Adı:
İnsanlar ve Haller
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750825071
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabri Gürses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ülkesi SSCB'de yayımlatamadığı, bu nedenle 1957'de İtalya'da yayımlanan Doktor Jivago adlı romanıyla ünlenen ve 1958'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen ancak Sovyet Rusya hükümetinin baskısıyla ödülü reddetmek zorunda kalan Boris Pasternak (1890-1960) İnsanlar ve Haller'de sıradışı bir özyaşamöyküsü denemesi sunuyor. Skriyabin'den esinlenerek Moskova Konservatuvarı'na başlayan, sonrasında müzisyen olma fikrinden vazgeçip edebiyata ve şiire yönelen Pasternak, Birinci Dünya Savaşı yıllarında özel öğretmenlik yapmış ve kimya fabrikasında çalışmış, bacağındaki rahatsızlık yüzünden askerlik yapmamıştı.

Her ne kadar Rus Devrimi'nden sonra kurulan hükümetin acımasız uygulamalarından korkuya kapılsa da devrimi destekleyen Pasternak'ın rejimle uyuşmazlığı siyasi değil fakat estetik bakışıyla ilintiliydi. Bulutlardaki İkiz (1914), Bariyerlerin Üstünde (1917), Kızkardeşim - Hayat (1922) adlı şiir kitaplarıyla önde gelen Rus şairler arasında yer aldı. Rilke'ye hayranlık duyar, Sartre'ın Bulantı'sını okunaksız diye nitelerken, vatandaşı Mayakovski'yi büyük bir şair olarak görmüyordu. Yazarlığının ve şairliğinin yanı sıra Shakespeare'in, Goethe'nin eserlerini de Rusçaya çeviren Boris Pasternak İnsanlar ve Haller'de özyaşamöyküsünü kaleme alırken dönemin Rusya'sında temas ettiği sayısız yazar, sanatçı ile yaşadığı deneyimleri de içtenlikle aktarıyor.

Ait olduğum toplumda bana verilmiş olan ödüle atfedilen değer nedeniyle, bu ödülü reddetmek zorundayım, bu gönüllü reddim nedeniyle bana gücenmeyin."
-Boris Pasternak'ın Nobel Komitesine Yazdığı Not-

"İvinskaya'ya işini geri verin, ödülden vazgeçtim."
-Boris Pasternak'ın Komünist Parti Merkez Komitesi'ne Yazdığı Not-
(Tanıtım Bülteninden)
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
***ÖLÜM YILDÖNÜMÜ ANISINA***

Boris Leonidoviç Pasternak kimdir?
10 Şubat 1890 tarihinde Moskovada doğmuştur. Babası ressam annesi piyanist yani zaten sanat kokan bir eve doğmuş Pasternak rus oyun yazarı, çevirmen, şair, romancı kültürel anlamda doygunluğun zirvelerinde bir çocukluk geçirmiş. İlk şiirler ve ilk kitabı "Bulutlardaki ikiz" 1913 yılında yayınlanmış. Pastarnek aynı zamanda Rainer Maria Rilke ile karşılaşmış ve onun şiirlerini çevirmiş. 1930 yıllarında SSCB edebiyatında gayet aktif olmuş, Doktor Jivago ise dönüm noktası olmuş ve yine bir klasik kendi ülkesi bunu yayınlanmayan bu roman 1946'dan itibaren Nobel Edebiyat Ödülü için anılmaya başlamış ama Pasternak SSCB yetkilileri onaylamadığı için ödülü kabul etmemiş. 30 mayıs  1960'da  akciğer kanserinden öldü.


Yukarda özetle anlatmaya çalıştığım pasternak kitabın başında ki yazar tanıtım sayfasından bir de yazarın kendi kendini anlatması var ki oda bu kitap aslında bunu Doktor Jivago dan önce yazmış ve ilk kez gürcüce yazdığı 'Seçme Şiirler' kitabına önsöz olarak yazmış vel hasıl bu kitap haline gelmeden önce dergide ve başka kitaplarında da özyaşam hikayesi olarak yer almış ve bu  kitap için iki kez sonsöz yazmış bende ki Yky baskısında ki son sözü şu alıntıda paylaştım: #30065485


Kitap 87 sayfa ve 6 başlıktan oluşuyor Pasternak çocukluğunu yazarlar ressamlar ünlü piyanist Skriyabin ile geçirmiş ve ondan etkilenerek müziğe yönelmiş bir süre çalışmış ama yapamayacağını anlyınca edebiyata yönelmiş 1.dünya savaşı sırasında özel öğretmenlik yapmış.

