İntibah

·
Okunma
·
Beğeni
·
16.261
Gösterim
Adı:
İntibah
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474840
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Namık Kemal (21 Aralık 1840, Tekirdağ - 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan "Intibah" ve Batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan "Vatan yahut Silistre" eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından birisidir. ”Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır. Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düz yazıyı kullanmıştır. Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır. Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda yapıtlar vermiştir. Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.
Sakız Adası’nın kuru havası nedeniyle rahatsızlanan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 günü 48 yaşında hayatını kaybetti. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Arkadaşı Ebüziyya Tevfik, şairin Bolayır’da gömülme arzusunu Padişah İİ. Abdülhamit’e iletince naaşı Gelibolu’ya nakledildi.
Tanzimat'ın bağrından kopmuş bir Namık Kemal... Edebiyatımızın ilk edebi romanı olan İntibah(Uyanış)...

Türk filmi izler gibi bir histi bu kitabı okumak. Cariyeler, fahişeler, kötü kalpli Erol Taş kılıklı amcalar...

Masum yirmi yaşlarında temiz kalpli, ahlaklı bir katibimiz var. Bu Ali Bey hayatının hatasını yaparak bir fahişeye aşık oluyor. Sonra hatasını anlayıp bu kötü niyetli kadından bağını kopardıktan sonra kendi gibi temiz olan Dilaşub ile evleniyor ve film o zaman başlıyor....

Namık Kemal'in öyle içten bir anlatımı var ki kitaptaki olayları anlatırken aynı zamanda tepkiler veriyor. "...kadın defolup gitti." , "...kötü niyetli karı iğrenç düşünceleri ile baş başa kaldı." gibi daha hatırlayamadığım birçok cümle vardı.:)
Kitabın sonu bana Kuyucaklı Yusuf'u hatırlattı.

Kitabın yayinevine iyi bakarak alın. Çünkü böyle eski kitapların redaksiyonunun iyi olması gerekiyor. Benimki Panama Yayınlarındandı. Okurken gayet rahat okudum kelimeler yabancı gelmedi hiç...

Tavsiye eder misin derseniz, ağlamaklı Türk Filmi sevenlere mutlaka tavsiye ederim:)

Keyifli okumalar olsun...
Kitapla, sevgiyle kalın..
Sıkılmadan okuduğum bir romandı.İlk edebi romanımız olduğu için merak ediyordum.Anlatımı akıcı ve sürükleyiciydi.Kısacası 'Son pişmanlık fayda etmez.'Sevdiğimiz biri hakkında bir şey duyuyorsak en azından karşımızdaki insana açıklaması için fırsat tanımımız gerekir.İyiligimizi düşünen insanlar gibi kötülüğümüzü düşünen insanlarda olabilir.İnsanlar bir şeye körü körüne inanmamalı.Belkide bizim için doğru olan onlar için büyük bir yanlıştır.
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (1.204 Oy)966 beğeni6.473 okunma703 alıntı18.060 gösterim
  • Araba Sevdası
    6.9/10 (663 Oy)529 beğeni3.966 okunma239 alıntı15.295 gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (1.109 Oy)962 beğeni5.625 okunma744 alıntı22.668 gösterim
  • Yaban
    8.2/10 (1.336 Oy)1.191 beğeni6.430 okunma645 alıntı18.669 gösterim
  • Acımak
    8.6/10 (1.208 Oy)1.137 beğeni4.978 okunma429 alıntı20.612 gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.0/10 (964 Oy)840 beğeni5.878 okunma251 alıntı16.140 gösterim
  • Fatih Harbiye
    7.8/10 (1.314 Oy)1.134 beğeni6.761 okunma431 alıntı19.581 gösterim
  • Kaşağı
    8.1/10 (716 Oy)613 beğeni5.493 okunma95 alıntı16.819 gösterim
  • Madame Bovary
    7.8/10 (872 Oy)717 beğeni4.135 okunma916 alıntı24.850 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.1/10 (1.405 Oy)1.258 beğeni5.100 okunma1.497 alıntı33.960 gösterim
İş Bankasının Türk Klasikleri serisini okumaya devam ediyorum.

Bu seferki kitabımız İntibah.
Beni bilen bilir romantizm akımına kapılan kitapları hiç sevmem ki eğer erkek ya da kadın, karşı cins için kendini düşük görmeye başlarsa o kitaba 1 puan veririm :D

Bu kitabın başında da demiştim herhalde 1 puan vereceğim diye ama olmadı.

