İslam Korkusu (Kökenlerin ve Türklerin Rolü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
508
Gösterim
Adı:
İslam Korkusu
Alt başlık:
Kökenlerin ve Türklerin Rolü
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050911565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Avrupa Müslümanlar’dan neden korkuyor?”

Özlem Kumrular’ın İslam Korkusu adlı kitabı, bugün de gündemde yer alan
bir olguyu tarihsel bir perspektifle irdeliyor

İslam korkusu neden ve nasıl başladı?
Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinde hangi etkenler rol oynadı?
Tarih boyunca yavaş yavaş gelişen bir propaganda süreci içinde İslam korkusu nasıl çığ gibi büyüdü?
Bu korkunun ve sürtüşmelerin kökenleri Ortaçağ ve Yeniçağ’da nasıl şekillendi?

Edebiyatçı ve tarihçi Özlem Kumrular’ın uzun araştırmalar sonucunda kaleme aldığı İslam Korkusu, tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Daha önce Türk Korkusu adlı kitabıyla büyük ilgi çeken Kumrular, yeni çalışmasında, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının kaleme aldıkları, birinci dereceden ve bugüne kadar hiç kullanılmayan kaynaklardan yararlanarak İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

-Endülüs’te Müslüman kadınların peçe kullanmasının gerçek nedeni neydi?
-Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunun geldiğini “müjdelediğine” inanılan kuyrukluyıldızlar nerelerde belirmişti?
-İspanya’da zorla Hıristiyan yapılan Müslümanlara nasıl domuz yediriliyordu?
-Hz. Muhammed’in tabutunu çalma planları kimden çıkmıştı?
-Hıristiyanlar İslam’ın cennette “şarap akan ırmaklar” vaat etmesini hangi propaganda için kullanacaklardır?
-1770 yılında Wolfgang von Kempelen’in İmparatoriçe Theresa’yı etkilemek için gerçek mekanik bir satranç makinesi için neden gerçek boyutlarda bir Türk figürü seçmişti?
-Hıristiyan erkeklerle yakalanan Müslüman kadınların cezası ne olurdu?
-Osmanlı toplumunda gerçek şarap tüketimi ne boyuttaydı?
Tüm bu merak uyandıran soruların cevabı İslam Korkusu’nda!

Kitaptan...

Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçiş töreni, farklı seyyahlar, dönmeler ve diğer görgü tanıkları tarafından çok farklı şekilde anlatılmıştır. Safevi topraklarında İslam’a geçen Hıristiyanlar için yapılan gösterilere şahit olan Arthur Edwards hiç de hoş anılar kaydetmeyecektir defterine. William Davies ise bize bu küçük törenlerin detaylarını sunar. Yeni dönme, babasına ve annesine küfretmeye zorlanır. Bir at üzerine, “yüzü kuyruğa gelecek şekilde” yani ters olarak bindirilir ve sokak sokak dolaştırılır. Eline bir yay bir de ok verilir, bu okla bir Müslüman’ın elinde baş aşağı duran bir Hz. İsa figürünü vurur. Ana babasına, akrabalarına, vatandaşlarına küfrederek sünnet olacağı yere doğru ilerler. Mısır’da buna şahit olan Arnold von Harff da, bir Hıristiyan’ın din değiştirip Müslüman olunca Hz. İsa’yı ve annesini inkâr etmesi, haça tükürmesi, ayakları altında haçın parçalanmasına katlanması ve son olarak da onun üzerinde yürümesi gerektiğini kaydeder.
orta çağ öncesi ve sonrası müslümanlık ve hristiyan topluluukların arasındaki beşeri ilişkilerin ; seyyah ve tacirlerin aldığı not ve derlemelerden yazılan bir kitap. ozamanda mevcut toplulukların kişilik kimliklerini ve ilişkilerini çok iyi değerlendiriyor. biraz dağınık bir anlatım tarzı fakat yinede zevk veriyor.özellikle en çok ilgimi çeken konu; oçağda osmanlının avrupadaki yarattığı baskı ile yeni dünyaya topluca göç etmeyi bile düşünebildiler.şimdi bu gün neden bizden hırslarını alamadıklarını çok iyi tanımlıyor.
kitabı çıktığı zamanlarda almıştım.tahmin ettiğim gibi pek de mantıklı olmayan sebeplerden hem müslümanlar hem gayri müslümanlar birbirlerini öldürmüşler.kitapta geçmiş zamandan olaylar anlatılıyor.batılılar daha karizmatik olduğu için onların yaptığı katliamlar göz ardı ediliyor,kitap için söylemedim bunu yanlış anlaşılmasın.
peki ya islam olmasaydı ? graham e fuller -islamsız dünya- adlı eserinde islamsız bır dünyada yine de aynı sekilde hizipleşme ve bölünme olacağını iddia eder.tarihçiye göre islam doğduğu coğrafyada can bulmuş olmasaydı islam yerini doğu kilisesi alacak ve bu sefer de esas savaş doğu ve batı kiliseleri arasında olacaktı.
osmanlı ordusunun disiplinin yanı sıra hayranlık uyandıran düzenleri içindeki sessizlik her daim övgüye layık bulunmuştur.korku unsuru olarak kullanılan müzik enstrümanlarısavaş naralarının söz konusu olmadığı zamanlarda neredeyse uhrevi bir sessizlik çöker bu düzen ve birlik üzerine.blound şahit olduğu bu manzarayı şöyle anlatır
''rütbe sırasına göre mükemmel bir sessizlik içinde yürüyor lardı,böylece emirler kolaylıkla duyulabiliyordu ''
cenaye de yıllar önce Busbubecq in kullandığı kelimeleri andıran romantik nir üslüpla tasvir ediyordu gördüklerini
''bunca sarığın hep birlikte eğildiğini görünce,hafif bir meltem esintisiyle eğilen olgun başakların bulunduğu genç bir tarlayı izliyormuşum izlenimi uyandı bende ''
1770 yılında wolfgang von kompelen imparatoriçe maria teresa yı etkilemek için gerçek boyutlarda bir Türk-ün oynadığı mekanık bir satranç makinesi yapmıştı.aslında bu mekanik bir illüzyondan başka bir şey değildi,çünkü satrancın altındaki kutuya gerçek bir satranç uzmanı giriyor ve rakibini de Türkle müsabaka yapıyor hissine kaptırıyordu
84 yıl pek çok adamla satranç oynayan bu aletin adı Schachttürke(satranç Türkü) Chess Turk ya da macarcada olduğu gibi sadece Török (Türk) olarak anılıyordu.Türk-ün yendiği devler arasında Napoleon Bonaparte ve Benjamin Franklin de vardı...
Alman kartograf Sebastian münşter ; Türkler hareketlerinde şaşılacak bir çabukluk.tehlikeli zamanlarda sebat ve imparatorluklarına büyük bağlılık gösterirler.Pek derin ve tehlikeli sulardan yüzerek geçerler.dik dağları aşarlar .emrolununca hayatlarına hiç ehemmiyet vermeyerek acı tatlı her şeye katlanırlar .gözlerinin önünde yanlız imparatorlukları vardır.açlığa sususluğa hiç ses çıkarmadan dayanabilirler.aralarında isyan karışıklık olmaz...
giovan,Türklerin ''koşar gibi değil de mutedil adımlarla '' yürüdüklerine dikkat çeker lakin bu farklılığın sebebini kendide çözümleyememiştir,islam inancındaki hayatın günler ve saatlerle değil nefesle ölçülüyor olması aceleyi ortadan kaldırır.ne kadar hızlı hareket edildiği değil ;alınan nefes sayısıdır aslolan.
Senede en az bir defa da olsa yasaklamanın yasak olduğu bu büyük kutlamalar açlığın, çilelerin,savaşların, hastalıkların unutulduğu zamanlardır. Yeniçağ’da Osmanlı topraklarında bulunan ve gördükleri bazı dervişleri “deliler” olarak nitelendiren Batılı seyyahların ortak görüşü Osmanlı’da karnavallar gibi deşarj olma, arınma (katharsis) mekanizmaları olmadığı için deli nüfusunun gözle görülür olduğudur. Oysa ki çanak yağmasında olduğu gibi binlerce tabağın hezeyan içinde tüketildiği, eğlencenin günlerce sürdüğü şenlikler bir bakıma karnavallara eşdeğerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Korkusu
Alt başlık:
Kökenlerin ve Türklerin Rolü
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050911565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Avrupa Müslümanlar’dan neden korkuyor?”

