İsa'nın Güncesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.469
Gösterim
Adı:
İsa'nın Güncesi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585100
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
İsa
İsa
İsa
İsa
"Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, karısının taktığı adla "İsa´nın kabusa benzer günlerinin içindeyiz. İsa, öylesine yaşayıp giderken bir iş değişikliğiyle İthal Ambarları ve Uluslararası Elektronik Birliği Kurumu´nda mutemetliğe başlayan ve başından geçen inanılması güç olaylardan sonra kendini bile tanıyamaz hale gelen herhangi biridir yalnızca. Melih Cevdet Anday, basit bir memura, sorgular ve sorgucularla kararan bir dünya kurarak olağanüstü bir dönem ve sistem eleştirisi yapıyor İsa´nın Güncesi´nde: "Saçma"nın tek anlam haline geldiği, olağanlaştığı; olması gerekenin ise yadırgandığı, hatta sorgulandığı bir dünya bu. Anday´ın kurduğu "gerçeküstü" ama gerçeğin ta kendisi dünya, tüm otoriter sistemleri ve bu ilişkiler içine sıkışmış, hapsolmuş insanların çaresizliğini yansıtıyor. Sarsıcı bir dönem romanı..."
230 syf.
isimleri olmayan insanlar. durmadan yağan yağmur ve bitmeyen sorgu....

yıllar önce yolum düşmüştü bu kitaba. yürüyüp geçmiştim öylesine. ben bıraktım o bırakmamış anlaşılan. uğuldayıp durdu içimde. yeniden belirdi okuma isteğim. ve yeniden yürüdüm ona. isa! hem kurban hem kurtarıcı.

kafka'nın dava kitabı isa'nın güncesine çıkış olarak verilir. olabilir. bilmiyorum. dava'yı okudum. dava'nın yolarında yürüyemedim pek. ne isa vardı orda ne yağmur.
isa'yla beraber sorguya çekilirsin. onunla yürür, onunla içer onunla taş ve yapraklar toplarsın. isa okuyandır. bundandır gerçek adını bilmeyiz. her birimiz bir parça çarmıha gerileniz. buradaki isanın çarmıhı isa'nın kendisidir.
albert camus'un "korku çağı" olarak tanımladığı bir çağın insanıdır isa.
isa , biraz bela tarr'ın film karakterlerine benziyor. hem kitapta da durmadan yağan bir yağmur var. o yağmur " temizleyen- tarkovsky-" değil "çamur- bela tarr-" yapan bir yağmurdur.
isa'nın güncesi içine battığımız çamuru yazmış.

"isa" diye mırıldandım kendime " yalnız değilsin ben de varım"

iyi okumalar..
230 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitap bence döneminin ötesinde bir kitap ki zaten Melih Cevdet'e taparım. Bana biraz "Fahrenheit 451" biraz "Günlerin köpüğü" kitaplarından esinlenmiş gibi geldi. Melih Cevdet'in "Raziye" si ile kıyasladığımda ise daha distopik. Dili hafif rahatlıkla okunabilir.
230 syf.
·8/10 puan
18. ölüm yıldönümünde bir Melih Cevdet Anday klasiği. Su gibi akan bir Türkçe, klasiği moderni bir potada eriten dil, şiirsel ama şiirselliği romanın dışına da çıkartmayan, abartmayan nefis bir denge, gerçekçi ama biraz sürreal biraz distopiğe de kayan bir atmosferde ağır ve mutlak bir yalnızlığın resmi.
230 syf.
·5 günde·8/10 puan
Bir ruhun, bir bedenin, bir karakterin.. kısacası insan kimliğini oluşturan bütün özelliklerin birbiriyle savaşı yer buluyor kitapta. Sözü geçen kahramanların hiçbirinin ismi yok ve bununla şu mesaj veriliyor; gerçek diye bir şey yok, yaşanılan her şey bir oyun. İnsanın yalnız kalışını, kuşkunun ihtirasın soluk soluğa kapışmasını konu eden kitapta yazarın şu cümlesi her şeyi açıklıyor aslında;
"Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi, birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu."
Geleceği düşünmeden, sadece içinde bulunduğumuz koşullara göre çareler düşünüyoruz, açıkçası günümüzü gün ediyoruz.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 210 - Everest Yayınları
Diyorum, insan aklının bilinmez yetenekleri var, bizden ayrı ve sürekli olarak kendine özgü bir ödevi yerine getiriyor sanki.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 79 - Everest Yayınları
Bütün iş, yalnızlığımızı koruyabilmektir. Doğrusu istenirse, yalnızlık denilen şeyin hiç de korunmaya ihtiyacı yoktur. Çünkü yalnızlık yalnızdır.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 95 - Everest Yayınları
Hayvanlar insanlara benzemiyorlar mı? Her gün sokaklarda, kediye, köpeğe, danaya benzeyen insanlar görmüyor muyum? Olmayacak şeyler benzer birbirine.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 71 - Everest Yayınları
Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 53 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İsa'nın Güncesi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585100
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
İsa
İsa
İsa
İsa
"Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, karısının taktığı adla "İsa´nın kabusa benzer günlerinin içindeyiz. İsa, öylesine yaşayıp giderken bir iş değişikliğiyle İthal Ambarları ve Uluslararası Elektronik Birliği Kurumu´nda mutemetliğe başlayan ve başından geçen inanılması güç olaylardan sonra kendini bile tanıyamaz hale gelen herhangi biridir yalnızca. Melih Cevdet Anday, basit bir memura, sorgular ve sorgucularla kararan bir dünya kurarak olağanüstü bir dönem ve sistem eleştirisi yapıyor İsa´nın Güncesi´nde: "Saçma"nın tek anlam haline geldiği, olağanlaştığı; olması gerekenin ise yadırgandığı, hatta sorgulandığı bir dünya bu. Anday´ın kurduğu "gerçeküstü" ama gerçeğin ta kendisi dünya, tüm otoriter sistemleri ve bu ilişkiler içine sıkışmış, hapsolmuş insanların çaresizliğini yansıtıyor. Sarsıcı bir dönem romanı..."

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • levla
  • Hayri Berkay
  • Belma Sahin
  • Kadriye Gencer
  • Canan
  • Begüm
  • Nurşin Kaynarca
  • Şeker Kaplı Perişanlık
  • Nurten

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%4.2 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0