·
Okunma
·
Beğeni
·
594
Gösterim
Adı:
İşaretler ve Tembihler / Kitabu'ş Şifa
Baskı tarihi:
Şubat 2021
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756329047
Orijinal adı:
El-İşarat ve't-Tenbihat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayıncılık
Baskılar:
İşaretler ve Tembihler
İşaretler ve Tembihler / Kitabu
İnsan bilen canlı, İbn Sina’nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise- bilen, bildiğini bilen, bildiğini bildiğini bilen, başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır. Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır. Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması, onun sadece yeme, içme, beslenme vb. gibi fiziksel varlığının bekası için değil, bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar. İnsan bilen bir canlı olarak, çevresini gözler, nesneleri sınıflar, soyutlama yapar, anlamlandırır, eşyaya ad verir, yorumlar, değerlendirir, hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır. Bütün bunları ise, dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır. Bu noktada düşünme, insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak, bireyler arasında bilginin ifade-istifade ve aktarma, kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir. Bu bağlamda dil, insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken, öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar.
Hakan
Hakan İşaretler ve Tembihler / Kitabu'ş Şifa'yı inceledi.
447 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Mümkün olduğunca acele etmeden okunması gereken eser üç ana bölümden oluşmuş: Mantık, doğa bilimleri ve metafizik. Özellikle mantık bölümündeki ifadeler, bu dersi okumuş olsanız dahi sizi zorlayabilir ve tamamının anlaşılması oldukça zor. Doğa bilimleri ve metafizik bölümü ise mantık kısmına nispeten daha az zorlayıcı diyebilirim. Metafizik bölümünde ariflerin özelliklerine de değinilmiş. Bilinmemesi muhtemel kelimeleri veya kavramları açıklamak için hep parantez kullanıldığından hiçbir sayfasında dipnot bulunmuyor. Son olarak İbn-i Sina'nın felsefî ve dinî görüşlerini idrak etmek isteyenler için önerebileceğim bir eser.
Döngüsel bir meyil bulunan cismin doğasında, doğrusal bir meyil bulunması olanaksızdır. Çünkü tek bir doğa hem bir şeye doğru yönlendirilmeyi hem de ondan geri çevrilmeyi gerektirmez.
Bil ki, mahiyeti olan her şeyin dış dünyada varlık kazanması veya zihinlerde kavranması, ancak parçalarının kendisi ile birlikte bulunmasıyla gerçekleşir.
Mantıktan murad edilen; riayet edildiği takdirde kişiyi düşünmesinde dalalete (yanlışa) düşmekten koruyacak kurallı (sistematik) bir aletin insan nezdinde bulunmasıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İşaretler ve Tembihler / Kitabu'ş Şifa
Baskı tarihi:
Şubat 2021
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756329047
Orijinal adı:
El-İşarat ve't-Tenbihat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayıncılık
Baskılar:
İşaretler ve Tembihler
İşaretler ve Tembihler / Kitabu
İnsan bilen canlı, İbn Sina’nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise- bilen, bildiğini bilen, bildiğini bildiğini bilen, başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır. Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır. Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması, onun sadece yeme, içme, beslenme vb. gibi fiziksel varlığının bekası için değil, bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar. İnsan bilen bir canlı olarak, çevresini gözler, nesneleri sınıflar, soyutlama yapar, anlamlandırır, eşyaya ad verir, yorumlar, değerlendirir, hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır. Bütün bunları ise, dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır. Bu noktada düşünme, insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak, bireyler arasında bilginin ifade-istifade ve aktarma, kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir. Bu bağlamda dil, insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken, öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Seda DURMAZ
  • DM
  • Nuh Bilir
  • Hakan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0