Adı:
İri Memeler ve Geniş Kalçalar
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
1040
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721755
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fengru Fei Tun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Nobel ödüllü Mo Yan, Çin toplumunun tüm değerlerini altüst eden Kültür Devrimi sırasında yaşananları, dokuz çocuklu bir ailenin başından geçenlerle yansıtıyor. Çocuklar doğdukları andan büyüyünceye kadar o süreçteki olaylardan her birinin dolaylı ya da dolaysız öznesi veya tanığı oluyorlar. Romanın en önemli kişilerinden biri de o çocukların annesi. 
Mo Yan, kitabı nasıl yazdığını ve o anne karakterini nasıl oluşturduğunu şöyle aktarıyor:
"Romanı yazarken hiç çekinmeden annemin kişisel deneyimlerinden yararlandım; ama kitaptaki annenin duygusal deneyimleri kurgusaldır ve Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'ndaki pek çok annenin deneyimlerine dayanır. Kitabın girişinde, bu kitabı annemin ruhuna adıyorum, diyorum; ama bu kitabı aslında dünya üzerindeki tüm annelere ithaf ediyorum; tıpkı benim şu kibirli ve vahşi hırsımla o küçücük Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'nı Çin'in ve dünyanın mikrokozmosu olarak gördüğüm gibi."
(Tanıtım Bülteninden)
1040 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Tarih kitaplarda anlatılanlar gibi midir yoksa bireylerin yaşadıkları gibi midir? Yazar bu soruya yanıt arıyor. Cevabı da okuyucuya bırakıyor. Yazar bir demecinde, “Sadece politik ve ekonomik tarih bizi doğru yoldan sapıtır, yazarı asıl ilgilendirmesi gereken insanoğlunun kaderi ve tecrübeleridir.” diyor. Bu bağlamda bu kitap çok farklı bir bakış açısıyla sunuluyor. Siyasi ve ekonomik tarihe odaklanmak yerine yazar insanlığın kaderine ve yaşadıklarına odaklanıyor; olaylarda sıradan insanları kullanarak, kırsalda yaşayan bir Çin ailesini neredeyse tüm 20. yüzyıl boyunca anlatarak Çin tarihini tekrar yazıyor.

Bir Çin bedduası der ki: “Yanlış zamanda yaşayasın.” Kitabı okurken nedense aklıma sürekli bu söz geldi durdu, çünkü burada yanlış zamanda yaşayanların kadınlar olduğunu anladım. Yazar kitabını dünyadaki tüm annenlere ithaf ediyor. Tarih boyunca her kültürde en çok acı çeken kadınlar olmuştur. Pearl Buck’ın kitaplarına az çok aşina olanlar Çin’de kadın olmanın ne demek olduğunu iyi bilirler. Yazar son bölümde annenin genç kızlık dönemini anlatarak kadınların çektiği işkenceyi gözler önüne seriyor. Çin’de kadın olmak zordur. Tarih boyunca Çinli kadınlar ezilmiş, değersiz kılınmış ve sömürülmüştür. Onlar için evlenmemek diye bir seçenek hiç olmamıştır. Çocuk yapmamak diye bir şeyleri de yoktu. Kız doğurmak gurur duyulacak bir özellik değildi. Kadınların değil ikinci sınıf, insan yerine bile konmadığı bir toplumda 8 kız çocuğu dünyaya getiren bir annenin dramı anlatılmaya değer gerçekten. Kim ne derse desin bu kitap kadınlar hakkındadır. Gizli öznesi de, sözde öznesi de, gerçek öznesi de kadındır.

Roman Japon İstilası sırasında Jintong’un doğumuyla başlıyor. Anne sekizinci doğumunu gerçekleştirdikten sonra hikâyenin anlatıcısı Jintong oluyor ve kitabın büyük bir kısmı Jintong ekseninde dönüyor. Shangguan Lu’nun tek oğlu bize annesinin, kız kardeşlerinin ve onların ailelerinin hikâyesini trajikomik bir dille hikâye ediyor ya da okura öyle geliyor. Mo Yan’ın tarzından mıdır nedir sadece bu kitabında değil, yazdığı tüm kitaplarda en trajik olayda bile bir güldürü unsuru bulmak mümkün. Gözler deşilirken, beyin bin bir parçaya bölünürken, oluk oluk kan akarken bile en azından ben bunları yeri geliyor kahkahalarla okuyorum. Çin’in yakın tarihine yapılan bu büyülü yolculukta Jintong ve ailesi Boxer İsyanı, Komünist Devrim, Japon İstilası, Kültür Devrimi, Mao’nun ölümü, Büyük Kıtlık, İç Savaş gibi Çin tarihine ışık tutmuş tüm olaylardan nasibini fazlasıyla alıyor. Evleri adeta yolgeçen hanı gibi oluyor. Her yeni bir olayda kartlar tekrar karılıyor ve bir önceki olayın kahramanı bir sonraki olayın haini olabiliyor.

