İnsanın Dört Zindanı

9,0/10  (75 Oy) · 
299 okunma  · 
80 beğeni  · 
3.964 gösterim
Bu dört zindan hangisidir? Belirleyicilik/zorlayıcılık ne demektir? Bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrı'ya doğru gitmek için verdiği savaştır. Benim seçici özgür irademi kendi içinde baskı altında tutan, sınırlayan ve kayıt altına alan ve benim yerime seçim yapan bu dört illet zindan, şunlardan oluşmaktadır:
1. Tabiatın belirleyiciliği, 
2. Tarihin belirleyiciliği, 
3. Toplumun belirleyiciliği, 
4. Kendi belirleyiciliği.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    77
  • ISBN:
    9786055482596
  • Orijinal Adı:
    Çehar Zindan-ı İnsan: Die Vier Gefanengnisse
  • Çeviri:
    Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
  • Yayınevi:
    Fecr Yayınları
  • Kitabın Türü:
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
17 Şub 15:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsanın Dört Zindanı kitabı, Ali Şeraiti’ nin 1970 yılında Abadan’da Petrol Fakültesi öğrencilerine yapmış olduğu konferanstan oluşmaktadır.
Kitap özünde insan nedir? e cevap arar iken, insan ve beşer arasındaki kavramları da ayrıntısıyla açıklamaktadır. Günümüz modern çağında insanın beşer seviyesinden insan seviyesine geçişte çektiği anlam sıkıntısını üç meşhur düşünce ile dile getirir. Bunlar, “Düşünüyorum o halde varım” (Descartes), “Hissediyorum o halde varım” (A. Gide), “Başkaldırıyorum o halde varım” (A. Camus) tur. Ancak yazara göre insan olabilme geçiş evresinin “Başkaldırıyorum o halde varım” (A. Camus) düşüncesi ile gerçekleşebileceği vurgulanmaktadır. Bu konudaki Hz. Âdem örneği oldukça çarpıcıdır. Bu aşamadan sonraki bölümde de, insanı kuşatan dört zindan açıklanmaktadır.
Bu zindanlar
1-Doğa (Biyolojizm) Zindanı.
2-Tarih (Historizm) Zindanı.
3-Toplum (Sosyolojizm) Zindanı,
4-Benlik (‘’Kendim’’ dir ) Zindanı.
İlk üç zindanı günümüz insanının bilim ve felsefe ile geçmekte zorlanmadığı anlatılmakla birlikte, en zor zindanın ise zindan ile tutsağın birleştiği ‘’Kendim’’ dir zindanından kurtuluşun reçetesini kıymetli eserinde sunmaktadır. ‘’Kendim’’ dir zindanından kurtulmak arzusunda olan kitap dostlarına şiddetle tavsiyemdir, iyi okumalar…

Melek 
25 Tem 15:30 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Şeriati'nin üniversite öğrencilerine verdiği bir konferanstaki konuşmasından derlenmiş, kısa fakat muhtevası epeyce geniş bir kitaptır.

Kitap özünde insanın ne olduğunu, beşer ve insan arasındaki farkı, her şeyden evvel insan olmanın ve insanlaşma sorununun çözülmesinin gereksinimini konu eder.

'Beşer'in 'insan' olmaya doğru gittiği yolda, etkisi altında bulunduğu ve hatta tutsağı olduğu, kendisinin 'dört zindan' olarak nitelendirdiği:
1. Naturalizm
2. Historizm
3. Sosyolojizm
4. Benlik zindanı
Bu zorlayıcı etkenlerden kurtulmanın yollarını felsefik bir yorumla okuyucuyla paylaşıyor.

Spoi:
İlk üç zorlayıcı güçten bilim ve felsefe yoluyla kurtulmanın mümkün olduğunu söylerken, dördüncü zindanın yani 'benlik zindanı'nın, zindanların en kötüsü olduğunu, insanın bunda en aciz durumda olduğunu ifade eder. Çağdaş insanın ilk üç etkenden kurtulup, bu zorba gücün tutsağı olmaya devam etmesi halinde, gerçek anlamdaki özgürlüğünü ıskalamış olduğunu da yine göz önüne serer.

Peki bu zorba güçten, bu 'benlik zindanı'ndan kurtulmak nasıl olur? Evvela kendi derinliğinde, kendi 'ben'inde bir başkaldırmayla, içten kendine karşı bir devrim kopuşuyla; aşık olduğu yüce bir ülkü uğruna, kendi çıkarlarından ve yararlarından feragati etmesiyle, yahut hiçbir şey, hiçbir karşılık beklemeden yüce ahlakın özüne uygun davranışlar sergilemesiyle, bunun da aşk ile mümkün olacağını savunur...

