Adı:
İsa'nın Güncesi
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416106
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Modern zaman insanını tutsak eden "kuşku"nun merkeze alındığı İsa’nın Güncesinde Melih Cevdet Anday bireyin yalnız kalışını anlatıyor.

Bir tür sanrıya dönüşen kuşku, endişe, gözetlenme korkusunun yarattığı bu yalnızlık; giderilebilir, dindirilebilir bir şey de değildir.

Melih Cevdet Anday'ın nefis Türkçesiyle...

Kurşunda bir oyun oynanıyordu, ben bunun dışındaydım, ama bir yandan da tümümüzün ağır bir uyumsuzluk ipinde bulunduğumuz duygusunu canlı olarak yaşıyordum. Bu duygu bir aldanma değildi kuşkusuz; hatta seslerin kesilmesi de bunun sonucuydu bence. Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi, birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ben bu kısalıktan ötürü hiç de şikayetçi değilimdir, olmadım. Böylesi daha iyi gelir bana. Çünkü acılar, demek, ondan da kısa olmak zorundadırlar. Böylece ufala ufala, her şey, önemini yitirir. Yok olur, gider.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İsa'nın Güncesi
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416106
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Modern zaman insanını tutsak eden "kuşku"nun merkeze alındığı İsa’nın Güncesinde Melih Cevdet Anday bireyin yalnız kalışını anlatıyor.

Bir tür sanrıya dönüşen kuşku, endişe, gözetlenme korkusunun yarattığı bu yalnızlık; giderilebilir, dindirilebilir bir şey de değildir.

Melih Cevdet Anday'ın nefis Türkçesiyle...

Kurşunda bir oyun oynanıyordu, ben bunun dışındaydım, ama bir yandan da tümümüzün ağır bir uyumsuzluk ipinde bulunduğumuz duygusunu canlı olarak yaşıyordum. Bu duygu bir aldanma değildi kuşkusuz; hatta seslerin kesilmesi de bunun sonucuydu bence. Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi, birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Bey Böyrek
  • Gökmen Ortaç
  • Nuh Erdem Can
  • BARAN
  • Mehmet kılıç
  • Beyhude
  • Altuğ Öztürk
  • Hayriye Gül
  • Aynur Şahin
  • Berfin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%20 (1)
8
%60 (3)
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0