1000Kitap Logosu
İnsanın Taşrası
İnsanın Taşrası
İnsanın Taşrası

İnsanın Taşrası

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
47 Kişi
192
Okunma
65
Beğeni
3.181
Gösterim
394 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 11 sa. 10 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Sel Yayıncılık · Mart 2015 · Karton kapak · 9789755707167
Orijinal adı
Die Provinz des Menschen: Aufzeichnungen, 1942-1972
Elias Canetti "Notlar"ıyla dünya edebiyatında kendine özgü bir yazın türü yaratmıştır. Yazar, İnsanın Taşrası adını verdiği ve 1942-1972 yılları arasındaki notlarını içeren kitabında, yaşadığı dünyada herkesten ve her şeyden önce kendi kendisiyle en maskesiz tarzda hesaplaşmayı etik bir ilkeye dönüştürür. Canetti'nin aslında bütün yazdıkları gibi, "Notlar"ı da, giderek daha çok körleşen bir dünyada bilinçli yaşamaya çalışan insanoğlunun bakışlarını yitirmemesi için verilmiş en soylu savaşımlardan birini belgeliyor. Ne de olsa "içinde yaşadığımız dünyanın durumunu göremeyenin o dünya üzerine yazacak hemen hiçbir şeyi yoktur…" "Bu notların güçlüğü, kişisel olmalarından kaynaklanıyor. İnsan, özellikle kişisel olandan uzaklaşmak istiyor; sanki daha sonra artık değişemeyeceğinden korkarcasına, kişisel olanı kâğıda dökmekten korkuyor. Gerçekte ise insan bir kez yazdıktan sonra rahat bıraktığı takdirde, her şey pek çok yoldan değişime uğramayı sürdürüyor. Ruhun yollarını gösteren şey, yeniden okumak." (Tanıtım Bülteninden)
7 mağazanın 6 ürününün ortalama fiyatı: ₺29,73
8.6
10 üzerinden
47 Puan · 11 İnceleme
Eylül Türk
İnsanın Taşrası'nı inceledi.
367 syf.
Bu bir aforizmalar kitabı, yer yer kısımlara ayrılsa da, hemen hemen her paragraf başka bir tespitin, başka bir özün, başka bir fikrin geçerliliğini sorguluyor. Sorguluyor diyorum çünkü düğümler atıp koşarak uzaklaşmıyor Canetti, okuyucuya başbaşa düşünme imkanı da veriyor. Yine de çok çetin bir serüven sizleri bekliyor. Çünkü ilerliyemiyorsunuz. O kadar kalabalık bir yolda ilerlemek mecburiyetindesiniz ki, omuzlara çarpmadan ve ayaklara basmadan yürüyemiyorsunuz. Eserin oluşma süreci de oldukça ilginç, 'Kitle ve İktidar' ı yazarken ilerleyemeyen yazar kendine başka bir dosya ile uğraşmayı yasaklamış ve notlar almakla yetinmiş, bu notları da bu eserde toplamış. Yani sadece bir moladan çıkabilecekler akla durgunluk veriyor :) Bu notlar oldukça kişisel gibi görünse de hedef sizsiniz, sizin daha evvel hiç düşünmedikleriniz üzerine bir tiyatro bu, tek seyirci sizsiniz, kahkahayla salonu çınlatabilir, hüngür hüngür ağlayabilir, kollarınızı bağlayıp oyuna ver yansın edebilir ya da sizin için sahnelenen her perdeye gömülürcesine dikkat kesilebilirsiniz. Fakât bu sahnede oyuncu da sizsiniz. Aforizma kitapları size kendinizi izleme imkanı verir... Bu kitapta kusursuz bir görüntü netliği var. Karıncalanma, buğulanma, hissizleşme... Bunların hiç birine fırsat vermeyen keskin bir dil, kararlı bir adam ve sayısız mevzu sizi bekliyor. Bugün tam da kitabın son satırlarına gelmişken çok sevdiğim bir şairin anlık bir iç dökümüyle yazdığı şu sözlerini okudum; "Bıçağı dilden esinlenerek icat etmiş olabilirler." evet Canetti için söylenebilecek neredeyse kusursuz bir cümle bu... Bıçak gibi bir dil. Çünkü ok gibi hedefi buluyor... "Bilmemek, bilmekten ötürü yoksullaşmamalıdır." derken bilmenin kalbini söküp size bütün damarların istikametini ve işleyişini gösteriyor. Asıl ışık susamışlıktır, rahatlık yoktur bilgide çünkü bilmenin sonu yoktur. Sonu varsa, tamamsa, idrak hazır olanı tüketmeye başlar, elde