İşgal Altında İstanbul

·
Okunma
·
Beğeni
·
65
Gösterim
Adı:
İşgal Altında İstanbul
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
259
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754703221
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
İstanbul’un 1. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz, Fransız ve İtalyan kuvvetlerinin işgali altında geçirdiği yılların toplumsal ve siyasi panoraması... Kitabın odağında, bütün yönleriyle, İstanbul’da yürütülen direniş hareketi var. Sadece Türkleri içermeyen çok odaklı ve çok eksenli güçlü yapısıyla bu direniş hareketi, zamanında işgal güçlerince küçümsendiği gibi, Cumhuriyet döneminde de resmî tarih yazımınca dikkate alınmamıştır. Criss’in çalışması, bu gölgeli sahayı aydınlatıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ağustos 1920’de (*İngiliz Yüksek Komiseri) Amiral de Robeck, Türk kadınlarının direniş hareketinde oynadıkları role işaret ediyordu: "Enver Paşa’nın eski bir yaveri Kâzım Bey’in (Orbay) karısının, Milliyetçiler’in ve İttihatçıların çıkarına çevirdiği entrikalar hakkında son yıllarda Türk basınında yeralan birkaç ayrıntı, yeraltı siyasetinde Türk hanımlarına düşen önemli role dikkatleri çekiyor. Yaptığımız soruşturmalar, aynı zamanda Enver Paşa’nın kardeşi olan bu hanımın 'Türk Kadınlar Derneği' ile bağlantısı olduğunu gösteriyor. Mayıs 1920’de kurulmuş olan bu derneğin başlıca amacı, Kızılay Derneği’nin hanım üyeleri aracılığıyla, Anadolu ile düzgün bir haberleşme sağlamaktır. Bu derneğin, Türk polisinin önceki şefi Azmi Bey tarafından Rodos’ta açılan İttihatçı Merkezi’yle ilişkileri var. Azmi Bey’in karısı ise, İtalyanlar’ın yardımıyla, İstanbul ile Rodos arasında devamlı mekik dokuyor. İstanbul’daki bütün kadın kulüpleri ve dernekleri bu ana dernek tarafından kontrol ediliyor ve hepsi hayır kisvesi altında siyasi amaçlarla kullanılıyor.... Türk Kadınlar Derneği, Münih’te merkezlenmiş ve önceki sadrazamlardan Sait Halim Paşa’nın akrabası Prenses Nimet Muhtar’ın yönetimi altındaki, Avrupa’da bulunan Türk hanımlarıyla yakın ilişki içindedir. Mektuplarla ve de Roma, Lozan ve Münih arasında yapılan kişisel ziyaretlerle sürekli bir haberleşme sağlanıyor. Münih’teki merkezin, Mustafa Kemal için çalışan bir istihbarat örgütünün karargâhı olduğu iddia ediliyor. İstanbul’daki Dernek her ne kadar Türk polisi tarafından dağıtılmış ise de, önde gelen üyelerin bir teki bile tutuklanmış değildir ve bu durumda bunların faaliyetinin son bulmamış olması akla yakındır."
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
21 Mayıs 1921 günü Beylerbeyi Jandarma Okulu’ndan süngüleriyle birlikte 151 adet tüfek askeri öğrenciler tarafından çalındı. 1919 yılının yazında, Kuleli Askeri Lisesi’nin yaklaşık 800 öğrencisi, Ermeni yetimlerinin barındırılması amacıyla, İngilizler tarafından yatakhanelerinden zorla çıkartılmışlardı. Bu öğrenciler, yazı Kâğıthane Çayırı’nda çadırlarda geçirdikten sonra Maçka Kışlası’na götürülmüşlerdi. Yeraltı hareketinin, öğrencilerin yardımıyla depolardan savaş malzemesi çaldığı durumlarda, Müslüman Hintli nöbetçiler genellikle görmezden geliyorlardı.
Müttefikler bu soygunları öğrendikleri zaman, öğrencileri yeniden Anadolu yakasına, Beylerbeyi Jandarma Okulu’na naklettiler. Bir gece Karadeniz’den gelen bir grup Laz gemici bir motorla okula yanaştı. Gemiciler, öğrencilerin yardımıyla, silahları ve cephaneyi motora yüklediler ve Anadolu’ya taşıdılar.
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
16 Mart 1920’den kısa bir süre sonra, tüm haberleşmeleri kontrol etmek ve ele geçirmek amacıyla Müttefikler Posta İdaresi’nin yönetimini ele almışlardı. Müttefikler telgraf şebekesinin şemasını istediklerinde kendilerine şema olmadığı söylenmişti; sözde ancak belirli bir görevli hatları ezbere biliyordu. Bu türden kötü çalışma örnekleri işgalciler için şaşırtıcı değildi; Osmanlı sistemsizliğinden bunlar beklenen mazeretlerdi. Ancak, bu defa işlevsizliği ciddiye almak İngilizler’e pahalıya mâloldu. Artık İngilizler’in istihdamı altında olan, fakat aynı zamanda Felâh’ın üyesi bu görevli Anadolu’ya giden hatları kesmiş, ancak çalışır durumda iki gizli hat bırakmıştı.
