İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

8,6/10  (16 Oy) · 
56 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.433 gösterim
Cenevre’de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın birçok sorununu yaşayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir.



Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi’nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa’nın yalanını da; Papa’nın deklerasyonundaki yalanı vurgulayan ama bunu yalnızca jeolojik bir olay olarak sunan Voltaire’in yalanını da fark eden ve yaşanan depremin toplumsal sistemin ürünü olduğunu, yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü gören bir düşünürün yalnızlığıdır. Bu nedenle, günümüzdeki “depremleri”, “çöküntüleri” yalansız dolansız anlamak isteyen herkesin yeniden ve yeniden okuması gereken bir düşünürdür Rousseau.

Ünsal Oskay
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789754680263
  • Çeviri:
    İsmet Zeki Eyüboğlu
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gökhan Taşpınar 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

J.J.Rousseau temel felsefesindeki düşüncelerini bu kitapta tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. İnsanların doğuştan günahsız ve iyi olduğunu savunan Rousseau, çevresel faktörler, yaşam zorluğu, toplumsal baskılar sebebiyle giderek gerçek benliğinden uzaklaşarak iyilik ve erdem gibi değerlere karşı yabancılaştığı, bencilleştiği savındadır. İlkçağlarda yaşayan vahşi insanların doğal ve bağımsız olduğunu, günümüzde ise kişisel çıkarlar, üstünlük, hakimiyet kurma hırsları sebebiyle dışa daha bağımlı hale geldiklerini, bütün bunların da insanlar arasındaki eşitsizlikleri arttırdığını ifade etmektedir. Eşitlik, adalet, bağımsızlık, erdem gibi değerlerin sıkı savunucusu olan filozofun, her ne kadar subjektif bir değerlendirme olarak görülecek olsa da; felsefeyle ilgilenmeyenler dahil okuyan herkesin perspektifine pozitif katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

AVAKA 
12 Kas 2016 · 10/10 puan

İnsanlar arasındaki 1. Eşitsizlik Doğal yada fiziksel eşitsizlik 2. İse manevi ve politik eşitsizlik aslında sorun bu ikinci eşitsizlik sanırım sömürü düzeni...

EZGİ AYKUT 
 03 Şub 13:36 · Kitabı okudu · 28 günde · Beğendi · 10/10 puan

Rousseau, iktidarla, görünüşte bile uzlaşmaya benzeyen her türlü anlaşmayı reddetmiştir. Sınıf kavramından önce, Fransa’da toplum üç toplumsal tabakaya ayrılırdı.
1. Asiller
2. Din adamları
3. Diğerleri (burjuvalar, zanaatkarlar, Köylüler, İşçiler )
Bu dönem başlıca ideolojik kaynağı Katolik kilisesi olan derebeylik rejiminin ve mutlak krallığın temellerini yıkmaya çalışılan ve bütün düşünce alanlarında yeni bir dünya görüşünü işleyip ortaya çıkarılan büyük eserlerin yaratıldığı dönemdir.
Üçüncü toplumsal tabaka mutlak krallığa, derebeylik aristokrasine ve her yeni düşünceye direnmenin başlıca merkezi olan kiliseye karşı birleşmiştir. Bu cephe, Fransa devrimine kadar savaşımı sürdürecek, yönetecektir.
Rousseau küçük burjuva ve büyük burjuva ayrımına iner. Küçük burjuva halktandır. Büyük burjuva ise halka baskı kurmaya çalışır.
Rousseau boyunduruğun hiçbir türüne dayanamaz. Her şeyden fazla , baskıdan acı çeker ve özgürlüğüne sataşıldığı zaman bırakır gider. Yoksulluğu ve serüveni yaldızlı bir köleliğe her zaman üstün tutacaktır. Onda hiçbir şey özgürlük aşkından daha derin değildir . kendi kendisi olmak hayatında , duygularında ve fikirlerinde hep özgür olmak ister.