Kitapta olaylar oldukça derinlemesine irdelenmiş, zaten bu kitabın kalınlığından da belli oluyor, bazen ufacık bir olay 50 sayfa süren tasvirlerle anlatılıyor. Grafik roman tarzına da girebilecek bu kitapta beş duyu organına hitap eden çok fazla betimleme var, yazar olayları sadece dinlememizi değil, koklamamızı, tatmamızı da istiyor. Bunu da çok iyi başarıyor. Tüm kitap boyunca zaman düz bir çizgide ilerlese de son bölümde annenin çocukluğuna ve evliliğine dair özel bilgileri okuyoruz ve eşi kısır olduğu halde 9 çocuğu dünyaya nasıl getirdiğini öğreniyoruz. Olaylar birinci ve üçüncü tekil kişi tarafından anlatılıyor. Üçüncü tekil kişi ile başlayan anlatım Jintong’un doğumuyla birinci tekil kişiye dönüşüyor ve olayların büyük bir bölümü onun bakış açısıyla anlatılıyor. Kitabın kalınlığı okuyucuyu hiç korkutmasın çünkü olaylar hiçbir kafa karışıklığına mahal vermeden su gibi akıyor.

Bitirmeden önce yazarın dilimize çevrilmiş beş kitabının da Çince aslından çevirmeni olan Erdem Kurtuldu burada ayrı bir teşekkürü ve övgüyü hak ediyor. Çevirmen 5 kitapta da yazarın üslubunu birebir yansıtmayı başarmış. Eğer bu incelemeyi okuyorsa kendisine şunu sormak istiyorum: “Erdem Bey, çevirinizin her kelimesini çok beğendim, özellikle küfürlerin çevirilerine bayıldım. Bu küfürler Çincede de bu kadar içten mi ediliyor?” Burada küfürler kısmına ayrı bir parantez açmış olayım. Mo Yan’ın ağzı biraz bozuk, bunu tüm kitaplarında görmek mümkün, ama bu küfürler o kadar içten, o kadar yerinde, karaktere o kadar yakışıyor ki hiçbiri sırf edilmiş olmak için edilmemiş! Keşke tüm küfürleri burada yazma imkânım olsaydı! Maalesef bu küfürlere gülebilmek ve espriyi anlayabilmek için okuyucunun karakterleri tanıması ve hikâyenin içinde olması şart diye düşünüyorum. Aksi takdirde bu cümleler ayıp sayılabilecek birkaç kelimeden fazlasını ifade etmeyecektir burada.

Edebiyat mutluluksa, okumaktan zevk almaksa eğer bu kitap bunları fazlasıyla karşılıyor. Yazarın tarihi kitaplara göre değil, kendi kişisel deneyimlerine göre anlattığı bu kitabı 2018’de okuduğum en iyi kitap oldu, bunun yanında dilimize çevrilen tüm kitapları içinde en iyi kitabının bu olduğunu söylesem hiç abartmış sayılmam. Peki iri kalçalar ve iri memeler ne alaka? Bu sorunun cevabını da okuyucu versin. Keyifli okumalar.
1040 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Mo Yan ' ın annesine ithafen yazdığı Nobel ödüllü kitabı , Japon - Çin savaşlarının olduğu yıllarda 9 çocuklu dul bir kadının yaşadıklarını anlatıyor. Mo Yan annesinin bu deneyimlerini çekinmeden kaleme almıştır. Japon askerlerinin sürekli Çin köylerini işgal edip yazarın annesi ve kız kardeşlerini gözü önünde tecavüz edişini , babasını ve büyükannesini öldürmesini anlatır.

