İnsanların Dünyası

·
Okunma
·
Beğeni
·
12bin
Gösterim
Adı:
İnsanların Dünyası
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059800235
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
"İnsanlar uzun süre birlikte yürürler hayatta, ama hepsi kendi sessizliğine hapsolmuştur, birbirlerine söyledikleri şeyler ötekine ulaşmaz bile. Ama tehlike gelip çattığında, omuz omuza birbirlerine sokulurlar. O zaman aynı topluluğun insanları olduklarını fark ederler. Başkalarının varlığından duyulan huzur sarar içlerini. Birbirine koca bir gülümsemeyle bakar herkes. Herkes bir parça, hapisten salıverilmiş de büyülenmiş hâlde engin denize bakan o mahkûma benzer."

İnsanların Dünyası, insan denilen varlığın gizemini açığa çıkarıyor âdeta. Antoine de Saint-Exupéry, korkuları, cesareti, dayanma gücü, erdemleri ve sevgileriyle insanları ve insanların dünyasını gözler önüne seriyor, bu dünyayı şiirsel bir anlatım ve usta işi bir kurguyla gerçekçi bir başyapıta dönüştürüyor.

"İnsanın gizemini daha da iyi hissediyorum. Hayatların hayata katıldığı, çiçeklerin rüzgârda savrulan öteki çiçeklere karıştığı, bir kuğunun bütün diğer kuğuları tanıdığı, ama bir tek insanın kendine yalnızlıklar ördüğü bir dünya." İnsanların Dünyası, yetişkinler için yazılmış bir Küçük Prens belki de.
103 syf.
·3 günde·Puan vermedi
"Yaşam, bize bütün kitapların öğrettiğinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam, bize karşı direnir. İnsan, ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir. "

Bazı yazarlar var ki bir kitabının gölgesinde kalabiliyor ne yazık ki. Diğer eserleri yokmuşcasına ismi hep o eseriyle anılıyor. Antoine de Saint-Exupéry'nin de aynı kaderi paylaştığını düşünüyorum. İsmi hep Küçük Prens ile anıldı. Yazar sanki Küçük Prens'i kaleme almış ve başka eser vermemiş gibi bir yanılgıya kapılmıştım ben de. Şimdi bu kitabını da keşfettiğim için mutluyum.

Yazarın eserlerinde pilotluk mesleğinden yararlanmayı sevdiği Küçük Prens'le zaten belli oluyordu. İnsanların Dünyası'nda da kendi pilotluk deneyimlerini ve maceralarını okuyucuya aktarıyor. Bunu yaparken de birçok şeye değiniyor. Yaşadığı maceraları masal tadında aktarıyor yazar. Antoine de Saint-Exupéry'den kuru bir anlatım da bekleyemeyiz zaten. Ancak bu kitabı Küçük Prens'le karşılaştırmak ve onu okurken aldığınız keyfi bu kitapta da aramak doğru olmayacaktır.

Yazar, kısaca hayattan ve insandan bahsediyor. Dostluk, sevgi, ölüm, yaşam ve daha bir çok şey konu ediliyor. Her yaşamın değerli olduğu, doktordan çobana herkesin hayatında gerçekleştirmesi gereken önemli bir görevi olduğu vurgulanıyor. Her birey önemliydi ve her birey bu gizemli yaşama kendinden bir şey katıyordu.
"Kendi payına düşen taşı yerine yerleştirirken, dünyanın kurulmasına yardımda bulunduğunun farkına varmaktır. "
Kitap, her satır arasına işlenmiş, hayata karşı bitmek bilmeyen bir sevgi ve bağlılığı sezdirerek sizi de aynı hisleri paylaşmaya çağırıyor..

Yer yer kitaptan kopmalar yaşadım, sürükleyicilik de arada sekteye uğradı gibi ama heyecan sonlara doğru arttı. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu. Şans verirseniz okuduğunuza pişman olmayacağınız bir kitap olabilir. Özellikle yazar hakkında biraz fikir sahibi olmak isteyenlerin tercih edebileceği bir kitap. Yazar hakkında fikir sahibi olurken, yazarın yaşam ve insan hakkında düşüncelerini duymak da artısı olacaktır.

