden kendi üslûbu ile tanımlıyor.
Kuran’da konu ile ilgili 2 kelime olduğunu söylüyor; İnsan ve Beşer.
Öncelikle bize beşerin ne olduğunu tanımlıyor, daha sonra insanın beşerden farkını anlatıyor. Ve beşerin üç temel ilkeyle ilgili bilgi sahibi olduğu ölçüde insan olabileceğini söylüyor.
İlk olarak bilinçli bir varlıktır.
İkinci olarak seçici bir varlıktır.
Üçüncü olarak yaratan bir varlıktır.

Bu ilkeleri de tek tek açıklıyor. Yaratan varlık kısmındaki açıklamasını yazmadan geçemeyeceğim, “Görüyoruz ki bu üç nitelik, üç tanrısal sıfattır. Tanrı yaratıcı, yapıcı ve irade sahibi bilinçli varlıktır. Söz konusu olan ve Tanrı benzeri o insan da böyledir,” diyor ve ekliyor, “Müşebbihe’nin bu kavramından şirk olacak şekilde bahsetmek istemiyorum.” Şebih şu anlamdadır: “İnsan tabiatın tersine, Tanrı’nın yüce sıfatlarını kendi varlığına ekip yetiştirme ve geliştirme yeteneğine sahip bir varlıktır. Allah’ın ahlakı ile ahlaklanınız! demektir,” diyor.

Bu tanımlamalar, insan olma ölçüleri muazzam. Ne bir eksik, ne bir fazla.
Ayrıca, Materyalizm, Natüralizm, Egzistansiyalizm, Vahdet-i Vücut, Historizm, Sosyolojizm, Biyolojizm gibi ideolojiler açısından da İnsan kavramını ele alıyor.
Tüm tanımlardan sonra, zindanlarımıza geçiyor. Kavram bu kadar ölçülü tanımlanmasaydı, insanın ne olduğu okuyucuya idrak ettirilmeseydi, ona içinde hapsolduğu zindanları anlatmak manasız kalırdı diye düşünüyorum.

1-Tabiatın Belirleyiciliği
2-Tarihin Belirleyiciliği
3-Toplumun Belirleyiciliği
4-Kendi Belirleyiciliği

Bu zindanları yine örneklendirerek, felsefi durumlarla izah ediyor. Göreceksiniz ki ilk üç zindandan kurtulmanın yolu çok daha kolay. Lakin dördüncü zindan, en kötü zindandır ve insanın en aciz kaldığı zindandır. Dördüncü zindanın da bir kurtuluş yolu var elbet; Aşk ile. :)

Velhasıl Şeriati okumalarım devam edecek. Öğrenecek daha çok şey var...

Okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.