Adı:
İskender
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053439172
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Melih Atafırat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Yasak dağa çıkan çocuğun yüz yıllık hikayesi

Annesinin ölümüyle kimsesiz kalan İskender bir gün kendisine yasaklanmış olan dağa tırmanır ve petrol arayan yabancıların kampını bulur. Oradaki Kanadalı bir mühendis İskender'e acır ve onu gayrimeşru çocuğunun annesi Tac-ül-Mülük'ün yanına yollar. İskender ise burada petrolden de değerli bir şeyle, gerçek sevgiyle tanışır. Kadının yeni doğan kızı Roksana, İskender'in hayatta en çok sevdiği varlık haline gelir. Roksana'nın annesinin ölümü üzerine İskender küçük kızı himayesi altına alır ve hükümet karşıtı siyasi bir grupla şehirden ayrıldığında da yanından ayırmaz.

İskender, bu isyancılara öğrendiği hikâyeleri anlatarak moral verir ve grubun liderinin gözüne girer. Olaylar durulduğunda lider Palang Han, İskender'i ve küçük kızı başkentteki evine götürür. Burada İskender evin işlerine bakar, Roksana da evin hanımı Mahruk tarafından büyütülür. Bu evde büyüyen İskender, artık evin en önemli adamlarından biri haline gelmiştir. Fakat Mahruk Hanım'a duyduğu yasak aşk yüzünden çok sevdiği Roksana'yı da ardında bırakarak şehirden kaçmak zorunda kalır.

Hayatı boyunca oradan oraya sürüklenen İskender, isyan, savaş ve darbe gibi, ülkesinin kaderini belirleyecek büyük olaylara tanıklık edecek ve masal gibi bir aşkın tam ortasına düşecektir.
"İran tarihini daha iyi anlamak isteyen herkes bu kitabı okumalı."
-NDR1-

"İskender şiirsel dili ve hikâyecilikteki başarısıyla okuyucuların kalbine dokunmasını iyi biliyor."
-Süddeutsche Zeitung-

"Siba Shakib sözlü tarih ile resmî tarihi bağdaştırma konusunda oldukça başarılı."
-3sat, Kulturzeit-

"Doğu'ya ait sözlü anlatıcılık tarzında yazılmış etkileyici bir hikâye."
-WDR5-

"İskender, Doğu'nun sözlü tarihine uygun olarak yazılmış sürükleyici bir roman. Siba Shakib'in bu eseri zengin kültüre sahip ama çatışmalardan bir türlü kurtulamayan ülkesinin kaderini anlatan duygusal ve derinlikli bir öykü."
-Deutschlandfunk-

"Tahran doğumlu yazar, özgürlük, eğitim ve adalet hakkı için çağrıda bulunurken şiirsel anlatımıyla idealist kahramanını ölümsüzleştiriyor."
-Schweizer Illustrierte-
(Tanıtım Bülteninden)
480 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10
Başlangıçtan itibâren rahatlıkla içine çeken, İran’ın tarihsel sürecinin, toplumsal sorunlarının, ahlâk ve kültür anlayışlarının, kadın’a bakışlarının ve kadın odaklı problemlerinin Türkiye’ninkine ne kadar benzediğini görüp şaşıracağınız, siyasetten bahsederken bile çok sıkmayan, akıp giden bir İran romanı.
Fakat bazı yerlerde neden böyle saçmalıkları okumaya vaktimi ayırıyorum diyebileceğiniz hassas noktalar da var dini anlamda ama tam zıttı bir pencereden de bakıp karşı tarafı da eleştirdiği yerler olduğunda da şaşırdım. Kimi zaman sekülerizmi, kimi zaman dindarlığı eleştirdiği gibi çok büyük bir bölümünde ortadoğunun makus kaderi ‘petrol sömürüsü’ çevresinde şekillenmiş olaylar.
Edebi anlamda bir kazanımı olmasa da çevirisi çok iyiydi bence.
Okurken zorlanmıyorsunuz, akıcı, düzgün cümleler.
Yalnızca son 100 sayfa beni inanılmaz boğduğu, gereksiz uzatıldığı ve saçma sapan bağlandığı için puanı oradan kırdım.
İlginç bir romandı, tavsiye ederim bilhassa komşuların siyasetleri, tarihsel süreçlerine dair okumalar yapmak isteyen, İran’ın ve 1900-1979 arası dönemini merak edenler roman hâlinde okuyabilir.
480 syf.
·104 günde·3/10
çok merak ederek İran tarihini/Ortadoğu tarihini bir hikaye eşliğinde farklı bir bakış açısıyla bakarım, öğrenirim diye düşünmeme rağmen kitap bir türlü ilerleme sağlamadı. Evet ortada bir hikaye ve öğrenilecek şeyler var ama yazarın tarzı/çevirmenin çevirisi bir şeyler eksikti bana göre. Beklentimi karşılayamadı.
İnsanlar bir bedenin parçaları gibidir,
Aynı özden yaratılmış.
Bir parça incinip acıdığında,
Kalamaz diğerleri huzurlu ve sakin.
Eğer başkalarının kederi seni ilgilendirmiyorsa,
Ve bırakmıyorsa sende hiçbir keder,
İnsan olarak adlandırılamazsın o zaman.
(Sadi Şirazi)
"Üzülme," dedi. "Kırılanın kalbin değil de bir seramik kase olmasına sevin. Eski toprak kırılınca yerine daha iyisi gelir".
İskender:
- “Şah ve onun köleleri, hırsızların ellerini keseceklerini açıkladılar!” diye avazı çıktığı kadar bağırdı.
“Aç olan ve çocuklarının açlıktan ölmesini görmek istemeyen kişi hırsız değildir. Ey İsfahan şehrinin asil insanları! Hırsız; karnı tok olan, bir sarayda oturmasına rağmen çalıp çırpan kişidir. Asıl onun elini kesmek lazım.”
Ama asıl suç; İngilizlerin ülkemizde oluşmakta olan demokrasiye engel olmak için Şah’ı desteklemeleri ve bu şekilde petrolümüze daha kolay el koymaları.
...
Çünkü bildiğiniz gibi, Şah farangilerin bir kuklası.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İskender
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053439172
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Melih Atafırat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Yasak dağa çıkan çocuğun yüz yıllık hikayesi