Özlem Kumrular’ın İslam Korkusu adlı kitabı, bugün de gündemde yer alan
bir olguyu tarihsel bir perspektifle irdeliyor

İslam korkusu neden ve nasıl başladı?
Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinde hangi etkenler rol oynadı?
Tarih boyunca yavaş yavaş gelişen bir propaganda süreci içinde İslam korkusu nasıl çığ gibi büyüdü?
Bu korkunun ve sürtüşmelerin kökenleri Ortaçağ ve Yeniçağ’da nasıl şekillendi?

Edebiyatçı ve tarihçi Özlem Kumrular’ın uzun araştırmalar sonucunda kaleme aldığı İslam Korkusu, tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Daha önce Türk Korkusu adlı kitabıyla büyük ilgi çeken Kumrular, yeni çalışmasında, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının kaleme aldıkları, birinci dereceden ve bugüne kadar hiç kullanılmayan kaynaklardan yararlanarak İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

-Endülüs’te Müslüman kadınların peçe kullanmasının gerçek nedeni neydi?
-Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunun geldiğini “müjdelediğine” inanılan kuyrukluyıldızlar nerelerde belirmişti?
-İspanya’da zorla Hıristiyan yapılan Müslümanlara nasıl domuz yediriliyordu?
-Hz. Muhammed’in tabutunu çalma planları kimden çıkmıştı?
-Hıristiyanlar İslam’ın cennette “şarap akan ırmaklar” vaat etmesini hangi propaganda için kullanacaklardır?
-1770 yılında Wolfgang von Kempelen’in İmparatoriçe Theresa’yı etkilemek için gerçek mekanik bir satranç makinesi için neden gerçek boyutlarda bir Türk figürü seçmişti?
-Hıristiyan erkeklerle yakalanan Müslüman kadınların cezası ne olurdu?
-Osmanlı toplumunda gerçek şarap tüketimi ne boyuttaydı?
Tüm bu merak uyandıran soruların cevabı İslam Korkusu’nda!

Kitaptan...

Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçiş töreni, farklı seyyahlar, dönmeler ve diğer görgü tanıkları tarafından çok farklı şekilde anlatılmıştır. Safevi topraklarında İslam’a geçen Hıristiyanlar için yapılan gösterilere şahit olan Arthur Edwards hiç de hoş anılar kaydetmeyecektir defterine. William Davies ise bize bu küçük törenlerin detaylarını sunar. Yeni dönme, babasına ve annesine küfretmeye zorlanır. Bir at üzerine, “yüzü kuyruğa gelecek şekilde” yani ters olarak bindirilir ve sokak sokak dolaştırılır. Eline bir yay bir de ok verilir, bu okla bir Müslüman’ın elinde baş aşağı duran bir Hz. İsa figürünü vurur. Ana babasına, akrabalarına, vatandaşlarına küfrederek sünnet olacağı yere doğru ilerler. Mısır’da buna şahit olan Arnold von Harff da, bir Hıristiyan’ın din değiştirip Müslüman olunca Hz. İsa’yı ve annesini inkâr etmesi, haça tükürmesi, ayakları altında haçın parçalanmasına katlanması ve son olarak da onun üzerinde yürümesi gerektiğini kaydeder.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Hakan Komut
  • Mehmet f
  • Tuba Korkmaz
  • enkî...
  • Devrim Buhar
  • Orhan Nadir Yamuk
  • Oğuzhan Yücel
  • Sinan
  • Ebru Ince

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (3)
8
%0
7
%16.7 (1)
6
%33.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0