Işıltılar İmgeler

·
Okunma
·
Beğeni
·
67
Gösterim
Adı:
Işıltılar İmgeler
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052036518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
“Işıltılar İmgeler: Ressamın Minör Dünyası”, adına uygun bir üslupla kaleme alınmış öykülerden ve onlara eşlik eden yazarın kendi resim çalışmalarından oluşuyor. Resimle edebiyatın bu denli iç içe geçtiği, öyküleri okurken resime ve ressamların yaşam algılarına ilişkin bu denli ayrıntıya vakıf olunabilecek bir başka saf edebi eser Türkçede yok denebilir.

Öyküler duru, çoğul ve çatışkılı; yaşamın sakıncalı, hassas yerlerine çomak sokan, çıkış arayan, kışkırtan, sancılı bir dile sahip. Okur, bu dilin şirazesine kolayca girebiliyor ve kendini imgelerin, metaforların felsefi bir derinlikle sarıp sarmaladığı bir akış içinde, yazarın mültecilik yaşamını geçirdiği Avustralya’nın yerli ve göçmen renkleri içinde buluyor.

Yazarın kitapta yer alan resimleri, öykülerin yarılmış bir düzlemde renk diliyle yeni bir anlatımı izlenimini veriyor.

Resme bakınca, öykünün mizacını, iç iklimini ve meramını anlamış gibi oluyor insan. Kitap bir bütün olarak, kalem ile fırçanın aynı duygu dokusunda iç içe, farklı ve muzipçe gülümseyişini çağrıştırıyor. Dil sadece insana değil, diğer canlılara da değil, her varlığa, her kıpırtıya, her ışıltı ve her renge özgü bir gerçeklik mi diye sormadan edemiyor insan.

İçtenlik ve humor, ahlaka ve kurala mesafeli yaklaşım, özgür cinsellik, yaratma tutkusu, boşluğun gücü ve arayan, acı çeken kültürler: Aborcinler, Maoriler, İrlandalılar, Anglosaksonlar, Dukhaborlar, Kürtler, Yahudiler... Hayatın katı ruhunu çatlatan, gel-gitlerini tersine çeviren fırçaların, renklerin serüveni...



(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Iyi insan fazla yaşamıyor, tam zamanında ölüyor. Hayata arsızca tutunmuş, ölmesi gereken ama bir türlü ölmeyen kıyamet kadar zibil insan var.Bunlarin yaşaması felakettir. Ölmeleri cok daha büyük felakettir. Ölmeye karar verdikleri zaman savaş çıkarıyor ve ne için savaştıklarını bilmeden bayrağa toplu halde katılıyor, toplu haldede ölüyorlar.
Muzaffer Oruçoğlu
Sayfa 101 - NotaBene yayınları
İnsan,sevgilinin gerçeğine kendini verince,bilmediği kendi gerçeği ile karşılaşıyor. Aşk, herkeste öyle midir bilmiyorum ama yeni bir yaşamı dayatıyor hep ; yeni yaşamı kurduğun, bazen de kurmaya başladığın an ,aşkı kaybediyorsun. Yeni yaşamı kurmaya kalkismadigin zaman aşk,kendisini sık sık animsatan ve acısını derinden hissettiren eski bir yara olarak kalıyor geçmişinde.
Muzaffer Oruçoğlu
Sayfa 91 - NotaBene yayınları
Anlatamadığım yönlerimi anlatmaya başladım. " Yaralıyım, " dedim. "Olsun"dedi. "Yarası gülümseyen bir insansın "
Muzaffer Oruçoğlu
Sayfa 70 - NotaBene yayınları
Aslolan özgür ve iyi yaşamaktır. Renk, duygu, dil, ses, nefes, ışık ve imge aleminde bir büyücü, bir minyatürcü, bir ateş hırsızı, uslanmaz bir yıkıcı ve yaratıcı gibi zuhur etmek, ışıldamaktır; yumurtadan çıkan bir civcivin gagasındaki niyet ve safiyet gibi ışıldamak; dipsiz uzay karanlığında, bizleri dehşete düşüren sonsuzluğun mavi ruhunda bunun bir anlamı vardır belki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Işıltılar İmgeler
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052036518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
“Işıltılar İmgeler: Ressamın Minör Dünyası”, adına uygun bir üslupla kaleme alınmış öykülerden ve onlara eşlik eden yazarın kendi resim çalışmalarından oluşuyor. Resimle edebiyatın bu denli iç içe geçtiği, öyküleri okurken resime ve ressamların yaşam algılarına ilişkin bu denli ayrıntıya vakıf olunabilecek bir başka saf edebi eser Türkçede yok denebilir.

Öyküler duru, çoğul ve çatışkılı; yaşamın sakıncalı, hassas yerlerine çomak sokan, çıkış arayan, kışkırtan, sancılı bir dile sahip. Okur, bu dilin şirazesine kolayca girebiliyor ve kendini imgelerin, metaforların felsefi bir derinlikle sarıp sarmaladığı bir akış içinde, yazarın mültecilik yaşamını geçirdiği Avustralya’nın yerli ve göçmen renkleri içinde buluyor.

Yazarın kitapta yer alan resimleri, öykülerin yarılmış bir düzlemde renk diliyle yeni bir anlatımı izlenimini veriyor.

Resme bakınca, öykünün mizacını, iç iklimini ve meramını anlamış gibi oluyor insan. Kitap bir bütün olarak, kalem ile fırçanın aynı duygu dokusunda iç içe, farklı ve muzipçe gülümseyişini çağrıştırıyor. Dil sadece insana değil, diğer canlılara da değil, her varlığa, her kıpırtıya, her ışıltı ve her renge özgü bir gerçeklik mi diye sormadan edemiyor insan.

İçtenlik ve humor, ahlaka ve kurala mesafeli yaklaşım, özgür cinsellik, yaratma tutkusu, boşluğun gücü ve arayan, acı çeken kültürler: Aborcinler, Maoriler, İrlandalılar, Anglosaksonlar, Dukhaborlar, Kürtler, Yahudiler... Hayatın katı ruhunu çatlatan, gel-gitlerini tersine çeviren fırçaların, renklerin serüveni...



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Baran Alagöz
  • Oktay Aydoğan
  • Kibrit Çöpü
  • yldrm.Abidin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0