İşçi Sınıfı Kimlikler Arasında (ABD'de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
20
Gösterim
Adı:
İşçi Sınıfı Kimlikler Arasında
Alt başlık:
ABD'de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
237
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058670051
Kitabın türü:
Çeviri:
Haldun Ünal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
h2o Kitap
Leo Panitch, William K. Tabb, Frances Fox Piven, Dorothy Sue Cobble, Michael D. Yates, Katie Quan, Gregory Defreitas, Niev Duffy, Bill Fletcher Jr, Barbara Jensen, R. Jeffrey Lustig, Michelle M. Tokarczyk.

Cinsiyet, ırk, ulus, etnik köken, din, mezhep gibi politik kimliklerin öne çıkarıldığı bir çağda yaşıyoruz. "Sınıf" ise kimilerince çoktan müzelik oldu bile. Toplumun ortalaması alınıp nüfusun neredeyse tamamı "orta sınıf" kurgusu kapsamına dahil ediliyor. Sınıf, gelir ve yaşam tarzına göre tanımlandığında, azınlıkta kalan çok zenginler ile çok fakirler dışında, herkesin "orta sınıf"tan olması kaçınılmaz. Dolayısıyla, neredeyse "sınıfsız bir toplum"da yaşadığımıza inanmamız bekleniyor -hele de küreselleşmeden sonra. Bu kitap yeni yeni ortaya çıkan ve sınıfın hayatımızdaki yeri ve etkisini yeniden keşfetme çabasındaki işçi sınıfı ve yaşamı sahasında bir başvuru kaynağı olması için yazıldı-Wall Street'ten Gezi Parkı işgal ve eylemlerine bakıldığında öyle de oldu.

Kitapta sınıf, ilk olarak, ırk ve cinsiyet mozaiği dahilinde ele alınıyor ve kimliklerden bağımsız bir sınıfın herhangi bir anlamı olmayacağına işaret ediliyor. İşçi sınıfının oluştuğu yüzyılda ırk kavramı icat edilmişti ve o zamanlarda da kadınlar işçiydi. İkinci olarak küresel ekonomide sınıfın yeri ve işleyişi ele alınıyor. 1989'da "duvar"ın yıkılmasının ardından uluslararası kapitalist kurumların dünyanın dört bir yanına sirayet etmesiyle beraber çalışan sınıflar ve ulusal ekonomiler nasıl etkilendi? İşçi sınıfı önce Amerika'da ve ardından da tüm dünyada kazanılmış haklarını nasıl kaybetti?

Üçüncü bölüm makaleleri sınıf ve sosyal politikalar üzerine odaklanıyor. Yoksulluk işçi sınıfının başına gelir. Sendikaların gücünün azalmasıyla beraber yaşam standartları geriledi ve sosyal politikalar işçi sınıfının karar gücü olmaksızın yönetici sınıf, yani %1 tarafından alındı ve tüm emekçilerin aleyhine işletildi. Ancak bu bir kader mi?

Son bölümde sınıf ve gençlik üzerine üç makale yer alıyor. Genç işçiler ile üniversite eğitimine devam eden işçi sınıfından gençlerin yaşamları üzerinden sınıfın geleceği için keşfe çıkılıyor. Sınıfın, içinde psikolojik etkileri de barındıran kültürel pek çok yanı vurgulanıyor. Sınıf atlamak filmlerdeki kadar kolay olsa da geçmiş o kadar kolay silinebilir mi?