Ali Şeriati'nin konferansından derlenmiş ve küçük hacimli olmasına rağmen, bakış açınızda çok şeyi değiştirecek dolu dolu bir kitaptır. İnsan ile beşer arasındaki farkı vurgular, ve beşerlikten insanlığa tekamül ederken özgürleşmek gerektiğini söyler. Bu yolda 4 zindan tanımlar. Bunlar: tabiat, toplum, tarih ve insanın kendi zindanıdır. Bunları tek tek değerlendirmiş ve kurtulma yollarını sunmuştur Ali Şeriati. Yazarın kendisiyle tanışmak için güzel bir kitaptır ;) Ali Şeriati'yi çok seveceğinizi düşünüyorum.

Rezzan 
03 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Ali Şeriati'nin 1970 Abadan-İran, Petrol Üniversitesi'ndeki konferansı.
Beşer ve İnsan tanımını son derece çarpıcı buldum. Daha önce başka Düşünürler tarafından da bu şekilde tanımlanmış mıydı bilmiyorum ama ben ilk kez karşılaştım ve büyülendim.
Tanımdan ne anladığımı ''Beşer şaşar fakat insan (olmak) şaşmamaya doğru yapılan bir yolculuktur. Üstün vasıfları içselleştirme maratonudur.'' şeklinde ifade edebilirim. Kısaca ''Beşer doğulur, İnsan olunur.'' da diyebilirim.
Güzel Sanatlara baktığı noktadan bakıldığında, Sanatı ve Sanatçıyı artık yepyeni bir pencereden görebiliyoruz.
Ayrıca Sosyolojizm, Materyalizm, Naturalizm ve Historizm akımlarının insan üzerindeki etkilerinin irdelendiği bölümleri de ilgi ile okudum.
Ali Şeriati'yi okumaya devam etmek ve bu düşünceyi anlamak istiyorum.

Vedat Geçit 
03 Tem 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bireyi prangalara bağlayan dört zindandan (naturalizm, sosyolojizm, historizm ve "kendim") kurtuluş yollarını irdeleyen, bireyi düşünmeye, "insan olmaya" yönlendiren ve bunları anlaşılır bir dille anlatan Ali Şeriati'nin, bir konferansından kitaba aktarılmış okunması gerekli bir kitaptır.

Ayrıca Bilim-Din ilişkisi, bütünlüğü, sonuç kısmında açıklığa kavuşturulmuştur.

Ayşee 
03 Nis 23:15 · 10/10 puan

"Beşer" ile "İnsan"ın farkı.." BEŞERİN AMACI İNSAN OLMAKTIR." diyor Ali Şeriati. İnsanın dört zindanınından en zor oranının insanın kendisi olduğunu söylüyor. Ve bu zindandan kurtuluşun tek yolu aşktır. Bu aşk da kendini diğer insanlar için feda etmektir, hiçbir beklentiye girmeden. Bunun yolu da dindir... diyor.

Zeynep Aydın 
12 Eki 10:36 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Ali Şeriat'i insan tanımıni çok güzel veriyor. Beşer ve insan arasındaki fark , insanin en önemli zindanı kendi zindanından kurtulmasını harika örneklerle şekillendiriyor. İster istemez düşünüp kendi kendinize örnekler üretiyorsunuz. Okunması gereken bir kitap.