Kitapta bir çok yazarın ve ressamın o dönemin ünlü isimlerine rastalyabiliyorsunuz dedim ya kültür açısından şanslı imiş kitabın son 13 sayfasında Pasternak'a ve ailesine ait bir çok resime yer verilmiş ve yine kitapta geçen isimlerin kimler olduklarına dair 2 yaprak ayeılmış ki bu gerçekten iyi olmuş kimden neden etkilenmiş niye böyle düşünmüş sorularına kim olduğunu öğrenince cevap bulabiliyoruz.

Geriye doğru bakınca ne kadar duygusuz bir inceleme olmuş :) Pasternak'ı tanımak güzeldi diğer kitaplarını okumadan önce bunu okumuş olmam iyi oldu bu  tanışmadan sonra diğer kitaplarına daha rahat alışırım bence.

Zaman ayırıp okuduysanız teşekkür ederim :)
Okumadıysanızda sıkıntı yok kendim için yazdım zaten :))
88 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
spoiler

KISKANIYORUM...

yanlış bir zamanda mı yaşıyorum...yanlış bir bir hayat ..yanliş bir mekan ..arkadaşlar dostlar....
sadece yaşıyorum sanırım..hiç bir hisse dokunmadan ...baktığımı düz görerek..kokulara burnum tıkalı...ne yesem lezzetsız ..içtiğim su plastik ..egzoz dumanı ..korna sesleri..küfürleşmeler arası bir yaşam...

oysa ben bir önceki hayatımda RUSYA da idim..
- balkondan bakınca Myanistkaya sokağının uzaklara ...trenlere doğru uzadığını görürdüm...
-ikinci NİKOLAY ın taç giyme törenini bu balkondan seyrettim...
-evim hürmet ettğim adamın ruhuyla dolup taşıyordu ..o adam Lev Nikolayeviç TOLSTOY du....
-odam sıcak olurdu..yerden tavana kadar kitaplar doluydu..temiz..keskın..köpükü süt ve kahve kokardı...
dantelli dokuma perdeyle kaplı pencerenin dışında ...dantel ilmiklerine hatırlatan ...çamurlu...
..gri _krem rengi bir kar olurdu ..

https://youtu.be/aS4YDuTfJ7Y

o zamanlar da ... notaları görürdük...
tanrım...o nasıl bir müzikti...!

senfoni tıpkı bir topçu ateşi altındaki bir şehir gibi..durmaksızın çöker ve yıkılır ..
ve inatla enkaz
ve molozlarının arasından kalkıp yükselirdi yeniden..


sözler... BORİS PASTERNAK...
YÜREK...ben

güzel kelimelerin ...bizi bu yoz dünyadan kaçırıp ..cok uzaklara götürmesi dileğiyle
okuyun ...
sevgiler....
88 syf.
·Beğendi·8/10
Boris Posternak simgeci ve fütürist bir akımın öncülerinden.
İnsanlar ve Haller; Boris Posternak'ın yazdığı farklı bir özyaşamöyküsü. Kitap boyunca yazarlık yolunda ilerlerken yolunun kesiştiği diğer yazar ve sanatçılarla iletişimine tanık oluyoruz.

Kitap çocukluk dönemi ile başlıyor bu bölümde çocukluğuna dair pek çok detay ile birlikte babasının Tolstoy'un Diriliş adlı romanı için illüstrasyonlar yaptığını öğreniyoruz. O bir sanat ve edebiyat çevresinde çocukluğunu yaşıyor. Diğer bölümler de özel hayatını sınırlı olarak aktararak daha çok edebi olgunluğa nasıl ulaştığını gözler önüne seriyor.

