İslam Deklarasyonu

9,0/10  (65 Oy) · 
163 okunma  · 
75 beğeni  · 
1.751 gösterim
Birkaç yüzyıl öncesine kadar medeniyeti belirleyen Müslümanlar, bugün neden geri kalmış durumdalar? Çağdaşlık ve İslam yan yana gelebilir iki kavram mıdır? Kur'an ve İslam hakkında ne kadar şey biliyoruz? Bildiklerimizin ne kadarı gerçekle örtüşüyor? İslam sadece bir inanç biçimi midir, yoksa insan hayatının tüm çizgilerini belirleyen bir sistem mi? Müslüman kadın kimdir, nasıl olmalıdır? İnsanların eşitliği diye bir şey var mıdır? Müslümanların kardeşliği nasıldır ve bu mümkün müdür? Din ve vicdan özgürlüğünün sınırları var mıdır? Azınlıklar sorununa nasıl bakmalıyız? İslamî yeniden doğuş, dinî veya siyasî devrim mümkün mü?

Geçmiş-günümüz-gelecek üçgeninde yer alan bu ve benzeri konuların aydınlatılması, Müslüman zihinlerde şüpheye yer bırakmayacak şekilde çözülmesi gerektiği ortadadır.

Elinizdeki kitapta Aliya İzzetbegoviç, yukarıda bir kısmı zikredilen onlarca soru ve problemin cevabına ilişkin görüş ve düşünceleriyle çözüm önerilerini ortaya koymakta.
(Tanıtım Yazısından)
Gözde Albayrak 
31 Oca 15:58 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Her şeye kadir olan Allah'a yemin ederim ki köle olmayacağız" Saraybosna halkının kahramanı Aliya İzzetbegoviç ..
Kitap bilge lider İzzetbegoviç'in konuşmalarından derlenmiş genel olarak konuşmalarından çıkardığım sonuca göre yenilikçi,mantıklı,özünden kopmadan Kuranı Kerim rehberliğinde müslüman halkın bilhassa gençlerin ülkelerine umut ışığı olması gerektiği ..
Eseri okurken kafamda ki bir kaç sorunun cevabını buldum diyebilirim kitabı herkese tavsiye ederim fakat İslam felsefesi ağırlıkta olduğu için zaman zaman sıkıcı olabilir ayrıca dili pek sade değil cümleler uzun, paragraf şeklinde kurulmuş okurken yorulabilirsiniz ama bilgi yönünden oldukça donanımlı bir eser..
Son olarak Cins(Ekim-Sayı 13)
dergisinde geçen şu cümleyle incelememi bitirmek istiyorum:
"Halep'in de bir gün Saraybosna gibi özgür olacağı güzel günlere inanarak aşka ve kavgaya devam ediyoruz".

Ahyâr 
15 Eyl 15:19 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Erişilmek istenen sonuç kitabın başında da denildiği gibi 'Müslümanların İslamlaştırılması' Burda hepimizin özeleştiri yapması gereklidir. Sadece Müslümanım demekle Müslüman olunmadığını Aliya en güzel şekilde açıklanmış. Kendim için diyebilirim ki yürüdüğüm yolda Aliya bana ışık tutan bir kahraman. Onu kalbimin en derinlerinde buldum ve sevdim. Onun düsturunu sahiplenip inancımı ve mücadelemi bırakmayacağım. Tabi bu mücadeleye kendi nefsimden başlayacağım.
Velhasıl okunmalı, okutulmalı..

Samet Koçyiğit 
18 Tem 15:52 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aliye İzzetbegoviç'e gerçekten hayranlık duymamak mümkün değil. Konuşmalarından derlenen bir baş yapıt. İslami sorunları, islam ülkelerini ve musluman toplumları hakkinda. Okuyalı uzun zaman oldu. Müslüman gençler mutlaka okumalı...

Verâ Hatun 
 04 Eyl 09:25 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Evet bu kıtaba başlayacağım nasipse..
Nedvî'yi muhabbeti güzel ve bereketli bir yengem var onda unuttum.. :)
Kitabı unuttum ama muhabbetin bereketli tadını hiçbir zaman unutamam diyorum her zaman..
Rabbim sizlere de böyle güzel insanlarla hasbihal etmeyi nasip etsin. İnsan ne kadar okumayı kitapları sevse de onları konuşacak bir dost bir gönüldaş arıyor..
Böyle insanları bulursanız sakın bırakmayın..
:)