Sisyphos 
12 Kas 20:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ali Şeriatı'in bu kitabının bu kadar muhteşem olacağını tahmin etmemiştim. Yazar burda insanı o kadar güzel analiz ediyor ki insanı hayretler içinde bırakıyor. Öncelikle bu kitap kendi yazdığı kitabı olmayıp bir söyleşide oluşan konuşmasından derlenip kitap haline geliyor. Konusuna gelirsek öncelikle insan tanımını ele almamız lazım; ona göre insan ikiye ayrılır: biri beşer olan yani varoluşu diğer canlılarla bir olan ihtiyaçları olan ve herhangi bir çaba gerekmeden olması zorunlu olan bireydir. Bu birey fiziksel ihtiyaçları göz önüne alındığında dünyada ki herhangi bir varlıktan pek ayrılmaz ve her insan beşerdir. Diğer önemli kısıma geldiğimizde insan nedir açıklaması nedir sorusu karşımıza çıkar. Kuran da bile bir çok yerde insan denilirken çoğu zamanda beşer denilir. İnsan: sonradan insan niteliğini kazanan yani özü varlığından önce gelen ve o seviyeye ulaşmak için beşer kısmını geride bırakıp özüne uygun davrandığı sürece insan olan varlıktır. Kısaca insan durağan değil sürekli yenilenme güdüsüyle tasarlanmış bir üstün seviyeye ulaşmaya çalışan varlıktır. Ama bunu kısıtlayan sebepler vardır. Ali Şeriatı kitabından bu kısıtlamalara zindan demektedir. Peki onun bahsettiği bu dört zindan nedir. İlk olarak doğa zindanından başlayalım. Doğa zindanı insanı insanı kabul etmez, yani doğada varolan hemen hemen her şeyin bir görevi vardır, belli bir işleyiş zincirinin parçasıdır insan hariç. Onun için doğa insana sürekli engel teşkil eder yani ilkel insanları düşündüğümüzde doğanın onları vahsilestirmesi bunun sonucuydu. Bunun kurtuluşunu yazar, teknoloji ve bilim ile bu zindanımızdan kurtulacağımızı bize anlatır. Şöyle; doğaya ne kadar az bağlı isek o kadar onun esiri olmaktan kurtuluruz yani bu demektirki teknoloji ve bilim doğanın bize vahşi davranmasını engeller. İkinci bir zindan sosyalizm ya da bugünkü kullanımıyla toplumdur. Toplum benimde üzerinde çok durduğum, insanı bugünkü koşullarda en çok kendine tutsak eden yapıdır. Bu zindanımızdan kurtulmamızın yolu ise daha çok sağduyu etrafında şekillenen bir bilimle yine bunu en aza indirebiliriz. Tabi yazar farklı bir yapısından söz etmiş yani ona göre doğduğumuz topluma göre şekil alırız, dilimizi, dinimizi, rengimizi yani kısacası hemen hemen herşeyi toplum tarafından önceden bize hazırlanmış kılıfların içinde kendimizi bulmamızla bu sistem devam eder. Ama bu zindanın kurtuluşu şuna bağalar yazar, sorgulamayla ve başkaldırmayla gerçekleşir. Üçüncü zindan tarih zindanıdır. Yani şöyle baktığımız zaman tarih nedir sorusunun cevabını şu şekilde cevaplayabiliriz;"Tarih ne değildir ki?" Her şey bir tarihi akış içinde yani yaşadığımız her an hatta gelecek zaman bile tarih olmasına sadece belli bir zaman dilimi kalmış zaman diyebiliriz. Peki bu zindandan nasıl kurtuluruz? Bunun için öncelikle özü ele alıp aslında bir tarihe sıkışan insanı kurtaran şeyin bilimle mümkün olduğunu görürüz, yani bilimin gelişmesiyle tarihin seyrini daha iyi anlayabilir ve ona göre davranışlarımızda ona göre değişiklik edersek daha az tutsağı olabiliriz. Son olarak dördüncü zindan ve yazarın en çok üzerinde durduğu zindan şudur:" kendim" zindanı. Bunun kurtuluşu pek mümkün görünmemekte yani insan diğer üç zindanından da kaçabilir bilim ve teknolojiyle ama "kendi" yani "Ben" zindanından kaçamaz, çünkü bu hastanın hastayla bir bütün olması gibidir. Gönümüzde en çok insan, bu zindanın tutarıdır geçmişte diğer üçüyken. İnsanın beni sınırsız arzuyla yani isteme güdüsüyle bezenmiştir ve imkanların artmasıyla isteklerin gerçekleşmesi sonucu insan bu zindana daha çok tutsak olur. Yazar, burda çok güzel bir noktaya değiniyor, insanı dördüncü zindandan sadece "Aşk"ın kurtarabileceğini söylüyor. İlahi, tasavvufi aşk değil direk başka bir insana olan aşktan söz ediyor. Çünkü; başka birisine duyulan aşk ona karşılık beklemeden yani çıkarı olmadan bir yaptırım gücüne sahip oluyor. Kişi gerçekten karşısındakini seviyorsa ana aşıksa kendini aşar ve yaptırımları sadece bir karşılık beklemeden sevdiği insan için olur. Bu da "Ben" duygusunun temellerini sarsar ve kendinden başkalarını da düşünmene sebep olur. Son olarak şunu söylemek istiyorum, yazar insanın dördüncü zindanına çok güzel bir çözümleme getirmiş ama bana göre gönümüzde bu bizim için bir anlam ifade etmiyor. Yani diğer zindanlarımızın o kadar tutsağı olduk ki aşk bize artık hiç bir mana taşımayan kuru bir kelime gibi geliyor. Bütün duyguları körelmiş halde kendi zindanımızda insanlığa ait ne kadar güzel şey varsa sonuna kadar yitirmiş bir halde beklerken, hala kurtuluşu yokettiğimiz şeylerin gerçek olabileceği hayalini kurarken kendi kurtuluşumuz için her türlü çirkinliği yapmaktan geri durmuyoruz..