Benim için kitabın en güzel yanı ise altı çizilesi, her biri değerli olan o cümleler..

"Bir meşe fidanı dikip az sonra geçip gölgesine oturmak ne mümkün!..."

"Yaşam böyledir işte. Önce, yıllar yılı ağaç dikmiş, zenginleşmişizdir. Sonra araya başka yıllar girmiş, zaman bütün bu yaptıklarımızı bir bir söküp atmıştır. "

"Dünyada bir tek gerçek lüks varsa o da insan ilişkisindeki lükstür. "

"Yalnız para pul için çalışırken, kendi elimizle kendi zindanımızı kuruyoruz."

"Sonunda birbirimize kavuşmuştuk. İnsanlar ömürleri boyunca başkalarıyla yan yana yürür. Ama herkes kendi sessizliği içine gömülmüş kalmıştır ."

"İnsanları korkuya salan bilinmeyen dediğimiz şeydir. Ama, bilinmeyenle karşı karşıya gelen her insan için, o artık bilinmeyen olmaktan çıkar."

"Yalnız dünya malına konmak hırsıyla didinenler, yaşanmaya değer hiçbir şey elde edemezler."

"Ama, ölen bir insanla birlikte bilinmeyen bir dünya da göçüp gitmektedir."

"Ancak en silik rolümüzü bile kavradığımız zaman, mutluluğa kavuşabileceğiz."

"Deneyimlerimiz bize göstermiştir ki, sevmek birbirini seyretmek değil, bir arada aynı yöne bakmaktır. "

"İnsanoğlunu ve gereksinimlerimi anlamak, en özlü yanlarını öğrenmek için, birinin gerçeğini öteninkine karşı koymamalıyız."

"Ölüm doğaya uygun olunca, ne kadar da tatlıdır."

Keyifli okumalar.
176 syf.
·4 günde·10/10 puan
Tam adı Antoine Marie Jean-Baptiste Roger, comte de Saint Exupéry ve Benim kendisine Saint-Ex diye hitap ettiğim yazarın okuduğum 2.kitabı...

Bir önceki yazarın okuduğum kitabın incelmesinde değerli bir arkadaşımız bu inceleme mi diye alay almıştı...kendisine cevaben inceleme detay isteyen zaman isteyen bir uğraştır.benim yaptığım sadece kitap okuyacaklara kitaba dair bir izlenim oluşturmak...

Ve bu kitap incelemem sevgili okuyucular...

Bazı kitaplar kurgusundan çok içindeki insana dair aforizma ya da özdeyiş dediğimiz cümle ya da cümle grupları için okunmalıdır fikrimce...Saint-Eserleri tamda bu yaklaşıma uyan eserler... Yazarın hem "Gece Uçuşu" adlı eseri hem şimdi okuduğum eseri olan "İnsanların Dünyasında" adlı eseri bu tür aforizmalar için okunası eserlerdir...

Efsanavi Küçük Prens kitabı dışında geriye kalan bir çoğu kitabında Uçuş anılarını anlatan yazar bu kurgu içinde bir "gökyüzü ermişi" edası ile öyle sözcükler dökülüyor ve bu sözcükler öyle cümlelere dönüyor ki...ruha dokunan duygular alev alıyor...

Bu eserinde Saint-Ex önce bizi göklerde -yıldızlar,ay,güneş- dolaştırıp kendi yaşam sorunlarımızı,istençlerimizi vs. gökyüzü metaforları ile anlamakta...

[*Kumlarla yıldızlar
arasında, yalnızca soluk alıp vermenin zevki içinde yolunu yitirmiş, ölümlü bir kişiydim.Ama yine de düşler kuruyordum

*Fırtınalı bir gökyüzünün kurduğu geniş bir mahkemenin ortasında tek başına kalan bu pilot, uçağını üç ilkel tanrıya, dağa, denize ve fırtınaya karşı korur.

*Yıldızlar teker teker sönüyordu; onlar bunu nereden bileceklerdi?

*Bulutlardan kurtulunca, karşınıza çıkan o yalın, o sakin, o düz dünya benim için yepyeni bir anlam kazanırdı. Bir tuzak olurdu bu güzellik.