avuçta kalmayınca kendi kendini öğütmeye, bütün mucizesini haraç mezat elden çıkarmaya başlar... Yoksullaşır... İşlenmemiş, uzun zamanlar ayrılmadığı için denetime tabi tutulmamış olan bu notlar, özünde düşünürün kendine dayattığı rolleri çıkarıp, rahatlığa erişmesi yani doğallığı personasına tercih etmesi noktasında sizi epey yüreklendiriyor. Hatta bana kıymetli bir fikir verdi, ölümümden sonra açılıp okunmak üzere, sevdiklerime özel defterler tutma isteği belirdi içimde... Notlardan ve kendi kendimizle hesaplaşmalardan oluşan böyle defterler, güzel olmaz mı sizce de? :) Savaş, ölüm ve din, eserin süreği olan üç teması. Farklı konuların içine nüfuz etmiş olarak ve salt üzerine kafa yorduğu bölümler şeklinde yer alıyor eserde. Aristoteles, Nietzsche, Lichtenberg, Kafka, Buda, Hobbes gibi düşünürler hakkında fikirlerinin de yer aldığı eseri uzun bir zamana yaymanızı tavsiye ederim. Bu gibi eserlerde en büyük rollerden birisi çevirmenin bana kalırsa ve Ahmet Cemal, çok iyi bir iş çıkarmış. Tebrik ve teşekkür ederek bitirmek istiyorum. Keyifle okuyun. Derin saygımla...
İnsanın Taşrası
8.6/10
· 192 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
56
Tuğba
İnsanın Taşrası'nı inceledi.
394 syf.
·
Puan vermedi
Elias Canetti'nin okuduğum 3.kitabı İnsanın Taşrası. Körleşme (benim baştacım, ilk 5 kitaba girer) ve Hayvanlar Üzerine kitaplarından sonra sıra buna gelmişti. Canetti'nin kelimeleri kullanış şekline bayılıyorum, her zaman için ben de merak uyandırıyor ve beni teşvik ediyor. İnsanın Taşrası'nda yazarın notlarını görüyoruz. Kişisel defterlerine aldığı kısa notlar. Kısa dediğime bakmayın kitap kalın ( 395 sayfa) ancak zaten Canetti'nin notlarının kısa olmasını beklemezdim, adeta zihninden taşıyor kelimeler. (Üstelik bu sadece notlarının bir kısmını oluşturuyor. İkinci kitap "Saatin Gizli Yüreği" yine notlarından oluşuyor.) Notlar genel olarak ölüm, din ve insanın amacı-varoluşu temaları çevresinde dönüyor. Canetti'ye bu kitap ile başlamanızı tavsiye etmem. Onu tanıdıktan sonra bu kitabı okumalısınız. Kitabı okurken farkettiğim şey şuydu; Canetti bir yazma bağımlısı. Ne yaşarsa yaşasın bunu yazıya dökmek istemiş. Kafasındaki her düşüncede kaleme uzanmış. Ancak okurken bu beni olumsuz etkiledi. Konudan konuya, şekilden şekile, cümleden cümleye atlayarak bir okuma gerçeklestiriyorsunuz ve bu hiç verimli olmuyor. Unutmak istemeyeceğim kadar güzel cümleler ve fikirler okudum ama büyük ihtimal hepsini unutacağım çünkü dediğim gibi arka arkaya okumak odaklanmanızı ve aklınızda tutmanızı zorlaştırıyor. Benim için bundan sonra defalarca elimi uzatıp bir iki cümle okuyacağım bir kitap oldu
İnsanın Taşrası
8.6/10
· 192 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
23
Elif Osmanoğlu
İnsanın Taşrası'nı inceledi.
394 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Dinler, savaşlar ve insanlık tarihinin diğer yapıtaşları üzerine çok çarpıcı notlardan oluşan bu kitabı “Körleşme”den önce okumak gerekiyor ki yazarın düşün dünyası hakkında fikir edinebilelim. 37-67 yaşları arasında ikinci dünya savaşını içine alan bir dönemde tutulmuş bu notlar. Bazen tek cümle bazen tek paragraf ya da sayfada kişisel olduğu kadar gerçekçi fikirlerini de tahayyüllerini de bulabilirsiniz. Aristoteles’ten Kafka’ya, Buda’dan Hobbes’a kadar bir çok kişi hakkında görüşlerini de görüyoruz. Yazarın bir çok alandaki birikimlerinin meyvesi bu eserde en çok da savaş ve ölüm TEMA’sı dikkat çekiyor.
İnsanın Taşrası
8.6/10
· 192 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
50