İslam Topraklarında Otoriter Rejimler

·
Okunma
·
Beğeni
·
188
Gösterim
Adı:
İslam Topraklarında Otoriter Rejimler
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053992738
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İslam topraklarında laiklik fikri, öncelikle Batı hakimiyeti altına girmiş topraklarda ortaya çıkmış, daha sonra bu örneklerle Müslüman başka ülkelere yayılmış; kimi zaman başarıya ulaşmış, kimi zaman da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ancak, her ülkenin kendi tarihi ve konjonktürüyle gelişimi ve sonuçları farklı olmuştur. Türkiye, laikliğin entegrasyonunda başarılı olabilmişken, diğer Müslüman ülkelerde tam bir uyum sağlanamamıştır.

Çalışmalarını CNRS’de (Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi) sürdüren Pierre-Jean Luizard karşılaştırmalı olarak İslâm topraklarında otoriter laikliğin izini sürmekte; nedenlerini, gelişimlerini ve sonuçlarını Türkiye, İran, Arap coğrafyası ve Kuzey Afrika özellerinde ortaya koymaktadır. Türkiye ve İran örnekleri başlangıçta birbirleriyle benzerlikler gösterse de hem toplumların farklılıkları, hem de yıllar içindeki uygulamalar nedeniyle gelişimleri birbirlerinden tamamen ayrılır.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından bir ulus-devlet haline gelen Türkiye, laik bir sivil din arayışına geçer ve bu konuda elde ettiği başarı, onun Arap ülkeleri tarafından örnek alınmasına kadar varır. Başlangıçta yakın amaçlarla yola çıkan İran’da ise durum farklı bir yönde ilerler; İran, bir İslam devrimine giderken, Türkiye demokratik problemleriyle boğuşarak öncesinde ve sonrasında askerî darbeler yaşar. Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika’da ise laikleşme ve demokrasi hareketlerinin seyri, bu iki ülkeden farklı yöndedir. Laiklik, Müslüman ülkelerde demokratikleşmeye giden bir araç olabilir mi?

Pierre-Jean Luizard bu çalışmasında otoriter rejimlerle sağlanmaya çalışılan laikliğin İslam topraklarında gelişmesinin süreçlerini, sonuçlarını, farklılıklarını ve bunun yanında ortak noktalarını da incelerken, Türkiye ve İran’ın yanı sıra, başta Irak, Suriye, Tunus, Cezayir, Mısır olmak üzere, İslam topraklarından örnekler üzerinden gitmektedir.
Kitap nüfusun çoğunluğunun müslüman olduğu ülkelerdeki son yüzyılda yaşanan laikleşme çabaları ve aynı ülkelerin modernleşme ve demokratikleşme(ya da demokratikleşememe) süreçlerini incelemiş. Yıllardır müslüman ülkelerin içsel kaosları, çiğnenen insan hakları, sürüp giden savaşlarla kaim totaliter devlet yapısı bu ülkelerin müslümanlıkları ile özdeşleşmiş ve kaosun kaynağı da hep islam olarak görülmüştür. Fakat aynı ülkelerin tarihlerine baktığımızda ise müslümanlıklarından başka da çarpıcı ortak noktalar olduğunu farkediyoruz. Türkiyedeki CHP, mısırdaki Arap sosyalist Birliği, Suriye ve Irak'taki baas, tunustaki yeni destur, Cezayir deki FLN siyasi ideolojilerini hep İslamiyetin mevcut halinin ülkenin geri kalmışlığının müsebbibi olduğu ve bu din değişmediği ya da halkın hayatından ayrışmadığı sürece ülkenin ilerleyemeyeceği fikri üzerine kurmuştur. Bu amaçla bahsi geçen bütün partiler dini kendi anlayış ve keyiflerine göre geriye dinden bir şey kalmayana kadar değiştirmiş ve bu değişimi de halka dikte etmişlerdir. Az çok laisizan eğilimleri olsa da laikliği anayasasına koyan tek müslüman ülke Türkiye haricindeki ülkeler için laiklik çoğu zaman uzak bir özlem olarak kalmış. Laikliği devletin temel ilkelerinden kabul eden Türkiye için bile hiç bir zaman devlet ve din işleri ayrı görülmemiş (diyanetin kuruluşu, devlet eliyle din adamı yetiştirilmesi, ilkokullara konan din dersi vs) tam tersi laiklik devletin kendi dayattığı ideolojik din anlayışının halka empoze edilmesinin aracısı olmuştur.dışarda kadınların başörtüsü takmasını yasaklayan rıza şah, ramazanda oruç tutulmasını yasaklayan burgiba, ezanı türkçeleştiren Mustafa Kemal, müslüman kardeşler üyesi diye binlerce insana işkence yaptıran nasır hepsi de eylemlerini seküler idealler doğrultusunda yapmış, hiç bir zaman İslami esaslarla yönetilen bir toplum hayali kurmayan liderlerdi.bu yüzden de bu ülkelerin mevcut hallerinin nedenlerini olmayan islamlıklarında aramaktansa tarihlerini daha bütüncül okumaya çalışmakta fayda var.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Topraklarında Otoriter Rejimler
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053992738
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İslam topraklarında laiklik fikri, öncelikle Batı hakimiyeti altına girmiş topraklarda ortaya çıkmış, daha sonra bu örneklerle Müslüman başka ülkelere yayılmış; kimi zaman başarıya ulaşmış, kimi zaman da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ancak, her ülkenin kendi tarihi ve konjonktürüyle gelişimi ve sonuçları farklı olmuştur. Türkiye, laikliğin entegrasyonunda başarılı olabilmişken, diğer Müslüman ülkelerde tam bir uyum sağlanamamıştır.

Çalışmalarını CNRS’de (Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi) sürdüren Pierre-Jean Luizard karşılaştırmalı olarak İslâm topraklarında otoriter laikliğin izini sürmekte; nedenlerini, gelişimlerini ve sonuçlarını Türkiye, İran, Arap coğrafyası ve Kuzey Afrika özellerinde ortaya koymaktadır. Türkiye ve İran örnekleri başlangıçta birbirleriyle benzerlikler gösterse de hem toplumların farklılıkları, hem de yıllar içindeki uygulamalar nedeniyle gelişimleri birbirlerinden tamamen ayrılır.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından bir ulus-devlet haline gelen Türkiye, laik bir sivil din arayışına geçer ve bu konuda elde ettiği başarı, onun Arap ülkeleri tarafından örnek alınmasına kadar varır. Başlangıçta yakın amaçlarla yola çıkan İran’da ise durum farklı bir yönde ilerler; İran, bir İslam devrimine giderken, Türkiye demokratik problemleriyle boğuşarak öncesinde ve sonrasında askerî darbeler yaşar. Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika’da ise laikleşme ve demokrasi hareketlerinin seyri, bu iki ülkeden farklı yöndedir. Laiklik, Müslüman ülkelerde demokratikleşmeye giden bir araç olabilir mi?

Pierre-Jean Luizard bu çalışmasında otoriter rejimlerle sağlanmaya çalışılan laikliğin İslam topraklarında gelişmesinin süreçlerini, sonuçlarını, farklılıklarını ve bunun yanında ortak noktalarını da incelerken, Türkiye ve İran’ın yanı sıra, başta Irak, Suriye, Tunus, Cezayir, Mısır olmak üzere, İslam topraklarından örnekler üzerinden gitmektedir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Bazen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0