Aykut 
 27 Ağu 18:28 · Kitabı okudu · 1 günde · 1/10 puan

Öncelikle belirtmek istiyorum ki, bu sitede yazdığım en uzun inceleme olacak.Çünkü bazı düşüncelerin bir kitap yoluyla sığ bir şekilde aktarılmış olması beni üzen bir nokta.
Aliya İzzetbegoviç.Bir çoğu ‘’Bilge kral’’ diye bilir ama ‘’Kral’’ ifadesi onun temsil ettiği ve savunduğu değerlere terstir.O yüzden ‘’Bilge lider’’ demek daha doğru olur.Tabi kime göre,neye göre bilge o değişir.Açıkça söylemem gerekir ki kendisine bir sempatim vardı.Fakat bu kitabı okumam ile birlikte bunun azaldığını söyleyebilirim.Kendisi yine de saygıyı hak eden biri.Kitapta yapmış olduğu tespit ve öz eleştiriler başarılı, en azından bir kısmı.
Gelelim benim başarısız bulduğum kısımlarına.Japonya ve Türkiye karşılaştırması yapılmış,Türkiye harf devriminden dolayı geri kalmış eğitim konusunda.Bunu şöyle açıklıyor Begoviç;
‘’Basitliği ve sadece 28 harfli olan arap yazısı, (Osmanlıca) bu özellikleri sebebiyle dünyanın en mükemmel ve yaygın yazısıdır,Japonya kendi Latinlerin (Romalılar) teklifini reddeder: O bütün reformlardan sonra ancak 46 işaret yanında 880 Çin ideogram (anlamı belirten işaret) olarak tespit edilen ve karmaşık (komplike) olan kendi yazısını korur.Bugün Japonya’da okuma-yazması olmayan bulunmamaktadır,Türkiye’de ise –harf inkilabından 40 sene sonra – nüfusun yarısından fazlası ümmidir.Bu durum bir sonuçtur.’’
Peki gerçekten öyle mi ?
Matbaayı ilk bulan? Johannes Gutenberg.
Ne zaman? Kaynaklar Avrupa’da 1447 yılında bu tekniği geliştirdiğini söylüyor.
Peki bize ne zaman geldi? 1727 yılında
Kim tarafından? İbrahim Müteferrika,Osmanlı devletleri sınırları içinde Türkler tarafından işletilen ilk matbaayı kurdu.
Yani 280 sene geç başlamış bir toplumuz biz okumaya.Gelelim daha acısına aynı İbrahim Müteferrika kimse okumadığı için yalnızca 7 yıl sonra battı.E hani harf devrimi gelişimimize engel olmuştu?
Bu millet Cumhuriyet ile okumaya başladı,önce bunu bir kabul etmek gerek.En basiti 3 gün sonra gelecek olan ‘’30 Ağustos Zafer Bayramı’’ dahi normalde 28 Ağustos’da olacak iken Atatürk o 2 günde kitap okuyor diye ertelenip 30 Ağustos oldu.Kendisiyle yapılan bir röportajda nasıl başardınız dendiğinde ‘’Elime 2 kuruş geçtiyse,1 kuruşu ile kitap aldım.’’ diyen ülke kurma başarısını kitap okumaya bağlayan, daha sonra Cumhuriyetin ilk yıllarında Çeviri merkezleri kurdurup birçok Dünya klasiğinin çevrilmesini sağlayan Atatürk’ün yaptığı harf devrimi, bu ülkeyi geriye götürdü öyle mi ?
Bir de ‘’Güçsüzlüğün Sebepleri’’ başlıklı bir kısım var.Dikkat çekmek istediğim nokta, bu kısmın ‘’muhafazakar ve modernistler’’ olarak ayrılması. Acaba güçsüzlüğün gerçek sebebi insanları ayrıştırmak olabilir mi!?
Son olarak ise ‘’Müslüman kitlelerin kayıtsızlığı’’ başlığı altında bir kısım var.
Begoviç burada diyor ki ;
‘’Laiklik ve milliyetçilik burada hiçbir olumlu içeriğe sahip değildi ve hakikatte sadece bir şeylerin yalanlanması idiler.Kökü ve içeriği bakımından yabancı olan bu iki fikir aslında miskinliğin ifadesi idiler.Pratikte İslam dünyasındaki dramın son perdesinin başlatılması bu iki cereyan sayesinde oldu.’’
İlkokul sorusu,Laiklik nedir?
En basit tanımla : Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması.
Peki burada sorun nedir?
Dinin siyasete alet edilmemesi nasıl bir kayıtsızlık olabilir?
Sempati duyuyordum demiştim başlarken, artık duymuyorum.

şeyma poyraz 
10 Tem 21:36 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Arap harflerinin kaldırılmasıyla Türkiye için, yazıda korunan geçmişin bütün nimeti kaybolmuş oldu. Birçok diğer “paralel” reformlarla beraber, yeni Türk nesli kendini manevi dayanaktan yoksun ve adeta bir çeşit manevi boşluk içinde buldu. Türkiye kendi "hafızasını", geçmişini kaybetti. Bu durum kime gerekli idi?

