İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?

6,2/10  (14 Oy) · 
28 okunma  · 
7 beğeni  · 
463 gösterim
İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? tüm dünyanın merak ettiği, hepimizi düşündüren büyük soruya cevap veriyor: Nasıl oldu da "Sade Müslümanlık" yıkıcı bir ideolojiye dönüştü?

Nihat Genç, olağanüstü bir anlatımla, felsefi, psikolojik, siyasi, sosyolojik tespitler eşliğinde gerçekleri önümüze seriyor. Roman, bir kişinin, zihniyetin ve toplumun dönüşümünü arka planıyla birlikte anlatıyor. Cemaat içinde yalnızlık çeken Erol, insan sarrafı Aysun, kibirli ve riyakar Bahri Abi, avanesi Osman, cilveli medya maymunu Nur, dünyanın en mazlum güzeli Dua... Öbür dünyadan fırlatılan cesetler, vicdanın cephanesi, bir saniye süren aşk ve ruhsuzlar ile beyinsizlerin hiç bitmeyen savaşı...

-Bir kitabevinde çay içerek sessizce oturan insanlar niçin ve neden canavarlaştılar?
-Gönül huzuru peşindeyken, nasıl hırslı, vahşi kapitalistler haline geldiler?

Yakın dönemde yaşanan kültürel evrimi, şiirsel bir hızla, felsefi tespitler ve unutulmaz gözlemler eşliğinde okuyacaksınız.

-Manevi bir yolculuğun rotası nerede değişip sapıyor?
-Hangi yalanlar zinciri, daha büyük yalanlara ve şiddete bağlanıyor?
-"Hakikati" arayan yoksullar nasıl doyumsuzca lüks peşinde koşmaya başlıyor?

İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? zihin açıcı, sürükleyici, heyecan dolu bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2015
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9786055162580
  • Yayınevi:
    April Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
06 Mar 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Nihat Genç’in anlatmak istediği şeyleri anlıyor ve hatta ona büyük ölçüde katılıyorum da. Takva filmine benzer bir kurguda Türkiye’de siyasal İslamcılığın iflasını anlatmış. Evet, dini siyasallaştıran partisinden, cemaatlerine, medyasından daha bir çok şeyine kadar hepsi, zafer gibi görünen büyük bir çöküşün içindeler bence de… Dini değerler hiç bu kadar yara almamıştı. Bu konuda belki de bir kitap dolusu olabilecek kadar çok şey yazabilirim ama şimdilik kalsın…

Genç, Erol adlı temiz bir Müslümanın çevresindekilerin sıra dışı yükselişleri ve kirlenişlerini anlatmaya çalışıyor. Ancak bunda ne kadar başarılı oluyor derseniz, vasatı aşamadığını söyleyebilirim. Roman dili olarak zaman zaman tekliyor. Öyle ki bazen sanki Nihat Genç’in bir TV programını izliyormuşuz hissi veren nutuk bombardımanına tutuluyoruz. Yine de bir güncel dönem eleştirisi için okunabilecek bir kitap; lakin böyle bir konuyu mesela bir Murat Menteş yazsa idi sanırım çok daha farklı olabilirdi.