İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammedİhsan Süreyya Sırma

·
Okunma
·
Beğeni
·
822
Gösterim
Adı:
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
94
ISBN:
754730318
Kitabın türü:
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Tarihe mal olmuş büyük şahsiyetlerin vermiş oldukları mücadeleleri anlayabilmek, onların hangi şartlar altında yetiştikleri, hangi ortamlarda çocukluk ve gençliklerinin geçtiği, bu ortamlar içerisindeki fonksiyonlarını ve inkılaplarını görüp değerlendirebilmek için, mücadele dönemlerinden önceki dönemi de çok iyi bilmek gerekir. Şüphesiz tarih içinde kendisine verilen görevi ifa etmesi bakımından insanların en büyüğü, en cesuru ve örnek alınacak şahsiyetlerin ilki, Allahın son peygamber olarak seçmiş olduğu Hz. Muhammeddir.
Seriye güzel bir şekilde akıcı ve sade bir dil ile başlanmış. Tarihi olaylar irdeleye irdeleye anlatılıyor, İslam tarihi için harika bir başlangıç olacağını düşünüyorum.
Hz. Muhammed (sav)'ın doğmadan önceki Mekke'nin sosyal yapısı ve O'nun 40 yaşına kadarki hayatı kısa bir şekilde işlenmiş. Yazar bu kitapta daha çok "şirk" kavramı üzerinde durmuş.
Çocukluğumuzda okuduğumuz , dinlediğimiz herkesin az çok bildiği "ana adı baba adı dedesinin ismi" gibi başlıkların üzerinde durmamış ama yine de çok ayrıntıya girmeden anlatmış yazar. Yazar ayrıntıya girmiyor lakin sizin ben olsam bunu kitapta belirtmezdim dediğiniz ya da daha önce duymadığınız yerlere de değiniyor. Farklı bilgiler ediniyorsunuz. Bu bakımdan serinin diğer kitaplarının da bana neler katacağını merak ediyor , şimdiden öğreneceğim yeni bilgiler için heyecanlanıyorum.

Benzer kitaplar

tüm Müslüman kardeşlerim ve bacılarım için tavsiye edeceğim bir kitap. Bu kitabı okuduğunuzda emin olun İslam önce insanların yaşamlar hakkında daha bilgi almış olacaksınız
Kitap İslam Tarihi başlangıcı için çok güzel. İhsan Hoca ile yakın bir zamanda tanışma imkanım oldu çok tatlı biri. Onunla tanıştıktan sonra bu serisine başlamak istedim. Kitap çok akıcı ve sıkmayan bir üslûbu var. Fakat peygamberimizin sadece bir beşer olduğu vurgusu çok yapılmamış onun yerine olağanüstü güçleri olan bir peygamber algısı yapılan rivayetlere yer vermiş. Bunun dışında öğrenilmesi gerekenlerden bahsetmiş. Bir başlangıç olarak okumanızı tavsiye ederim.
İslam öncesi Arap Yarımadası tarihi, özet biçimde kaleme alınmış böylece Araplar'ın toplumsal yaşantısını anlama ve dinin yayılmasının idrakı amacıyla seriye güzel bir başlangıç olmuş.
Kesinlikle herkesin okuyup öğrenmesi gereken olayların anlatıldığı sıkılmadan okuyacağınız bir kitap. Serisi ile birlikte okununca daha da güzel olur.
Hz. İbrahim bu put heykellerini neden kırdı?
Aslında Hz. İbrahim bu heykellerin şahsında, onların, sömürüye dayalı rejimleriyle, iktidarlarıyla mücadele etmek istiyordu. Çünkü onlar, mutlu bir azınlık için, insanlarını ezen rejimlerini, resmi dinleri olan puta tapıcılıkla özdeşleştirmişlerdi. Daha doğrusu bu anlamdaki din, Marks’ın deyimiyle toplumları sömürmek için insanlara içirilen bir afyondu… Yani batıl da olsa bu din, Devlet’in çıkarları için vardı… Dolayısıyla Hz. İbrahim’in kırdığı heykeller, Devletin ideolojisini temsil ediyordu. İşte heykeller(esnam) bu anlamda insanlara zarar veriyordu, onları baştan çıkarıyordu... Çünkü insanlar, o put heykelleriyle büyüleniyor, Devlet’e muti birer kul konumuna getiriliyorlardı.
Böyle değilse, Hz. İbrahim, hiçbir yararı veya zararı olmayan heykelleri kırarak neden başını derde soksun?
Fakat o;ateşe atılma pahasına, insanları köleleştirmiş, onları Nemrut gibi bir diktatöre bağımlı kılan rejimlerinin birer simgesi haline gelmiş/getirilmiş heykelleri kırıyor ve onlara alay etmek için de, bu heykelleri en büyük olan falan heykel-İbrahim onu kırmayarak baltasını onun boynuna asmıştı,- kırdı” diyor…
Hz. İbrahim’in kavminden bazı akıl ve vicdan sahipleri, gerçekleri görüp, kabul ettiler hatta kendi kendilerine zalim olduklarını bile itiraf ettiler. Fakat devletin adamları, çıkarlarını ve sömürüye dayalı rejimlerini tehlikede görünce olaya müdahale ettiler ve gerçekleri görmeye başlayan halkı tekrar kandırarak Hz. İbrahim aleyhine “rejim elden gidiyor!”,”İbrahim vatan hainidir, bölücüdür!” yargalarıyla suçlayıp, cezalandırılmasını istediler: Onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin!
Çağdaş kelimelerle ifade edecek olursak rejimin adamları, yani o dönemin kartel medyası konumunda olan şair telaları şöyle bağırıyorlardı:
Aramıza bölücülük sokan İbrahim’i yakın! O vatan haini, gericidir, mültecidir, yobazdır, çağdışıdır! O, heykellerimizi kırarak rejimimizi yıkmak istiyor. Bunun kökü mutlaka dışarıdadır. O dinimizi yıkmak istiyor, ilahlarımıza karşı geliyor, ilkelerimiz hiçe sayıyor… Resmi dinimizi değiştirip, halkı anarşist yapmak istiyor! Rejimin bütün birimleri özverilerini bir araya getirerek heykellerimizi korumalıdırlar.
O halde melek ve şeytan olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a takınılan tavra bağlıdır.
"Haram yeme ve haram işleme konusunda Şeytan, bütün insanlığın atası olan Adem'e yaptığı gibi , her insanı teşvik etmekte , kendisine meyilli olanlarla işbirliği yapmaktadır.Ve Şeytan'ın , bunu yaparken de , bir tek yöntemi vardır: Teşvik ettiği haramı, güzel ve istikbali parlak göstermek! Nitekim Adem(a.s.)'ı da öyle kandırdı: Yasak meyveden yersen, ebedi olursun! diyerek..."
Hz. İbrahim'in hanımı Hacer'in çırpınışları günümüz kadınına örnek olmalı; o da Hacer gibi Allah için, O'nun davası için çırpınmalıdır.Hacer, bir çocuğa su bulmak için koşuyordu. Aslında bu bir semboldür.Günümüz anneleri de, İslam'a susamış insanlara tebliği ulaştıracak çocukları yetiştirsinler, İslam davalarında kocalarına yardımcı olsunlar.