Umut Mahfuz 
 05 Oca 14:05 · Kitabı okudu · 1827 günde · Beğendi · 10/10 puan

Diğer arkadaşın da dediği gibi İslami okumalara yeni başlayan ve veya bu kitabı okmayan arkadaşlara ısrar ile tavsiye ederim..
Aliya
Malcolm x
Ali Şeriati
Seyyid Kutub
Mevdudi

İslam Felsefesi ve tarihi adına temel metinlerdir arkadaşlar

Recep efe 
27 Haz 21:51 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Bilge Kraldan bir kitap okunmaya değecek inşallah.İslami en güzel şekilde ifade edeceği ve bir islam eleştirisi niteliğinde bizlere sunuyor. Zaten kendisi harika bir adam.

Sisyphos 
15 May 09:18 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kesinlikle okunması gereken bir kitap!!!
Bilge kralın islamı en ince ayrıntısına kadar irdeleyip bütün yapılan yanlışları rahatlıkla söylediği, bir ideoloji kitabıdır. Müslümanların Avrupanin çok gerisinde olduğu için çok çalışmasının gerekli olduğunu ve bir kurtarıcıyı beklemenin yanlış olduğunu sadece kendi çalışmalarının neticelerini alabileceğini vurgular. Ayrıca söylediklerini kuranda geçen ayetlerden örnekler göstererek destekler.

Emrah 
27 Haz 13:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

10 puanın yeterli olmadığı bir kitap. Ömrünü İslam a adamış bir şahsiyet var karşımızda. Her sözü bir ders olan her makalesi bir çığır açan bir kişilik. İslam un en onurlu temsilcilerinden bir tanesi. Allah ondan razi olsun. Bu kitap ise birçok konuda ufuk açacak ve en bilindik şeyler hakkında çok net bilgilere rahatlıkla sahip olacaksınız. Doğru deyip de aciklayamadiginiz birçok şeyi savunabilecek seviyeye geleceksiniz.

3 /

Kitaptan 159 Alıntı

Mehmed 
14 Eyl 13:45 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Arap harflerinin kaldırılmasıyla Türkiye için, yazıda korunan geçmişin bütün nimeti kaybolmuş oldu.

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 26)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 26)
Gözde Albayrak 
30 Oca 00:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hayatı sadece din ve dua ile değil,aynı zamanda çalışma ve bilimle tanzim etmek gerektiğine inanan kimse,o İslam'a aittir ..

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 47)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 47)
Mehmed 
14 Eyl 13:19 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Alternatif apaçıktır, ya İslamî yenilenmeye doğru hareket veya pasiflik ve gerileme. Müslüman halklar için üçüncü ihtimal yoktur.

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 20 - Fide Yayınları)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 20 - Fide Yayınları)
Mehmed 
14 Eyl 13:27 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Onlar, batının gücünün, nasıl yaşandığında değil, nasıl çalıştığında bulunduğunu anlayamamaktadır.

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 24)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 24)

"Her şeyden evvel, gençlerde bulunan güçleri öldürmemelerini tavsiye edebiliriz. Öyle yapacaklarına, onları yönlendirsin ve belli bir şekle soksunlar. Onların uyuşuğu Müslüman değildir ve ölü birini İslam'a "çevirmenin" imkânı yoktur. Müslümanları eğitmek için insanları eğitsinler, hem de en mükemmel ve kapsayıcı şekilde. Onlara tevazudan çok şeref ve haysiyet, teslimiyetçilikten çok cesaret, merhametten çok adalet hakkında konuşsunlar. Kendi yolundan gidecek ve bunun için kimseden izin istemeyecek şeref sahibi bir nesil yetiştirsinler.
Çünkü aklımızda hep tutalım: İslam'ın ilerlemesini -her türlü ilerlemeyi olduğu gibi- sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve itiraz (isyankâr) ruhlu kimseler gerçekleştirecektir."

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviçİslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç
Gizem Kaçmaz 
30 Nis 19:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Alfabe bir milletin tarihini "aklına kazıma" ve devamlılığını sürdürme aracıdır. Arap Alfabesinin kaldırılmasıyla Türkiye, tüm zengin geçmişini kaybetmiş, basitçe üzerine sünger çekerek barbarlık raddesine ulaşmıştır.

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 25)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 25)

"Doğal veya tarihî kurallara aykırı olmamak kaydıyla, insanların ortak irade ve çalışmaları sonucunda gerçekleşmeyecek tarihî hedef yoktur. İnanılan ve onun için çaba sarfedilen ütopya, ütopya olmaktan çıkar. Bizim zayıflarımız ise ne inanmak ne de çalışmak isterler ve onların aşağılayıcı realizminin açıklamasını burada aramak gerekir. Müslümanların ittifakının gerçekleşemeyecek bir rüya olduğunu söyledikleri zaman, aslında onlar sadece hissettikleri güçsüzlüklerini ifade etmektedirler. O imkânsızlık dünyada değil, onların kalplerindedir."

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviçİslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç
muhammet moroglu 
01 Tem 23:17 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İslam ülkesi olarak Türkiye dünyaya hakim idi.

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 19 - Fide)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 19 - Fide)