*Dünyanın bütün zenginlikleri, yıldız kümesinde kaybolmuş bir toz zerresinde toplanmıştı. Bu zerreyi
bulmaya çalışan müneccim Neri de yıldızlara yalvarıyordu
hep.
*Büyükayı ile Yay Burcu arasında bocalarken, Ay'ın bu aldatmacasını kendimize dert edinmişken, kalkıp da bizi düşlerimizden ayırmanın zamanı mıydı?..]
###
Ve sonra bu düşlemi Çöl gerçekliğine indirip aynı şekilde biz insanlara dair aforizma...duygu. ..istenç ... Çöl ile ilişkilendirerek bu düzlemde sunar.
[
*Çöl, önceleri insana boş ve sessiz gelse bile, bir günlük
sevdalılara kendini bırakmaz. Bizdeki en basit köy bile kendini gizler. Çöl uğruna, dünyadan elimizi eteğimizi çekmezsek, geleneklerini, törelerini, yarışmalarını benimsemezsek, bazılan için neden yurt olduğunu bilemeyiz hiç.

*Bize göre çöl mü? İçimizde doğan şeydi. Kendi benliğimiz
üstüne öğrendiklerimizdi...

*Nöbetçinin çığlığında, çölün bütün sesleri çınlıyor, Çöl, artık boş bir ev değildir

*insanların buyruğu altına girmiş çölle girmemiş olan çöl arasında
ne maddi fark var sanki! Bütün insanlar içinde geçerli değil mi bu?
*Ben de çöl gibiydim; içimde her şey silinmiş.]
##

Ve deniz metoforuna geçiş
[*Deniz, benim olmayan bir dünyanın parçası

*Zaman beni bir ırmak gibi sürüklüyorsa, elimden ne gelirdi ki?

*Ey su, senin ne tadın, ne rengin, ne kokun var. Tanımlanamazsın. Tanımadan tadarız seni! Sen, yaşama gerekli şey değil, yaşamsın. İçimize, duyularla anlaşılamayan bir
zevk salarsın, içimizde kuruyan kaynaklar, seninle yeniden fışkırır.

]

devamı gelecek :)
192 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
İnsanların dünyası, dünyanın insanları.

Kitabın konusu: Farklı şehirler, farklı zorluklarla mücadele eden posta uçağı pilotlarının hikayesi anlatılıyor.

Öncelikle, şiirsel bir dille yazılmış ve "Küçük Prens"in yazarı Antoine de Saint'in okuduğum üçüncü kitabı. Küçük Prens severlerine söylemek isterim ki bu kitap daha ağır bir dilde ve daha uzun, yani çerez gözüyle bakmayın (bence hiçbir kitap çerez değil, göreceli)

Zaman zaman bir politikacıdan daha güzel örnekleri ve yorumları, bazı sosyolojok tespitleriyle de güzel bir eserdi.

Anlatımı çok güzel, felsefi ve şiirsel anlatım izi kalıyor gözlerinizde ve dudaklarınızda. Önceki kitabını okuduğumda (Gece Uçuşu) daha zorlanmış ve odaklanamamıştım çünkü beklentim daha basit bir anlatım şekliydi.

"O kara tepeye vardık somunda.
Sessizce çöküp oturduk oraya." (Syf 131)

Kitapta: bilinmeyi bilinir kılmak
Ölüm ile yaşam arasındaki o çizgi
ve dünya yaşamını anlatıyor.

Benim en sevdiğim kısım nedense V.Bölüm- Vaha kısmı ve sahra çölündeki o kısım oldu.

E size baya rahatsızlık verdim onlarca alıntıdan dolayı...Bunun sebebi kitabın her olayı süslü ve harika bir dil ile anlatmış olmasıydı. Ve son karşılaştırmam ise şu olacak: Küçük prense göre epey realist (hatta bence gerçek) olmuş olmasaydı.
Çok şey öğrendim bu serüvende, tavsiye ederim.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazarın aynı zamanda bir pilot olmasından bu kitabı da uçuşla ilgili bir anısını anlatıyor. Her şey Pilot olarak çalıştığı şirkette patronunun ona "Hazırlıklı ol yarın sen uçuyorsun" demesiyle başlıyor. Fakat uçuş deneyimine fazla güvenmediğinden yanında daha tecrübeli arkadaşı olan Guillaumet'ten destek bekler ve arkadaşıyla beraber uçuşa geçerler.