Kısacık ama dopdolu bu kitaba mutlaka bir bakın derim, sizi nerelere, kimlere götürecek bir görün.
Bana göre en çarpıcı keşif sanatçıyı bütünüyle ele geçiren içeriğin ona düşünme vakti bırakmaması.
Edebiyat nedir?
Güzel konuşma dünyasıdır,yuvarlak ifadeler ve saygın isimlerin,gençlikte özlenen yaşamın ortak mekandır.
Çevirmenler söylenen şeyin havasını değil anlamını yeniden üretmeye alışıktır. Fakat Rilke 'de bütün her şey o havada saklıdır.
Skriyabin'in üst insanla ilgili fikirleri Rusların aşırılığa olan ezeli eğiliminden kaynaklanıyordu. Gerçekten de, bir değer taşımak için sadece müziğin üstmüzik olması gerekmiyordu bütün yeryüzünde kendin olabilmek için kendini aşmam gerekiyordu. İnsan, insanın etkinliği içinde olaya belirliliğini, karakterini veren sonsuzluk öğesini içine almalıydı.
Halka halka duman'ın arasında iki üç ihtiyarın ak saçları görünüyordu daha sonra birini yakından tanıdım ve sıkça gördüm Ressam N.N Ge'ydi bu adam öbürünün sureti birçok suret gibi, hayatım boyunca peşimi bırakmadı, çünkü babam onun illüstrasyonun yapmıştı, onu ziyarete gidiyordu, hürmet ediyordu ona ve bütün evimiz onun ruhuyla dolup taşıyordu. O adam Lev nikolayeviç Tolstoy'du.
Yaratıcı olmayan çaba gerektiren zanaat işi her şeyi küçümsüyordum. Gerçek yaşamda her şey mucizeyle yukarıdan belirlenerek olmalı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanlar ve Haller
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750825071
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabri Gürses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ülkesi SSCB'de yayımlatamadığı, bu nedenle 1957'de İtalya'da yayımlanan Doktor Jivago adlı romanıyla ünlenen ve 1958'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen ancak Sovyet Rusya hükümetinin baskısıyla ödülü reddetmek zorunda kalan Boris Pasternak (1890-1960) İnsanlar ve Haller'de sıradışı bir özyaşamöyküsü denemesi sunuyor. Skriyabin'den esinlenerek Moskova Konservatuvarı'na başlayan, sonrasında müzisyen olma fikrinden vazgeçip edebiyata ve şiire yönelen Pasternak, Birinci Dünya Savaşı yıllarında özel öğretmenlik yapmış ve kimya fabrikasında çalışmış, bacağındaki rahatsızlık yüzünden askerlik yapmamıştı.

Her ne kadar Rus Devrimi'nden sonra kurulan hükümetin acımasız uygulamalarından korkuya kapılsa da devrimi destekleyen Pasternak'ın rejimle uyuşmazlığı siyasi değil fakat estetik bakışıyla ilintiliydi. Bulutlardaki İkiz (1914), Bariyerlerin Üstünde (1917), Kızkardeşim - Hayat (1922) adlı şiir kitaplarıyla önde gelen Rus şairler arasında yer aldı. Rilke'ye hayranlık duyar, Sartre'ın Bulantı'sını okunaksız diye nitelerken, vatandaşı Mayakovski'yi büyük bir şair olarak görmüyordu. Yazarlığının ve şairliğinin yanı sıra Shakespeare'in, Goethe'nin eserlerini de Rusçaya çeviren Boris Pasternak İnsanlar ve Haller'de özyaşamöyküsünü kaleme alırken dönemin Rusya'sında temas ettiği sayısız yazar, sanatçı ile yaşadığı deneyimleri de içtenlikle aktarıyor.

Ait olduğum toplumda bana verilmiş olan ödüle atfedilen değer nedeniyle, bu ödülü reddetmek zorundayım, bu gönüllü reddim nedeniyle bana gücenmeyin."
-Boris Pasternak'ın Nobel Komitesine Yazdığı Not-

"İvinskaya'ya işini geri verin, ödülden vazgeçtim."
-Boris Pasternak'ın Komünist Parti Merkez Komitesi'ne Yazdığı Not-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Ebru Tufan
  • Seyfullah Gümrük
  • Kabuk Kadın
  • Burçin Ataseven
  • Samet
  • Öyküokur
  • AÇetin
  • N. Emre
  • @kitaplarlakeyif
  • Nuhat Yeşilbaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%0
8
%40 (4)
7
%10 (1)
6
%10 (1)
5
%10 (1)
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0