Bu kitap 1040 sayfa olmasına rağmen 3 günde bitirdim ; bunun sebebi hem çok akıcı sürükleyici merak uyandırıcı olmasından hem de kitabın puntolarının büyük olmasından kaynaklanıyor.
Kitapta beni çeken her zaman Çin ekonomisini , Çin 'in birden dünya devi haline nasıl geldiği hakkında bilgim vardı ama aile yapısı, kültürleri Türk aile yapısı ile benzerliği olup olmadığı yönünden merakımdı.

Jintong kitabın adını 7 yaşına kadar emen bir erkek çocuk olarak annesine düşkünlüğünden memeleri beyaz güvercinlere,bal küplerine, tavşanlara ve daha birsürü şeye benzetmesi bebegin meme ile olan aşkı anlatması kitabın adının en iyi bu olacağını düşünüp yazar kitabın önsözünde "Benimle dalga geçeceklerse buyursunlar " diye belirtmiştir.

Okuduğum güzel bir kitaptı , bana kattığı şeyler oldu .Insanların birbirinden farklı konuları her zaman okuması gerektiğini görüşümde beni bir kez daha haklı çıkardı.
1040 syf.
·16 günde·9/10
... Kadınlar gerçekten muhteşem şeyler midir ? Kadınlar belki de muhteşem şeylerdir, evet, kadınlar kesinlikle muhteşem şeylerdir ama son tahlilde kadınlar aslında '' şey '' değildir.
İri Memeler ve Geniş Kalçalar
Mo Yan
Kitap 2012 nobel ödülünü alan Çinli yazar Mo Yan 'a aittir.
Yazarın kaleme aldığı ikinci kitabıdır.
Kitabın konusu ; çokça çocuk ve toruna sahip dul bir kadının yaşamla olan mücadelesinin , tek ve sonuncu erkek çocuğunun ağzından anlatılmasıdır.
Kitabın içeriği 1937 yılından itibaren konu edilmiştir.
1937-1945 Japonya İstilası
1945-1949 Çin iç savaşı
1949-1966 Sosyalist Dönüşüm
1966-1976 Kültür Devrimi
1976..........Sosyalist Piyasa Ekonomisi
Çin tarih ve kültürüne merakı olup da akademik kitap okuyamayan okurlar için, konuların romanlaştırılmış şekilde anlatımı kişiyi sıkılmaktan alıkoyuyor.
Mo Yan detaycı, betimlemelere hakkettiğinden fazla değer veren , kara mizahı ve ironiyi sonuna kadar kullanmaktan çekinmeyen, esprili , samimi bir yazar. Öyle ki Mo Yan okuduktan sonra okuyacağınız tüm kitaplar size sade gelebilir.
#kitapyorumu
#moyan
#irimemelervegenişkalçalar
Kitap Erdem Kurtuldu tarafından Çinceden direk Türkçeye çevrilmiştir. Kendisi ile yapılan röportajı okumak isteyenler için alta link bırakıyorum.
Sevgiler.
1040 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Nobel ödüllü Mo Yan, Çin toplumunun tüm değerlerini altüst eden Kültür Devrimi sırasında yaşananları, dokuz çocuklu bir ailenin başından geçenlerle yansıtıyor. Çocuklar doğdukları andan büyüyünceye kadar o süreçteki olaylardan her birinin dolaylı ya da dolaysız öznesi veya tanığı oluyorlar. Romanın en önemli kişilerinden biri de o çocukların annesi.
Mo Yan, kitabı nasıl yazdığını ve o anne karakterini nasıl oluşturduğunu şöyle aktarıyor:
"Romanı yazarken hiç çekinmeden annemin kişisel deneyimlerinden yararlandım; ama kitaptaki annenin duygusal deneyimleri kurgusaldır ve Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'ndaki pek çok annenin deneyimlerine dayanır. Kitabın girişinde, bu kitabı annemin ruhuna adıyorum, diyorum; ama bu kitabı aslında dünya üzerindeki tüm annelere ithaf ediyorum; tıpkı benim şu kibirli ve vahşi hırsımla o küçücük Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'nı Çin'in ve dünyanın mikrokozmosu olarak gördüğüm gibi."
1040 syf.
·45 günde
Her ne kadar memelere takmış olsada :) çok çocuklu ve zaman geçtikçe çok torunlu bir dulun hayat mücadelesini dokuzuncu ve sonuncu erkek çocuğun gözünden anlattığı romanı
