Işıklar Açık Kalsın

·
Okunma
·
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
Işıklar Açık Kalsın
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059279819
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hece Yayınları
Mehmet Kahraman öykülerinde titiz bir dil işçiliği sergiler. Dil, gerek tiplerle gerekse atmosferle tam bir uyum içerisindedir. Tüm öyküler bir şekilde hayatın kıyısına düşmüş aile bireylerini anlatır. Öykülerinde baba, çocuk ve anne motifi önemli bir yer tutar. Olayı değil o olayın yazarda yarattığı izlenimleri, etkileri, çağrışımları öyküleştirir. Kahraman, hayatı buradan, ev içinden izler. Seslere, kıpırtılara, gürültülere kulak kesilir. Anlatıcının yaptığı, ev içlerindeki uğultuyu sözcüklerin sesine dönüştürmektir. Öyküler, küçücük olaylar etrafında başlar; bilinçaltı, zihinsel göndermeler ve çağrışımlarla halka halka genişler, derinleşir.
-Necip Tosun-

Bir öykücü iki şeyi hedefler: Okuyucunun ruhunda; insana, hayata, dünyaya, duygulara, düşüncelere, düşlere ilişkin bir rengi, bir noktayı, bir kelimeyi ateşlemek. Bunu yaparken öykü türünü var eden iç dinamikleri yerli yerince kullanmak. Hem insana dokunmak hem de bunu estetik bir biçimde yapmak. Mehmet Kahraman ikisini de başarıyor. Öykülerinin sonunda bir yitirişin, bir buluşun, bir zaafın, bir erdemin, bir alçalışın, bir yükselişin yani bir ruh durumunun heyecanını buluyoruz, üstelik bunu öykü sanatının iç düzenini ihmal etmeden yapıyor. Bu ikinci kitabında, Minareden Düşen Ezan'da oluşturduğu tabloya, gerçekçi anlatımın sınırlarını zorlayacak yeni çizgiler eklemek endişesinde...
2016 Türkiye Yazarlar Birliği Öykü ödülü alan kitap Mehmet Kahraman'ın 2. öykü kitabı. 14 öyküden oluşuyor. Öykülerin konuları belki alışılagelmiş olabilir ama arka planında gözümüzden kaçırdığımız o ince detayları bize sezdiriyor. Herkes etrafına iyi şartlarda çok iyidir. Asıl kötü zamanda nasıl olur? Bu soruyu yazar aile ilişkileri yönüyle öykülerinde bize anlatıyor. Cidden hep kendime sordum bu soruyu. Tamam iyi günde iyilik meleği oluyoruz ya kötü günde? İçimiz hangi tarafa akacak acaba? İyi hep iyi midir? Bütün öyküleri tabii ki bu yönde değil. İlk öyküsü askerlik üzerineydi. Okuduğumda yaşadım sanki birebir. Öyküyü okumaya başladığınızda olayların şiddetli kısmına maruz kalıyorsunuz. Olaylar öyle bir noktayla da son bulmuyor. Kafanızda hala devam ediyor öyküyü bitirince de. Kahramanların iç ve dış sesleri birbirine girmiş. O karmaşayı hissediyor okuyan. Yazar diğer öykülerinde de birçok sorunu bizlere ele alıyor. Kitaba ismini veren öykü en beğendiğim öykü(lerden diyebilirim, neden böyle kıstasa girdiysem) oldu. Korkuyla cesaretin arasında gelgit yaşayan bir çocuğun dramına şahit oluyoruz. Öykü seviyorsanız mutlaka okuyun
Hayat büyük bir çağıltıyla ama öylesine derinden akıyor ki farkında olmuyoruz hiçbir şeyin. Sonrasında küçük izler kalsa da aslında her şey sadece yaşandığı anda kalıyor. Yaralar kabuk bağlıyor yalnız. O anı hatırlıyorsun bazı zamanlar, burnun sızlamaya başlıyor. Her şeyden kaçmak istiyorsun. Kaçış yok. Gittiğin her yerde var olmanın başka bir boyutu çıkacak karşına. Biriktirdiklerinle. Yaşamayı öğreneceksin. Bir masal kahramanı değilsin devleri alt edecek. İnsansın, canınla, kanınla insan. Düşeceksin. Kalkmayı öğreneceksin. Ölecek sin. Yaşamayı öğreneceksin.
İnsan hayatı çok uzun, inan bana. Öyle anlar var ki, içine kaç ömür sığar tahmin edemezsin. O gün, o günün gecesi kaç ömür eskitmişimdir Allah bilir.
Mehmet Kahraman
Sayfa 14 - Hece Yayınları
Her şeyin içinden bir şeyi seçmek ne demektir? Hiç böyle bir şeyle karşılaşmıştı daha önce.
Mehmet Kahraman
Sayfa 32 - Hece Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Işıklar Açık Kalsın
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059279819
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hece Yayınları
Mehmet Kahraman öykülerinde titiz bir dil işçiliği sergiler. Dil, gerek tiplerle gerekse atmosferle tam bir uyum içerisindedir. Tüm öyküler bir şekilde hayatın kıyısına düşmüş aile bireylerini anlatır. Öykülerinde baba, çocuk ve anne motifi önemli bir yer tutar. Olayı değil o olayın yazarda yarattığı izlenimleri, etkileri, çağrışımları öyküleştirir. Kahraman, hayatı buradan, ev içinden izler. Seslere, kıpırtılara, gürültülere kulak kesilir. Anlatıcının yaptığı, ev içlerindeki uğultuyu sözcüklerin sesine dönüştürmektir. Öyküler, küçücük olaylar etrafında başlar; bilinçaltı, zihinsel göndermeler ve çağrışımlarla halka halka genişler, derinleşir.
-Necip Tosun-

Bir öykücü iki şeyi hedefler: Okuyucunun ruhunda; insana, hayata, dünyaya, duygulara, düşüncelere, düşlere ilişkin bir rengi, bir noktayı, bir kelimeyi ateşlemek. Bunu yaparken öykü türünü var eden iç dinamikleri yerli yerince kullanmak. Hem insana dokunmak hem de bunu estetik bir biçimde yapmak. Mehmet Kahraman ikisini de başarıyor. Öykülerinin sonunda bir yitirişin, bir buluşun, bir zaafın, bir erdemin, bir alçalışın, bir yükselişin yani bir ruh durumunun heyecanını buluyoruz, üstelik bunu öykü sanatının iç düzenini ihmal etmeden yapıyor. Bu ikinci kitabında, Minareden Düşen Ezan'da oluşturduğu tabloya, gerçekçi anlatımın sınırlarını zorlayacak yeni çizgiler eklemek endişesinde...

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Taha Mutlu
  • Rume
  • Nur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0