failimuhtar 
31 May 23:50 · 6/10 puan

Açıkça yargılamak gerekirse, hayal kırıklığına uğradım; Rousseau'dan daha fazlasını beklerdim, ancak karşılaştığım yalnızca çelişkili bir kitap oldu. İçeriğin güzel düşüncelerle çevrili olması, bir kitabı yetkin, totalde açığa çıkacak fikri de kabul edilebilir yapmaz. İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, bu noktada ne demek istediğimin net bir örneği olmuş diyebilirim. Anlatmak istediklerini pek etkili bir şekilde, kendi kafasındakileri de mantık çerçevesi içinde bir potada eritemeden yazmaya giriştiğini tahmin ediyorum Rousseau'nun. Zira Toplum Sözleşmesi'ni okursanız bu kitaptan önce veya sonra, tam olarak ne demek istediğim iki metnin örneğiyle kolayca anlaşılabilir. Oradaki oturmuş fikirleri, buradaki olgunlaşmamış cümlelerle kıyasladığınızda açıkça tatmin olmayacağınız bir kitapla karşı karşıya olduğunuz kanaatine varabilirsiniz böylece. Çevirmenin notları da dikkatinizi uyandıracak, çelişkileri fark etmenize yardımcı olacak nitelikte. Ayrıca, girişte uzun bir biyografi ve metnin incelemesi de bulunuyor; kitabın başka bir artısı da bu.

Neticede söyleyebileceğim, Rousseau'yu bu kitapla tanımanızı istemeyeceğimdir.
Dikkatli okumalar.

Mustafa Sarı 
22 May 02:00 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Kitabın birinci bölümü 93.sayfada başlıyor,şunu bir vurdurup 224 yapalım demiş olabilirler. Onun dışında sevgili çevirmenin bahsettiği gibi kitaptaki notlar saçma sapan. Madem saçma sapan neden ekledin ya da neden böyle alakasız olduğunu bildiğin halde düzeltmedin diye sormak lazım,tabi bir yerlerde "kitaba notlarım alakasız yazdım bunun için teşekkür ediyorlardır herhalde" falan demiyorsa.
kitap alacaklara bu genel bilgiyi verdikten sonra içeriğinden bahsedelim:
insanın doğadaki ilk halinden başlayarak gelişimi ve bu gelişimlerin yarattığı olumsuzluklar incelenir. rousseau'ya göre gelişmeler eşitsizliği de beraberinde getirir. eşitsizlik üç aşama sonrası oluşmuştur:
1-mülkiyet hakkının oluşması
2-görev makamlarının kuruluşu
3-kanunlara uygun erkin keyfi erke dönüşmesi
zengin ve fakirin oluşması birinci dönem tarafından,güçlü ile zayıfın oluşması ikinci dönem tarafından,efendi ile kölenin durumu da üçüncü dönem tarafından haklı kılınmıştır ona göre.

Jean-Jacques Rousseau hayatı boyunca yalnız bırakılmış, yalnız gezerin düşlemlerini okudğumda hayatına çok üzüldüm bazen bu yaşantıları değiştirmek için elimizden bir şey gelmiyor yaşantısı toplum içindeki konumları adlandırmasında etkili olmadığı için kitap başında da ilettiği Voltaire mektubunda güzel ifade etmiş :
kitabı kendisine gönderdiği için Rousseau'ya tesekkür eden Voltaire'in 30 ağustos 1755 tarihli, ünlü mektubu yayınlanır:
«Bizi yeniden hayvan yapmayı istemek için bunca zekâ simdiye kadar hiç kullanılmamıstı; eserinizi
okuyup bitirince insanın içinden dört ayak üzerinde yürümek isteği geliyor.»
Rousseau, insanı vahset haline yeniden götürmeyi hiçbir zaman istemis olmadığını bildirip itiraz ederek, buna cevap verir»

Emre Kepenek 
13 Eyl 18:49 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Rousseau'nun felsefesinin temelini oluşturan ve en önemli eseri Toplum Sözleşmesi kitabının öncülü ve esin kaynağı olan bu kitapta Rousseau'nun vahşi insan-uygar insan diyalektiği üzerine oturttuğu fikirleri gerçekten de her paragrafı dahil insanın ufkunu açan nitelikte. Kitabın içeriğine gelirsek:

Rousseau bu kitabın temeline vahşi ve doğa insanı ayrımını oturtur. Ve bunun üzerinden kendi düşünsel değerlendirmeleriyle doğa insanının durumunu göstermeye çalışır ve bu doğrultuda doğa insanının özellikle özgür olduğunu, bağımsız olduğunu ve bu niteliklerin uygar topluma geçiş aşamasından itibaren insanın niteliği olmaktan çıktığını ve artık uygar insanın özgür değil, zengin ve güçlü olan tarafından zincirlere mahkûm olmayı kendi tercihiyle seçmiş bir köle olduğunu söylemeye çalışır. Ona göre eşitsizliği doğuran ana sebep doğa durumundan uygar topluma geçiş olmuştur ve bunun sebeplerini gayet akıcı ve çarpıcı analizlerle desteklemeye çalışır Rousseau.

Not: Bana göre Roussea'nun eserleri arasında en etkileyici eser. Hatta Toplum Sözleşmesi'nden bile...

İbrahim çalikoglu 
05 Oca 04:14 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Rousseaunun insanların neden eşit olmadığını milattan öncesinden başlayarak bu zamana kadar gelişimini anlattığı kitabi.şahsen ben çok beğendim.kitap sıkmıyor akıcı bir dili var.

Kitaptan 28 Alıntı

Gökhan Taşpınar 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bir köle kadının çocuğunun da köle olarak doğacağını ciddi ciddi söyleyen hukukçular, bir insanın insan olarak doğmayacağına, başka terimler kullanarak karar vermişlerdir.

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 163)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 163)
failimuhtar 
29 May 23:18 · İnceledi · 6/10 puan

Roma hukukçuları insanı ve bütün öteki hayvanları, ayırt etmeden aynı doğa kanununa bağlı tutarlar; çünkü onlar bu isim altında, doğanın buyurduğu kanundan çok, doğanın tabi olduğu kanunu düşünürler ya da bu hukukçular, "kanun" sözünü, bütün canlı varlıklar arasında, onların ortak muhafazası için doğa tarafından kurulmuş olan genel ilişkilerin ifadesinden oluşmuş olarak almış göründükleri için bu böyledir. Çağdaşlar, kanun sözü altında töresel bir varlığa, yani söyleneni anlayan, özgür, başka varlıklarla ilişkileri içinde düşünülen bir varlığa buyrulmuş bir kuraldan başka bir şey tanımadıkları için doğal kanunun yetkisini akılla bezenmiş biricik hayvana yani insana hasrederler; fakat her biri bu kanunu kendi tarzında tanımlayarak bulmak şöyle dursun, hepsi onu o kadar metafizik ilkelere dayatırlar ki, aramızda bile, bu ilkeleri kendilerinden bulmak şöyle dursun, anlayacak durumda bile çok az insan vardır. Kendi aralarında sürekli çelişme halinde bulunan bu bilgin kişilerin bütün tanımlamaları ancak şu noktada birleşir: Çok büyük bir bilge ve derin bir metafizikçi olmadan doğa kanununu anlamak ve bunun sonucu olarak ona uymak olanaksızdır; bunun manası ise şudur: İnsanlar toplumun kurulması için toplumun bağrında ancak çok zahmetle, ancak çok az kişi için gelişen bilgileri kullanmak zorunda kalmışlardır.

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 78)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 78)
Gökhan Taşpınar 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsanın, çıkarı için aslında olduğundan başka türlü görünmesi gerekiyordu. "Olmak" ve "görünmek" birbirinden tamamen farklı iki şey oldu...