Daha sonra Kuvay-ı Milliyeciler’in gizli haberleşme merkezi, güvenlik amacıyla, Telgraf Müdürü İhsan Pere’nin (1885-1969) özet konutuna taşındı.81 Pere’nin Felâh’la ilişkisi İstanbul ile Ankara arasında gizli telgraf bağlantısının sağlanmasıyla sınırlıydı; ancak yeraltı direnişinin gizli raporları Ankara’ya onun aracılığıyla aktarıldığı için Pere’nin hizmetinin paha biçilmez değeri vardı. Ankara’nın savaş malzemesine ilişkin talepleri, kuryelerle olduğu kadar bu kanaldan da yeraltı hareketine eriştiriliyordu.
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
Kadınların çalışmasına, dini çevrelerden bir itiraz çıkmadı. Ancak dini kurumların namuslu saydıkları işlerin sınırları vardı; tiyatro oyunculuğu namuslu olmayan işlerden birisiydi. 1920’de çıkartılan bir kararname Müslüman kadınların tiyatro sahnesine çıkmalarını yasaklamaktaydı.
Bir Türk tiyatro şirketinin müdürü bu yasağın mantığına karşı istihzalı bir yaklaşımla, "Yetkililer ahlâksız bir hayat sürdüren kadınlara izin belgesi veriyorlar, hatta bu belgeler Halk Sağlığı İdaresi’nin doktorları tarafından imzalanıyor. Böyle bir durumda, ahlâksızlık için verdikleri izni, nasıl oluyor da sanat için vermiyorlar, anlamıyorum" diyordu.
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
İngilizler (*İstanbul'un) yönetim yetkisini Refet Paşa’ya devretmekte isteksizdiler. İngiliz Yüksek Komiser Vekili Sir Nevile M. Henderson (1882-1942) ülkesine dönmüş olan Sir Horace’a şunları yazıyordu:
"...Korktuğum o ki, İstanbul’u işgal altında tutmamız bizim elimizde bir koz olacağına, biz kendimiz Ankara’nın elinde rehin olmaktayız."
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
6 Eylül 1921’de Generaller Yönetim Komitesi, Türk subay ve erlerinin, o tarihten itibaren Müttefik askerlerini selâmlamakla yükümlü kılındıklarını Osmanlı Hükümeti’ne bildirmeye karar verdi.
Ancak, karşılıklı selâmlaşma sorun yaratıyordu; çünkü Müttefik er ve subaylarını Türk erlerini selâmlamaya ikna etmek zor olabilirdi. Bu nedenle, işgal edilmiş düşman topraklarında bulundukları için Müttefikler’in selâmlanma hakkına sahip olduklarına, Türk subaylarını selâmlamak mecburiyetinde olmadıklarına karar verildi.
Selâmlama ciddi bir sorun haline geldi ve selâmlamaya ilişkin bir alt komite kuruldu. Rütbesine bakmaksızın, işgalci askerleri selâmlamak zorunluğu Türklerin çok gücüne gidiyordu. Üstelik şehirde Yunan subaylarının da bulunması haksızlığa bir de aşağılanmayı ekliyordu. Pek çok Türk subayı selâmlamadan kaçınmak için kamuya açık yerlerde üniforma giymemeye başladılar.
Selâm verilmemesine ilişkin bir ceza belirlenmediği için, Müttefik subayların selâmlamamaya verdikleri karşılık hakaret etmekle sınırlı kalıyordu. Böylece Türk subayları horlanmış oluyordu ve bu, belki de psikolojik baskının bir parçasıydı.
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1
Müttefikler, kendi askerleri arasında yapılan komünist propagandadan özellikle endişeleniyorlardı. Fransız istihbarat servisi, Bolşevik ajanların, Galata’daki kahvelere ve dükkânlara giden İngiliz ve Fransız askerleri ile ilişki kurduklarını tesbit etmişti...
Rus mültecilerinin akın akın gelmeleri, işgalcilerin dikkatini, İstanbul’daki Kuvay-ı Milliyeci faaliyetin kontrolünden saptırdı; 1921’e gelindiğinde, bu faaliyetlerin önünü almak için, Müttefikler’in, çabalarını Milliyetçiler’in üzerine yoğunlaştırmaları imkânsız hale gelmişti.
Bilge Criss
[EPUB] İletişim Yayınları, Tarih Dizisi 6, Sekizinci Baskı 2008 İstanbul. ISBN-13: 978-975-470-322-1

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İşgal Altında İstanbul
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
259
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754703221
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
İstanbul’un 1. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz, Fransız ve İtalyan kuvvetlerinin işgali altında geçirdiği yılların toplumsal ve siyasi panoraması... Kitabın odağında, bütün yönleriyle, İstanbul’da yürütülen direniş hareketi var. Sadece Türkleri içermeyen çok odaklı ve çok eksenli güçlü yapısıyla bu direniş hareketi, zamanında işgal güçlerince küçümsendiği gibi, Cumhuriyet döneminde de resmî tarih yazımınca dikkate alınmamıştır. Criss’in çalışması, bu gölgeli sahayı aydınlatıyor.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ömer Naci
  • KELEBEK AGRISI
  • Bora

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0