İşgal ve Direniş Belgelerle 1919

7,9/10  (8 Oy) · 
30 okunma  · 
7 beğeni  · 
489 gösterim
Hulki Cevizoğlu'nun satış rekorları kıran İşgal ve Direniş (1919 ve Bugün) kitabı şimdi okullar ve öğrenciler için özel baskısıyla yeniden piyasada... "İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)"...


"İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)", okullar ve öğrenciler için özel içerikle hazırlanarak bir tarih kitabı niteliği kazandı ve ilk baskısını 10 bin adet yaptı.

Tarihi gerçekler bu kitapla Türk gençlerinin hafızalarına kazınacak.... Mutlaka Okuyun...
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789756613313
  • Yayınevi:
    Ceviz Kabuğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
Özlem Koyun 
28 Tem 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Komutan Bey , biraz sonra Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağız.Temiz çıkalım dedik.Ola ki bir pislik bulaşmıştır diye çamaşırlarımızı değiştirdik ,abdest aldık. Biz buraya oynamaya değil;savaşa, bayrama geldik. Bu gün bizim bayramımız o yüzden süslendik. Ayrılık hediyelerini yaktık. Birazdan bayramımız var. Aman sen bize hücumdan beş dakika önce yine haber ver.... (Anafartalar)

Alperen Özdemir 
23 Haz 2016 · Kitabı okudu · 273 günde · Beğendi · 7/10 puan

itiraf etmeliyim ki sürükleyici bir kitap değil kitap sürekli bir bilgi aktarımı içerisinde olduğu için bazen sıkılabiliyorsunuz fakat okunması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum çünkü kitap cidden önemli bilgiler içeriyor

İşgal ve Direniş benzeri kitaplar

gece kuşağı 
 24 Ara 2016 · Kitabı okudu · 93 günde · 10/10 puan

Uyku filan kalmadı! Hal ortada... Kitabın başlığında ki işgal günlerindeyiz...Fiili işgal İzmir'de başlamıştı,15 Mayıs 1919. Millet ve durumu gören asker feryat figan işgali yaşar, yetkili makamlara acil anonslu telgraflar çekilirken hükümet "işgale inanmayın" demeçleri telgrafları yayınlar... Mütareke basını ulusalcılara saldırır küfreder... Dün El Bab'da insanlarımızı yaktılar, aynı çatlak sesler "inanmayın montaj" diye yırtınıyor! Ne farkeder!

"Düşmana ve ruhları satılmış yerli işbirlikçilere karşı; SİLAHLI DİRENİŞ BAŞLIYOR...

Yüzlerce yerli Rum bir araya gelerek" yağma çeteleri kurmaya başlamıştı. İzmir'in Urla yarımadasında Türk köylerine saldırı, yağma ve yakma olayları başlayınca; Mütarekeden sonra neredeyse iskelet haline gelmiş olan 56. Tümene bağlı 173. Alay direnmeye çalıştı. Koskoca Alayın mevcudunu sadece 18 silahlı er oluşturuyordu!

Teslim olmamaya niyetli ve kimseden çare gelmediğini gören Urla halkı, 17 Mayıs 1919'da silahlı direniş başlatma kararı aldı. Bu ilk milis gücün oluşumu anlamına geliyordu. Hükümetten ve ordu komutanlarından direniş emri almayan morali bozulmuş bazı askerler ise top taşıyan hayvanları binek hayvanı olarak kullanarak memleketlerine doğru çekilmeye başladı. Komutanlar iradesizdi. Emir bekleyen ve askeri liderlikte muhatap bulamayan birlikler başıboş kalmıştı.

Urla halkı silahlanmak için, Alayın silah deposunu bastı. Depodaki 120 civarındaki tüfeğe ve cephaneye el koydu. Ülkeyi halkın azim ve iradesi kurtaracaktı!.." H.C

İzmir yine bir gavurluk yapabilir...

Kitaptan 24 Alıntı

Mustafa Kemal Sivas'ta kendi yayınladığı ve yazdığı İrade-i Milliye Gazetesinde Türk genci ve milleti için şu gerçeği haykırıyordu:

"TÜRK MİLLETİ YÜKSELMEK VE İLERLEMEK İÇİN MANDAYA ( SÖMÜRGECİLİĞE) DEĞİL, BİR PARÇA BARIŞ BİR PARÇA SAKİNLİĞE MUHTAÇTIR.
TÜRK KÖYLÜSÜ ÇALIŞKANDIR.
TÜRK GENCİ ZEKİDİR.
TÜRK TOPRAKLARI FEYYAZDIR.( ÇOK VERİMLİDİR)
TÜRK DEVLETİ DİLİ DİLİNE, DİNİ DİNİNE UYMAYAN ULUSLARI -DIŞARIDAN KIŞKIRTILIP CESARETLENDİRMESİNE KARŞIN YİNE DE- EŞİT HAKLAR VEREREK YÜZYILLARCA ADALETLE YÖNETMİŞTİR.
TÜRK DEVLETİ MÜCADELE DE SABIRLI VE DENEYİMLİDİR. TÜRK MİLLETİ BUGÜNKÜ HAREKETİ İLE OLGUNLUĞUNU (RÜŞTÜNÜ) KANITLAMIŞTIR.
TÜRKLER SAĞDIR VE UYGARDIR VE YAŞAYACAKTIR, YÜKSELECEK VE ÇOK FAZLA YÜKSELECEKTİR.

