1000Kitap Logosu
İnsanları Seveceksin

İnsanları Seveceksin

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

433 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 12 sa. 16 dk.
Adı
İnsanları Seveceksin
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Say Yayınları · 1983 (İlk yayınlanma: 1967) · Karton kapak
Diğer baskılar
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

8.7
10 üzerinden
92 Puan · 17 İnceleme
454 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Yazarın Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok kitabı evde okumayı beklerken bunu İzmir'e gittiğimde Zorba Kitabevi'nde tesadüfen buldum.Remarque eserleri Naziler tarafından yakılmış ve Nazi fasizmi yüzünden ülkesini terk etmek zorunda kalmış bir yazar.Bu kitabında da Naziler yüzünden sınırdışı edilmiş,vatansız kalmış insanların dramını anlatır.Prag,Avusturya, Zurich, Paris arasında sürekli mekik dokuyan Kern ve onun yolculukları sırasında tanıdığı Ruth ile arasında doğan büyük aşkı da içeren eser bize mülteci olmanın, vatansız kalmanın, faşizmin ne demek olduğunu akıcı bir dille anlatıyor.Sürekli bir kaçma-yakalama ve seyahat hali olduğu için olayların ardı arkası hiç kesilmiyor,merak ederek okuyorsunuz.Değişik ülkelerde geçtiği için kişi kadrosu olarak oldukça zengin.Kern ile onun yine yolculuklarından birinde tanıştığı Steiner'in hikayesi paralel bir şekilde anlatılıyor eserde.Yer yer kesişip yer yer ayrı yerlere savrulan iki adamın hikayesi de dramatik ve yoğun.Fasizmi,mülteciliği, vatansızlığı,aşk ile süsleyip anlatmış olan eser dönemi için oldukça çarpıcı ve önemli. Ben daha derin karakter tahlili ve ruh dünyası okumaktan hoşlansam da bu kitabı severek okudum.Dönem romanlarını,savaş karşıtı eserleri ve klasikleri beğenen herkesin severek okuyacağını düşünüyorum.Ayrıca film tadında bir eser, kafamda filmini çektim okurken.
İnsanları Seveceksin
Okuyacaklarıma Ekle
440 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Remarque bu kitabında bizi İkinci Dünya Savaşının hemen öncesine, Nazi döneminin Avrupası'na götürüyor. Çeşitli sebeplerle Alman vatandaşlığından çıkarılmış ve hiçbir ülkenin kabul etmediği insanların dramını anlatıyor bize. Kendisi de o günleri yaşamış bir mülteci olan yazar, o insanların sınırdan sınıra kovulmalarını, açlık, sefalet, çaresizlik içinde verdikleri dramatik yaşam mücadelesini tüm gerçekliğiyle kurgulayarak bize aktarıyor. Zaman zaman kurgulamada abartılı olaylar olsa da verilmek istenen mesajları gayet açık bir şekilde okuyucuya yansıtmasını biliyor. Ve o dönemde bütün bunları yaşamış olan azımsanamayacak sayıdaki insanın, Avusturya, Macaristan, Çekoslovakya, İsviçre ve Fransa sınırlarında ve bu ülkelerin topraklarında kimliksiz ve pasaportsuz olarak verdiği dramatik mücadeleyi adeta okuyucunun beynine yerleştiriyor. Çok akıcı ve sürükleyici bir şekilde kaleme alınmış olan bu dramatik kitabı çok büyük beğeniyle ve keyif alarak okudum. Dönem romanlarını sevenlere de mutlaka okumalarını tavsiye ederim. httpsss://instagram.com/p/CPD7KcMDQtT/?utm_...
İnsanları Sevmelisin
Okuyacaklarıma Ekle
440 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Savaş karşıtı romancılar arasında ayrı bir yeri olan Erich Maria Remarque'in 'İnsanları Seveceksin' adlı romanı, Alman faşizminden kaçan ve yabancı ülkelere sığınan on binlerce insanın sınırlar arasında kovalanmasını gözler önüne seriyor. Yazar, bu romanında batı burjuvazisinin acı gerçeklerini ortaya koyarken, insanların ne denli kötülükler yapabileceğini de ele alıyor...
İnsanları Sevmelisin
Okuyacaklarıma Ekle