Müslüman kadınımız, Hacer'i hatırlasın da, kabul ve çay sohbetlerinde öldürmesinler vakitlerini, çocuklarının eğitimine ayırsınlar saatlerini...

Hacer'leşip İsmail'ler yetiştirsinler kadınlarımız!
İşte şirk budur. Allah'a ait olan bir işe O'ndan başka herhangi bir şeyi, ya da kimseyi ortak etmek!
"Her put heykeli, belli bir insanın ya da grubun düşüncelerini simgeler. Put heykeline gösterilen saygı, putun temsil ettiği kimsenin düşüncelerine olan bağlılığın göstergesidir.Böyle algılanmayacak olursa; insanların bir demir parçası olan heykel önünde saygıya durmaları ne ifade eder? Kendi gururuna o kadar düşkün olan insan, cansız taş ve demirden yapılmış heykellere kulluk edip saygıya durur mu?"
Put, insanlara zorla kabul ettirilmek istenen ideolojilerin, dimağlardan silinmemesi, devamlı olarak onunla karşı karşıya kalınması ve bu ideojilere sahiplenen imtiyazlı grubun, bu putlar vasıtasıyla elde ettikleri menfaatlerin, makamların kaybolmaması içindir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
94
ISBN:
754730318
Kitabın türü:
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Tarihe mal olmuş büyük şahsiyetlerin vermiş oldukları mücadeleleri anlayabilmek, onların hangi şartlar altında yetiştikleri, hangi ortamlarda çocukluk ve gençliklerinin geçtiği, bu ortamlar içerisindeki fonksiyonlarını ve inkılaplarını görüp değerlendirebilmek için, mücadele dönemlerinden önceki dönemi de çok iyi bilmek gerekir. Şüphesiz tarih içinde kendisine verilen görevi ifa etmesi bakımından insanların en büyüğü, en cesuru ve örnek alınacak şahsiyetlerin ilki, Allahın son peygamber olarak seçmiş olduğu Hz. Muhammeddir.

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Fesleğen
  • M. Kadri AKAY
  • kenan boybey
  • Kevser
  • Musab Talha
  • Hicabi BAKIR` أنا حجابي إبن الإسلام” 
  • Abdussamed METE
  • Fesleğen
  • Biri
  • Halil İbrahim

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%20
Erkek
%80

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (6)
9
%17.6 (3)
8
%11.8 (2)
7
%29.4 (5)
6
%0
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0