1040 syf.
·Beğendi·9/10
Uzak Doğu kültürü, dinginlik ve derinlik. Sanki meditasyon yaparcasına büyülü, efsanelerle gerçekler örtüştüğünde ise bir o kadar sarsıcı. Özelikle de o betimlemeler... Guan Moye yazmamış, adeta göstermiş/yaşatmış.
1040 syf.
·13 günde·8/10
“Bir çiçekte niye kan tadı olur ki? Çünkü üzerinde yetiştiği toprak insan kanına bulanmıştır” diyor Mo Yan kitabında. Kitabı bitirip kapağı kapattığımda içimde bir boşluk oldu. Sevilen ama biten her şeyde olduğu gibi. Başlarda biraz Yüzyıllık Yalnızlık tadında bir roman olacak sanmıştım. İkisi de bana göre son derece anaç kitaplar. Ama Macondo büyülü ve büyüleyiciydi, Gaomi ise sert ve acımasız. Anne karakteri şimdiye dek okuduğum en bedbaht kadın karakter diyebilirim, içimde hep bir saygı hissi ile okudum, belki ben de anne olduğum için zaman zaman empati yapmaktan yüreğim ağrıdı. Okurken zorlandım, yoruldum bazen de güldüm. Burası SPOILER olabilir mi bilemedim gene de uyarayım:) Alegorik okumayı severim; bana göre anne&bebek
ilişkisini, yıllarca sürecek savaş, açlık ve sefalet yüzünden yaşayamayan Jintong büyümek istemiyor ve yazar bize ileri yaşa kadar sütten başka bir şey tüketemeyen, meme bağımlısı bir birey sunuyor.. Ne kitap yazmışsın be Mo Yan diğer kitaplarını da okumak farz oldu bana. Yarın sabah yolculuk var:) yolculuk öncesinde 1038 sayfalık kitabımı tatmin olmuş bir şekilde bitirip kitaplığın en iyiler köşesine koymuş olmak iyi geldi.
1040 syf.
·21 günde·10/10
Selam.
#kitapgiybeti grubumuz ile #irimemelergenişkalçalar kitabını okuduk. İyiki beraber okuduk arkadaşlar toksa bazı şeyler eksik kalabilirdi... Bir de böyle sayfa sayısı fazla içeriği dolu dolu kitapları beraber okuyunca daha kolay oluyor.
Yazarın ön sözünü okuduğunuzda bazı detayları açıklıyor. İsmini özellikle " Mo Yan/ Sakın Konuşma "ismini alır.
Kitapta da bolcana farklı isimlere rastlıyoruz. Çinliler özelliklerine göre ad alıyırlar, okuduğum başka kitaplarda da öyleydi.
bu kitabı okurken o kadar içşm dağlandı ki... Hele bazı sahneler, yaşananlar, çekilen acılar ve özellikle bir annenin ve evlatlarının yaşadıkları....fena çok fenaydı.
Tabi birde kitabı ismini veren Jintong var....meme düşkünü... Tabi bunun altında yatan başka sebepler de var. Özellikle anne-oğul ilişkisi çok önemli gelişim çağında.
Özellikle güçlğ karakterlele zayıf karakterlerin de bir nevi çatışması var kitapta.
En önemlisi de savaşın sonuçlarının getirisi..... Açlık, yoksulluk, karın doyurma, işsizlik, tecavüz, mecburen kendini satan kadınlar...daha ne anlatayım ki.....
tabi her dönemde ve ülkede olduğu gibi " erkek çocuk doğurma " ve "soyunun devamı" gibi gelenekler.... Kadınların güzelliği olarak simgelenmiş ayak küçültme....
ve son olarak diyeceğim o ki...okurken çocuğun meme takıntısına takılmayın... Evet büyük bşr sorun ama daha önemli detaylar var kitapta..... Yer yer uzun uzun detaylar verilse de takıntısı hakkında aslında başka bir şey anlatmak istiyor yazar.....
