İslam Hukuk Usulü

·
Okunma
·
Beğeni
·
328
Gösterim
Adı:
İslam Hukuk Usulü
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
395
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056660184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kimlik Yayınları
Baskılar:
İslam Hukuk Usulü
İslam Hukuk Usulü
Kendinize “Bu kitap çocuğumun psikolojisini anlamam konusunda bana fayda sağlayacak mı?” diye sorarak merak içinde olabilirsiniz. Fıkıh usulü, mevcut fıkhî hükümlerin sahâbe döneminden itibaren nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüştür ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır. Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte, fıkıh usulünün merkezi rolünü ve önemini biraz azaltmaktadır. Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz. Peygamber’den sahâbe kanalıyla intikal eden “sahih anlam”ın temellendirilmesi olduğu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir. Bu geniş bakış açısı, sahih onlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer’i disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi mümkün kılar. Bu yönüyle fıkıh usulü, başta fıkıh olmak üzere diğer şer’i disiplinler için de bir denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlanmasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır. Esasında özellikle modern dönemde şer’i ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usülü ortak zemininden ayrılmış olmalarıdır. Bu sebeple fıkıh usulünün, Ebu Hanîfe’nin itikâdi, ahlâkî, amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer’i hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın, teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması, şer’î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir.
395 syf.
·10/10 puan
2 sene boyunca kelimesi kelimesi ezberlediğim, içinde doyurucu bilgilerle donanmış bir büyük şah eser diyebilirim. İslam Hukuk Usulü alanında bilgi sahibi olmak isteyenlere bulunmaz hint kumaşı hüviyetinde bir kitaptır..
Hanefiler dışındaki usulcülerin fikıh usulü tanımında niçin ameli terimi yerine fer'i terimini kullanmaya tercih ettiklerine gelince; muhtemelen bunun bir sebebi fıkhı içtihatla özdeş görmeleri ve içtihat yoluyla ulaşılan hükümlerin inkårının küfrü gerektirmediğine inanmalarıdır. Buna mukabil Hanefiler içtihadi olup olmadığına bakmaksızın bütün ameli hükümleri fıkıh kapsamında görmektedir.
H. Yunus Apaydın
Sayfa 21 - Bilay yayınları
Kimi alimler özellikle sahabe döneminde bulunmaması sebebiyle fıkıh usulü ilminin gereksiz ve hatta bidat olduğunu öne sürmüşlerdir.

Bu iddiaya şöyle cevap verilmiştir: Ilimlerin şubeleri artıp bu ilimlerle uğraşanlar, bunlara vakıf olabilmek için öncekilerin ihtiyaç duymadığı seylere ihtiyaç hissedince bu ilimlere ilişkin olarak düşünme esnasında zihni hataya düşmekten koruyacak kanunlara daha fazla gerek duyulmuştur. Sahabenin bu ilme ihtiyaç duymaması, tıpkı Arapların söz ve vezinde kendilerini hataya düşmekten koruyan yazılı kurallara ihtiyaç duymamaları gibidir. Araplar konuşuyorlar, şiir diziyorlardı; fakat o dönemde dilciler de yoktu, dil kuralları da yazılmamıştı. Aynı şekilde selef de bu tekniğe ve bilgiye potansiyel olarak sahipti ve fetva verirken açıkça ortaya koymadıkları bazı ilke ve kanunlara uyuyorlardı. Bu durum onların fetvalarında açıkça görülür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Hukuk Usulü
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
395
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056660184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kimlik Yayınları
Baskılar:
İslam Hukuk Usulü
İslam Hukuk Usulü
Kendinize “Bu kitap çocuğumun psikolojisini anlamam konusunda bana fayda sağlayacak mı?” diye sorarak merak içinde olabilirsiniz. Fıkıh usulü, mevcut fıkhî hükümlerin sahâbe döneminden itibaren nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüştür ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır. Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte, fıkıh usulünün merkezi rolünü ve önemini biraz azaltmaktadır. Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz. Peygamber’den sahâbe kanalıyla intikal eden “sahih anlam”ın temellendirilmesi olduğu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir. Bu geniş bakış açısı, sahih onlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer’i disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi mümkün kılar. Bu yönüyle fıkıh usulü, başta fıkıh olmak üzere diğer şer’i disiplinler için de bir denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlanmasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır. Esasında özellikle modern dönemde şer’i ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usülü ortak zemininden ayrılmış olmalarıdır. Bu sebeple fıkıh usulünün, Ebu Hanîfe’nin itikâdi, ahlâkî, amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer’i hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın, teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması, şer’î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Nurcan Solak
  • Ramazan Doğru
  • Fatma
  • Esma Demir
  • Şiire Meftun
  • Bilal
  • S.C
  • Hatice Şen
  • Mazbatasız Muhtar
  • hatice rumeysa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0