İslam Komüncüleri (Karmatiler)Faik Bulut

·
Okunma
·
Beğeni
·
468
Gösterim
Adı:
İslam Komüncüleri
Alt başlık:
Karmatiler
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757354765
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Sünni tarihçiliğin gizleyip çarpıtarak sunduğu İslamiyet’in arka bahçesinde bir zamanlar yüz çiçek yan yana açmış; bilim, felsefe, mantık, ihtilalcilik, isyan ruhu ve örgütlülük bu bahçenin verimli toprağında doğmuştur.
Gizlenen tarihin en önemli yanı, Ortaçağ’daki İslam Komüncüleri/Karmatilerin dayandığı devrimci köylü hareketleridir.
Karmatiler, yoksul bir köylü olan Hamdan Karmati’nin önderliğinde Abbasi yönetimine baş kaldırmış; “Özgürlük! Eşitlik! Adalet!” sloganıyla, sayıları 400 bini bulan isyancıyı arkalarından sürüklemişlerdir. 150 yıl yaşayan “Eşitlikçi-Komünal” toplumlar kurmuş; Irak, İran, Yemen, Mısır ve Fas’ta yaşama şansı bulmuş; Aleviliğin önünü açmışlardır.
Devrimci Bâtıniliğin en radikal kolu olan bu hareket mensupları günümüzden 1000 yıl, fieyh Bedreddin’den yüzlerce yıl önce, “Her şey ortak; yarin dudağı bile!” demiş; “Herkesten gücüne göre, herkese ihtiyacına göre!” ilkesini hayata geçirmişlerdir.
Anlayışları, dünya görüşleri, Sünni İslam’a karşı siyasal ve ideolojik mücadeleleri, örgütlenme tarzlarıyla günümüz devrimci halk hareketlerine ışık tutan Karmati tarihini ilgi ve merakla okuyacaksınız.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
lhvan-ı Safa, yine burçlar ve gezegenlerin hareketliliğine dayanarak,
belli mevsimlerdeki siyasal-toplumsal olayların tahlilini
yapmış; neyin ne zaman olması gerektiği konusunda kadrolarına
ve halka işaret vermiştir.
Risaleler’deki metne bakalım:
“Ey kardeş!
Natık İnsanlar ile Faal Ruhlar yıldızlarının
kendilerine ilham verdikleri faaliyet ve davranışlarda bulunurlar.
Bizim için en faziletü gün ve en değerli bayram, Kaim’in (Gizli
İmam) ortaya çıkıp huruç eylemesi/başkaldırmasıdır. Bu da,
Güneş’in Koç burcuna girdiği İlkbahar mevsimine rastlar. Nimet,
bereket, verimlilik ve rahmet dört bir yanı kaplar. Her tarafta yayılmışız.
Tüm kardeşlerimiz ve herkes için, sevinçli bir gündür bu."
Yeni Eflatuncular arasında geliştirilmiş fakat İslamileştirilmiş;
bu arada Zerdüştilik ve Manilikten çok şey almış bu hareketin,
sadece felsefeyle yetinmeyip; aynı zamanda o dönemin elverdiği
koşullarda doğa bilimleriyle, toplumsal olaylarla, iktidarı
devirmek isteyen siyasal örgütlenmelerle, Şeriatçı Abbasi sistemine
karşı, “Fazilet toplumu” projesiyle ilgilendiği tarihsel
belgelerle kanıtlanmıştır.
Bu hareket, metafizikte Eflatun; ahlâkta Sokrat; matematikte
Pisagor; mantıkta Aristo; din felsefesinde ise Farabi’den etkilenmiştir.
İhvan-ı Safa Risaleleri, dört ana bölüme ayrılmaktadır:
Matematik ve felsefi ilimler; Doğa ve cismani ilimler; Psikolojik
ve akli (mantık gibi) ilimler; İlahi (teolojik) ilimler. Ihvan-
ı Safa, basitten karmaşığa doğru giden bir bilim/ilim (öğreti)
sıralaması yaparak şu konuları ele almıştır: Matematik ve
Mantık; Doğa bilimleri, Astronomi ve Fizik; Zihinsel melekeyi
geliştirme, Psikoloji; Tevhid ve Kelam yani metafizik prensipler;
Ahlak, yani, tüm ilimlerin yegane ve en yüksek hedefi olan Felsefe
ya da İhvan-ı Safa’nın dünya görüşü.
Bu arada belirtelim: İhvan-ı Safa’nın canlılar arasında yaptığı
derecelendirme ve bağlantılar, bize göre, Darvin teorisini andırmaktadır.
Risalelerde; bitkilerin son derecesi, madenlerin
ilk aşamasına; bunun son derecesi, hayvanların ilk aşamasına;
hayvanların geldiği son evrim noktası da insanların ilk
derecesine denk düşecek niteliktedir deniliyor; böylece, canlılar
arasında bir süreklilik ve tekâmül olduğu fikri ortaya atılmış
oluyordu.
Ayrıca, İhvan-ı Safa’nın, “temelde bağımsız, herhangi bir
teşkilata bağlı olmadan çalıştığı” iddiası da geçerli olmaktan
çıkmıştır.