1040 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Sansürsüz bir kalem, tadına doyum olmaz bir anlatım, lütfen gerçek olmasın dedirtecek bir olay örgüsü. Her bölüm sonunda daha kötü ne olabilir ki diye düşünürken bir sonraki bölümde alınan cevaplarla kâh gülüp, kâh hüzünlendiğim zor bir okuma oldu. Okumaya başlamadan önce adından dolayı ne ile karşılaşacağımı çok merak ediyordum. Ancak acı, hüzün, açlık, zulüm ve sevginin bin bir tonuyla karşılaştım. 1917’den 2000’e uzanan bir tarih. Doğumundan itibaren hayatın her noktasında acıyla imtihan edilmiş, karşılaştığım en güçlü ve şanssız kadın karakter. Oral dönemi atlatamadığı için tüm hayatını bu çizgide yaşayan evin tek erkek çocuğu, erkeğe ulaşana kadar annesinin kötü kaderinde yol arkadaşlığı yapan 7 kız çocuğu. Japonların Çinlilere, değişen rejimlerle Çinlilerin kendi halkına yaptığı eziyet ve şiddetin uçlarda aktarıldığı bir kurgu. Her sayfada bütün vidalarımın gevşediği, bir daha ayar tutmazmışım gibi gelen, bittiğine sevinsem mi üzülsem mi bilemediğim nadir kitaplardan. Büyük anne Shangguan Lü, Jintong, 8 abla, diğerleri ve Shangguan Lu özellikle seni hiç unutmayacağım.
1040 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Tam bir Çin masalı. Mo Yan öyle güzel ve eşsiz betimlemeler yapmış ki bu Çin masalının içinde kayboluyorsunuz. Bu yüzden bin sayfa olması sizi korkutmasın.
1040 syf.
·Puan vermedi
Başrolde sıradan bir aile, fonda kültür devrimi ve sonrasında çin, destan nasıl yazılır dersini vermiş usta Mo Yan, ailenin salak oğlu akıllara ziyan (çevirmeni de ayrıca kutlamak lazım)
Bir arkadaşım kitabın adını " Altın oğlan, yeşim kız " diye değiştirirsem kitabın kamu tarafından daha fazla kabul edilebileceğini önerdi. Ama on beş yıldır " Iri Memeler ve Geniş kalçalar " olan kitabın adını değiştirmenin ne gereği vardı. Aslında başıma hiç bela olmadı , hem günümüzde böyle bir kitap adı kimi korkutup kaçırabilir ki ?
"Tanrıyı çağırmak kolaydır ama uğurlamak zor iştir.
Cvp: Çağırmak için onca zahmete katlandım neden uğurlayayım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İri Memeler ve Geniş Kalçalar
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
1040
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721755
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fengru Fei Tun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Nobel ödüllü Mo Yan, Çin toplumunun tüm değerlerini altüst eden Kültür Devrimi sırasında yaşananları, dokuz çocuklu bir ailenin başından geçenlerle yansıtıyor. Çocuklar doğdukları andan büyüyünceye kadar o süreçteki olaylardan her birinin dolaylı ya da dolaysız öznesi veya tanığı oluyorlar. Romanın en önemli kişilerinden biri de o çocukların annesi. 
Mo Yan, kitabı nasıl yazdığını ve o anne karakterini nasıl oluşturduğunu şöyle aktarıyor:
"Romanı yazarken hiç çekinmeden annemin kişisel deneyimlerinden yararlandım; ama kitaptaki annenin duygusal deneyimleri kurgusaldır ve Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'ndaki pek çok annenin deneyimlerine dayanır. Kitabın girişinde, bu kitabı annemin ruhuna adıyorum, diyorum; ama bu kitabı aslında dünya üzerindeki tüm annelere ithaf ediyorum; tıpkı benim şu kibirli ve vahşi hırsımla o küçücük Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'nı Çin'in ve dünyanın mikrokozmosu olarak gördüğüm gibi."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • Fatmanur Arslan
  • Hatice
  • Havvagül ünal
  • Ruhide kara
  • Süleyman ARSLAN
  • JOACHİM PEİPER
  • Atay Caner
  • Ebrustaynbooks
  • Ösa
  • Alis Destina

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (10)
9
%19.2 (5)
8
%19.2 (5)
7
%11.5 (3)
6
%3.8 (1)
5
%3.8 (1)
4
%3.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0