İran Hüccetiye Cemiyeti 1950'lerden Günümüze Teori ve Pratik

7,5/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
2 beğeni  · 
14 gösterim
Hüccetiye Cemiyeti, Şah Muhammed Rıza'nın teşvikiyle 1953 yılında Şeyh Mahmud Halebi tarafından kurulmuş ve başlarda Şah'ın siyasi gündemini takip etmişti. Ancak Musaddık krizinden sonra diğer siyasi partiler ve hareketler gibi Hüccetiye de Şah'ın kırılgan monarşisine tehdit olarak görülmüştü. Şunu söylemek gerekir ki Hüccetiye bir hareket olarak yasaklanmıştı, bir mezhep olarak değil. Hüccetiye farklı, radikal, geleneksel Şii yorumdan beslenmiş olsa da yeni rejime ve belli başlı Şii liderlere meydan okumuştu. Kararsız tutumlarıyla bir yandan Humeynî'ninVelayet-i Fakih'ini reddederken, öte yandan yeni rejimin yeniden yapılanma programlarına destek veriyordu.
Bu araştırma Hüccetiye'nin hayat anlayışı, inançları ve faaliyetleri konusunda bilgiler sunacak, fakat üzerinde duracağımız esas mesele şunlar olacaktır: Hüccetiler kimlerdir? İçlerinde Şia'nın hangi özelliklerini barındırıyorlar? Şia'nın hangi esaslarına inanıyorlar ve sahip oldukları felsefe ve yaşam tarzıyla neyi temsil ediyorlar? Ütopik vizyonları klasik Şii temellere mi dayanıyor yoksa devrimci ve yenilikçi fikirler mi içeriyor? Ve niçin hem Bahâî inancı ve inananları hem de Humeynî'nin Velayet-i Fakih’i ile kavgalılar? Hüccetiye Humeynî'nin devrimini geciktirdi mi yoksa karşı çıkışıyla devrime hız mı kazandırdı? İslam Devrimi 1979'dan önce gerçekleşebilir miydi?

İlk baskısını 2014'te İngilizce olarak "The Hojjatiyeh Society in Iran: Ideology and Practice from the 1950s to the Present" adıyla yapmıştır. Konusunu teşkil eden Hüccetiye Cemiyeti, ilk kuruluşundan bu zaman kadar farklı isimlerle anılmış ve günümüzde de yeraltına inmiş bir topluluktur. İlk kuruluşu, 1950'lerde SAVAK yardımı ile birlikte Bahai Hareketi'ne karşı olmuştur. Fakat İran Devrimi'ne yaklaşan zamanda bu grup, Humeyni karşıtı bir konum almış ve ulemanın politikadan uzak durması gerektiğini vurgulamıştır. Daha sonra yönetimden baskı görmüş ve nihayetinde pasif bir rol almak zorunda kalmıştır. 1979 sonrası yıllarda da göz önünde olmamasına rağmen, politikada bir ağırlığı olduğuna kanaat getirilmiştir. Devletin eski başkanlarından Ahmedinejat'ın da bu grubun bir sempatizanı olduğu bilinmektedir. Günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Bu kitap ise Yahudi bir yazarın, İran'daki kaynakları kullanarak yazdığı bir kitaptır, bu açıdan önemlidir. Kitabı üç bölümde anlatabilirim. İlk bölüm Şii mezhebinin temel fikirleri ve Sünni mezhebi ile ayrılık noktalarını anlatıyor. İkinci bölüm, Bahailiğin ortaya çıkışını ve kısa bir tarihini anlatıyor. Üçüncü bölüm ise Bahailik karşıtı olarak ortaya çıkan ve sonra başka roller alan Hüccetiye'nin tarihini anlatıyor. Kitap çok güzel. Kısa ve öz bir anlatımı var. Konuyla hiç bilginiz olmasa bile, eğer İran'ın 20. yüzyıl tarihini biraz biliyorsanız, size çok şey katabilir. Gelecekte daha önemli hale gelme potansiyeli olan bir konudur. Tavsiye ederim.