İsmaili önderlerce yazıldığı kuvvetle muhtemel İhvan-ı Safa
Risaleleri, esasında bu siyasal Bâtıni hareketin ürünüdür. Kar-
matiler, “Komünal toplum” yaratma projesini, örgütlenme tarzlarını
ve dünya görüşlerini, anılan Risaleler ’den almışlardır. Günümüz
Alevilik fikriyatının temelinde bile, İhvan-ı Safa’nın tarihsel
harcını görmek mümkün.
Karmati hareketinin kaybolmuş cennetinde gezinti yapmaya
kalkıştığınızda; bunun basit bir gezintiden ziyade, çok zor ve zahmetli
bir yolculuk olduğunu hemen anlarsınız. Meçhule gider gibi
olursunuz ve tehlikelerle karşılaşmanız kuvvetle muhtemeldir.
Çünkü Karmatilik, Ortaçağ İslam sisteminin en istikrarsız devrinde
ortaya çıkar. Toplumsal, ekonomik ve siyasi kargaşanın ürkütücü
ortamında her türlü huzursuzluğu görmek mümkündür. Fikirsel,
dinsel, mezhepsel çekişme ve çatışmalar almış başmı yürümüştür.
Deyim yerindeyse, Karmati hareketi, ezilen her kesimden
yetmiş iki milletin, her renkten ve sınıftan insanın katıldığı bir
mücadeledir ve boy hedefi şu kesimlerdir: Başta Abbasi egemenleri
olmak üzere onlara sırtını dayamış büyük toprak sahipleri,
aristokrat tüccarlar, kabile şefleri, mali oligarşi, eski Sasani sömürücü
sınıfı (dihkan), Türk askerleri ile başkent Bağdat’ta manevi
(dini-ruhani) bir aristokrasi kurmuş olan Hanbeli-Maliki
mezhebi âlimleri.
Karmati önde gelenlerinden Ebu’l Fevaris, Abbasi halifesi Mutaz’ ın emriyle yakalanıp huzura getirilmişti. Halife sordu: “Allah’ın ruhunun bedenlerinize girdiğini; böylece, sizleri yanlış yapmaktan koruduğunu iddia ediyorsunuz, öyle mi?” Karmati önderi yanıtladı: “Be Adam!.. Varsayalım ki, Allah ruhu bedenimize girdi; sana zararı ne? Diyelim ki, Şeytan’ın ruhu bedenimizdedir. sana yararı ne? Bu işlerle beyinsiz kafanı yoracağına; bizzat kendini ilgilendiren şeyleri sorsan daha iyi olur...” Halife, “Peki, nedir o beni ilgilendiren şey?” Ebu’l Fevaris cevap verdi: “Muhammed Peygamber öldüğünde, sizin atadedeniz Abbas yaşıyordu. Hiç halifelik iddiasında bulundu mu? Acaba, bir Allah’ın kulu çıkıp da, Abbas’a biat edip, onu halife seçelim dedi , mi? Hayır... Ebubekir, Ömer gibi halifeler gelip geçti, ama onlar da Abbas’ın halife olmasını istemediler; o zamanın halkı da böyle bir iddiada bulunmadı. O halde, siz, hangi gerekçeye dayanarak Halife
oldunuz ve bu iddiayı sürdürüyorsunuz.Bu iktidarı gaspediyorsunuz."Tepesi atan Halife,Ebu'l Fevarisi işkenceden geçirtti; ellerini kesti,ayaklarını biçtirdi;derisini yüzdürdükten sonra etlerini kemiklerinden sıyırtmak suretiyle öldürttü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Komüncüleri
Alt başlık:
Karmatiler
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757354765
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Sünni tarihçiliğin gizleyip çarpıtarak sunduğu İslamiyet’in arka bahçesinde bir zamanlar yüz çiçek yan yana açmış; bilim, felsefe, mantık, ihtilalcilik, isyan ruhu ve örgütlülük bu bahçenin verimli toprağında doğmuştur.
Gizlenen tarihin en önemli yanı, Ortaçağ’daki İslam Komüncüleri/Karmatilerin dayandığı devrimci köylü hareketleridir.
Karmatiler, yoksul bir köylü olan Hamdan Karmati’nin önderliğinde Abbasi yönetimine baş kaldırmış; “Özgürlük! Eşitlik! Adalet!” sloganıyla, sayıları 400 bini bulan isyancıyı arkalarından sürüklemişlerdir. 150 yıl yaşayan “Eşitlikçi-Komünal” toplumlar kurmuş; Irak, İran, Yemen, Mısır ve Fas’ta yaşama şansı bulmuş; Aleviliğin önünü açmışlardır.
Devrimci Bâtıniliğin en radikal kolu olan bu hareket mensupları günümüzden 1000 yıl, fieyh Bedreddin’den yüzlerce yıl önce, “Her şey ortak; yarin dudağı bile!” demiş; “Herkesten gücüne göre, herkese ihtiyacına göre!” ilkesini hayata geçirmişlerdir.
Anlayışları, dünya görüşleri, Sünni İslam’a karşı siyasal ve ideolojik mücadeleleri, örgütlenme tarzlarıyla günümüz devrimci halk hareketlerine ışık tutan Karmati tarihini ilgi ve merakla okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • HALİL YILDIRIM
  • Cemal Uluk
  • Murat Erim
  • Fatma Ozgumus
  • Tukama
  • hüseyin arslan
  • Hayati NURAL
  • clh
  • Erhan K.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%20 (1)
8
%0
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0