İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine

7,5/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
134 gösterim
“İntihar Üzerine” ve “Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine” makaleleri, Hume tarafından editörü Andrew Millar’a büyük bir ihtimalle 1755 yılının sonlarına doğru gönderildi. Ancak kilise tarafından kınanma ve hatta resmi olarak yargılanma olasılığı ile karşı karşıya kaldığında, Hume, arkadaşlarının da teşviki ile intihar ve ölümsüzlük makalelerini yayınlamamanın ihtiyatlı bir adım olacağına karar verdi ve Millar makaleleri çıkardı, yerine “Zevkin Standardı” makalesi eklendi. Hume’un tedbirlerine rağmen Dr. William Warburton gibi bazı eleştirmenlerin makalelerden haberi vardı, hatta Hume’un bilgisi olmadan 1770 yılında makalelerin Fransız çevirileri yayınlandı. Ölümünden kısa bir süre önce, Hume vasiyetine bir madde ekledi; “William Strahan, filozof öldükten iki sene sonra, ‘Fıtri Din üzerine Diyaloglar’ eserini yayınlayabilir, uygun bulursa, çıkarılan iki makaleyi ekleyebilir.” “İntihar Üzerine” ve “Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine” 1777'de, muhtemelen Strahan tarafından olmasa da, İki Makale başlığı altında yayımlandı, başlık sayfasında ne yazarın adı ne de yayıncının adı yazmaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2017
  • Sayfa Sayısı:
    48
  • ISBN:
    9786059486118
  • Çeviri:
    Burcu Denizci
  • Yayınevi:
    Subpress
  • Kitabın Türü:
celal aydın 
31 Oca 21:29 · Kitabı okudu · 11 günde · 9/10 puan

hume'a göre fikirler(idea), izlenimlerin(impression) soluk yansımalarıdır. aslolan gördüğün ve deney yoluyla öğrendiklerindir.kant a göre kendisini dogmatik uykusundan uyandıran, çağrışım psikolojisinin kurucusu. alışkanlıkların aklı körelttiğini savunan ve sürekli nedenselliğin eleştirisi yapan, bir şeyin dış dünyada karşılığı yoksa o uymadır diyen iskoç filozof ..

Kitaptan 4 Alıntı

İnsanın hayatına son vermeki yüce Tanrı'nın değer biçmesine ayrılmışsa, insanın kendi yaşamına son vermesi onun hakkına bir tecavüzse; yaşamın korunması da yok edilmesi kadar eşit derecede suç olacaktır.

Kafama doğru düşen bir taşı rotasından saptırırsam, doğanın işleyişini bozarım ve madde ve hareketin genel yasaları ile belirlediği yaşamımı sürecin ötesine uzatarak yüce Tanrı'nın özel alanını işgal etmiş olurum.

İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Humeİntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume
Erim Asya 
18 Oca 19:49 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yok olma korkumuz mutluluğa olan aşkımızın etkisi değil de gerçek bir tutku olsaydı, ruhun ölümlüğünün kanıtı olurdu. Çünkü doğa beyhude bir şey yapmaz, bize imkansız bir olaya karşı korku vermez. Kaçınılmaz bir olaya karşı korku verebilir; çabalarımız mevcut durumda olduğu gibi onu biraz uzaklaştırabilir. Ölüm önünde sonunda kaçınılmazdır; ancak insan türü korunamasa, doğa bize ölüm nefreti ile ilham vermezdi.

İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume (Sayfa 32)İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume (Sayfa 32)
Erim Asya 
18 Oca 19:58 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bizi bekleyen başka bir hadise olacaksa, doğadaki hangi zulüm, hangi kötülük, hangi haksızlık, tüm kaygılarımızı ve de tüm bilgimizi mevcut hayatla sınırlar? Bu barbarca düzen, lütufkar ve bilge bir varlığa atfedilmeli midir ?

İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume (Sayfa 23)İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume (Sayfa 23)

İnsan hayatı çok büyük önem taşıdığı için mi bu böyle? Oysa insanın hayatı, evrenin gözünde, bir istiridyenin hayatından daha önemli değildir. Her zamankinden daha büyük bir öneme sahip olsa, doğanın düzeni bunu insanın sağduyusuna bırakır ve bizi her olayda bununla ilgili karar verme gereksinimine düşürür.

İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Humeİntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine, David Hume