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 12 - undefined)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 12 - undefined)
Alperen Özdemir 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

ATEŞİN KARŞISINDA ALINAN MADALYA!..
Hükumet Mustafa Kemal'in rütbe ve nişanlarını da geri almak istedi. O tarihte Tokat'tan Sivas'a gitmekte olan Mustafa Kemal, otomobilinde arkadaşlarına, "Ben onları savaş meydanında, ateşin karşısında aldım, salonlarda ve saraylarda değil!.." dedi

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 203)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 203)
Alperen Özdemir 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

KENDİNİ ATEŞE ATABİLİR MİSİN?
Gecenin ilerlemiş saatiydi. Kılıç Ali yatmak üzereyken Mustafa Kemal Paşa kendisini çağırttı. Tek başına ve düşünceliydi. Masanın üzerinde altı sedef kolonlu sekiz numara lamba yanıyordu. Her zamanki gibi "otur" demeden:
"Kılıç!.. Sana vereceğim tehlikeli bir görevi kucaklayabilir misin? Kendini ateşe atabilir misin?" diye sordu.
Parmağıyla yanan lambayı işaret ediyormuş gibi geldi Kılıç Ali'ye... Yanıt vermeden ani hareketle sağ eliyle yanan lambanın şişesini kavradı. Saatlerce yanan ve eskilerin deyişiyle nar-ı beyza (akkor) haline gelmiş şişeye eli yapıştı Yanık bir et kokusu, bir anda çevreye yayıldı. Kavrulan derisini, sert bir hareketle şişeden nasıl kurtardığını bilemedi Kılıç Ali. Yalnız Paşanın sesi duyuldu:
"Çocuk!.. Ne yaptın?"

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 201)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 201)
Alperen Özdemir 
16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Avrupa'nın 20.yüzyılın başlarındaki bu "sömürgeci patron tutumu" yirminci yüzyılın sonlarında da aynen devam ediyordu. Avrupa, yüzyılın başında Osmanlı'ya uyguladığı "parçalama taktiğini" yüzyılın sonunda Yugoslavya'ya uyguladı ve aynı tuzak yine başarılı oldu. Yugoslavya da Osmanlı gibi parçalara ayrıldı. Bunda sözde liderlerin "kasabın bıçağını yalayan kuzu" gibi AB'ne yaklaşma yarışı önemli rol oynadı. Yugoslavya'nın geçirdiği sürece bakalım:
"Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Topluluğu'nun çekim gücü muazzamdı. Tüm Orta ve Doğu Avrupa'da Sovyet Bloku tünelinin sonunda görünen ışık, Avrupa Birliği'ne üyelik beklentisiydi. Bu ortak tutku,...Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin liderleri arasında, Brüksel'deki kurumların onayını almak amacıyla diğerlerinden daha 'Batılı' ve daha 'Avrupalı' olduklarını kanıtlama yarışına büründü. Tutkulu Slovenler, ... kendilerini 'Yugoslav gemisinden' ayrılıp 'Avrupa gemisine' binmeye en elverişli cumhuriyet olarak gördüler."

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 172)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 172)

"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir seçkin varlığın yüksek belirlemesine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin yıllık en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarlarıyla sallandı;beşiğin içindeki çocuk, doğanın yağmurları ile yıkandı;p çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından,kasırgalarından evvela korkar gibi oldu;sonra onlara alıştı;onları doğanın babası tanıdı; onların oğlu gibi oldu. Bir gün o doğa çocuğu , doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. TÜRK budur. YILDIRIMDIR, KASIRGADIR, DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞTİR. "

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 85 - Ceviz kabuğu  yayınları, Araştırma inceleme dizisi, 3.baskı 2007)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 85 - Ceviz kabuğu yayınları, Araştırma inceleme dizisi, 3.baskı 2007)
Alperen Özdemir 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

SAVAŞ VE ÇARPIŞMA
"Savaş ve çarpışma demek, iki ulusun; yalnız iki ordunun değil, iki ulusun bütün varlığıyla bütün mallarıyla, bütün maddi ve manevi güçleriyle karşılaşması ve birbiri ile vuruşması demektir."
Mustafa Kemal

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 211)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 211)

MUSTAFA KEMAL, Ankara'ya gelişinin ertesi günü halka hitap ederken de Kuvayi Milliye örgütlenmesini anlattı ve bağımsızlığın kazanılmasından sonra kurulacak devlet yönetimi hakkında da önemli ipuçları verdi ...

-Bireyler fikir sahibi olmadıkça, haklarını algılamadıkça, kitleler istenilen yöne herkes tarafından iyi ya da yönlere yönlendirilebilirler. Kendini kurtarabilmek için her bireyin gelexeği geleceği ile bizzat ilgilenmesi gerekir...

-Hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düşünmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir...

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet denetim altında bulundurulmaya layık olur..

Yıl 28 Aralık 1919...

YA GÜNÜMÜZ ?

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 173)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 173)
Alperen Özdemir 
23 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bakü-Tiflis-Ceyhan
TESADÜFÜN BU KADARI!.. Türkiye'yi bölerek bir kürdistan çıkarma girişimleri sürerken, büyük bir projeye imza atıldı: BTC projesi.. yani, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı projesi.. Azerbaycan petrolünün Avrupa'^ya taşınması için başkent Bakü'den başlayan boru hattı, Tiflisüzerinden Türkiye'de Adana!nın Ceyhan ilçesine kadar geliyordu. 1774 km'lik hattın 1074 km'si Türkiye'den geçiyordu.BTC ortaklığı şirketinin %40 lık payı ingiliz milli petrol şirketi BP'nin elindeydi.türkiye olmazsa olmayacak bu boru hattında bizim payımız ise sadece %6.5 idi.Asıl ilginçlik ve tesadüf(!) ise boru hattı güzergahında yatıyordu. petrol boru hattı, sözde Kürdistan olarak düşünülen sınırla neredeysa tıpa tıp aynıydı!.. acaba boru hattı geçerken "taşa gelmesin" diye mi, böyle bir hat çizilmişti? üstelik yapılan anlaşmaya göre,"Türkiye, boru hattını korumada zaafiyet gösterirse uluslararası bir güvenlik kuruluşu korumaya gelecekti" yani silahlı bir İngiliz-Amerikan gücü ülkemizde koruma yapacaktı!.. ATO Başkanı Sinan Aygün ise, BTC kısaltmasını "Bölünmüş Türkiye Cumhuriyeti" olarak tanımlıyordu.

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 152)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 152)

Mustafa Kemal anlatıyor:
...(Vahidettin) İçeriye girdi, bizim bulunduğumuz tarafa yöneldi, kanepenin sağ köşesine oturdu. Ben karşısındaki koltuğa oturdum. Öbür taraftaki koltuğu Naci Paşa işgal etti. Bu zat bir defa gözlerini kapadı, derin bir vecde daldı (kendinden geçti), neden sonra gözlerini açtı, bize lûtfen iltifat etti:
- Sizinle müşerref oldum, memnunum.
Tekrar gözlerini kapadı, bu nazikhâne sözlere cevap vermeye hazırlanırken, bihûş (sersem, şaşkın, deli), bir şahsiyetin huzurunda bulunduğumu fark ettim; cevap vermek mi, yoksa vermemek mi lazım geldiğinde tereddüt ettim. Naci Paşa'nın yüzüne baktım, o da çok durgundu. Onda bir defa daha konuşma kudreti mevcut olup olmadığını anlamak için beklemeyi tercih ettim. Biraz sonra gözlerini açtı:
- Seyahat edeceğiz, değil mi? dedi.
Ben çok sıkılmış, çok acı çeken bir halde:
- Evet, seyahat edeceğiz, dedim.
İtiraf edeyim ki, bir mecnunla karşı karşıya bulunduğumu hemen hissetmiş, fakat mantıki konuşmaya girişmekten kendimi men etmiştim. Hemen ayağa kalkıp dedim ki:
- Efendi Hazretleri, beraber seyahat edeceğiz; seyahat iki gün sonra başlayacaktır. Perşembe akşamı garda hazır bulunacaksınız. Oradan hareket edeceğiz.
Veda ettik ve çıktık. Mükellef bir saray arabasına binmiştik. Naci Paşa ile aramızda aşağı yukarı şöyle bir konuşma oldu:
- Zavallı, bedbaht (bahtsız, talihsiz), acınacak... Bunlarla ne olabilir?
- Öyledir.
- Bu zavallı yarın padişah olacaktır, kendisinden ne beklenebilir?
- Hiç...
- Biz ki aklımız, mantığımız vardır; biz ki, memleketin mukadderatını (kaderini, yazgısını), hâlini ve geleceğini anlamış insanlarız, ne yapabiliriz?
Naci Paşa, "Güç" dedi.

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 60)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 60)
Alperen Özdemir 
10 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

MUSTAFA KEMAL, Ankara'ya gelişinin ertesi günü halka hitap ederken de, Kuvayi Milliye örgütlenmesini anlattı ve bağımsızlığın kazanılmasından sonra kurulacak devlet yönetimi hakkında da önemli ip uçları verdi:
"Bireyler fikir sahibi olmadıkça, haklarını algılamadıkça,kitleler istenilen yöne, herkes tarafından iyi ya da kötü yönlere yönlendirilebilirler.Kendini kurtarabilmek için her bireyin, geleceği ile bizzat ilgilenmesi gerekir(...)
..hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir(...)
Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim hakkında bulundurulmaya layık olur.

İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 172)İşgal ve Direniş, Hulki Cevizoğlu (Sayfa 172)
3 /