Uçuş esnasında hava şartlarından dolayı işler istedikleri gibi gitmez ve kaybolurlar. Macera kitaplarını aratmayan bu eser ister konusuyla ister kurgusuyla olsun gizemli ve güzel bir serüvenle donatıldığı için bana Paulho Coelho'nun Simyacı kitabı ve Marlo Morgan'nın bir çift yürek kitaplarının hemen hemen aynısı gibi geldi.

Her üç eser de oldukça sürükleyici ve oldukça anlam dolu birer serüvenden bahseder. Bu eserin öbür iki eserden geri kalır pek bir yanının olmadığını farkettim. Yalnız öbür ikisinin okunma oranlarıyla karşılaştırdığımızda bu onlara göre oldukça geri kalmış bir eserdir. Kitabın tanınmamasından mıdır bilmiyorum ama bence daha önce dediğim gibi onlardan geri kalır bir yanı yok.

Herkesin kesinlikle okumasını tavsiye ederim gerçekten muazzam bir eser yazarın kalemi küçük prensteki kadar kalite kokmasa da oldukça başarılı ve güzel buldum.
Herkese keyifli okumalar dilerim...
224 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu, insanın içini ısıtan masalsı bir öykü kitabı. 1900 yılında doğan, 1944 yılında keşif uçuşundayken uçağı Atlantik üzerinde kaybolan “Küçük Prens”imiz Saint-Exupery’nin kimi uçuş anılarını anlattığı sımsıcacık bir başucu kitabı. Okurken kıskandıran arkadaşlıklarla, çöl maceralarıyla, köle Bark’ın öyküsüyle, ölüme ramak kalınan seyahat ile insanın içini sevinç ve umut ile ışıldatan öyküler bunlar.

Dünyanın gördüğün en kanlı iki savaşa tanıklık eden yıllarda; o açlık, kan ve yoksulluk kokan savaş yıllarında, üstelik savaşın bir parçası iken hayata böyle hümanist, böyle pozitif bakabilmek, insanları sadece insan oldukları için sevebilmek, düşmanına dahi empati kurabilmek, özünde insan olmanın ayırdına varabilmek ancak böyle bir bilgenin yapabileceği şey.

Böyle kitapları okuduğumda önce, hala okuyabilecek durumda olduğum için şükrediyorum. Ardından herkesin aynı mutluluğu yaşayabilmesini diliyorum. Yoksa insan olmanın ve bu yüce gönüllülüğün ayırdına nasıl varılır?

"Yaşam bize bütün kitapların öğrettiğinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam bize karşı direnir. İnsan ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir."

"Artık eklenecek hiçbir şey kalmadığı zaman değil de, çıkarılacak bir şey olmadığı zaman mükemmelliğe erişilir."

"İdeolojiler üzerinde çene yormak neye yarar? Hepsi de mantıkla kanıtlandıktan, hepsi de birbirini çürüttükten sonra ne işe yarar? Bunları tartışmaya kalkmak, insanoğlunun kurtuluşundan umudu kesmekle birdir."