Annesinin ölümüyle kimsesiz kalan İskender bir gün kendisine yasaklanmış olan dağa tırmanır ve petrol arayan yabancıların kampını bulur. Oradaki Kanadalı bir mühendis İskender'e acır ve onu gayrimeşru çocuğunun annesi Tac-ül-Mülük'ün yanına yollar. İskender ise burada petrolden de değerli bir şeyle, gerçek sevgiyle tanışır. Kadının yeni doğan kızı Roksana, İskender'in hayatta en çok sevdiği varlık haline gelir. Roksana'nın annesinin ölümü üzerine İskender küçük kızı himayesi altına alır ve hükümet karşıtı siyasi bir grupla şehirden ayrıldığında da yanından ayırmaz.

İskender, bu isyancılara öğrendiği hikâyeleri anlatarak moral verir ve grubun liderinin gözüne girer. Olaylar durulduğunda lider Palang Han, İskender'i ve küçük kızı başkentteki evine götürür. Burada İskender evin işlerine bakar, Roksana da evin hanımı Mahruk tarafından büyütülür. Bu evde büyüyen İskender, artık evin en önemli adamlarından biri haline gelmiştir. Fakat Mahruk Hanım'a duyduğu yasak aşk yüzünden çok sevdiği Roksana'yı da ardında bırakarak şehirden kaçmak zorunda kalır.

Hayatı boyunca oradan oraya sürüklenen İskender, isyan, savaş ve darbe gibi, ülkesinin kaderini belirleyecek büyük olaylara tanıklık edecek ve masal gibi bir aşkın tam ortasına düşecektir.
"İran tarihini daha iyi anlamak isteyen herkes bu kitabı okumalı."
-NDR1-

"İskender şiirsel dili ve hikâyecilikteki başarısıyla okuyucuların kalbine dokunmasını iyi biliyor."
-Süddeutsche Zeitung-

"Siba Shakib sözlü tarih ile resmî tarihi bağdaştırma konusunda oldukça başarılı."
-3sat, Kulturzeit-

"Doğu'ya ait sözlü anlatıcılık tarzında yazılmış etkileyici bir hikâye."
-WDR5-

"İskender, Doğu'nun sözlü tarihine uygun olarak yazılmış sürükleyici bir roman. Siba Shakib'in bu eseri zengin kültüre sahip ama çatışmalardan bir türlü kurtulamayan ülkesinin kaderini anlatan duygusal ve derinlikli bir öykü."
-Deutschlandfunk-

"Tahran doğumlu yazar, özgürlük, eğitim ve adalet hakkı için çağrıda bulunurken şiirsel anlatımıyla idealist kahramanını ölümsüzleştiriyor."
-Schweizer Illustrierte-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Seval gül
  • D u y g u
  • Devran Amed
  • pervin ağaçköylü
  • Hacer
  • Emine Aydın Acar
  • syd
  • tunç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%33.3 (1)
2
%0
1
%0