454 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Farzedelim ki biraz daha erken, 1914'de, bu taşı toprağı altın memlekette değil de, Berlin'de yeni doğmuş bir canım bebeğiz. Yine varsayalım ki bu kez Allah'ın sevgili kulu olmamışız da, "kutsal imtihan" gereği annemiz Katolik, babamız Yahudi olmuş. Ne olduğumuzun ya da neye inandığımızın tüm anlamını ve tüm gerçekliğini yitirdiği bir gelecek, açmış kollarını bizi bekliyor. Ama tuttuğunda ne yapacak bilmiyorum. Yıl olmuş 1935! Ariyenler öpecek adam arıyor sokaklarda. Fikir ayrılığı kalmamış, ne âlâ, tüm mundarlığın sebebi bu Yahudi köpekler! Bunda hiç şüphe yok. Vatansızlar yol alıyor bir zamanki vatanlarından seçeneksiz. Ve mülteci ruhlar aramızda, hoş geldiniz. Avusturya, Çekoslovakya, İsviçre, Fransa... Kaçınız dayanabilecek gözleri olmayan ve kulakları duymayan insansılara... Mültecilere Yardım Komitesi yardım edememekle, Birleşmiş Milletler birleşememekle ve bir türlü çıkartamadıkları kanunlarla meşguller! Beş medeniyet ülkesi, kapıları kapalı. Bize ait değilsiniz, ülkenize gidin! Ama biz vatansızız, kovulduk? Orası bizi ilgilendirmez. Suçlusunuz, dört hafta hapis. Bir daha dönerseniz altı ay! Avusturya sınırına bırakın bunları. Sınırda azgın namlular bekliyor. Ne işiniz var burada. İsviçre polisi buraya gönderdi. Öyle mi? Suçlusunuz, iki hafta hapis. Bir daha ki sefere, üç ay! Alın atın bunları, yallah Fransa sınırına. Sınırda horozlar düdükleyecek, bekliyor. Ne işiniz var burada? Avusturya polisi tarafından ... Öyle mi? Atın bunları. Vesselam mülteciler tükenene kadar gidiyor bu açlık, ikiyüzlülük, sefillik, rezillik, tutuklamalar ve kovalamaca... Öyle ki Baba Moritz artık ölecek, ne hikmetse cennete gidecek, cennet kapısında bir bekçi görüyor, o kadar işlemiştir ki benliğine bu kapı dışarılık, gümrük memuru sanıyor, kaçıp saklanmaya çalışıyor, ama nafile! Tutup getiriyor melekler! Ama benim pasaportum yok diyor Moritz. Ne seyahat iznim, ne de ikamet tezkerem. Üstelik bir Yahudi'yim. Alman vatandaşlığından çıkarıldım ve senelerden beri vatansız olarak gizli yaşıyorum. Öyle mi? Ey vatansızların meleği gel! Çok ıstırap çekmişlerin meleği, sen de gel! Atın bunu cennete! Sırtında gözyaşları ile dolmuş küfe taşıyan Moritz ve yüzü dünyanın bütün analarının yüzüne benzeyen melekler kapıdan içeri girerler ilk defa. "Steiner etrafındaki yüzlere, kader rüzgarıyla buralara atılmış bu bir sürü küçük varlıklara baktı ve bardağını kaldırarak, "Baba Moritz" dedi "ey durmadan yol alan kral, ey Ahasverin son halefi ve ey ebedi mülteci, hoş geldin! Bu yılın bizlere neler getireceğini şeytan bilir ancak. Yaşasın yeraltı bölüğü. İnsan yaşadığı sürece hiçbir şey kaybolmamıştır." Remarque, 1939'da kitabını yayımladığında henüz savaş başlamamıştır. Nazi taşları yerine oturduğunda, hayal ettiğinden çok daha fazlası gerçek olmuştur. Zamanında o kadar şiddetli öfke ve kıyıma maruz kalan vatansızların, şimdi bir vatana kavuştuklarında benzer bir kutsanmış idealle, Gazze'de bir nevi dünyanın en büyük toplama kampı oluşturmaları hayret vericidir. Demem o ki insan her yerde, aynı soyka galiba, beş para etmez! Prosit!
İnsanları Seveceksin
Okuyacaklarıma Ekle
412 syf.
·
15 günde
·
10/10 puan
Özellikle zor hayat şartları olan mültecilerin yaşamlarını çok iyi inceleyerek kitap mülteciler hakkında bir çok bilgi vermekte bu yüzden ülkemizinde şu anda bulunduğu durumdan dolayı bence herkesim okuması gereken bir kitap, ayrıca dili çok akıcı ve hikaye çok merak uyandırıcı
İnsanları Seveceksin
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.