"İnsan sadece kalbiyle doğruyu görebilir. Asıl önemli olan, gözlere görünmezdir."
176 syf.
·Puan vermedi
İnsanların Dünyası #starkyorumluyor
Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry’den bir başyapıt daha. Yazarın dili zaten kendini okutuyor. O kadar akıcı ve o kadar okuru hikayenin içine sokabiliyor ki sanki tüm olayları siz yaşamış gibi hissediyorsunuz. Yazar kendi maceralarını anlatıyor. Pilot oluşu, ilk uçuşu, uçuşlarda karşılaştıkları problemler, inmemeleri gereken limanlara inişleri gibi birçok macerasını o güzelim diliyle anlatmış. Dönemin teknolojisine uygun uçaklar ile gidenin bazen dönmediği oluyor ve bütün hava yolu elemanlarının huzursuz bekleyişlerini sanki siz yaşıyormuşçasına kalbinizin en derininde hissediyorsunuz. Bu da yazarın usta kaleminin eseri tabii ki. Ayrıca kitapta birçok bilgiye de yer veriliyor. Uçaklar, pilotluk, yıldızlar, uçuş politikaları, meteoroloji, coğrafya vb. birçok alanda yeni şeyler öğreniyorsunuz. Dediğim gibi yazarın muazzam bir dili olduğu için kitap bir ders kitabı olmaktan çok uzakta bir yerde. Okudukça okuyası geliyor insanın. Hiç bitmesin dediğimiz nadir kitaplardan. Ayrıca çeviri de muazzamdı. Bu konuda bir yazı paylaşmıştım ve beklentilerimi karşılayan bir kitap oldu. Hepinize tavsiyemdir. Keyifle okuyun ve bu yazarı herkese okutun. ️
160 syf.
·3 günde·8/10 puan
Öncelikle Yel, Kum ve Yıldızlar kitabını okuyacakların dikkatine, Bu kitap Zeplin Yayınlarının bastığı 'İnsanların Dünyası ' adlı kitapla aynı eserdir. Yayıncılar isimlerini değiştirerek basmayı tercih etmiş. Neyse ki bende sonradan fark ettim iki kitabı almadım :) Antoine kalemini seviyorum sadece küçük prens değil. Gece uçuşunu da beğenmiştim. Bu Kitapta da biyografiye benzer tarzda takılıyor. İçinde kısa kısa hikayelerimsi olaylar var. Ben en çok : arkadaşının başına gelenlerin(uçağını düşüp yalnızlığa mahsur kaldığı bir kaç gün) karşısında arkadaşının ailesini düşünerek hareket etmesi, köle olan kişinin(köle yapan toplumun kafa yapısını görmek içler acısı ama gerçek) kölelik ve sonrasındaki hayatı ve tabi ki de en iyi kısmı kendisi ve en yakın arkadaşının çöllerde yalnız kaldığı susuz günler bulunan hikayeyi beğendim.(Arap kısmına uçakları düşmesi sonucuyla ölmeden hayatta kalıyorlar, lakin asıl ölümden daha zor olanlara karşı savaşıyorlar.) Özellikle çöldeki seraplara, susuzluğa açlığa karşı verdikleri mücadele çok iyiydi. bu saydığım 3 olay için 7 yerine
8 verdim :) Onun dışında kitap biraz kopuk ve doldurulmuş geldi bana. Bir de anlatım tekniği olarak onların ağzından anlatmayı tercih etmediği için hikayeler çok bölünüyordu. Ama yine de sırf çöl hikayesi için bile okunur. o savaş mükemmeldi. İşin üzücü tarafı kendisinin 1944 Fransa kıyılarında uçakla kaybolması. Aynı olaylar başına gelmiş ve ölmüş büyük ihtimal bu insanı daha da üzüyor. Bir kere kurtulmuş olmasına rağmen bir daha başına geliyor ve bu sefer hiçbir haber alınamıyor. Güvenlik ve insana değer konusunda pek iyi bir şirket değilmiş belli ki... ( Kitapta Müslümanlık , Kuran, araplar vb denk geleceksiniz. Lakin bazı yazarlar gibi iftira atma derdine girmemiş kendisi.)
Sizi sürükleyen değil, peşinde koşturan bir kitap. Yazarın üslubundan mı yoksa çeviriden mi bilmem birkaç oturuşta okunmaya çalışırsa zorlar, tek oturuşta bitirilebilecekse okunmaya başlanmalı. Uçma tutkusu olanlara ilgi çekici gelebilir, beni pek etkileyen bir kitap olmadı ve yarım bıraktım.
190 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Gerçekten okunulması gereken bir kitap. İnsanların dünyasını yaşadığı anılar ile anlatan Antoine De Saint-Exupéry aslında bir pilotmuş ve kitapta anlatılan olaylar onun yaşadığı olaylara dayanmaktaymış. İşte bu kitabı"Küçük Prens"'ten daha çok sevmemi sağlayan şey buydu.