"Modası geçti" denilen "sınıfın ne işimize yarayacağını," soranlara kullanabilecekleri pek çok araç gereç veren ve oldukça militan bir bakış açısından ele alınmış makalelerden derlenmiş işçi sınıfından yana "kimlikli" bir kitap. Gezinirken okuyanlara...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Eğer beyaz erkek ve kadın işçiler daha önceki nesillerin verdikleri mücadelelerle öğrendikleri şu iki gerçeği hatırlarsa bu ittifakın kurulmasına yardımcı olur. İlki demokrasinin bir resmi belgede yazdığı için elde edilen ya da denizaşırı topraklara gönderilen ordular tarafından getirilen bir şey değil fakat hayatın her alanına yayılan ve yurttaşlığın temel koşullarını garanti altına alan politik faaliyetin sonucu olduğudur...ikincisi ise özgürlük nihayetinde karşılıklı özen ve toplumsal dayanışma sorunudur, sahip olunan maddi varlıklar ya da ait olunan zümrenin serveti değil. Hepimiz birbirimize bağımlıyız.
İktidar bir birey ya da topluluğun kendi içinde var olmaz, iktidar insanlar ya da topluluklar arasında bir ilişki biçimi olarak var olur. Bu bir sınıfa air insanlar hakkında gerek o sınıfın kendi içinde gerekse de diğer sınıflarla arasındaki ilişki biçimlerine bakmaksızın konuşamayacağımız anlamına gelir.
Irk biyolojik bir kavram değil bir tür toplumsal denetim aracıdır. Bilim her geçen gün insanlığın ortaklığını ve benzerliklerin farklılıklara ağır bastığını göstermektedir. Eğer durum buysa, o halde toplumsal denetim olarak adlandırdığımız bu mekanizma nedir?
Ekonomistlerin "Kapitalizm" teriminden uzak durup bunun yerine "serbest piyasa" gibi sözcükler kullanmasının en büyük nedenlerinden biri de "kapitalizm" sözcüğü kullanıldığında insanların iplerin kimin elinde olduğunu açıkça anlamasıdır.
İnsan bir nesne değildir ya da etki/tepki mekanizmasıyla, bilimsel yasalara göre hareket eden bir şey. Etki ile insanoğlu arasında bilincin müdahalesi vardır ve bilinç tarihin ve siyasetin ürettiği bir şeydir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İşçi Sınıfı Kimlikler Arasında
Alt başlık:
ABD'de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
237
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058670051
Kitabın türü:
Çeviri:
Haldun Ünal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
h2o Kitap
Leo Panitch, William K. Tabb, Frances Fox Piven, Dorothy Sue Cobble, Michael D. Yates, Katie Quan, Gregory Defreitas, Niev Duffy, Bill Fletcher Jr, Barbara Jensen, R. Jeffrey Lustig, Michelle M. Tokarczyk.

Cinsiyet, ırk, ulus, etnik köken, din, mezhep gibi politik kimliklerin öne çıkarıldığı bir çağda yaşıyoruz. "Sınıf" ise kimilerince çoktan müzelik oldu bile. Toplumun ortalaması alınıp nüfusun neredeyse tamamı "orta sınıf" kurgusu kapsamına dahil ediliyor. Sınıf, gelir ve yaşam tarzına göre tanımlandığında, azınlıkta kalan çok zenginler ile çok fakirler dışında, herkesin "orta sınıf"tan olması kaçınılmaz. Dolayısıyla, neredeyse "sınıfsız bir toplum"da yaşadığımıza inanmamız bekleniyor -hele de küreselleşmeden sonra. Bu kitap yeni yeni ortaya çıkan ve sınıfın hayatımızdaki yeri ve etkisini yeniden keşfetme çabasındaki işçi sınıfı ve yaşamı sahasında bir başvuru kaynağı olması için yazıldı-Wall Street'ten Gezi Parkı işgal ve eylemlerine bakıldığında öyle de oldu.

Kitapta sınıf, ilk olarak, ırk ve cinsiyet mozaiği dahilinde ele alınıyor ve kimliklerden bağımsız bir sınıfın herhangi bir anlamı olmayacağına işaret ediliyor. İşçi sınıfının oluştuğu yüzyılda ırk kavramı icat edilmişti ve o zamanlarda da kadınlar işçiydi. İkinci olarak küresel ekonomide sınıfın yeri ve işleyişi ele alınıyor. 1989'da "duvar"ın yıkılmasının ardından uluslararası kapitalist kurumların dünyanın dört bir yanına sirayet etmesiyle beraber çalışan sınıflar ve ulusal ekonomiler nasıl etkilendi? İşçi sınıfı önce Amerika'da ve ardından da tüm dünyada kazanılmış haklarını nasıl kaybetti?

Üçüncü bölüm makaleleri sınıf ve sosyal politikalar üzerine odaklanıyor. Yoksulluk işçi sınıfının başına gelir. Sendikaların gücünün azalmasıyla beraber yaşam standartları geriledi ve sosyal politikalar işçi sınıfının karar gücü olmaksızın yönetici sınıf, yani %1 tarafından alındı ve tüm emekçilerin aleyhine işletildi. Ancak bu bir kader mi?

Son bölümde sınıf ve gençlik üzerine üç makale yer alıyor. Genç işçiler ile üniversite eğitimine devam eden işçi sınıfından gençlerin yaşamları üzerinden sınıfın geleceği için keşfe çıkılıyor. Sınıfın, içinde psikolojik etkileri de barındıran kültürel pek çok yanı vurgulanıyor. Sınıf atlamak filmlerdeki kadar kolay olsa da geçmiş o kadar kolay silinebilir mi?

"Modası geçti" denilen "sınıfın ne işimize yarayacağını," soranlara kullanabilecekleri pek çok araç gereç veren ve oldukça militan bir bakış açısından ele alınmış makalelerden derlenmiş işçi sınıfından yana "kimlikli" bir kitap. Gezinirken okuyanlara...

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • menesim

Kitap istatistikleri