Ali Bey adı altında saf mı saf bir çocuk var. Kitapların,ilmin ve çalışmanın arasına gömülüp gitmiş ve 20'li yaşlarına geldiği zaman ilk defa bir kadın görüyor.
Tabii gördüğü ilk kadın olduğu için de hemen aşık oluyor.
Ardından aşık olduğu kadın ki bu da Mehpeyker adı altında hafifmeşrep bir kadın. Laubali tavırları ve o zamana kadar da erkekler üzerinden para kazanmış birisi.

İşte bu ikisi aşk yaşamaya başlıyor derken Ali Beyin annesi Ali'yi o kadından uzaklaştırmak için cariye getiriyor Dilaşup adı altında. Sonra olaylar başlıyor.

Kitaba neden 10 puan verdim onu anlatayım önce.
Kitabı ilkokulda okumuştum ilk kez ama okuduğumu unutmuşum. Kitabı tekrar elime alıp önsözünü okumaya başladığım zaman kitabı okuduğumu hatırladım.

Kitapta olaylar nasıl gelişecek ve sonu nasıl olacak bilmeme rağmen son sayfaları neredeyse nefes almadan okudum :D
O kadar etkiliydi! O yüzden 10 puanı da hak etti.

Diğer taraftan Ali Beyin annesi Dilaşup adlı cariyeyi Ali'nin yatağına sokuyor. O kısımda kadına baya sinir oldum. Kitabın bu gibi konulara değinerek o zamanki toplumu da gözler önüne sermiş olması ayrı bir kalite göstergesi bence...

Bir başka taraftan da Namık Kemal edebi anlamda bana göre biraz ilk olduğu için de zaman zaman olaylara karışıp okuyucuları yöneltmeye çalışıyor. Bu kadın kötü diye düşünün diyor bazen ki bunlar kitabın eksik yanı.

Kitap hakkında söyleyeceklerim bunlar ama belirtmek isterim ki KİTAP ÇOK GÜZEL.

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
Spoiler içerir. Konusu itibarı ile içine çeken bir aşk ve hayat öyküsü. Genç, terbiyeli ve iş sahibi birinin ön yargı ve hataları ile düştüğü hazin durumlar ve çevresinde ki ölümcül etkileri. Ne yazık ki yazarın son cümlesi "son pişmanlık fayda etmez" dilinin ağır olması ve çok uzun cümleleri hasebi ile karışık gibi geliyor, ama çözüm Kolay oluyor. Okunması kazançtır.
bu romandan birçok ders çıkarmak pekala mümkün;
-seni sen eden değerlerini yok edecek derecedeki bir bağımlılığın zararları
-bir insanının hayatının sevdiklerinden ibaret olduğunu
-Ana yüreği
-fevri davranışların ızdıraplı sonuçlarını
-şehvetin körleştirici özelliği
ve son pişmanlığın fayda veremeyeceğini

romanı okurken bir Yeşilçam filmini izler gibi olursunuz ama filmden farklı olarak duyguların çizdiği şekilleri görürsünüz. okuduktan sonra kitaba "AŞK VE ACI" adını koydum.

akıcı bir anlatım ve ilgi uyandırıcı bir hikaye, neden okunmasın ki!

kitabı okumayı düşünmeler içinse kitapta geçen genel hikayeyi paylaşıyorum

BUNDAN SONRASI KİTABI OKUMAYI DÜŞÜNMEYENLER OKUSUN (DERİM);