Aslında Antoine De Saint-Exupéry'nin Türkiye'de çoğunlukla "Küçüp Prens" ile tanınması beni az da olsa üzdü. Çünkü bu kitabın betimlemeleri, dili, anlatımı cidden sürükleyici ve etkileyiciydi.
Bazı yerlerinde size öğüt veriyor, bazı yerlerinde yapmamanız gereken şeylerı belirtiyordu. Kısacası size birazcık hayattaki insanlardan ve hayattaki yollardan bahsediyordu.
Diğer okurların bu kitap hakkında düşündüklerini merak ettiğim için yazdıkları incelemeleri okudum. Ve pek de fazla beğendiklerini söyleyemem.
Ben, ilk başta da söylediğim gibi kitabı beğendim. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
192 syf.
·Puan vermedi
Yazarın pilot olması ve yaşanmışlıkları kitabı daha değerli kıldı gözümde. İçinde o kadar harika cümleler vardı ki kitabın tamamının altını çizebileceğime kanaat getirdim. Bir parça Paulo chelllo'nun Simyacı kitabı tadı da aldım fakat kabul etmeliyim ki Simyacı kadar akıcı değildi.
164 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Hepimize ışık olabilecek bir kitap. “İnsan olmak, sorumlu olmanın ta kendisidir. İnsan olmak, kendisine bağlı gibi görünmeyen bit düşkünlük karşısında bile utanç duymaktır. Arkadaşların kazandığı bir utkudan gurur duymaktır. Kendi taşını koyarken dünyanın kuruluşuna yardım ettiğini sezmektir.”
224 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap aşırı derecede akıcı ve okurken insanı sıkmıyor içinde gerçekçilik çok miktarda ve çok hoş. Çok hoşuma gitti bu kitap okurken gram sıkılmadım. Küçük Prens'i sevdiyseniz bu kitabı da çok seversiniz bence. Kitapla ve sağlıkla kalın.
İnsanlar hayat boyu biriyle yan yan yürür. Ama herkes kendi sessizliği içine gömülmüştür. Bir şey dese de, birinden ötekine hiçbir şey aktarmayan sözlerden öteye geçmez. Ta ki tehlike anına gelene dek! İşte o vakit herkes birbirine can olur.
Eğer kökünü bilinçli bir sorumluluktan almıyorsa hiçe sayış, ya ruh yoksulluğundan geliyordur ya da gençliğe özgü aşırılıktan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanların Dünyası
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059800235
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
"İnsanlar uzun süre birlikte yürürler hayatta, ama hepsi kendi sessizliğine hapsolmuştur, birbirlerine söyledikleri şeyler ötekine ulaşmaz bile. Ama tehlike gelip çattığında, omuz omuza birbirlerine sokulurlar. O zaman aynı topluluğun insanları olduklarını fark ederler. Başkalarının varlığından duyulan huzur sarar içlerini. Birbirine koca bir gülümsemeyle bakar herkes. Herkes bir parça, hapisten salıverilmiş de büyülenmiş hâlde engin denize bakan o mahkûma benzer."

İnsanların Dünyası, insan denilen varlığın gizemini açığa çıkarıyor âdeta. Antoine de Saint-Exupéry, korkuları, cesareti, dayanma gücü, erdemleri ve sevgileriyle insanları ve insanların dünyasını gözler önüne seriyor, bu dünyayı şiirsel bir anlatım ve usta işi bir kurguyla gerçekçi bir başyapıta dönüştürüyor.

"İnsanın gizemini daha da iyi hissediyorum. Hayatların hayata katıldığı, çiçeklerin rüzgârda savrulan öteki çiçeklere karıştığı, bir kuğunun bütün diğer kuğuları tanıdığı, ama bir tek insanın kendine yalnızlıklar ördüğü bir dünya." İnsanların Dünyası, yetişkinler için yazılmış bir Küçük Prens belki de.

Kitabı okuyanlar 779 okur

  • ş.
  • Rukiye Uysal
  • Lorin Tunç
  • S.D
  • Burcu Demirbaş
  • Tuncay Kızılaslan
  • Ayşegül  kavgacı
  • Aylakmadam
  • Rumeysa Doğan
  • Uğur Gökalp

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.5 (1)
8
%1.5 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0