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 149)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 149)
Emre Kepenek 
12 Eyl 04:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

kendisine ilk elbiseyi ya da ilk konutu yapan insanın aslında, az gerekli şeyleri edindiği açıkça bellidir. Çünkü o zamana kadar bunlar olmadan da yaşamıştı ve çocukluğundan beri katlandığı bir hayat tarzına bundan böyle niçin katlanamayacağı anlaşılamaz

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 112 - Say Yayınları)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 112 - Say Yayınları)
failimuhtar 
29 May 22:57 · İnceledi · 6/10 puan

"Doğayı, yozlaşmış varlıklarda değil, doğa kanunlarına uygun davranışta bulunan varlıklarda incelemek gerekir."

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 61 - Aristo, Politika)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 61 - Aristo, Politika)
Furkan Eşki 
13 May 12:11 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip "Bu, bana aittir!" diyebilen, buna inanacak kadar saf insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun gerçek kurucusu oldu. Bu sınır kazıklarını söküp atacak ya da hendeği dolduracak, sonra da hemcinslerine "Bu sahtekâra kulak vermekten sakınınız! Meyvelerin herkese ait olduğunu, toprağın ise kimsenin olmadığını unutursanız, mahvolursunuz." diye haykıracak olan adam, insan türünü nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden, nice yoksulluklardan ve nice korkunç olaylardan esirgemiş olurdu!

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 123 - Say Yayınları)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 123 - Say Yayınları)
Gökhan Taşpınar 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsanlar kaba saba kulübeleriyle hayvan derilerinden yaptıkları elbiselerini diken ya da kılçıkla dikmekle, kuş tüyleriyle, deniz hayvanlarının kabuklarıyla süslenmekle, vücutlarını çeşitli renklere boyamakla, oklarını yaylarını yetkinleştirmekle ya da güzelleştirmekle, keskin taşlarla birkaç balıkçı kayığı ya da bazı kaba müzik aletleri yontmakla yetindikleri sürece, kısacası sadece bir tek kişinin yapabileceği işlere, birçok elin katılmasına gerek göstermeyen sanat ve hünerlere özenle çalıştıkları sürece doğalarının olanak verdiği kadar, doğaları gereği olabilecekleri kadar özgür, sıhhatli, iyi, mutlu yaşadılar, kendi aralarında, bağımsız bir ilişkinin zevklerini tatmaya devam ettiler.

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 144)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 144)
failimuhtar 
30 May 00:53 · İnceledi · 6/10 puan

Hiç konuşmayan insanlara nüktenin, hiç ticaret yapmayan insanlara hilenin hep tekrarlandığını işitiyorum. Fakat bu ezme sözü ile ne denmek istendiği bana açıklansın. Bazıları zor kullanarak hükmedecekler, başkaları bunların kaprislerine boyun eğmiş, inleyecekler. Benim, bizim aramızda gördüğüm, işte tam da budur; fakat köleliğin ve hükmetmenin ne demek olduğunu anlatmanın hayli zor olacağı vahşi insanlar hakkında bu sözün nasıl olup da söylenebileceğini anlıyorum. Adamın biri başka birinin topladığı meyveleri, öldürdüğü avı, barındığı ini ele geçirebilir; fakat ona nasıl olur da boyun eğdirebilir? Ya hiçbir şeyi olmayan insanlar arasında bağımlılık zincirleri ne olabilir? Beni bir ağaçtan kovarlarsa onu bırakıp bir başkasına giderim. Bir yerde tedirgin olursam başka bir yere gitmeme kim engel olur? Kendisi aylak otururken geçimini sağlamaya beni zorlayacak kadar benden çok üstün güce sahip, üstelik çok bozulmuş, çok tembel, çok yırtıcı bir adam var mıdır? Böyle birinin beni bir an bile gözden kaçırmamaya, uykusu sırasında kaçabileceğim ya da kendisini öldüreceğim korkusuyla büyük bir dikkatle bağlı tutmaya kararlı, yani kendisini, kaçınmak istediğinden ve bana verdiğinden çok daha büyük bir zahmete isteyerek sokmaya mecbur olması gereklidir. Bütün bunlardan sonra da onun uyanıklığı, dikkati bir an bile gevşemez mi? Beklenmedik bir gürültü ona başını öte yana çevirtmez mi?...

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 119 - 120)İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 119 - 120)
3 /