İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)Hulki Cevizoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
İşgal ve Direniş
Alt başlık:
Belgelerle 1919
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756613313
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceviz Kabuğu Yayınları
Hulki Cevizoğlu'nun satış rekorları kıran İşgal ve Direniş (1919 ve Bugün) kitabı şimdi okullar ve öğrenciler için özel baskısıyla yeniden piyasada... "İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)"...


"İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)", okullar ve öğrenciler için özel içerikle hazırlanarak bir tarih kitabı niteliği kazandı ve ilk baskısını 10 bin adet yaptı.

Tarihi gerçekler bu kitapla Türk gençlerinin hafızalarına kazınacak.... Mutlaka Okuyun...
itiraf etmeliyim ki sürükleyici bir kitap değil kitap sürekli bir bilgi aktarımı içerisinde olduğu için bazen sıkılabiliyorsunuz fakat okunması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum çünkü kitap cidden önemli bilgiler içeriyor
Uyku filan kalmadı! Hal ortada... Kitabın başlığında ki işgal günlerindeyiz...Fiili işgal İzmir'de başlamıştı,15 Mayıs 1919. Millet ve durumu gören asker feryat figan işgali yaşar, yetkili makamlara acil anonslu telgraflar çekilirken hükümet "işgale inanmayın" demeçleri telgrafları yayınlar... Mütareke basını ulusalcılara saldırır küfreder... Dün El Bab'da insanlarımızı yaktılar, aynı çatlak sesler "inanmayın montaj" diye yırtınıyor! Ne farkeder!

"Düşmana ve ruhları satılmış yerli işbirlikçilere karşı; SİLAHLI DİRENİŞ BAŞLIYOR...

Yüzlerce yerli Rum bir araya gelerek" yağma çeteleri kurmaya başlamıştı. İzmir'in Urla yarımadasında Türk köylerine saldırı, yağma ve yakma olayları başlayınca; Mütarekeden sonra neredeyse iskelet haline gelmiş olan 56. Tümene bağlı 173. Alay direnmeye çalıştı. Koskoca Alayın mevcudunu sadece 18 silahlı er oluşturuyordu!

Teslim olmamaya niyetli ve kimseden çare gelmediğini gören Urla halkı, 17 Mayıs 1919'da silahlı direniş başlatma kararı aldı. Bu ilk milis gücün oluşumu anlamına geliyordu. Hükümetten ve ordu komutanlarından direniş emri almayan morali bozulmuş bazı askerler ise top taşıyan hayvanları binek hayvanı olarak kullanarak memleketlerine doğru çekilmeye başladı. Komutanlar iradesizdi. Emir bekleyen ve askeri liderlikte muhatap bulamayan birlikler başıboş kalmıştı.

Urla halkı silahlanmak için, Alayın silah deposunu bastı. Depodaki 120 civarındaki tüfeğe ve cephaneye el koydu. Ülkeyi halkın azim ve iradesi kurtaracaktı!.." H.C

İzmir yine bir gavurluk yapabilir...
Mustafa Kemal Sivas'ta kendi yayınladığı ve yazdığı İrade-i Milliye Gazetesinde Türk genci ve milleti için şu gerçeği haykırıyordu:

"TÜRK MİLLETİ YÜKSELMEK VE İLERLEMEK İÇİN MANDAYA ( SÖMÜRGECİLİĞE) DEĞİL, BİR PARÇA BARIŞ BİR PARÇA SAKİNLİĞE MUHTAÇTIR.
TÜRK KÖYLÜSÜ ÇALIŞKANDIR.
TÜRK GENCİ ZEKİDİR.
TÜRK TOPRAKLARI FEYYAZDIR.( ÇOK VERİMLİDİR)
TÜRK DEVLETİ DİLİ DİLİNE, DİNİ DİNİNE UYMAYAN ULUSLARI -DIŞARIDAN KIŞKIRTILIP CESARETLENDİRMESİNE KARŞIN YİNE DE- EŞİT HAKLAR VEREREK YÜZYILLARCA ADALETLE YÖNETMİŞTİR.
TÜRK DEVLETİ MÜCADELE DE SABIRLI VE DENEYİMLİDİR. TÜRK MİLLETİ BUGÜNKÜ HAREKETİ İLE OLGUNLUĞUNU (RÜŞTÜNÜ) KANITLAMIŞTIR.
TÜRKLER SAĞDIR VE UYGARDIR VE YAŞAYACAKTIR, YÜKSELECEK VE ÇOK FAZLA YÜKSELECEKTİR.
Hükumet Mustafa Kemal'in rütbe ve nişanlarını da geri almak istedi. O tarihte Tokat'tan Sivas'a gitmekte olan Mustafa Kemal, otomobilinde arkadaşlarına, "Ben onları savaş meydanında, ateşin karşısında aldım, salonlarda ve saraylarda değil!.." dedi
Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklâl ya ölüm!."
Gecenin ilerlemiş saatiydi. Kılıç Ali yatmak üzereyken Mustafa Kemal Paşa kendisini çağırttı. Tek başına ve düşünceliydi. Masanın üzerinde altı sedef kolonlu sekiz numara lamba yanıyordu. Her zamanki gibi "otur" demeden:
"Kılıç!.. Sana vereceğim tehlikeli bir görevi kucaklayabilir misin? Kendini ateşe atabilir misin?" diye sordu.
Parmağıyla yanan lambayı işaret ediyormuş gibi geldi Kılıç Ali'ye... Yanıt vermeden ani hareketle sağ eliyle yanan lambanın şişesini kavradı. Saatlerce yanan ve eskilerin deyişiyle nar-ı beyza (akkor) haline gelmiş şişeye eli yapıştı Yanık bir et kokusu, bir anda çevreye yayıldı. Kavrulan derisini, sert bir hareketle şişeden nasıl kurtardığını bilemedi Kılıç Ali. Yalnız Paşanın sesi duyuldu:
"Çocuk!.. Ne yaptın?"
Avrupa'nın 20.yüzyılın başlarındaki bu "sömürgeci patron tutumu" yirminci yüzyılın sonlarında da aynen devam ediyordu. Avrupa, yüzyılın başında Osmanlı'ya uyguladığı "parçalama taktiğini" yüzyılın sonunda Yugoslavya'ya uyguladı ve aynı tuzak yine başarılı oldu. Yugoslavya da Osmanlı gibi parçalara ayrıldı. Bunda sözde liderlerin "kasabın bıçağını yalayan kuzu" gibi AB'ne yaklaşma yarışı önemli rol oynadı. Yugoslavya'nın geçirdiği sürece bakalım:
"Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Topluluğu'nun çekim gücü muazzamdı. Tüm Orta ve Doğu Avrupa'da Sovyet Bloku tünelinin sonunda görünen ışık, Avrupa Birliği'ne üyelik beklentisiydi. Bu ortak tutku,...Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin liderleri arasında, Brüksel'deki kurumların onayını almak amacıyla diğerlerinden daha 'Batılı' ve daha 'Avrupalı' olduklarını kanıtlama yarışına büründü. Tutkulu Slovenler, ... kendilerini 'Yugoslav gemisinden' ayrılıp 'Avrupa gemisine' binmeye en elverişli cumhuriyet olarak gördüler."
"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir seçkin varlığın yüksek belirlemesine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin yıllık en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarlarıyla sallandı;beşiğin içindeki çocuk, doğanın yağmurları ile yıkandı;p çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından,kasırgalarından evvela korkar gibi oldu;sonra onlara alıştı;onları doğanın babası tanıdı; onların oğlu gibi oldu. Bir gün o doğa çocuğu , doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. TÜRK budur. YILDIRIMDIR, KASIRGADIR, DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞTİR. "
Hulki Cevizoğlu
Sayfa 85 - Ceviz kabuğu yayınları, Araştırma inceleme dizisi, 3.baskı 2007
"Savaş ve çarpışma demek, iki ulusun; yalnız iki ordunun değil, iki ulusun bütün varlığıyla bütün mallarıyla, bütün maddi ve manevi güçleriyle karşılaşması ve birbiri ile vuruşması demektir."
Mustafa Kemal

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İşgal ve Direniş
Alt başlık:
Belgelerle 1919
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756613313
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceviz Kabuğu Yayınları
Hulki Cevizoğlu'nun satış rekorları kıran İşgal ve Direniş (1919 ve Bugün) kitabı şimdi okullar ve öğrenciler için özel baskısıyla yeniden piyasada... "İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)"...


"İşgal ve Direniş (Belgelerle 1919)", okullar ve öğrenciler için özel içerikle hazırlanarak bir tarih kitabı niteliği kazandı ve ilk baskısını 10 bin adet yaptı.

Tarihi gerçekler bu kitapla Türk gençlerinin hafızalarına kazınacak.... Mutlaka Okuyun...

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Kuş koysunlar yoluna...
  • Mehmet TOSUN
  • Cem BERBER
  • Ceren Gökcen
  • Habip Eroğlu
  • Süleyman Kutlu
  • ALTAN YILMAZ
  • necip
  • Tezzcan
  • Erol Tr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%10 (1)
8
%30 (3)
7
%30 (3)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0