Birgül Avşar 
 28 Oca 21:09 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İranlı sosyolog Ali şeriati'nin konferansından derlediği kitabıdır. Şeriati insanı baskı altına alan ve özgürlüğünü kısıtlayan dört temel güçten bahseder.Doğa,Tarih, Toplum ve İnsanın kendisidir der. Küçük, fakat dolu dolu bir kitaptır.Ali Şeriati ile tanışmadıysanız bu kitap tanışma fırsatı kanaatimce..

Pirayenazim 
22 May 21:16 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Bir öğretmen öğrencisine : Tembel adam,iki yıldır ayni sinfta kalmaya utanmıyor musun? der.Öğrenci şöyle cevap verir:Asıl sen utan;sen yirmi beş yıldır aynı sinfta kalmissin.

3 /

Kitaptan 122 Alıntı

Çiğdem Aksoy Kahraman 
03 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Descartes'in şu cümlesi oldukça meşhurdur: "Düşünüyorum, o halde varım". Bu, Descartes'in şüphesidir. Descartes, önce her şeyden şüphe etmiş, sonra böyle demiştir. Fakat şüphe etmekte olduğum hususunda şüphe edemem. Öyleyse ben varım ki şüphe ediyorum, şu halde ben varım. Sonra da "düşünüyorum, o halde varım." cümlesiyle tanındı, ünlendi ve bütün öğreti veya doktrinini bu cümlesine dayalı olarak ispatlayıp geliştirdi.
İkinci söz Gide'in sözüdür: "Hissediyorum, o halde varım".
Üçüncü söz de Albert Camus'nun şu sözüdür: "Başkaldırıyorum, o halde varım". Bu daha doğrudur. Aslında "var" olmanın bu üç ölçütünden her biri doğrudur. O, düşünüyor; vardır ki düşünüyor. Duyumsayan, hisseden kimse vardır ki hissediyor. Başkaldıran kişi vardır ki başkaldırıyor, isyan ediyor. Fakat burada üç tane "imek" (var bulunmak) vardır. İnsana özgü olan en üstün var oluş, "başkaldırıyorum, o halde varım" dır.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 22)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 22)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
03 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir öğretmen öğrencisine: "Tembel adam, iki yıldır aynı sınıfta kalmaya utanmıyor musun?" der. Öğrenci şöyle cevap verir: "Asıl sen utan; sen yirmi beş yıldır aynı sınıfta kalmışsın."

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 13)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 13)
Melek 
18 Tem 01:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan sorununu çözmeden önce ileri ve başarılı bir eğitim-öğretim düzeyine varmamız imkansızdır.

...Şu halde, her şeyden önce insan olma ve insanlaşma sorunu çözülmelidir.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 9 - İşaret Yayınları)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 9 - İşaret Yayınları)

Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 65)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 65)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
05 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gözü size ilişen herkes, size nasihat etmeye kalkışıyor. Nitekim siz de bundan sonra başkalarına nasihat edecek, öğüt vereceksiniz. Fakat şunu bilin ki bir kimsenin gelip size nasihat etmesinden ızdırap duyduğunuz kadar insanlar da sizin onlara nasihat etmenizden ızdırap duyarlar. Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 65)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 65)
Melek 
 24 Tem 21:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan, onlara erişemediği sürece günlük maddi istek ve özlemlerine değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. İnsanın ülküsü, özlemi, öylesine yüce olmalıdır ki, bir noktaya bağlı kalmasın.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 53)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 53)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
17 Şub 14:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Doğaldır ki, kendi zoru içinde tutsak olan insan, doğa'ya egemen olsa bile yine de silahlı bir acizdir.

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 56 - İşaret Yayınları)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 56 - İşaret Yayınları)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
05 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sosyolojide, natüralist tanımda,
"İnsan, toplumun yarattığı bir hayvandır."

İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 68)İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati (Sayfa 68)