Namık Kemal, «edebiyatımızın en büyük eksiği» olarak romanı Gördüğü için, Magosa sürgününde, «Sergüzeşt-i Ali Bey'i yani "İntibah'ı yazar (1876). Eski meddah hikâyelerimizden «Hançerli Hanım» dan esinlenerek kaleme alınan bu romanın konusu şöyledir: «Ali Bey, zengin bir ailenin tek çocuğudur, iyi bir öğrenim görür, on yaşına gelinceye kadar birkaç dil öğrenir. Ancak aldığı bilgilerin kişiliğinin gelişmesinde etkisi olmaz. Yirmi yaşlarında iken babası
ölünce, keyfine göre yaşamaya kapılır. Çamlıca'da bir gezinti sırasında, güzel bir kadınla tanışır, iffetli sandığı bu kadın,
yosmanı biridir. Mehpeyker'dir adı. Suriye'de çirkin işler yaparak
zengin olmuş Abdullah Efendi isimli yetmiş yaşlarında", çiçek" 'bozuğu çirkin bir ihtiyarla dost yaşamaktadır. Oğlunun böyle uygunsuz bir kadına gönlünü kaptırdığına üzülen annesi, Ali Bey'in mutluluğu için Dilaşup adında güzel bir cariye alır. Yine de oğlunu bu kadının elinden kurtaramaz. Ali Bey bir gün yalıya gider Mehperker'i evde bulamaz; kadın dostu Abdullah Efendi ile buluşmaya gitmiştir. Bütün gece bekler, ertesi gün yalıya dönen Mehperker'le kavga eder. Ayrılırlar. Ali Bey gün geçtikçe Dilaşub'a ısınmaya başlar. Mehpeyker, her şeyine göz yuman ihtiyar dostu Abdullah Efendi ile bir plan hazırlar. Kızı hamamda gören kadınlardan vücudundaki benler hakkında bilgi edinir. Birtakım erkekler ağzından bunu Ali Bey'e duyurur. Ali Bey kızgınlıkla Dilaşub'u döver, kendisi de hastalanarak yatağa düşer. Kızı bir esirciye satarlar. Dilaşub'u Mehpeyker satın alır. Düşkün kadın kızın ahlakını bozmak için çok uğraşmışsa da başaramaz. Ali Bey, kendisini artık tamamen sefahate verir, serveti elden çıkar, annesi bir kira evinde sefalet içinde ölür. Böyle iken, Mehpeyker'e dönmez, Ali Bey'i tekrar ele geçiremeyen Mehpeyker, deliye döner. Ali Bey'i ortadan kaldırmayı düşünür. Hile ile Ali Bey Üsküdar'da bir bağ evine eğlence için çağrılır. Mehpeyker Dilaşub'u da oraya götürür. Dilaşub, Mehpeyker'in konuşmasından Ali Bey için hazırlanan komployu öğrenir. Olup bitenlerden habersiz davete gelen Ali Bey'e bildirir. Genç adam pencereden bir çarşafa sarılıp inerek kaçar. Karakola haber verir. Bu esnada onun paltosunu giymiş olarak bekleyen Dilaşub, Ali Bey zannıyla bıçaklanarak ölür.
İntibah romanı türk edebiyatında ilk edebi roman olma özelliği taşıma dolayısıyla önemli bir yere sahiptir oldukça yalın uslup sıradan bir işleyişe sahip olduğunu düşünüyorum ama herkesin kütüphanesinde olmali diye düşünüyorum....
İntibah ya da diğer adıyla Sergüzeşt-i Ali Bey
Edebiyat tarihimizin ilk romanı. 1876 senesinde yazılan romana Namık Kemal, Son Pişmanlık adını vermiş aslında ama Maarif Vekaleti yazara sormadan İntibah olarak yayınlamış. Uyanış demek intibah, sergüzeşt de macera, varın taşları yerine siz koyun. Lisede edebiyat dersi alan herkes biliyordur bu romanı. Peki ne anlatıyor bu meşhur kitap. Öncelikle kitap birazcık intihal diyebilirim. Alexander Dumas'ın Kamelyalı Kadın kitabına çok benziyormuş, öyle diyola.. Malum Namık Kemal'in bir yurtdışı macerası var Jöntürkken, orda okuduysa demek. Senaryosu akıcı baya. Türk sinemasına Yeşilçam'ı dikenlerde okumuş olacak ki Yeşilçam filmi tadında, daha doğrusu Yeşilçam, İntibah tadında. Ama duygu aktarımı, psikolojik betimlemeler çok amatörce, kitap edebi anlamda çok eleştiriliyor, o kadar da olsun ilk ilk.. Olay geçişleri de çok hızlı yazar sizi hiç meraklandırmıyor tak diye söylüyor meseleyi ve sonucu. Aslında pek iyi değil demekte iyi bir yorum olur.
Ali bey var bir tane, kendisi mal, okurken bol bol rahmet okutuyor kendisine, bir de Mahpeyker var yılaaann.. Sergüzeştimiz burda başlıyor Ali Bey, fahişe olan (sıfat değil işi bu) Mahpeyker'e aşık oluyor. Sonrası çorap söküğü, cariyeler, kötü adamlar, konaklar vs.'ler. Nihayetinde aşk, entrika, ihanet, ölüm. Bu konular tam dizi filmlik bana hiç hitap etmiyor açıkçası, romanı okuma sebebim ilk olması hatrına, ayrıca bu ara Namık Kemal'i tanımaya çalışıyorum ama daha ziyade merak ettiğim Vatan yahut Silistre. Sırada o var.
Edebiyata aşık bir insan olarak edebiyatımızdaki ilk Edebi romanı biraz geç okudum. İntibah tam bir Tanzimat romanı; halkı eğitmeni amaçlayan, öğütler veren.. Tanzimatın temeli olan "halk için sanat" görüşünü çok güzel yansıtıyor. Kitapta çok sık bulunan uzun cümleler yer yer okuyanı sıksa da genel itibariyle ben çok keyif aldım. Uzun lafın kısası okuduğunuz şeyin "Edebiyat" olduğunu hissetmek istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.
İntibah romanı, Türk Edebiyatında ilk edebi roman olma özelliği taşıması dolayısıyla önemli bir yere sahiptir. Ama oldukça yalın üsluplu ve sıradan bir işleyişe sahip olduğunu düşünüyorum. Namık Kemal, Ali Bey vasıtasıyla aşkın yanlış seçimlerde kötü sonuçlar doğurabileceğini, Dilaşub vasıtasıyla da aşkın güzel olan yüzünü kaleme almıştır. Herkesin kütüphanesinde bulunması gerektiğini düşünüyorum.
Namık Kemal büyük ustalığını bir kere daha göstermiş bulunmakta. Bir insanı "Edebiyatçı" yapan tek ve en özel niteliğin her zamanki gibi edebi bir dil olduğunu teyit etmiş bulunuyorum. İlk edebî roman, son olmakta da fazlasıyla iddialı. Namık Kemal güçlü divan şairliğinin yanında dilindeki yalınlık ve özgünlük sayesinde her eseri genel seyirci kitlesine sunmayı başarıyor. Uzun paragraflar bazen anlaşılması güç olsa da şaşkınlığı da beraberinde getirmiyor değil. Anladıkça şaşkınlığım dudak uçuklatıyor. Böyle bir meziyeti bir-iki cümle ile meydana getirmeyi yetersiz buluyor ve bir "Edebiyatsever" olarak beni de hayran bırakıyor. (:
Okunmalı demiyorum hâlâ okumadınız mı ?!
Kısaca konusuna değinecek olursak "bir erkeğin, bir aşığın, aşkı iki taraflı görüp gözünü kör edeni seçmesi, bu uğurda arkadaşlarını, annesini dahi umursamaması" diyebiliriz. Kitabı bir ay önce okuyup şuanda yorumunu yapmam belki bazı cümlelerimi kısaltacaktır fakat asla Namık Kemal'in kalemine duyduğum hayranlığımı ve kitabın değerini azaltamaz.

Aşkı, o mükemmel hisleri, kalbe dokunulmasını yenice hisseden bir adam, karşısında adı birçok erkek tarafından anılan bir kadın, oğlunu tüm derinliğiyle düşünen ve kederinden ölebilen bir anne ve gerçek, saf aşk. Kitap başlı başına bu hislere sahip karakterlerden oluşuyor. Aşkın iyi ve kötü tarafı, sevenin şanssızlığı, kör edici özelliği de çok iyi şekilde işlenmiş. Kitap alışılagelmiş aşk kitaplarından fazla farklı. İçerisindeki gerçek insanlık, insanlığın ve evrenin hissedebileceği en yüksek mertebeye, dereceye sahip olan bir duygu var. İnsan bu kadar mükemmelleştirilmişken gerçeklerle de indirgeniyor. Edebiyatın benim için en önemli özelliği budur.

Kitap cidden zor. Namık Kemal'in cümleleri gözlerimi 8-10 açmama sebebiyet verdi ve oldukça da yorucuydu fakat tanımlar, kalbinizi ve beyninizi sert biçimde okşayan gerçekler, bölümle ilgili mısralar beni benden aldı diyebilirim.
Ayrıca Namık Kemal'in okurla konuşması, konuyu anlatması çok hoşuma gitti. Bir kitabı okurken yazarınla muhabbet etmeyi pek severim.
İntibah, Türk Edebiyatı alanında yazılan ilk edebi roman. Her edebiyat severin okuması gereken kitaplardan.
hiç tanımadıkları kadınları birtakım münasebetsiz sözlerle böyle rahatsız etmeye kalkışmak, onun kanaatince, düpedüz edepsizlikten başka bir şey değildi.
Namık Kemal
Sayfa 58 - İnkılap
Meşhurdur, son pişmanlık fayda vermez.
Namık Kemal
Sayfa 136 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 1.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İntibah
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474840
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Namık Kemal (21 Aralık 1840, Tekirdağ - 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan "Intibah" ve Batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan "Vatan yahut Silistre" eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından birisidir. ”Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır. Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düz yazıyı kullanmıştır. Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır. Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda yapıtlar vermiştir. Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.
Sakız Adası’nın kuru havası nedeniyle rahatsızlanan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 günü 48 yaşında hayatını kaybetti. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Arkadaşı Ebüziyya Tevfik, şairin Bolayır’da gömülme arzusunu Padişah İİ. Abdülhamit’e iletince naaşı Gelibolu’ya nakledildi.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları